Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Çiller'in Genelkurmay Hesapları

Turgut Özal ve Kenan Evren'in Türkiye'miz içinde kurduğu Amerikan örgütlenmesi Tansu Çiller ile birlikte dahada güçlendirildi.

Çiller'in Genelkurmay Hesapları

Mesajgönderen TurkmenCopur » 15 Tem 2012, 01:41

Çiller'in Genelkurmay Hesapları

Yıl 1994. Turgut Özal'da bulunan araç telefonlarını dinleyen tarayıcılar birçok kişide vardı. 29 Nisan günü Günaydın gazetesi Başbakanlık muhabiri M. Ali Çıtak konutun kapısında bekliyordu. Onda da tarayıcı vardı. Çıtak'ın gözü konutun kapısında, kulağı tarayıcıdaydı.

Saat 15.30'da tarayıcıdan duyduğu sesler tanıdıktı. Konuşan Başbakan Tansu Çiller'di. Muhabir hemen kayıt düğmesine bastı.

"Bir araştırma yapsak, Sayın Org. Güreş, Genelkurmay Başkanımız 67 yaşında. Biz Sayın Cevheri ile daha ilk konuşmuştuk bunu. Ama çok erkendi o zaman."

Tam o sırada Necmettin Cevheri'nin sesi duyulur: "Ben de hattayım efendim." Çiller, Cevheri'ye karşılık verdi:

"Evet, biliyorum biliyorum, onun için üçümüz beraber konuşalım istedim."

Üçüncü kişi sessizliğini bozmadan Çiller'i dinliyordu:

"Şimdi acaba bir yıl uzatma meselesini, bir kanun olarak tek başına Meclis'e götürmek yerine, Sayın Güreş için bu yetki yasasının

içinde bir şey koymamız mümkün mü, değil mi? Ve bunu gayet sessiz bir biçimde..."

Tansu Çiller'in operasyonu anlaşılmıştı. Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'in görev süresinin bir yıl daha uzatılmasını istiyordu. Bunun da gürültü koparmadan olmasını istiyordu:

"Ben Sayın Karayalçın'la bir konuştum bunu, sıcak bakmıyor buna. Acaba bunu yapabilir miyiz? Bunu yaparsak bizi çok rahatlatır değil mi Sayın Cevheri?"

Cevheri formülü iyi anlamamıştı: "Evet, yani ayrı bir kanun halinde getirelim öyle mi?"

Çiller: "Hayır, ayrı kanun halinde değil de bir yetki yasası çıkacak ya..." diye düzeltti.

İşte o zaman üçüncü kişinin sesi duyuldu. Devlet Bakanı Bekir Sami Daçe'ydi: "O yetki yasasının içinde diyorsunuz."

Her iki bakan da itiraz etmiyordu.

Çiller: "Bir bakalım ve böyle bir şeyi ona, ona şey yapmadan, ona böyle oku çevirmeden genel madde ile bu işi acaba götürebilecek miyiz? Bu tabii, aramızda kalacak. Üçümüzün arasında kalacak."

Cevheri: "Geçen sene öyle yaptık Sayın Başbakanım. Yaptılar, yine yaptılar ama olsun. Başka yapacağımız bir şey yok. Mümkün olduğu kadar gayrisafi bir şeyler yapmaya çalışırız."

Çiller: "Evet evet. Çünkü bu yaz ayları içerisinde, sonbahara kadar orada kalsın istiyorum. Ve ondan sonra ben onunla biraz daha farklı bir 'demokratikleşme paketi' üzerinde de anlaştım Sayın Doğan Güreş'le. Bu bizim için çok olumlu olacak."

Cevheri: "Hatta efendim bu yazın arifesinde, biz geçen sene çalıştığımızda, Sayın Daçe de hatırlar, sadece bir yılda kalan değil de onu aşan birtakım şeyler de vardı. Geçen sene onun üzerinde çalışmıştık. Hatırlarsınız. Sadece bu yıl 30 Ağustos’tan öteye de bakalım eğer şey imkânı varsa..."

Çiller: "Evet, ben 30 Ağustos, yani bir yıl uzatma, diye düşünüyorum, bir yıl uzatma..."

Cevheri: "Bir yıl daha yani..."

Çiller: "Evet bir yıl daha..."

Cevheri: "Şimdi efendim, Sayın Daçe şöyle. Geçen seneki sıkıntı şuydu. Geçen sene Fisunoğlu meselesi vardı. Şimdi sıra bekleyen Kara Kuvvetleri Komutanı için o mesele yok. Yani emekli olma meselesi var. Yani bir yıl daha o bekleyebilir."

Çiller: "Evet evet, bir yıl daha bekleyebilir."

Cevheri: "Öyle bir olay yok, yani bir sene eğer uzatırsak, geçen seneki bazı tartışmalar da şeyden geldi, yani Fisunoğlu'ndan kaynaklandı. Yani Yekta Bey'i, o birtakım basın çevrelerini ayağa kaldıran Fisunoğlu'ydu. Çünkü emekli oluyordu yani. Bu sene Karadayı'da öyle bir mesele mevzubahis olmadığı için yani şeyleri de o kadar olmayabilir."

Daçe: "Şimdi efendim bir de şu var. Şeylere, Yargı'da olsun, üniversitelerde olsun, yaş haddi dolsa bile, istifade edilecek kişilerin görevlerine devam imkânı sağlanması yolunda tazyikler de var. Bu genel çerçevenin içerisine oturtarak bir şeyler yaparsak işte kamufle etmiş oluruz diye düşünüyorum."24

Çiller, bu konuda basının ayağa kalkmasından büyük kaygı duyuyordu. Bilmiyordu ki, malzemenin âlâsını basına kendisi altın tepside sunuyordu. Konuşma biter bitmez muhabir çoktan yola koyulmuştu.

Ertesi gün, 30 Nisan 1994'te olay gündeme bomba gibi düştü. Çiller'in planı bütün gazetelerde, televizyonlarda günlerce konuşuldu. İki boyutu vardı tartışmaların:

Birincisi, Org. Güreş'in görev süresinin gizlice uzatılmak istenmesiydi. Ancak Çiller'in bu planı suya düştü. Org. Güreş emekli olmak zorunda kaldı. İkincisi, başbakan ile bakanın telefonlarının dinlenmiş olmasıydı.

Senaryolar üretilmeye başlanmıştı. İşin içinde MİT'in olduğu, Nuri Gündeş'in bandı gazetede çalışan kızı aracılığıyla gazeteye sızdırdığı dahi öne sürüldü. Bu kadar senaryoya gerek yoktu. Cevheri, telekonferansla yapılan konuşmaya araç telefonundan katılmıştı ve araç telefonlarının dinlenmesi için o kadar karmaşık elektronik sisteme de ihtiyaç yoktu. MİT, suçlamaları reddetti. "Bu tür sorunların adresinin başka yerde aranmasını" istedi.26

Rezalet, cep telefonlarına olan ilgiyi arttırdı. Cep telefonlarının dinlenmediği düşünülüyordu. Bakanlara da cep telefonu dağıtıldı. Politikacılar da cep telefonlarına hücum ettiler. Ancak kısa bir süre sonra yanıldıklarını fark edebileceklerdi.

Kaynakça
Kitap: TELE TAYYİP, Çürüyen Sistemin Büyüyen Kulağı
Yazar: Ufuk Akkaya
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1993-1996: Cumhuriyetimizin 5. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron