Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Abdullah Gül'le Abdülaziz Arasındaki Şaşırtıcı Benzerlik

Burada Atatürkçü Medya'da yer alan önemli Güncel Haberler hakkında başlıklar bulabilirsiniz.

Abdullah Gül'le Abdülaziz Arasındaki Şaşırtıcı Benzerlik

Mesajgönderen TurkmenCopur » 28 Kas 2011, 21:07

ABDULLAH GÜL'LE ABDÜLAZİZ ARASINDAKİ ŞAŞIRTICI BENZERLİK

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün İngiltere ziyareti medyada büyük bir âlâ-yı velâ ile yer alıyor.
"144 yıl önce Sultan Abdülaziz de gelmişti." Veya "Abdullah Gül ilk kez frak giydi, şövalye nişanını da taktı, Abdülaziz'in ağırlandıüı salonda ağırlandı" gibi spotlarla veriliyor haber. Alkışlar, alkışlar...
Yeri göğü inleten alkışlar eşliğinde...

Doğru, Sultan Abdülaziz 1867 yılında İngiltere'ye gitti ve çok benzer yanları vardı.
Abdülaziz İngiltere'ye yanına veliahdı olan 5.Murad'ı da alarak gitti. Avrupa'ya giden ilk padişahtı. Önemlidir, çünkü sefer dışında İstanbul'dan ayrılmayan Osmanlı Sultanları Hacca bile gitmemiştir.

Tıpkı Abdülmecid'e olduğu gibi Abdülaziz'e de dizbağı nişanı verilerek Garter şövalyesi yapıldı. Tören kilisede değil bir gemide yapıldı. Bu bir Haçlı şövalyeliği unvanıydı...

Kraliçe'nin Türkiye'ye bundan önceki gelişi 2008 yılındaydı ve Abdullah Gül'e de şövalye nişanı, o gelişinde verildi.
Kraliçe, Abdullah Gül'ü İstanbul'daki bir İngiliz savaş gemisinin devasa hangarında kabul etti... her şey ne kadar benzer değil mi?
Abdülaziz Avrupa'da kapı kapı borç arıyordu. İngiltere'ye gittiğinde Osmanlı'nın dış borcu yaklaşık 25 milyon altın liraydı. Zaten öyle bir hızla borçlandı ki, padişahlığı döneminde bu borç 250 milyon lira civarına yükseldi, yani 10 kat arttı. Ama yine de 1875'te devlet iflas etti.
Gelelim bizimkilere... Türkiye'nin 1940-2001 yılları arasındaki, yani 61 yıldaki toplam dış borcu 114 milyar dolardı. Buna karşılık KİT'lerimiz, bankalarımız, fabrikalarımız vardı.

AKP iktidarında bu borcun üstüne 168 milyar dolar daha eklendi. Yani 9 yılda, 61 yıldakinden daha çok borçlandık. Buna karşılık bırakın KİT'leri fabrikaları, karayollarına kadar sattılar, derelere de müşteri arıyorlar. Benzemiyorlar mı?

Abdülaziz de açılımcıydı. Ayaklanan veya Batı'lı ülkelerce kışkırtılan azınlıklara önce tavizler verdi sonra da özerkliklerini.
Sırplar, Bulgarlar, Hersek Hıristiyanları, Ermeniler, Giritliler... Hikaye hep aynıydı, önce imtiyaz talebi, ardından ayaklanma, Batılı devletlerin baskısı ve anlaşma...

Belgrat kalesine, Osmanlı bayrağının yanında bir de Sırp bayrağı böyle çekildi mesela...
Ömer Paşa, Hersek Hıristiyanları ile anlaştıktan sonra Karadağ'da ilk yapılan Osmanlı askeri tesislerinin yıkılmasıydı. Bugün 165 kışlanın adını değiştirmekle övünüyorlar ya, insanın aklına geliveriyor hemen...

Ermeniler'e devlet içinde devlet gibi ayrıcalıklar tanıyan Nizamname-i Millet-i Ermeniyan da Abdülaziz tarafından imzalandı.
Abdullah Gül, "güzel şeyler olacak" deyince korkuyor insan, bu kez hangi tavizler verilecek diye!..

Diyeceğim o ki, benziyorlar kardeşim, hem de çok benziyorlar. Allah sonunu benzetmesin. Abdülaziz'in nasıl öldüğünü hâlâ tartışıyorlar: intihar mı, cinayet mi diye...

Arkasından da Osmanlı-Rus savaşı... "93 felaketi" der eskiler... genç Osmanlılar Abdülaziz döneminde yurt dışına kaçtı, Namık Kemal Magosa'ya sürgün edildi konularına hiç girmeyelim isterseniz. Silivri falan derken zülfü yare dokunuruz mazallah...
Ama şunu da ekleyelim; vatan bilinci de o sürgün ve hapisler sayesinde yayıldı ve Vahdettin işte o bilinçten kaçıyordu. Yunan'ı o bilinç kovaladı. Şimdi o bilinç yine bileniyor.
Benziyor kardeşim, benziyor işte...

Mehmet Yiğittürk
Odatv.com
28.11.2011 01:12


http://www.odatv.com/n.php?n=abdullah-g ... 2811111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Güncel Haberler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir