Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Bedelli Askerlik Hakkında Söylenmeyenler

Burada Atatürkçü Medya'da yer alan önemli Güncel Haberler hakkında başlıklar bulabilirsiniz.

Bedelli Askerlik Hakkında Söylenmeyenler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 17 Kas 2011, 16:56

BEDELLİ ASKERLİK HAKKINDA SÖYLENMEYENLER

Son günlerin en çok konuşulan konularından biri bedelli askerlik… Bir sürü sözüm ona uzman -ki burada “bir sürü” niteliksiz niceliği vurgulamak için bilinçli olarak kullanılmıştır- bu uygulamayı alkışlarken, bir yandan da profesyonel orduya geçiş için kamuoyu oluşturmaya çalışıyor…

Bu uygulamaları en çok alkışlayanlar cemaate ve iktidara yakın kalemler…

Hepsi genellikle aynı cümleleri kullandıkları için, ileri sürdükleri argümanlarını iki örnekle özetleyelim: “Terörle mücadeleyi zaten profesyonel askerler dışındakilerin yapmaması gerekiyor. (…) İnsanlar terörle mücadele etmek için askere gitmezler. Terörist kovalamak o kişiden beklenmemelidir. Vatan hizmeti sadece üniforma giyinip tüfekle talim yapmak değildir.” (5.11.2011)

Bu anlayışa bir diğer örnek de Önder Aytaç’tır. Aynı günlü Habertürk’te bedelli askerliğin 23-24 yaşına kadar indirilip kolaylaştırılmasını savunduktan sonra: “Bundan sonraki adımda profesyonel orduya geçilmeli. Ana kuzusu, 3 alık eğitim almış çocukların şehit olmasının önüne geçilmiş olur.

Bu söylenenlerin en ufak bir bilimsel ve askeri değeri yoktur. Ama isterseniz gelin biz bu konuyu en başından ve doğru bilgilerle değerlendirelim.

TSK VE TÜRK ORDUSU ARASINDAKİ FARK

Türk Silahlı Kuvvetleri, Türk ordusunun sadece küçük bir parçasıdır. TSK belli bir zaman diliminde silah altında olan fiili güçtür. Türk Ordusu ise savaş zamanında bütün bir milletin silah altına koşarak oluşturacağı milli ordudur. TSK bu ordunun kurumlaşmış karargâhıdır. Aynı zamanda Türk Ordusunun potansiyel savaşma gücünü oluşturan milletin, eğitildiği okuldur.

Bedelli askerlik ve profesyonel ordu uygulamalarının yok edeceği güç Türk Ordusudur. İstedikleri ise milletiyle bağları tamamen koparmak profesyonelleşmiş, yani aldığı maaş karşılığında askerlik yapan bir TSK’dır.

Bu durum ordu-millet kavramını yok eder ve TSK’yı halkın ordusu olmaktan çıkarır.

TOPLUM, DEVLET VE TSK

Milletlerin silahlı güçleri, toplumsal düzenin ve devlet biçiminin yansımasıdır. Türkiye Cumhuriyeti her bir ferdi diğeriyle eşit bir halkın devletidir. Bu devleti kuran Türk Ordusudur ve o ordu halkın birbirine eşit evlatlarından oluşmuştur. Bugün toplumsal hayatımızda eşitliğin yaşatıldığı tek kurum TSK’dır. Herkes aynı elbiseyi giyer, aynı karavanadan yer ve hepsinin bir tek adı vardır: Mehmetçik…

Polis teşkilatında böyle bir adlandırma var mı? Mesela Hasancık Murtazacık falan deniliyor mu?

Basit bir değişiklik gibi görünen askerlik uygulaması değiştiğinde, aslında değişecek olan bütün bir toplumsal yapıdır.

Hammer “Büyük Osmanlı Tarihi” adlı eserinde şöyle der: demir Cihana tahakküm eder. Yani silah dünyayı yönetir ama karşısında başka bir silah yoksa… Toplumların egemenliğinin teminatı, egemenliğini silah kullanarak koruyabilme gücüdür. Bu da sahip olduğu silahlı kuvvet ile değil, toplumsal olarak savaşabilme gücü ve yeteneği ile ölçülür.

SAVAŞABİLEN TOPLUMLAR YAŞAR

Ekim Devrimi’nden hemen sonra bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan hem Ermenilere hem de Bolşevik ordularına karşı savaşmak zorunda kaldı. Ama adeta katledildiler. Çünkü Çarlık döneminde Azeriler askere alınmıyordu. Sanatçı, bilim adamı veya başka kollarda çalışan ama askeri vasıf taşımayan bir toplumdu. Ne askeri birikimleri ne de bu birikimi yönetip organize edecek komutanları vardı.

Benzer durumda Türkler ise çok farklıydı. Albay Lawrence 3 Kasım 1919’da düzenlediği rapora göre yaklaşık 7 milyarlık nüfusun 350 bini hemen askere alınabilir durumdaydı. Seferberlikte bu sayı en az ikiye katlanabilirdi. İşte milli kurtuluş savaşımızı veren ordu, bu potansiyelin ürünüdür. Bunun nedeni, Osmanlı’nın son dönemde 7 yıla varan zorunlu askerlik uygulamasıdır. Bu sayının daha fazla olmayışının nedeni ise, Osmanlı İmparatorluğu dağılmadan önceyaklaşık30 milyon olan nüfusun 15 milyonunun, askerlikten muaf, bedelli ve imtiyazlılardan oluşmasıydı.

Atatürk 1917 yılında Başkumandanlığa yazdığı bir raporda bu durumun neden olduğu zafiyeti anlatıyordu.

Zaman ilerledikçe gerçek değişmiyor. 2. Dünya Savaşı’nda silah altına alınan insan sayısı, 110 milyonun üzerindeydi. Bunlar profesyonel ordular değildi. Her ulus kendi ordusunu oluşturdu. Yani egemenliği ancak savaşabilen milletler kazanabilir… Bir de o milletin askeri niteliğinin sürekliliğiyle yani zorunlu askerlikle korunabilir.

Eğer biz ABD gibi, işgal ettiğimiz başka ülkelerin zenginlikleriyle yaşayan bir devlet ve halk olacaksak profesyonel orduya ihtiyacımız olur.

Ama ordumuz sadece vatan savunması yapacaksa, bu istisnasız bütün halkın ortak görevidir.

GÜNÜMÜZÜN SAVAŞLARI VE MEHMETÇİK

Diyorlar ki “Mehmetçik 3 aylık eğitimle, terörle mücadele edemez” bunu söyleyenler Polis Özel Harekât kursunun da 4,5 ay olduğunu unutuyorlar! Kaldı ki, 1992 yılında 2 bin teröristin etkisiz hale getirildiği Irak harekâtını bu Mehmetçik yaptı. 1995’te Mehmetçiğin önünde koşan ABD’nin eğittiği bin terörist soluğu Guam adasında aldı. 2002 yılında kırsaldaki terörist eylemlerini sıfırlayan aynı Mehmetçikti. O yıl sadece 6 şehit verilmişti. Yani Mehmetçiğin başarısının tanığı tarihtir.

Ayrıca günümüzün savaşları artık eskisi gibi cephe savaşı şeklinde değildir. Yani konsept hareketli küçük komando birlikleriyle yapılan ve sabit bir sıklet merkezi olmayan gayri nizami savaşlardır. Yabancı işgaline karşı ise aynı yöntemle yapılan direnişlerdir.

Bu anlamda TSK, daha doğrusu terhis olanları da düşünüce Türk Ordusu, bu konuda dünyanın en tecrübeli ordularından biridir. Bu gücün en önemli nedeni de yaklaşık 30 yıldır, ortalama 3 bin metre rakımda ve dünyanın en zor arazi koşullarından birinde, bu savaşın pratiğini yapıyor oluşudur. Olası bir savaşta ortaya çıkacak olan ortaya çıkacak olan Türk Ordusu, işgalci ülke ordusu için kâbus olacaktır. Bunun tek nedeni de zorunlu askerlik uygulamasıdır. Eğer bu uygulama kalkarsa kısa zaman içinde halkın askeri niteliği ve savaşabilme yeteneği de ortadan kalkacaktır.

En önemlisi, askerliğin sağladığı toplumsal dayanışma ortadan kalkacak, TSK ayrı bir sınıf haline gelecektir.

Bu zamana kadar sadece vatan savunması görevi olan ordu, profesyonelleştiğinde, küresel operasyonlar ve işgaller için ABD’nin uç birliği olarak kullanılabilecektir. Çünkü kimse askerdeki oğlunun Bağdat’ta veya Libya’da öldürülmesine izin vermez ama söz konusu olan profesyonel ordu olunca durum değişir. Milli ordu bir lejyonerler topluluğuna dönüşür.

Mehmet Yiğittürk
Odatv.com
09.11.2011 18:11


http://www.odatv.com/n.php?n=bedelli-as ... 0911111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Güncel Haberler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir