Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Türkiye'de Cari Açık

2011 yılı Mart ayı itibarıyla cari açık 60 milyar doların üzerindedir

Bu 10 senelik süre içinde, AKP Hükümeti'nin yaptığı başarılı "Amerikan Uşaklığı" görevi sayesinde Amerika Irak'ı işgal etmiştir. Sonrasında 1,5 milyon Müslüman'a, Amerika ve AKP tarafından Soykırıma tabi tutulmuştur.
Genelkurmay Başkanları yeniden Amerika'nın hizmetine girdiler(örneğin Hilmi Özkök).
Hilmi Özkök döneminde Şanlı Türk Askerimiz'e çuval giydirilmiştir. Sonrasında Kahramanımız Aziz Ergen Paşa çuval rezaletinin intikamını almıştır, ancak yine AKP döneminde emekli yapılmıştır. Sonrasında R.T.E.'ye "ABD'ye nota verecekmisiniz" diye sorulunca, cevabı "Ne veriyoruz müzik notası mı bu" olurken, Suriye konusunda tam tersi açıklamaları neden yaptığı açık bir şekilde ortadadır.
AKP, PKK teröristlerini ödüllendirdi, Türkiye’de kahraman gibi(Habur İhaneti) karşılanmalarına izin verildi. Oslo’da Tayyip ve Öcalan, İngiltere’nin emriyle ihanet anlaşmasına seve seve imza attılar! Tayyip Yahudilerden üstün hizmet madalyası almıştır ve asla geri iade etmemiştir!
Hizbullahçı teröristler, anlamsız bir şekilde beraat ettirilip ödüllendirildiler.
Silivri'deki Kahramanlarımız en kötü şartlarda yaşarlarken, İmralı'daki terörist bozuntusu Öcalan'ın en lüks hücrelerde yaşatılmasına izin verildi ve buradan bu şerefsize PKK'yı yönetebilme yetkisi verildi. AKP yetkilileri, ABD emriyle, Öcalan ile defalarca işbirliği yaptılar.
ABD-Erdoğan-Mehmet Ali Talat İşbirlği sonucunda KKTC'nin Tam Bağımsızlığını yok edebilmek için önemli anlaşmalar yapıldı. Yunanistan resmen adalarımızı işgal etmiştir.
Erdoğan ve Yandaşları yaptıkları yolsuzluklar sonrasında aşırı derecede zenginleştiler.
Tüm değerli Topraklar ve Milli Kuruluşlar Düşman devletlere satıldı.
Arap Milliyetçisi R.T.E. kendisini Davos fatihi zannederken(Davos olayı bir kurgu-senaryodur), buna karşısında, şerefsiz Tayyip, Azerbaycan Türkleri'nin Namus Meselesi olan Karabağ Soykırımı'na karşı kasıtlı bir şekilde duyarsız kalıp Soydaşlarımıza hakaret etmiştir! Büyük tepki ve baskı olmasa, AKP Ermenistan ile sınırların açılmasını sağlayacaktı.
İşsizlik oranları %30’lara tırmanmaktadır.
Atatürkçü Kahramanlarımız, Şanlı Ergenekon Destanımız'ın adı verilen sahte bir suçlamayla tutuklanıp zindanlara atılmıştırlar.
-Kuzey Irak’taki kukla PKK-Barzani devletine savaş ilan etmesi gerekirken, AKP, ABD’nin emriyle Suriye’yi düşman ilan edip bağımsız bütünlüğümüzü kasıtlı olarak tehlikeye atmaktadır. AKP Barzani’yi resmi devlet başkanı olarak tanıdı. AKP ve yandaşları Kuzey Irak’ta PKK’yla işbirliği yaparak zenginleştiler.
-Tek Çözüm, 1960 devriminde olduğu gibi bir Milli Güç Birliğindedir. Bu birliğin başında İşçi Partisi olmalıdır. Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve onların etrafındaki CIA ajanlarının, aynen Tayyip ve Feto gibi ABD'nin ajanları olduğu açık bir şekilde ortaya çıkmıştır son dönemde! CHP ve MHP'nin Sorosçu, MİT'çi, Fethullahçı, CIA'ci olmayan Milli Atatürkçü tam bağımsız halk önderleri bir çatı altında birleşip CHP ve MHP üst yönetimini ele geçirip buraları tam bağımsız Atatürkçü'lerle doldurup düzmece olmayan bir CHP-MHP-İP Milli Türk Güçbirliğini kurmaları gerekir!
Önümüzdeki dönemde Türk Milletimizin izlemesi gereken siyasi strateji:
1. Bölücü Anayasa’ya HAYIR, Türk’lük Maddesini Anayasa’dan Çıkartamazsınız!
2. Yurtta Sulh, Cihanda Sulh, Suriye Kardeştir, ABD Kalleştir!
3. NATO'dan çıkmalıyız, Kuzey Irak işgal edilip PKK'nın kökü kazınmalıdır! Türk-Kürt Kardeştir, ABD Kalleştir!
4. FETO'CILAR, TAYYİP, AKP'LİLER, HEPSİ YARGILANACAK, AKP HÜKÜMETİ BEKLENEN EKONOMİK KRİZLE DEVRİLECEK, GÜÇ KAYBEDEN ABD ORTA DOĞU VE TÜRKİYE'DEN DEFOLUP GİDECEK. ASİL TÜRK SOYUMUZ BÜTÜN AVRASYA TÜRKLERİ BİRLEŞTİRİP TÜRK BİRLİĞİNİ KURACAKTIR VE CİHAN HAKİMİYETİNİ YENİDEN KURACAĞIZ, BUGÜN BİZE YAPILAN TECAVÜZLERİN İNTİKAMI ALINACAKTIR, KORKUN BİZDEN!

Türkiye'de Cari Açık

Mesajgönderen TurkmenCopur » 11 Eki 2011, 02:01

TÜRKİYE'DE CARİ AÇIK

Alman vakıfları veya Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopteri ile ilgili haberlerin arkasında kalan, perdelenen, ama tokadını en önce pazardaki vatandaşa indiren ekonomik bunalım, gündemde ağırlığını yine hissettirmeye başladı.

Yandaş yazarların yalanlarını veya birkaç teknik terimin içinde ustaca kullanılarak, aslında hiçbir şey demediği halde sanki olumlu bir hava varmış gibi tekrarlanan sözüm ona “analiz” cümlelerini bir kenara bırakalım. Ekonomist Noriel Roubini “kusursuz fırtına geliyor” derken boş yere söylemiyordu.

3 Ekim 2011’de televizyonlardaki Yunanistan ile ilgili haberler arasında yer alan bir ayrıntı vardı. Yunanistan AB’nin desteğine rağmen krizi atlatabilecek gibi görünmüyor. Cari açığının GSMH’ye oranını yüzde 8’lerden yüzde 7,8 seviyesine indirme hedefine ulaşamamıştı. AB’den gelecek kredi bu açığı kapatmaya yetmediği için yük vatandaşa bindirildi. Maaşlar yarı yarıya indirildi, varlık vergisi gibi vergiler alındı. Yazmıştık bunları, tekrar etmeyeceğiz.

TÜRKİYE’DE CARİ AÇIK

Bir ülkede cari açığın GSMH’ye, yani bizim Başbakan’ın o çok övündüğü kişi başına düşen milli gelire oranı yüzde 5’i geçiyorsa bu kırmızı alarmdır, krizdir.

Yunanistan’ın durumunu anlamak, yüzde 5 sınırını bilince daha da kolaylaşıyor. Ya Türkiye?

2011 yılı Mart ayı itibarıyla cari açık 60 milyar doların üzerindedir. Oysa hükümetin yılsonu beklentisi 60 milyar dolardır. Yılsonunda cari açığın 80 milyar doları bulması bekleniyor. Bu gerçekleşirse –ki bunu anlamaya şurada 3 ay kaldı- cari açığımızın GSMH’ye oranı yüzde 8’in de üzerine çıkması büyük ihtimal.

Peki, “rakamlar Yunanistan’dan bile kötü ise nasıl ayakta duruyoruz” diyeceksiniz.

Cevabı: sıcak paradır. Ya bu para akışı azalırsa ne olacak?

YALANCI BAHARIN SONU

4 Ekim itibarıyla dolar 1.90 TL’yi gördü. Bunun nedeni global finansal genişlemenin artık devam etmeyeceği beklentisidir. Yani ABD artık para basmayı ve piyasaları ucuz dolarla doldurmayı bırakma sinyalleri veriyor. Para arzı daraldığı için de dolar fiyatı artıyor.

Dolar artarsa doların maliyet fiyatının düşük olması nedeniyle övünerek anlatılan kişi başına düşen milli gelir (GSMH) azalacak. Eskiden de kâğıt üstünde artmıştı zaten. Bu algı da zaten kısıtlı olan yatırım ve borçlanma akışını daha da kısacak.

FİNANSAL DARALMANIN PİYASADAKİ ETKİSİ

Biz kendi öz sermayesi ile veya daha doğru anlatımlı yüzde 100 yerli olarak çok az şey üretiyoruz. Üretimimizin büyük bir bölümü ara malı ithalatının yoğun olduğu sektörlerde. Dolar fiyatının artması aynı zamanda iç pazarı da besleyen bu sektörleri de vuracak. İhracat da zarar görecek ama esas yarayı iç piyasalar alacak.

3 Ekim 2011 itibarıyla açıklanan enflasyon oranları iç piyasalardaki etkilenmeyi anlamamız açısından önemli. ÜFE yüzde 12’lerde, TÜFE ise yüzde 6’larda…

Üretici fiyatları endeksi ile tüketici fiyatları endeksi arasında büyük bir fark var. Yani üretici zor günler yaşamaya başlamış ama bunu henüz piyasa fiyatına yansıtamamış. Uzmanlar, stokların kullanılmasına bağlıyor bu makas açıklığını.

Eee, stoklar azalınca ne olacak?

İşte o zaman vatandaşın, ekonomi sayfalarında veya TV’lerde, yarı yabancı kelimelerle konuşurken pek anlamadığı mükemmel fırtına ile karşılaşması başlayacak.

Bakınız, Yunanistan’da halk aynı nedenlerle sokaklarda, papazların dini telkinleri bile onları sakimleştiremiyor. Bu noktaya yıllarca uyutularak geldiler…

Ben Türkiye’de şu olacak bu olacak demiyorum ama şunu söylüyorum: Türkiye’nin durumu hiç de öyle anlatıldığı gibi tozpembe değil.

Ve imamlar bir işe yarar mı bilmiyorum…

Mehmet Yiğittürk
Odatv.com
09.10.2011 17:39


http://www.odatv.com/n.php?n=cari-acik- ... 0910111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 2002-2017: Cumhuriyetimizin 7. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir

cron