Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

HSYK Seçimleri ve Avrupa Birliği

Burada Türk Yargısı ve Demokratik Sistemi'nin Nasıl Siyasallaştırıldığı hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

HSYK Seçimleri ve Avrupa Birliği

Mesajgönderen TurkmenCopur » 11 Eki 2011, 00:32

HSYK SEÇİMLERİ ve AVRUPA BİRLİĞİ

2010 HSYK seçimlerinin Türkiye'de yargıyı, bürokrasiyi ve devlet iktidarını da aşan kapsamlı bir siyasal eğilimin içinde şekillendiğini gösteren noktalardan birisi de Avrupa Birliği ve Türkiye'deki gözlem heyetinin tutumlarıdır. Avrupa Birliği, bir süredir, Türkiye'de yargıdaki gelişmelerin yarattığı somut demokrasi sorunları ve bunun ayrıntıları ile ilgilenmediğini gösteren angajmanlara sahip olduğunu zaten belli etmekteydi. 2005 yılındaki TCK ve CMK değişiklikleri ile başlayan süreçle beraber hukuk, yargı ve adalet ile ilgili alanlardaki gelişmelere içeriğini hiç tartışmaksızın peşin olarak destek vereceğini göstermeye başlamıştı. Zaman içerisinde bu tutum alışın giderek mekanik bir onay biçimine dönüştüğü ve en sonunda da HSYK seçimleri ile ortaya çıktığı üzere neredeyse Adalet Bakanlığı bürokratlarının ortağına dönüşmeye başladıkları fark edilmeyecek gibi değildi. Dolayısıyla, 2010 HSYK seçimlerine ilişkin oluşan siyasal pratiğin bir de bu yönüne dikkat çekilmesinde yarar bulunmaktadır.

HSYK seçimlerine ilişkin demokratik itirazlarımızın paylaşıldığı yerlerden birisi de, hükümet, liberal-demokrat aydınlar ve medya ile beraber Avrupa Birliği Türkiye gözlem heyetiydi. Avrupa Birliği'nin bu görüşmelere dâhil edilmesinin sebebi, yargı içindeki tartışmaları ve yargı aktörlerinin hali hazırdaki pratiklerini uluslararası kamuoyunun ilgisine sunmak ve bundan demokratik sonuçlar beklemekti. Fakat heyetin "memur kayıtsızlığı" ve Adalet Bakanlığı ile sıkı ilişkisi arasındaki dengeyi kurmakta zorlandığı ve kendi görev ve sorumluluklarını demokratik bir biçimde inşa edebilme yeterliliğinden yoksun oldukları kısa zamanda anlaşıldı. Heyet ile dernek olarak iki defa ayrıntılı açıklamaları içeren görüşmeler yapılmış ve tüm diğer kesimler gibi onların da tartışmaların demokratik özüne ilişkin tutum alışları gözlenmeye çalışılmıştır. Buna karşılık, tıpkı medya ve liberal-demokrat aydınların büyük çoğunluğu gibi Avrupa Birliği gözlem heyetinin tutumu da önce dengeli bir kayıtsızlık tutumundan başlayarak giderek oluşan sorunların siyasal olarak telafi edilmesine açık bir destek vermek biçimine doğru dönüştü. Bu durumu, AB'nin Ankara'daki birkaç görevlisinin kişisel tutum alışı olarak görmek mantıklı olmasa gerektir. Elbette ki, bu görevlilerin Adalet Bakanlığına yakın çalışma tavrı sergilemesini ve daha bağımsız bir dış gözlemci tutumu belirleyememelerini kişisel olarak sorgulamak da gereklidir. Fakat 2010 HSYK seçimlerine yönelik genel bir onaylayıcı AB angajmanının bulunduğu da göz ardı edilemez. Böylece, anti-demokratik bir seçimin uluslararası ortaklığının da bulunduğunu söylemek kabul edilebilir bir spekülasyon olarak görülmelidir. Dolayısıyla, HSYK seçimlerinin anti-demokratik koşullarda yürütülmesine ve sonuç alınmasına ilişkin dış aktörler içinde Avrupa Birliği gözlem heyetini de eklemekte yarar vardır. Bu durum, 2010 HSYK seçimlerinin hem ulusal ve Uluslararası siyasal aktörler düzeyindeki esaslı siyasal zeminine işaret etmekte hem de ne kadar geniş bir ilişki ve iletişim ağının içinde şekillendiğini anlamaya yardımcı olmaktadır.

Kaynakça
Kitap: Yargı Meselesi Hallolundu! Yargıçların "Eşekli Demokrasi" ile İmtihanı
Yazar: Orhan Gazi Ertekin
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Türk Yargısı ve Demokratik Sistemi Nasıl Siyasallaştırıldı?

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir