Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

HSYK Seçimleri ve Politik Arabesk

Burada Türk Yargısı ve Demokratik Sistemi'nin Nasıl Siyasallaştırıldığı hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

HSYK Seçimleri ve Politik Arabesk

Mesajgönderen TurkmenCopur » 11 Eki 2011, 00:32

HSYK SEÇİMLERİ ve POLİTİK ARABESK

"Bu ortamın daha da kötüye gideceğini anlamak için sıradan bir zekâ ve bilgi bile yeterliydi..."
(Ruhat Mengi'nin incilerinden)

HSYK seçimleri, Anayasa değişikliğine yönelik tartışmaların uzatmalı gündemlerinin en başında gelmekteydi ve hattâ neredeyse asıl dikkatle gözlenen odağı oluşturuyordu. Doğal olarak, tüm siyasal taraflar kendi söylemlerini doğrulayacak noktanın burası olduğunu düşünmekte haklıydılar. Bu nedenle anayasa değişikliği tartışmalarını, bu noktaya kadar takip ederek bir de HSYK seçimleri üzerinden yürütmek kaçınılmaz hale geliyordu. Bu nedenle evet/hayır tartışması, hâlâ anlamını kaybetmemişti. Bununla beraber, bu değerlendirme biçimlerinin üslup ve kalitesi ile HSYK seçimlerine getirilen reflekslerin çok dikkat çekici olduğunu söylemekte yarar var. Hattâ, seçimlere yönelik her iki taraftaki entelektüel tepkilerin tamamen bir reflekse dönüştüğünü söylemek lazım. Hattâ, o kadar ki tarafların evet/hayır üzerinden patolojik tavırlar sergilemeye başladıkları ve politik alandan koptukları dahi söylenebilir. Fakat tabiî ki, bu süreç, "hayır" kampı ile "evet'çiler arasında değil, "hayır"cılar ile "yetmez, ama evet" şerhi ile referanduma dahil olanlar arasındaydı. Bu kesimlerin gerçekte; milliyetçi/laikçi kesim ile liberal/demokrat bir siyasî zeminin üzerine oturduğunu, dindar/muhafazakâr kesimin ise önüne bakan daha "realist" bir yolda ilerleyerek "evet/hayır seçeneklerinin tüm etkilerinden kurtulduğunu belirtmek gerekir. Tabiî ki burada, dindar-muhafazakâr çevrelerin demokrat kesimi dışındakilerden söz ediyoruz.

Dindar-muhafazakârların ana siyasal karargâhının referandumu geride bırakması, aynı zamanda referandum sürecindeki demokratik-sivil dili de geride bırakarak yoluna devam etmeyi tercih ettiği anlamına da geliyordu. Geride "hayır"cılar ile "yetmez, ama evef'çiler arasındaki demokratikleşme tartışmasını bırakarak ilerleyen dindar-muhafazakârlar demokratik dili terk etmekle beraber kendi politik stratejileri bakımından nesnel bir politik hayata yeni baştan girişme şansını yakaladılar. Buna karşılık "hayır" ve "yetmez, ama evet"çilerin aynı nesnellikle politik pozisyon almaları ve daha hareketli ve yaratıcı bir politik eyleme girişmeleri mümkün olmadı. Bunun yerine, yeni dönemin yeni görevlerini tespit etmek sorumluluğundan uzaklaşarak geçmişte yaşayan bir dilde takılıp kaldılar ve daha ötesi geçmişte aldıkları pozisyonları ve argümanları yeni dönemde de yaşatmaya kalkıştılar. Bu konuda, özellikle "hayır" kanadının devlet kurumlarına dayalı yaşam tarzlarını kaybetmiş olmaları, onları daha da sıkıntılı bir yöne doğru sevk etti ve politik arabeskin en diplerine doğru dalarak iyice gerçeklikten kopmaya başladılar. "Yetmez, ama evef'çilere dönerek "bakın bakın gördünüz mü bu da size kapak olsun" raconlarına kadar taşınarak politik eylemlerini sadece geçmişin üzerinden kurmaya ve meyhane köşelerinde kaybettikleri mübarek geçmişe ağıt yakmaya başladılar. Meyhanenin basık ortamı ve kasvetinden başlarını kaldırıp "ah be normal bir zekâ ile görebilirdiniz sonucu" naraları bile atmaktan çekinmediler. Yeni HSYK'nın Türkiye demokrasisinin ortalamasından bakıldığında dahi açık bir hüsran oluşu, onlarda liberal-demokratlara dönük bir tariz duygusunu iyice harekete geçirdi. Fakat haklılıklarını harekete geçirecek bir politik algı ve tecrübeye dönüştürememeleri, tepkilerini demokratik bir yaratıcılıktan uzaklaştırıyor ve sıra-dan reflekslere mahkûm kılıyordu. Bu nedenle, yeni HSYK'ya sağlıklı bir muhalefet yerine hâlâ geçmişte yaşamaya devam ediyor, kendilerini yeni döneme taşıyan süreci mahkûm etmekten başka akli bir yönteme yönelemiyorlar, sorumluluğu demokratlar üzerindeki duygusal egzersizlerle geçiştirme yolunu tercih ediyorlardı. "Hayır"cılar ile "yetmez, ama evet'çiler arasındaki duygusal dans kuşkusuz ki liberal-demokratlar içinde de sağlıksız karşılıklar üretiyor, HSYK seçiminin yarattığı demokrasi sorunlarını edinmek yerine "Yok canım, ne sorunu. Her şey güzel gidiyor" havalarını korumalarına ve açıkça politik gerçeklikten tamamen uzaklaşmalarına yol açıyordu. Çoğu liberal-demokrat, "Hayır"cıların arabesklerine ve tarizlerine direnmek yerine "hayır"cılarla karşılaşmayı bir husumete dönüştürüyor ve demokratik görevlerini acilen üstlenmesini engelleyecek bir duygusal bariyer kuruyordu. Çünkü referandum öncesi var gücüyle savunduğu bir sürecin kendi beklentilerini aşan bir biçimde evrilmesi karşısında derhal demokratik tepki vermesi gerekirken kendisini siyaseten tamamen sıradanlaştıran bir konum alma yoluna gidiyor. Böylece, liberal-demokratlığın kendince kısa aralıklarla birbirine zıt iki söz ve söylem üretmenin "çiğ"liğinden kendisini kurtardığını zannediyor. Oysa aldığı konum, aslında, tam anlamıyla bir çiğlik ve siyasî süreç içindeki aktörlerin eylemlerini gözleme ve politik eylemin kıvrak hamlelerinin konusuna dönüştürmek imkânını kendi kişisel travmasının kurbanı haline getirdiğinin de hiçbir biçimde farkına varamıyor. Çünkü, gerçekte politika yapmıyor, sadece "hayırın arabeskine karşı kendi arabeskine sarılıyor ve aslında tamamen siyasî sürecin dışına çekilerek kendi kıt duygu dünyasına sığınıyor. Psikolojik bir değerlendirme yapalım. Aslında "liberal-demokrat'ın tek odaklandığı şey "hayır"cının yüzüne bakabilmek... Bu nedenle de aynı meyhane masasında oturup "yok canım, hiçbir şey olmadı, uydurmayın" demekten hiç utanmıyor, böylece içine düştüğü "çiğlik"ten de kimseyi haberdar etmemiş oluyor. Nihayetinde her iki grupta aslında kendilerini karikatürleştiren bir maceranın içine, böylece sürüklenmiş oluyorlar.

Kaynakça
Kitap: Yargı Meselesi Hallolundu! Yargıçların "Eşekli Demokrasi" ile İmtihanı
Yazar: Orhan Gazi Ertekin
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Türk Yargısı ve Demokratik Sistemi Nasıl Siyasallaştırıldı?

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir