Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Kim Kazandı

Hangi Demokrasi ve Kim Kazandı – Bölüm 2

Burada Türk Yargısı ve Demokratik Sistemi'nin Nasıl Siyasallaştırıldığı hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Kim Kazandı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 11 Eki 2011, 00:25

Kim Kazandı
Hangi Demokrasi ve Kim Kazandı – Bölüm 2


Bu süreçte, kendi siyasî taraflarının kazandığını düşünenlerin de birden çok kez düşünmelerinde yarar vardır. Çünkü bu halde, kendilerini sadece "yargı olmayan bir yargı"ya ve sadece "bürokrasi özelliği taşıyan bir yargı"ya emanet etmiş olmamaktadırlar. Aynı zamanda kendi siyasal vizyon ve ufuklarının yargı idaresine yansımasını da engellemiş olmakta, kendilerini herhangi bir devlet kurumunun üretiminde bugüne kadar bilgisiz ve etkisiz kılmış bir devlet geleneğini, hiç fark etmeden kendi siyasal hayat tecrübeleri içinde benimsemiş bulunmaktadırlar. 1930'lu yılların "serbest seçimleri ile hiçbir farkı yoktur bu durumun. Seçim, demokrasi ve halk, bu tür siyasî güçler için kendilerini iktidar edecek geçici bir araçtan başka bir şey değildir. Oy verdikten sonra "taban", "seçmenler" evlerine dönmeli ve yönetimi - yargı yönetimini - bürokrat ve yöneticilere emanet etmeli, gerçek bir toplumsal güç olma iddiasını tamamen terk etmelidir. "Sizin işiniz kalmadı! Bundan sonrasını biz hallederiz!" diye seslenmektedirler tabana. Bunun popüler anlatımı tek kelime ile "aldatılma"dır. Devlet alanını ve bununla beraber yargı alanını toplumun geniş kesimlerinin ancak razı olacağı bir dönüşüme taşımak yerine sadece geleneksel iktidar zümresinin değiştiği bir çatışmada toplumun geniş kesimlerinin, hattâ iktidar partisi taraftarlarının da yargıda kazandıklarını düşünmelerinin geçici bir siyasal terapi etkisi yaratmaktan başka bir sonucu olmayacaktır. Terapinin etkisi geçtikten sonra yeni zümrenin geçmiş zümrenin tutum alışlarını tekrar eden, yaygın ve yatay değil, dikey olarak paylaşan, toplumun geniş kesimlerini değil sadece kendi çevresini doyuran bir pratikler dizisini harekete geçirmekten başka bir çaresi kalmayacaktır. Eğer kişi kendisini yeni zümrenin, yani "yargının yeni baronları'nın yakın çevresine taşıyamaz ise ve buna ilişkin "beceri"den uzak ise fark edeceği tek şey aslında yeni dönemde de kazananın kendisi değil bir başka zümre olduğudur. Hikâye aslında oldukça basittir. Toplumun en geniş kesimlerinin kazanacağı bir demokratik yöntem yerine, sadece belirli bir zümrenin yeni seçkinlere dönüşeceği bir çatışma sürecine razı bırakılmıştır taban.

Daha da ötesi ise, bundan sonraki HSYK seçimlerinin de bu sürecin öğretici etkisi altında yürütülmesidir ki, bu sorun hangi siyasî taraftan olursa olsun herkesi ciddî bir kaygıya sevk etmelidir. Ve bu tehlikeyi başlatan bu ilk tecrübenin failleridir. Yalnızca bir dönemi değil, bundan sonraki rövanşist eğilimleri de beslemektedirler. Sonuç olarak yargı, bürokrasinin savaşının çok daha üst seviyelerde yürütüldüğü bir meydan haline gelme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bunun temel sorumluluğu ise geleneksel bürokratik yapının etkinliğinin aynen devam ettirilmesine göz yuman politik iradededir.

Kaynakça
Kitap: Yargı Meselesi Hallolundu! Yargıçların "Eşekli Demokrasi" ile İmtihanı
Yazar: Orhan Gazi Ertekin
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Türk Yargısı ve Demokratik Sistemi Nasıl Siyasallaştırıldı?

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir