Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Teklif - Birinci Tur

Burada Türk Yargısı ve Demokratik Sistemi'nin Nasıl Siyasallaştırıldığı hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Teklif - Birinci Tur

Mesajgönderen TurkmenCopur » 11 Eki 2011, 00:20

Teklif - Birinci Tur

TEKLİF


"Selden kütük çalmaya çalışırken "/ıop" dendiği için YARSAVın dümen suyuna giren sözde demokrat derneğin sözcüsüne bakmayın siz..."
Şamil Tayyar, Star Gazetesi

KÜTÜK MÜ DEDİNİZ?

Demokrat Yargı'nın kendi aday ve programı ile HSYK seçim sürecine katılma iradesi ve iddiasının günler, haftalar ve hattâ aylarca ertelenmesi yönünde, içeriden ve dışarıdan yapılan çeşitli girişimlerin artık kabak tadı verdiği iyice anlaşıldığında, bu tartışmaların en sonunda çözüm bulacağı bir toplantı 18 Eylül 2010 Cumartesi günü Dernek Merkezi'nde yapıldı. Yaklaşık 6 saat süren bu toplantının tek gündemi yüksek bir yetkiliden aracı ile gelen ve Demokrat Yargıdan 2-3 üye adayının bakanlık bürokrasisinin listesinde gösterileceği teklifti. Bir kısım kurucu üye ve yönetim kurulu üyelerinin bulunduğu bu toplantıda, bu teklife karşı nasıl bir tutum alınacağı ayrıntılı biçimde tartışıldı. Katılımcıların konuşmaları ve tavır alış biçimleri Türk demokrasisinin ana gün-demleri açısından bakıldığında oldukça önemlidir.

Bu toplantı, Türkiye'deki siyasal aktörlerin siyasal strateji belirleme ve uygulama tartışmaları bakımından da çok önemli bir mikro alan sunmakta, siyasal aktörlerin "tabiat" ve "refleksleri"yle ilgili ciddî malzemeler sağlamaktadır. Ayrıca, hem dindarlığın hem de genel olarak siyasî davranışın etik ve ilkesel temellerinin dayanıklılığı konusundaki bir başka siyasî bahsi de hatırlatmadan geçmeyelim. Toplantıyı, bu ülkedeki herkes için kıymetli hale getiren bir diğer nokta, Demokrat Yargı'nın ülkemizdeki kamusal faaliyetlere ilişkin korkutucu bir siyaset ve yargı geleneğini reddederek kendi eylem ve işlemlerini tüm kamuoyu ile paylaşmayı içeren demokratik sorumluluğu yerine getirmesine ilişkindir. Bu çaba - yani kendi eylemini bütün bir toplum ile paylaşma iddiası -, ülkemizdeki tüm devlet kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının kendi eylem ve işlemlerini ve kendi iç gerilimlerini kamuoyundan saklaya geldiği bir "devlet geleneği"ne karşı, neredeyse bir ilk karşı koyusu içermektedir. Umarız bu karşı koyuş, gerek biçim, gerekse itirazın içeriği bakımından öğretici olur ve yaygın bir demokratik refleks haline dönüşür. Bu itibarla bu tarihi toplantıyı alenileştirmek ve Türkiye'deki siyasal ve yargısal kamuoyu ile bu tartışmaları paylaşmak bir demokratik borçtur.

BİRİNCİ TUR

• Teklifi kabul edelim.

Aracının teklifi sunuşu:


Arkadaşlar, bir yüksek yetkili ile görüştüm. Benden, Demokrat Yargı'nın HSYK seçim sürecinden dışlanmasının doğru olmayacağı, demokrat yargının da bakanlık listesinde bulunması gerektiğini beyan ederek derneğimizin belirleyeceği iki isim vermemiz istendi. Gerekirse daha üst yetkili ile de görüşerek ve biraz daha bastırarak bu sayının üç olmasını da sağlayabileceğime inanıyorum. Sizler, şimdi burada, bu üç ismi belirledikten sonra, dosdoğru beni bekleyen bakanlığa gideceğim ve yarın öğleye kadar bir sonuç alabileceğim. O zamana kadar hem adaylarımızı hem de programımızı açıklamasak iyi olur. Ya da en azından program açıklanabilir. Fakat adaylarımızı açıklamayalım. Ne dersiniz? Bence bu süreçte politik bir tutum almalı ve kazanabileceğimiz noktaları takip etmeliyiz. Bu konuda size garanti veriyorum. Kaygınız olmasın. Garantiyi Bakanlık yetkilisinden aldım. Bürokratların aday olmaması ve Adalet Bakanlığı'nın bu süreci örgütlememesi gerektiğine dair belirlediğimiz ilkelerin, bu politik aşamada uygulanabilir bir özelliği yok. Bu konuda, hem bakanlık müsteşarı ile hem de Adalet Bakanı ile daha önce görüşmüştük. Bakan bey, önerimizi ilk seslendirdiğimizde kabul etmişti. Fakat sonradan, bürokratlarla konuştuktan sonra hiç anlayamadığımız şeyler oldu ve bağlantı koptu.

Yapabileceğimiz her şeyi yaptık. Şimdi, yapmamız gereken şey bir oylama yapıp bu isimleri belirlemektir. Teklifi kabul edelim. Eğer yarın öğleye kadar bu işi çözemezsek kendi aday listemizi ilân edebiliriz.

• Teklifi reddedelim.

Benim değerlendirmem:


Bizler, HSYK seçim sürecinin sivil ve demokratik dinamikler üzerinden geliştirilmesi gerektiğini, bürokratik-otoriter bir seçim sürecini kabul etmeyeceğimizi bugüne kadar ısrarla ifade ettik. Bu konuda seçimin örgütlendirileceği tek meşru aracın tüm farklı demokrat grupların içinde yer aldığı bir platform olduğunu, bu platformun da benim tarafımdan önerildiğini ve bunun için diğer kesimlerle beraber Bakanlık Müsteşar Yardımcısı İbrahim Okur ile de görüştüğümü ayrıntılı olarak aktardıktan sonra Bakanlık bürokrasisi, bu durumu kendi çıkarları için tehlikeli gördüğü için kabul etmedi. Benim anlayabildiğim kadarıyla bakan ile bakanlık bürokrasisi arasındaki anlaşma da el sıkışma dönemini çoktan geçerek uygulamaya kondu. Bürokratlar, bugüne kadarki yaklaşık iki ay içinde HSYK seçim sürecinin tüm altyapısını kurmuş durumdalar. Bizim bu hazırlıklara dâhil olmamız hem ilkesel olarak doğru değil, hem de uygulanabilir değil. Yani hem ilkesel ve hem de işlevsel olmadığı için politik tutum alış çağrılarını ciddîye almak mümkün değil. Çünkü biz, en başından itibaren Adalet Bakanlığı'nın bu süreci yönetmemesi gerektiğini ifade ettik ve ilerleyen zamanlarda ise Bakanlık Bürokratlarının adaylığı belirginleşmeye başlar başlamaz, bürokratların adaylığını kabul etmeyeceğimizi kesin olarak duyurduk. Bu nedenle, bu sürecin bakanlık tarafından yürütüldüğü ve bürokratlar da aday oldukları sürece böyle bir listeye, günlük kazanma hırsıyla dâhil olmamalıyız. Geniş kesimlerin kazanmayacağı bir oyunda kazanmaya odaklanmak, uzun vadede sadece kaybetmek anlamına gelecektir. Bizim yapmamız gereken şey, Anayasa değişikliğine ilişkin tartışma süreçlerindeki demokratikleşme söylemlerimizle referandum sonrası çabalarımız arasında makul ve tutarlı bir bağ oluşturmak, demokratik ve sivil yöntemlerde ısrar etmektir. Bu nedenle aracının teklifine katılmıyorum. Bu teklifi reddedelim.

* İlkelerimizi hatırlatmak üzere geldim.

Genç bir hâkim üyenin değerlendirmesi:


Ben bu derneği kuruluşundan beri takip ediyorum ve üyesiyim ve buraya bu dernek kurulurken hangi inanç ve ilkeler ile hareket edildiğini hatırlatmak için geldim. Benim için bu ilkeler onurumdur ve onurumu korumak üzere geldim. Bunları politik tutum alma çağrılarına fedâ ederek günlük kazanç peşinde koşmak istemem. Bu dernek kim olursa olsun kimsenin, hiçbir siyasî akımın arka bahçesi değildir. Bizim için kazanmak her şey değildir. Biz ilkelerimiz için yola çıktık. Bu nedenle aracının teklifine karşıyım, bağımsız olarak seçime girmeliyiz. Hiçbir kesimin listesine eklenmemeliyiz.

• "Bakanlık Eşeği Aday Gösterse Eşeğe de oy veririm."

Kıdemli bir hâkimin değerlendirmesi:

Yüksek yetkili kim bilmiyorum. Ama HSYK seçimini Bakanlık ve oradan da müsteşar ile yardımcısı yürütmektedir. Onlarla doğrudan masaya oturmadan liste oluşturmak mümkün değildir. Bu zaten bürokratları da kızdırabilir. Bürokratlar istemedikleri ve onlarla bu yönde konuşulmadığı sürece hiçbir siyasî yol ve yöntemle bu sürece dâhil olunamaz. Bu işin tek patronu Adalet Bakanlığı bürokratlarıdır. Başka bir yüksek yetkili üzerinden herhangi bir operasyon onların bize karşı daha da kapanmasına yol açacaktır. Sunulan bu teklif işlevsizdir. Fakat ben şahsen, Adalet Bakanlığı eşeği aday gösterse eşeğe de oy veririm.

• Yarsav reklâm şirketi ile anlaşmış. Bakanlığı Destekleyelim.

Çok kıdemli bir hâkimin değerlendirmesi:


Arkadaşlar, Yarsav Finlandiya"lı bir reklâm şirketi ile anlaşmış. Karşı taraf bu işe çok yükleniyor. Bütün güçleriyle çalışıyorlar. Adalet Bakanlığı bu süreci yönetmesin diye biz de çok söyledik. Bürokratların aday olmaması gerektiğini de ifade ettik. Bunun için ben de görüşmeler yaptım. Fakat olmadı ve bu aşamadan sonra bu derneğin kazanma şansı hiç yok. Buna rağmen liste açıklanması ve seçime bağımsız girilmesi Yarsav'ın reklâm şirketiyle dört elle sarıldığı bir seçimde bize zarar verecektir. Biz kazanmak istiyoruz. Önümüzde çok önemli bir süreç var. Yargıtay ve Danıştay'a çok sayıda yeni üye alınacak. Hükümet bunun için bir yasa çıkaracak. Bu nedenle, eleştirilerimiz olsa da Bakanlığa destek vermeliyiz. Bence Bakanlığa götüreceğimiz üç adayımızı seçelim. Eğer bu isimleri aday göstermezlerse ayrı ve bağımsız olarak da çıkmayalım. Bakanlığı destekleyelim.

• Üç isim belirleyebiliriz.

Fakat, olmadığı taktirde kendi listemizi yapmalıyız.

Kıdemli bir hâkim:

Seçim sürecine çok daha erken bir safhada girmemiz gerekiyordu. Önemli bir zamanı kaybettik. İstenen üç ismi belirleyebiliriz. Fakat, ilkelerimize uygun bir ortak hareket yaratma imkânı bulamazsak mutlaka ayrı ve bağımsız listemizle seçime girmemiz şarttır.

• Müzakere yapalım.

Fakat derneğin seçime girmemesi bir intihar olur.

Kıdemli bir C. Savcısı:

Müzakereye açık olalım. Fakat bu derneğin seçime kendi listesi ile girmemesi kendi ilkelerine aykırı olur ve yıkıcı olur. Evet, müzakere yapmaya hazır olalım. Bu müzakerenin bir parçası olarak üç isim belirleyebiliriz. Fakat ilkelerimize uygun bir birliktelik geliştiremezsek kendi listemizi de mutlaka hazır edelim.

* Bugün, eğer Bakanlığın listesine eklenmeyi kabul edersem dün söylediğim onca şey ne olacak? İlkelerimiz ne olacak?

Genç bir hâkim:

Ben bu teklifin tümüyle reddedilmesini ve bugüne kadarki bütün o söz ve eylemlerimizle tutarlı bir seçim projeksiyonuna taşınmamız gerektiğini düşünüyorum. Bugün, eğer Bakanlığın listesine eklenmeyi kabul edersem, dün söylediğim onca şey ne olacak? İlkelerimiz ne olacak? Yeni durumda ve dönemde dün söylediklerimizi unutamayız. Unutmamalıyız! Demokrat Yargı, bugüne kadar demokratikleşmeye dair çok önemli ve yeni şeyler söyledi. Bütün bu sözlerin geçici bir hevesmiş gibi geride bırakılması doğru değildir. Geçici olan bu seçimdir ve zaman içinde tüm taraflar yaptıklarının yanlışlığını anlayacaklardır. Bu nedenle, HSYK seçimlerine de ayrı ve kendi listemiz ve kendi programımız ile girmemiz şarttır.

• Sorun bankalarla, ekonomi ile Yargıtay ve Danıştay'ın yeniden yapılanması ile ilgili. Bakanlığı destekleyelim. Yarsav'ın kazanacağı bir sabaha uyanacağıma şeytanla işbirliği yaparım.

Çok kıdemli bir hâkim:

Bence bu seçim çok önemli ve kritiktir. Bu HSYK, sadece yargı açısından belirleyici olmayacak, ekonomide de sonuçlar doğuracak. Geçmiş iktidarlar, bankaları, medyayı, büyük şirketleriyle bir yolsuzluk ekonomisi yarattı. Tüm bunlardan hesap sorulması gerekiyor. HSYK ele geçirildiğinde sadece Yargıtay ve Danıştay yeniden yapılanmayacak, hükümetin yürüttüğü siyaseti, özelleştirmeleri engelleyen güçlerde devreden çıkacaklar. Bu nedenle bu seçimler çok önemlidir. Bundan sonraki seçimler nasıl olursa olsun bu seçimde kazanmak zorundayız. Her ne pahasına olursa olsun kazanmak zorundayız. Ben Yarsav'ın kazanacağı bir sabaha uyanacağıma, şeytanla bile iş-birliği yaparım. Bu nedenle, bu seçimde bakanlığa destek verilsin. Sonraki seçimlerde her şey olabilir. Fakat bu seçimde hiçbir aykırı sese tahammülümüz olamaz. Buna zarar verecek şekilde ayrı liste, program açıklanmasın. Biz bu listeye dâhil olabilecek iki kişiyi belirleyelim ve kesinlikle alternatif bir listeyi önleyelim. Çünkü kazanmaktan başka çaremiz yoktur.

* Teklif, bizzat teklifin sahibi açısından dahi mantıksal değil. Kaybetme korkusu yaygınlaştırılarak sağlıklı karar almamız engellenmeye çalışılıyor.

Kıdemli bir Hâkim:

Burada bir karar almak üzere toplandığımıza göre, ilk turda görüşümü açıklamaktan ziyade karar alma sürecimize dönük düşüncelerimi dile getirmek istiyorum.

Öncelikle söylenmem gereken şey şudur:

İnanç ve ilkelerimiz üzerinde akıl ve metanetten kopmaksızın ısrar göstermeliyiz. Bizi ilke ve inançlarımıza bağlılığımızla sınamaya kalkışanlara karşı hemen ilkelerimizi terk edip büyük güçlere sığınmaya çalışarak cevap vermemiz hiç doğru olmaz. Bunu kabullenemeyiz. Bunun karşısında hem soğukkanlılıkla ve hem de cesaretle durmalıyız. Bunun için de bildiğiniz gibi doğru ve sağlıklı bir karar alabilmek için iki temel şart vardır. Birincisi karar alacak kişinin alacağı kararın kendi inanç, ahlâk, ilke ve değerleri ile uyumlu olması, ikincisi ise bu kararı sağlıklı bir ortamda, yani aklı devre dışı bırakacak unsurlardan arınmış bir ortamda almasıdır. Yani karar alırken aklın; öfke, korku, endişe, aşırı sevgi, intikam vs. duygularıyla gölgelenmediği bir ortam olması gerekir. Nitekim "Öfkeli iken karar vermeyin" hadisi de bunu ifade eder.

Bu nedenle Dernek adına karar alacağımıza göre; öncelikle alacağımız kararın, Derneğimizin ilke ve amaçlarına; tüzüğüne ve bugüne kadar sergilediği tutuma uygun olması gerekir. İkinci önemli şart ise, şu ânda bakanlık bürokratları tarafından yoğun şekilde pompalanmaya çalışılan korkulardan uzaklaşmak ve sü-rece metanetle yaklaşmaktır. Aksi durum korkularımıza teslim olmak anlamına gelir.

• Bir tek saniye dahi beklemeden listemizi ve programımızı açıklamalıyız.

Kıdemli bir hâkim:

Ben bu teklif nedeniyle bir saniye dahi düşünmememiz gerektiğine inanıyorum. Bağımsız olarak seçime girmeliyiz. Bizi bugüne kadar sürekli yeni bahanelerle oyaladılar. Biliyorsunuz, en son Bursa'da bir toplantı yapmıştık. Orada, temel ilkelerimizi ortaya koyduk. O toplantıda bizden süre istemişlerdi. Biz de kabul etmiştik. Fakat şimdi daha iyi anlıyoruz ki Bursa toplantısından bugüne kadar geçen iki haftalık süre sadece bizi oyalamak içinmiş. Bunlar bizi kandırmaya çalışıyorlar. Bu nedenle, artık, bu işe bir son verelim ve teklife hayır deyip bir tek saniye dahi beklemeden listemizi ve programımızı açıklayalım.

Kaynakça
Kitap: Yargı Meselesi Hallolundu! Yargıçların "Eşekli Demokrasi" ile İmtihanı
Yazar: Orhan Gazi Ertekin
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Türk Yargısı ve Demokratik Sistemi Nasıl Siyasallaştırıldı?

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir