Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Manavlar Yörükleri (Perakende) Aşireti

Burada Türkmen Aşiretleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Manavlar Yörükleri (Perakende) Aşireti

Mesajgönderen TurkmenCopur » 18 May 2011, 19:33

CEMAATTAIFEGRUPBOYSHMYURTSANCAKKAYNAK
Manavlar Yörükleri (Perakende)Cemaatiİçel YörükleriManavlar Yörükleri-T51-İçel S.- Anamur Kaz.BOA, A.DFE, nr. 766, s. 36, Tarihsiz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Manavlar Yörükleri (Perakende) Aşireti

Mesajgönderen TurkmenCopur » 18 May 2011, 20:18

Manavlar

Manavlar, özellikle Batı Anadolu'da yoğunlaşan Türkmen Türk soylu halk. Türkologlar'a göre Manavlık, Anadolu'da ilk yerleşik hayata geçen Türkleri tanımlamada kullanılan bir sıfattır. Bu sıfat, yerleşik hayatı benimsemiş Türkmen,Yörükler'i, Osmanlı'nın son dönemlerinde yerleşik hayata geçmeyen Tükmenler'den ve Anadolu dışındaki Osmanlı topraklarından gelen müslüman halktan ayırmak için kullanılmıştır.

Manavlar hakkında en çok kabul edilen bilimsel görüş göçebelikten vazgeçmiş Yerliler, tarla,bahçe tarımı ve küçük ticaretle ve el sanatlarıyla ugraşan Yörüklerdir.

Ancak manavların orjini hakkında genel bilimsel çevrelerce kabul edilmeyen alternatif görüşler de bulunmaktadır. Bu farklı görüşün başında, Manavlar'ın Türkler'in Anadolu'ya gelmesiyle Rum ve Anadolu halkının Türkleşmesi sonucu ortaya çıktığına yöneliktir. Burada Rum ve Anadolu halkının kendi dillerini unutarak Türkçe konuşmaya başlamasının nasıl olduğu belirsizdir. Bu görüşe göre Manavlar, bin yıllık süreç içerisinde Türk kültürünün bir parçası olmuşlardır.

Manav tarihini araştırmak için Rum Selçuklu döneminin ve Haçlı Seferleri döneminin iyi analiz edilmesi gerekir. Günümüzde Rum Selçuklu'nun özellikle etkili olduğu Güneydoğu Marmara ve İç Anadolu bölgesinde Manav adı verilen grubun yoğunlaştığı görülmektedir. Selçuklu döneminde Güneydoğu Marmara ve İç Anadolu'ya sahip Rum Selçukluları döneminde Anadolu halkı Haçlı seferlerinden büyük zarar görmüş, pek çoğu katledilmiş ve giderek Selçuklu safına yönelmişlerdir. Kuşkusuz ki, Güneydoğu Marmara ve İç Anadolu bölgelerinde Konya, İznik, Bursa gibi kentlerin çevresine yerleşen Selçuklu-Oğuz ve İrani unsurlar ile kaynaşmışlardır.

Bugün yapılan araştırmalarda, Türkiye'nin farklı köşelerinde manav kavramının farklı anlamlarda kullanıldığı sonucuna da ulaşılmaktadır:

Özellikle Güney Marmara ve Ege köylerinde 17. yüzyılda yörüklerin zorla iskan edilmelerine karşılık, önceden kendi isteğiyle bölgeye yerleşmiş olan Türkmen boylarının; zorla iskan edilenlerden kendilerini ayırt etmek için kendilerine manav dedikleri tespit edilmiştir. Hatta 16. yüzyılda yerleşik düzene geçtiği tespit edilen bazı Türkmen aşiretleri kendilerine 17. yüzyıldan sonra manav demektedir. Aynı şekilde, 17. yüzyıldan sonra zorla yerleşik hayata geçen yörükler, kendilerinin artık manav olduğunu dile getirmektedirler. Güney Marmara'da manav "Yerleşik hayata geçen yörük" anlamında kullanılmaktadır. Örneğin; Balıkesir'de böyledir.

Batı Anadolu'nun bazı köylerinde yapılan araştırmalarda ise Manavlar'ın sürekli Balkanlara ve Peçenek-Kumanlar'a atıf yapması ve kendilerini Peçeneklerle özleştirdikleri görülmektedir. Balkanlardan gelen Türk anlamında kullanılmaktadır.

Akdeniz bölgesinde ve Batı Anadolu'da yerli olmaktan ziyade ovalarda yaşayan Türkmen aşiretleri anlamında "manav" tabiri kullanılmaktadır.

İç Anadolu ve Güneydoğu Marmara'nın bir kısım yerleri ile Batı Karadenizde ise "eskiden beri yerli, Anadolulu" anlamında kullanılmaktadır.

Bu yüzden, Manavlar için tek bir çıkarsama yapmak doğru değildir. Günümüzde manavlar, Türk etnisitesinin bir kısmını oluşturan etnik grup ve etnik gruplardır.

Osmanlı'nın yıkılmasından sonra ise Balkan, Karadeniz, Kırım veya Kafkas Muhacırlerinden olmadığı yönünde ve muhacırlık kavramına karşı kullanılan bir kavram olarak kısmen de olsa anlam kayması yaşamıştır. Zira, Osmanlı'nın ilk ve orta dönemlerinde manavlık daha çok, "göçebe hayat/yörüklüğe devam eden/özel hukuk tanımayan" kavramının zıttı anlamında kullanılmakta idi.

Etimoloji: Manav Sözcüğü

Manav sözcüğünün kökeni hakkında iki görüş bulunmaktadır. Birincisi Yunanca kökenli olduğu, diğeri Türkçe kökenli olduğu yönünde. Bunun dışında etnik grup anlamında bir iş kolu olan manav faaliyetlerinden alıntılandığı da belirtilmektedir.

Yunanca Kökenli Olduğu Görüşü:

Manav kelimesi, Yunanca asıllı bir sözcük olup, Türkçe'ye Ortaçağ'da geçmiştir. Yunan dilinde manavis, "100 yıldan önce" anlamına gelmektedir. Uzun süredir belli bir bölgede yaşayan halk için, "bilindi bilineli burada yaşayanlar" anlamında kullanılmaktadır.

Türkçe Kökenli Olduğu Görüşü:

Bu görüşe göre, manav sözcüğü manaptan veya managtan gelmektedir. Manap kelimesi, öz-Türkçe bir sözcüktür. Zira, "Manap" ifadesine "Orhun kitabeleri"nde de rastlanmaktadır ve Bey anlamına gelmektedir. Bu yüzden Manav sözcüğünün; Türkistan’daki Kazak-Kırgız ve Sibirya’daki Yakut (Saha) Türkleri’nde kullanılan, koruyucu soylu kişi ve boy beyi anlamına gelen “Manap” ve “Manag”dan geldiği sanılmaktadır.

Eski Türkçe’de “v” sesinin olmamasından dolayı, “Manap” sözcüğündeki “p” ve “Manag” sözcüğündeki “g” sesinin yumuşayarak “Manav” sözcüğünün ortaya çıktığı düşünülmektedir. (Örneğin; berim=verim, takuk=tavuk, kagun=kavun vb gibi.) “Manap”ın; Çağatay Türkçesi’nde “asilzâde, asâlet, beyzadelik”, Kırgız Türkçesi’nde “feodal kabilelik üst tabakasının mümessili” veya “Kırgız Lideri”, Kazak Türkçesi’nde “ağa, bey” ile “Manag”ın; Yakut (Saha) Türkçesi’nde “koruyucu, güdücü, bakıcı” anlamlarını taşıması ve de Türkistan’ın kuzey bozkırlarında yaşayan Kırgız ve Kazakların boy ve oymak başlarına “Manap” demeleri ile 1860’larda Kırgızlar’dan Bugu (Geyik) kabilesi ve Sari Bağış boylarının başlarında Manapların yer alması olguları da, “Manavlar=Yerli Türk/Türkmen” görüşünü desteklemektedir.Kırgızistan'daki Manas destanında yer alan ve soylu beylere verilen Manap ifadesi de bunlara ilave edilebilir.

İş Kolundan Türediği Görüşü:

Diğer bir yanda, "manav" sözcüğü, Türkçe'de çiftçilikle uğraşan ve geçimini ürettikleri ürünleri satarak geçinen anlamına da gelmektedir. Anadolu'ya ilk göçen Türkmenler, yerleşik hayata geçip tarım faaliyetlerine başlamış olmalarından bu sözcük kullanılmış olabilir. Bu görüşü destekleyen bir durumda, Osmanlı kayıtlarında saraya ve İstanbul'a sebze-meyve temin eden köylere "manav köyleri" tabiri kullanılmasıdır. Zira hayvancılığın yapıldığı köylere "kasap köyleri", arıcılığın yapıldığı köylere "kovan köyleri", ormancılığın yapıldığı köylere "tahtacı köyleri" şeklinde tabirlerin kullanıldığı görülmektedir. Bu görüşe göre manav sözcüğünden, tarımla uğraşan Türkmen köylerine takılan bir lakap kastedilmektedir. Daha sonra bu köyler, 18.yy'la birlikte muhacırlerden, hala konar-göçerliğe devam eden Türkmenlerden ve Anadolu'ya gelen diğer unsurlardan kendilerini ayırt etmek için manav lakabını ön plana çıkarmaya başladılar. Zira günümüzde Anadolu'da kendilerini Kasap, Kovan veya Tahtacı olduğunu söyleyen topluluklar da vardır.

Manav Tabirinin Yer Aldığı İlk Belgeler

Bizans kayıtlarında, Manav tabiri; 1291 tarihindeki kayıtlarda geçmektedir. Yıldırım Bayezid döneminde İstanbul’un alınması amacıyla yapılan kuşatma kaldırılırken, yapılan anlaşma gereği Sirkeci’de bir Türk mahallesi kurulması şartına uygun olarak Göynük ve Taraklı’dan 760 hane Manav İstanbul’a yerleştirilmiştir. Yani İstanbul’a yerleştirilen ilk yerleşmiş Türklerin, bu yöreden giden “Manavlar” olduğu kaynaklarca da doğrulanmaktadır.

Türkmen Kökenlere Dayandıkları Görüşü

Anadolu'ya göç ederek gelen Türkler'den bazıları yerleşik hayata geçerek tarım faaliyetlerinde bulunmaya başlamışlardır. Buna bağlı olarak manavlık, “Batı Anadolu’ya dışarıdan gelen (göçmen/muhacir) ve göçebelikten yerleşmiş (Yörük) nüfus dışında eskiden yerleşmiş köylere / köylülere verilen ad veya “Yerli Halk”, “Yerleşik Türk / Türkmen Topluluğu” ya da “Yerli olan, muhacir olmayan” ve yahut “hareketli nüfusa karşın yerini değiştirmeyen, devamlı olarak orada oturan “Türkçe dışında dil bilmeyen” topluluk üyeleri olarak tanımlanmaktadır. Bu yaklaşıma göre Manavlar, Anadolu Selçuklu'nun bakiyesi olan Türkmen halk ile Osmanlı döneminin 17. yüzyıl öncesi yerleşen Türkmen halkıdır.

Balkanlara Karadeniz'in kuzeyinden gelen ve Hıristiyanlığı kabul eden Peçenekler ve Kumanlar gibi Türk toplulukları da dönem dönem Bizans tarafından Anadolu'ya yerleştirilmiştir ve bu toplulukların, yerleşik hayata geçen Oğuz Türkleriyle kaynaşarak bir kısım Manavları oluşturduğu da düşünülmektedir.

Cevdet Türkay'ın "Osmanlı İmparatorluğu'nda Oymak, Aşiret ve Cemaatlar" adlı eserinde belirtilene göre Manavlar "İçel sancağı, Anamur kazası (İçel sancağı), Manisa kazası (Saruhan sancağı) Düşenbe kazası (Ala iye sancağı) gibi yörelerindeki yörükan taifesidir." Diğer bir deyişle, Manavlar aslında göçebe Türkmenler olup Anadolu'nun çeşitli yerlerine dağılmış bulunmaktadırlar.

Dayanakları

Bazı araştırmacılara göre Manavların, Türk soylu olduğunu gösteren en önemli delil, Mongolid karakteristikleridir; Manavlarda gözlerdeki çekiklik ve yuvarlak yüz hatları hemen farkedilebilir.

Araştırmacılara göre başka bir delil ise, manavların eski sosyal yaşamda büyük önem tutan ipek böcekçiliğidir. Özellikle Marmara Bölgesi'ndeki manav köyleri Orta Asya'dan gelen alışkanlıklarıyla ipek böceği üreticiliği yapmaktadır. Örneğin; Osmanlı döneminde Bursa'daki ipek kumaşların üretiminde bu ipek böceği üretimini yapan manav köylerinin payı büyüktü. Son yıllara kadar manav köylerinin en büyük geçim kaynağı ipek böcek yetiştiriciliğiydi ve hala bunu sürdüren köyler mevcuttur.

Manavlar, Türkçe'den başka bir dil anlamazlar. Türkçe'den başka sözcükler-ünlemler kullanmazlar. İkinci dilleri ya da mahalli dilleri yoktur.

Geçmişte, yerleşik hayata geçen veya Yerleşik düzene adapte olan Türk toplulukları, Konar-Göçerliğe devam eden Yörük-Türkmen toplulukları ile sorunlar yaşamışlardır. Hatta, Manavlar, konar-göçerliğe devam eden Yörük-Türkmen grupları tarafından yerleşik hayata geçtikleri için küçümsenmişler ve her zaman alaya alınmışlardır. Çoğu zaman Konar-Göçer Yörük ve Türkmenler, göç yolunda karşılarına çıkan yerleşik (manav) Yörük ve Türkmen köyleriyle ters düşmüşlerdir. Bazı zamanlar, Konar-Göçer gruplar manav köylerini talan etmişler ve yerleşik köyler üzerinde baskı kurmuşlardır.

Son derece uysal, mülâyim ve başkası tarafından söylenenlere fazla karşı çıkmayarak yani tartışmayarak geleneksel yaşamlarını sürdüren Manavlar kendi ifadeleri ile; “yedi kez düşünmeden adım atmayan”(yavaş davranan) bir yapıya sahiptirler. Bu uyumlu ve uysal yapıları, başkalarına “sen bilirsin” ya da “siz bilirsiniz” ifadesinin sık kullanılmasında da kendini göstermektedir.

Osmanlı döneminde Manavlar, uzun yıllar Rum köyleri ile komşuluk yapmışlar ve uyumlu kişilikleriyle onlarla iyi geçinmeyi başarabilmişlerdir. Ancak kız alıp verme konusunda son derece tutucu davranıp Rumlarla kaynaşmamış ve kendi geleneklerini koruyabilmişlerdir.

Birinci Dünya savaşı sonucunda Osmanlı'nın gittikçe toprak kaybetmesiyle, eski Osmanlı topraklarından Boşnak, Arnavut, Çerkez , Laz, Gürcü gibi anadili Türkçe olmayan göçmenler ile Muhacir diye adlandırılan ve Balkanlar'dan gelen Türk kökenli gruplar Anadolu'ya göçmüşlerdir. Bu dönemde yerli köyler kendilerini göçmenlerden ayırmak anlamında Manav olduklarını belirtmeye başlamışlardır.

Manavlar dışa açılmayı pek tercih etmediklerinden uzun yıllar bu Müslüman göçmenlerle dahi evlilik yapmamışlardır. Manavlar geleneklerine bağlı olduklarından daha çok köy yaşamını tercih etmişlerdir. Şehirlerde da yaşayanları azımsanmayacak kadar çoktur.
Yaşayış Tarzlarındaki Benzerlikler

Manavlar'ın gelenek-görenek itibariyle ve yaşam biçimi itibariyle incelendiğinde, kültür bakımından Yörükler ile çok büyük bir farklılık olmadığı görülmektedir. Farklılaşma noktası, yerleşikliğin getirdiği özelliklerde görülür.

Manav köyleri genelde düzlük ve ova yerleşmeleridir. Manav köyleri plansız ve gelişigüzel oluşmuş köylerdir. Evler derme çatmadır. Belirli bir plan yoktur. Köylerdeki ve evlerdeki plansızlık göçebe hayatın en büyük izleridir. Köyler genelde, her gelenin plansızca yerleştiği bir öbek şeklindedir.

Muhacır köyleri ile karşılaştırıldığında, oldukça bakımsızdır. Çevredeki düzenli, bakımlı Muhacır Türk köylerinden hemen ayırt edilebilir.

Manav köylerinin beslenme alışkanlıkları ile Yörükler’in beslenme alışkanlıklarında çok büyük farklılık yoktur.

Güney Marmara'daki manav köyleri ile Antalya, Bergama ve Mersin civarındaki manav köylerinde gerekse Kastamonu manav köylerinde; "bengi", "mengi" veya "bengü" adı verilen "Şaman" izlerinin bulunduğu ritüelleşmiş oyunlara rastlanmaktadır. Bu veri, Anadolu'daki manavlar'ın ortak özelliklere sahip olduğu ve Orta Asya kültürüne sahip olduğunu göstermektedir.

Manav köylerindeki "Eşikte yani kapıda oturulmaz", "eşiğe basılmaz", "yanan ateş söndürülmez" biçimindeki manav inanışlar, Şaman dönemini izlerini yansıtmaktadır.

Manav köylerinde şehirlerde kullanılmayan "8. ve 9. yüzyıl Türkçesi"ne ait sözcüklere de rastlanır: "künge", "kiğiz", "katun", "yavuz", "yavuklu", "eybek", "yaşmak", "pörtlek", "zorbek", "aka", "ani" gibi...

Özellikle Bursa, Kirsehir,Eskişehir,Bilecik, Konya ve Sakarya ile bazı Balıkesir manav köylerinde oyunlar yörüklerde olduğu gibi "kaşık"la oynanmaktadır.

Tüm manav köyleri dini açıdan "Sünni-Hanefi"dir.

Manavların Kökeni Hakkında Farklı Görüşler

'1. Görüş = Manavların Türkleşmiş ve Müslümanlaşmış Rum ve Anadolu halkı olduğu' Bu görüşlerin başında Manavların, Selçuklu döneminde Anadolu'da müslümanlığı kabul eden yerli Rum ve Anadolu halkı olduğu görüşü gelmektedir.[kaynak belirtilmeli] Buna göre, Fırat nehrinin batısındaki halklar, Türkmen ve İslam istilası karşısında İslamiyeti kabul edip Türkleşmişlerdir. Türklerin yönetimi öncesi dönem olan Roma döneminde ise Anadolu'da İyon kültürü baskın kültür olmuş, Anadolu'nun tüm halklarını İyon=Rum medeniyeti altında birleşmişti. 10. yy'dan sonra Anadolu'da İslam ve Türk kültürü baskın kültür olmuş ve Anadolu'nun tüm halkları Türk-İslam medeniyeti altında birleşmiştir. Bu görüşe göre manavlar "Anadolu Türkü" olarak tanımlanabilir.

Bu görüşü ileri sürenler, Türkçedeki "manav" sözcüğü ile Rumcadaki "manavis" sözcüğünün aynı kökenden geldiğini ve Rumların bazen kendilerinin manav olarak da nitelendirdiğini de belirtmektedir.

Bu görüşe karşıt eleştiriler, manavların Müslümanlaşan Rumlar olmadığını gösteren tutarsızlıkların bulunmasına yönelik getirilir:

- Bu görüşün temel tutarsızlığı, Anadolu'nun yerli ve medeni halkının nasıl olur da kendi dilini kaybedip asimile olabileceği sorusunun yanıtlanamamasıdır. Anadolu kültürüne göre daha düşük seviyede ve göçebe kültüre dayanan Türk kültürü, yerli kültürü nasıl ekarte edeceği sorusunun karşılığının olmamasıdır.

- "Köklü bir geçmişi ve dili olan Rumlar, kendi dillerinden tamamen nasıl uzaklaşıp göçebe dilini kullanmaya başladılar? Hiç olmazsa pekçok Rum sözcüğün, gramerin ve cümle yapılarının Manav köylerinde kullanılması gerekmez miydi?" sorusunun cevaplanamaması.

- "Rumların Güçlü Ortodoks yapıları ve İstanbul Patrikhanesi, Türklerin asimilasyonuna ve istilasına karşılık veremedi mi? Manavların inançlarında Ortodoks-Hristiyan izlerine niye rastlanılmamaktadır?" sorularının cevaplanamaması.

Onlara göre, Manavların, müslümanlaşmış Rum olduğu görüşü özellikle Kurtuluş Savaşı yıllarında İngilizler ve Yunanlar tarafından çıkarılmış ve Anadolu'da benimsetilmeye çalışılmıştır. Buna göre İngilizler, Batı Anadolu'da daha geniş bir parçayı Yunan kontrolüne verebilecekti. Siyasi amaçlar uğruna türetilmiş bu görüşün hatalı olduğu, Manavlar üzerinde Kurtuluş Savaşı'ndan sonra yapılan araştırmalarla ve folklorik-antropolojik alan çalışmalarıyla ortaya konulmuştur. Manavlarda özellikle Şamanizm'in yansımaları ve Dil-Fonetik özellikleri, Rum ya da Anadolu halkı olduğu görüşünün karşısına çıkmaktadır.

2. Görüş = Bir kısım Manav halkının Peçenek-Kuman kökenli olduğu

Rum medeniyetinin içinde Balkanlar'dan gelip Bizans kralı tarafından Anadolu'ya yerleştirilen ve doğudan gelen akınlardan korunmak amacıyla yerleştirilen sayısı azımsanmayacak kadar Türki Peçenek-Kıpçak-Kuman-Uz topluluğu da vardı. Bizans kayıtlarına göre, Müslüman-Türkler Anadolu'ya gelmeden önce binlerce Türkçe konuşan insan da yaşamaktaydı. Buna göre bir kısım Manavlar, bu Türklerin devamıdır.

3. Görüş; Bu konuda en açık ve somut bilgiyi manav köylerinden edinebiliriz. Örneğin;

Bolu ili, Gerede ilçesi'ndeki halkın bütünü manavdır. Ancak köy isimlerinin nerede ise tamamı oğuz ismidir. Kayı(3-4 köy), Salur, Bayat ( yakaboy veya Yaka bayat, 2 köy), Avşar(3 köy), Eymür, karaevli,yazır veya yazı ile başlayan köyler(3 köy) ve yine büyük türkmen aşireti olan Halaç ismini taşıyan köy, sungur, yeniyapar gibi köy isimlerine bakarsanız bu insanların kesinlikle Oğuz olduğunu görürsünüz. Bu isimleri Sakarya, İzmit, Kirsehir, Eskişehir, Kastamonu, Bursa, Balıkesir, ve güney illerindeki manav köylerinde de çok rahat bulabilirsiniz. Dolayısı ile; manavlar anadoluya ilk yerleşen Selçuklu bakiyesi oğuzlardır ifadesi doğrudur.

Manavların Yaşadığı Yerler

Kendilerini Manav olarak ifade eden Türkler ağırlıklı olarak Batı Anadolu,Ic Anadolu,Marmara ve Guney-Dogu Anadolu bölgesinde yaşamaktadır. Manavlar'ın ve manav köylerinin bulunduğu iller şöyledir. Lakin, farklı yörelerde manav sözcüğü farklı anlamlarda kullanılabilmektedir:

Adana : İmamoğlu ve Ceyhan ilçleri
Sakarya
Düzce :Akçakoca,Konuralp ve Yığılca
Eskişehir
Bolu: Bütün ilçeleri
Bilecik
Bursa: Çağlayan,Dereçavuş,Ahmetbey,Aksungur,Nilüfer,Dedeköy,Mürsel Köy...
Karabük
Kocaeli: İzmit, Gebze(Cumaköy), Körfez, Kandıra, Karamürsel(Akçat, Ereğli Beldesi),Gölcük
Balıkesir: Merkez, Bigadiç, İvrindi, Balya, Kepsut, Havran, Burhaniye, Susurluk, Gönen, Edremit, Sındırgı, [[Bandırma],](Savaştepe-Sarıbeyler)
Çanakkale: Çan, Yenice, Ezine, Bayramiç
İstanbul: Şile, Ağva,Akçakese.İmrenli.Kabakoz,Çayırbaşı,karacaköy,karabeyli,bozkoca,şuayipli,gökmaslı,sofular,Geredeli,.Osmanköy, Ömerli, Öğümce, Bozhane, Göllü, Kılıçlı, Karakiraz, Kurna, Sahilköy,Sarıkavak,Hüseyinli,kızılcaköy,kurfallı
Tekirdağ
Kırklareli
Manisa
İzmir
Antalya, Manavgat
Konya
Afyon
Uşak
Kırşehir: Merkez, Kaman,(Tepeköy ve civari koyler),Mucur, Çiçekdag, Boztepe[kaynak belirtilmeli]
Kütahya
Ankara: Merkez,Nallıhan, Kuzucular, Aşağı Kavacık,Yukarı Bağlıca
Zonguldak
Kastamonu
Mersin
Isparta
Burdur
Muğla
Yalova
Diyarbakır: Çermik, Çüngüş

http://tr.wikipedia.org/wiki/Manavlar
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Manavlar Yörükleri (Perakende) Aşireti

Mesajgönderen TurkmenCopur » 18 May 2011, 20:19

Dulkadirli Türkmenlerindendir:

Kuzkız, Kırgız
Kürt Mihmatlu
Kürt Pendek
Kütlü, Kürtlü
Lekvanik
Makberli
Manavaklı
Bunlar da eski bir bakiye olmalı. Orta Asya’da tarımla uğraşan Türkmenlere “Manav” dendiğine göre, bu ismin değeri daha iyi anlaşılır.

http://turkmens38.wordpress.com/2009/08 ... 16-yuzyil/
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Manavlar Yörükleri (Perakende) Aşireti

Mesajgönderen avşar » 18 Kas 2011, 00:56

İstanbulda Ömerli Barajı çevresindeki köylerde Manavdır Kurna ve Kurtdoğmuş köyleri bunlardan biridir ancak Kurtdoğmuş köyünün adı neiye geçmiyor anlamadım.
Kullanıcı avatarı
avşar
Çavuş
Çavuş
 
Mesajlar: 75
Kayıt: 25 Nis 2011, 11:45


Dön Türkmen Aşiretleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir