Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Doğu Milletlerine Örnek ve İlk Kıvılcım

Burada Günümüzdeki Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuruluş Tarihi ve Kurtuluş Savaşı'mız hakkında konular bulabilirsiniz

Doğu Milletlerine Örnek ve İlk Kıvılcım

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Nis 2011, 18:33

Doğu Milletlerine Örnek ve İlk Kıvılcım

Şimdi de, Kurtuluş Savaşımızın kime cesaret ve umut verdiği üzerinde duracağız.

Tasfiyeci şeflerin iddiası şudur:

«Kurtuluş Savaşımız... 'Asya'nın ezilen haklarına' değil, Asya'nın korkak burjuvazisine ve bir de emperyalist ülkelerin mali oligarşisine 'cesaret ve umut' vermiştir!» (İ. Kaypakkaya, s. 131)

Sözü uzatmadan o zamanın devrimcilerine bırakacağız. M. Suphi, Stalin'in kendisine Kurtuluş Savaşından «bütün Doğu milletleri için uyulacak bir örnek» olarak söz ettiğini naklediyor.
M. Suphi, Kurtuluş Savaşını bütün ezilen halklara örnek gösterme fikrini yazılarında sık sık tekrar ediyor.

Sözgelimi bir yazısında, bunun iki temel görevden biri olduğunu belirtiyor:

«...Sosyal devrim karşısında Türkiye Komünist Partisine düşen görevi, yağmacı emperyalizmin bütün baskılarına rağmen ayaklanıp varlıklarını ispat eden Anadolu ihtilalcilerine ve ihtilalcileri temsil eden Büyük Millet Meclisi hükümetine içtenlikle yardım etmek ve Anadolu'daki bu hareketi. Doğunun diğer ezilen ve uygar millet ve hükümetlerine bir örnek olarak göstermekle özetleyebiliriz.»

Aynı şekilde Şefik Hüsnü, Milli Kurtuluş Savaşımızın boyunduruk altındaki ülkelerin halk kitleleri üzerindeki derin etkisini şöyle belirtmektedir:

«Türk milliyetçilerinin 1922 yılında kazandığı büyük başarılar, boyunduruk altındaki bu kitlelerin henüz uyanmamış olan milli kurtuluş duygularını kamçıladı. İşte Arap ülkelerinde sonu hala gelmeyen peşpeşe isyanlar zincirinin nedeni budur.»

Stalin, Kurtuluş Savaşımızı, milli meselenin dünya çapında bir mesele haline gelmesinde rol oynayan üç büyük etkenden biri olarak değerlendiriyordu. Diğer etkenler, emperyalistlerin asker deposu olarak sömürgelere el atmasının yarattığı tepki ve Sovyet devrimidir. Stalin'e göre milli mücadelemiz, kurtuluş savaşlarının «ilkönce kı-vılcımlar, sonra alevler halinde», yeryüzünü sarmasında bu kadar önemli bir rol oynamıştı, yani bir ilk kıvılcım olmuştu.

Stalin şöyle diyordu:

«Türkiye böyle bir duruma boyun eğemezdi; mücadele bayrağını kaldırdı ve emperyalizme karşı Doğu halklarını etrafında topladı.»

Dünyanın ezilen halkları, Kurtuluş Savaşımızı coşkunlukla karşıladı. Kurtuluş Savaşımız, Ekim Devriminin ezilen halklara yaptığı «emperyalizme başkaldırma çağrısına» halkımızın verdiği bir cevaptı. Türkiye halkları bununla ne kadar öğünseler yeridir. Çünkü Türkiye'nin emperyalist işgale başkaldırması, bütün ezilen milletler için cesaret ve umut kaynağı oldu. Hindistan'dan Mısır'a kadar birçok ezilen ülkede, Kurtuluş Savaşımız güçlü bir yankı uyandırdı. Anadolu'daki milli hareketin, İngiliz sömürgelerinde nasıl kaynaşmalara yol açtığını, yukarda Stalin'in sözleriyle belirtmiştik. Gerek Komünist Enternasyonal ge-rekse Bakü’de toplanan Doğu Milletleri Kurultayı, Kurtuluş Savaşının Doğu milletlerinin ayağa kalkmasında oynadığı rolü vurgulamışlardı. Türkiye halkının elde silah emperyalizme karşı savaştığı yılları bir yana bırakalım, savaş sonrası yıllarda bile dünya Marksist-Leninistleri, Türkiye'yi Doğu halkları için bir dayanak ve esin kaynağı olarak görüyorlardı.

Örneğin Dimitrov 1925 yılında şöyle yazıyordu:

«Yeniden milli doğuş' Türkiye'si,... İngiliz ve Fransız emperyalistleri tarafından köleleştirilen Müslüman halklar için önemli bir dayanağı temsil etmektedir.»
Bütün bunlar, Kurtuluş Savaşımızın hangi dünyaya cesaret ve umut verdiğini gösteriyor. Tasfiyeci teorisyenler, Asya'nın korkak burjuvazisi ve emperyalistlerle, Lenin, Stalin, Dimitrov gibi devrimcileri ve ezilen halkları birbirine karıştırıyorlar. Çünkü Troçkist bir bakış açısına ve felsefeye sahiptirler.
Ezilen ülkelerin burjuva devrimcileri bile, Kurtuluş Savaşının etkisini yüreklerinde duymuşlardır. Troçkistler ise, 'proleter devrimi olmayan her şey lekelidir ve kötüdür' mantığı ile hareket etmişlerdir. Onlar, burjuva kurtuluş hareketlerine yukardan bakan kibirli bir tavır almışlardır. Bu tavır, Marks'ın ve Lenin'in tavrının tam tersidir.

Troçkistler, burjuva kurtuluş hareketlerinin yalnız olumsuz yanını görmüşlerdir. Burjuva önderliğin aynı zamanda işçi ve köylülere karşı olan yönüne dikkat çekerek, emperyalizme karşı verilen mücadeleleri tamamıyla inkar etmişlerdir. Masa başında oturup yazı yazarken, «keskin» gözükmek amacıyla her şeye kara çalmak kolaydır. Fakat bu, mücadele cephesinde olanların davranışı değildir. Mücadele içinde olanların tutumu, Lenin ve Stalin'inki gibidir. Onlar, dünya devrim hareketine ve Sovyetler'in yaşamasına katkıda bulunan Kurtuluş Savaşımıza büyük değer vermişler ve bu savaşı sömürgelerin kurtuluş mücadelelerinin bütün yeryüzünü sarmasında önemli bir etken, bir ilk kıvılcım olarak görmüşlerdir.

Kaynakça
Kitap: Kemalist Devrim
Yazar: Doğu Perinçek
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1919-1923: Türk Kurtuluş Savaşı

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir