Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Ermeni-Kürt İşbirliği

Burada Osmanlı İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Ermeni-Kürt İşbirliği

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Oca 2011, 01:39

ERMENİ-KÜRT İŞBİRLİĞİ

Osmanlı Devleti'ni resmen parçalayan Sevr Antlaşması 10 Ağustos 1920'de imzalandı. Emperyalistlerin Barış Konferansı dedikleri bir sürecin sonunda imzalanan bu yıkıcı anlaşmadan önce; Ermeniler ile Kürtler; Türk topraklarında Ermenistan ve Kürdistan isimli iki ayrı devlet kurmak için anlaşmışlardı bile.

Bunlar; Barış Konferansı'na verilmek üzere aşağıdaki önergeyi hazırlamış ve imzalamışlardı:

"20 Kasım 1919- Paris Büyük Barış Konferansına, Bay Başkan!
Bizler, aşağıda imzası bulunanlar Ermeni ve Kürt uluslarının temsilcileri Büyük Barış Konferansına, iki ulusun da aynı ari kavminden ve çıkarlarının da aynı olduğunu ve aynı amacı, yani kendi bağımsızlıkları amacını güttüklerini belirtmekten şeref duyarız. Özellikle Ermeniler insafsız Osmanlı idaresinden kurtulmak çabasındadırlar ve genellikle de hem Ermeniler ve hem de Kürtler her iki ulusa da facialar getiren ' İttihat ve Terakki' komitesinin 'resmi' veya 'gayri resmi' kabinelerinin boyunduruğundan kurtulmayı zorunlu bulmaktadırlar.

Şu halde Barış Konferansından, aramızda tam anlaşmaya varmış olarak beraberce sizden ulusların hakları prensibine uygun olarak 'Birleşik Bağımsız Ermenistan' ve 'Bağımsız bir Kürdistan'ın yaratılmasını, kurulacak olan bu devletlerin, halklarımızın istekleri göz önüne alınarak, büyük devletler yardımını alabilmesinin teminini, bu konuda karara varılmasını ve de ülkemizin tekrar gelişmesi süresinde bu devletlerin gerekli olan ekonomik ve teknik yardımlarını esirgememelerini rica ederiz.
Delegasyonlarımız tarafından sizlere sırayla raporlar şeklinde sunulan aramızdaki anlaşmazlık konusu olan topraklara gelince, açık bir şekilde sizleri temin ederiz ki bunların bir çözüme bağlanmasını Barış Toplantısının kararlarına bırakıyoruz. Çünkü, verilecek kararın adaletli bir şekilde verileceğine eminiz.
Aynı zamanda her iki devletimizin de içinde yaşayan azınlıkların hukuki haklarına saygı göstermek konusunda tam bir birlik İçinde olduğumuzu da bildiririz.

İmzalar
Boğos Nubar: Ermeni Milli Delegasyonu Başkanı
Dr. H. Ohancanyan: Ermenistan Cumhuriyeti Delegasyon Başkanvekili
Şerif Paşa : Kürt Milli Delegasyonu Başkanı"

Bu önerge Barış Toplantısına sunulduktan sonra, Ermeni Cumhuriyetinin Washington elçisi Armen Garo (Dr. Karekin Pastırmacıyan) önergeyi imzalamış olan Boğos Nubar ve H. Ohancanyan'a karşı bir protesto gönderdi. Armen Garo'ya göre bu önerge ile Ermeni Ulusu, Kürt Ulusuna toprak konusunda belirli tavizler vermiş oluyor ve böylelikle tartışması gereksiz Ermeni toprakları üzerinde Kürtlerin müdahalesine kapı açılıyordu. Şüphesiz ki bu protestonun yapılmasına yol açan o dönemde Ermeni siyasi liderlerinin sahip oldukları genel fikirleriydi. Buna göre denizden denize Ermenilerin toprak haklan tartışma götürmezdi.

Garo Sasuni sonraki durumu şöyle anlatıyor:

"Sevr'de Ermenistan'ın bağımsızlığı ve özgürlüğü konusu ( herkesçe bilindiği gibi) kesin olarak imza edildi. Ermenistan Cumhuriyetinin batı ve güney sınırlarının tesbit edilmesi için ABD Reisicumhuru Wilson, hakim (arabulucu) olarak tayin edilmişti. Wilson aynı senenin sonbaharında Ermenistan'ın kesin sınırlarını müttefik kongresine sundu.
Bu sınır Trabzon ve Giresun arasında, Giresun'un 20 kilometre doğusundan başlayarak, Dersim'in doğu eteklerine, Erzincan'ın 20 kilometre batısına kadar inip sonra Erzincan'ın güneyinden Bingöl dağlarının güney eteklerine varır. Surp - Garabet dolaylarından güneye doğru Sasını sıradağlarının kuzey tepelerinden geçer ve Bitlis'in 20 kilometre güneyinden devam ederek İran sınırına ulaşır. Bu sınırlar içinde kalan Osmanlı Ermenistan'ı ve Kafkas Ermenistan'ı, Birleşik ve Bağımsız bir devlet oluşturuyordu. Kafkas Ermenistan'ı kısmının kuzey ve doğu sınırları ise ya Rusya ile ya da diğer bağımsız Kafkas Cumhuriyetleri ile sulh müdahalelerinin imzalanmasıyla nihai bir duruma geçecekti."

Yukarıda, birinci el Ermeni kaynağından aktarılan bilgiler; önemli bir olguyu ortaya koyuyor:

Ermenilerle Kürtler arasında kurulan bu birlik; Ermenistan ve Kürdistan projelerinin toprak alanları konusunda doğan anlaşmazlık yüzünden yürütülememiştir. Çünkü; Ermeniler; Kürtçülerin Kürdistan toprağı saydıkları bölgenin önemli bir bölümünü de istiyorlardı. İşte bu durumu bilen Mustafa Kemal Paşa; bu iki milliyetçi kesim arasına bıçak gibi dalarak onların ortak çalışma yapmalarını engellemeye başladı. Bunun için de milliyetçi Kürtlere karşı dindar Kürtleri kullanmaya çalıştı. Ayrıca; Hamidiye Alayları içinde yer alan aşiretleri de Ermenistan projesine karşı yönlendirmeye çabaladı. Böylece; Kürtleri ikiye böldü. Bunun sonucunda etnik milliyetçi Kürtler zayıfladı; hilafetçi Kürtler ise hiç değilse tarafsız konuma geçerek Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı başlatanlara dolaylı olarak destek vermiş oldular. Böylece de Sevr Antlaşması'na yerleştirilen Kürdistan projesi ile ilgili maddeler işe yaramaz hale getirildi.

Sevr'deki o maddeler şunlardır:

"Madde 62:

İngiltere, Fransa ve İtalya hükümetleri tarafından kendilerine yetki verilmiş üç üyeden oluşan bir komisyon İstanbul'a yerleşerek, anlaşma başkanlığının tüzüğüne göre belirtilmiş bulunan altı aylık süre içerisinde Fırat'ın doğusunda bulunan ve sınırları ileride saptanacak olan Ermenistan'ın güneyi ile Türkiye, Suriye ve Mezopotamya'nın kuzeyi arasındaki belirtilmiş bulunan ve Kürtlerin salt çoğunlukta bulundukları bölgeler için, anlaşmanın 27. maddesi II, 2 ve 3 derecelerine uygun olarak, dahili otonomi planını hazırlayacaktır. Herhangi bir sorun karşısında oy birliğine varılmaması halinde, komisyon üyeleri durumu kendi hükümetlerine ileteceklerdir.

Adı geçen plan, bu bölgeler içinde bulunan Süryani, Keldani ve diğer etnik, dini toplulukların tüm azınlık haklarını garanti altına almak zorundadır. Ve bu amaçla İngiliz, Fransız, İtalyan, Acem ve Kürtleri temsilen kurulacak bir komisyon, bizzat yerinde incelemelerde bulunacak ve gerek Osmanlı devleti dahilinde ve gerekse aynı şekilde İran sınırında yapılacak bir değişiklik söz konusu olursa, bu değişiklikler, anlaşmanın içeriğine uygun bir şekilde gerçekleştirilecektir.

Madde 63:

Osmanlı hükümeti şu andan itibaren, 62. maddesine göre kurulmuş bulunan her iki komisyonun bildirecekleri kararlara aynen uymayı ve bu kararları üç ay içinde tatbik etmeyi üstlenir .

Madde 64:

Antlaşma başkanlığının saptadığı tarihten itibaren geçecek en çok bir yıllık süreç içerisinde, eğer 62. maddenin kapsamı içinde bulunan Kürt halkı yani bu bölgede oturan halk çoğunluğu Osmanlı devletinden ayrılarak tamamen "BAĞIMSIZ" olmak arzusunu belirtirse ve Milletler Topluluğu Konseyine başvurursa ve eğer Konsey'de bu halkın bağımsızlık isteğini gerçekleştirebilecek kapasitede bulunduğuna inanırsa ve bunun yerine getirilmesini öğütlerse, Osmanlı devleti bu öğütlemeye aynen uymayı ve bu bölgedeki bütün hakları ve ünvanlarından vazgeçmeyi ve kendisini buna göre ayarlamayı şimdiden üstlenir.

Bu vazgeçme işleminin ayrıntıları, başlıca müttefik güçlerle Osmanlı devleti arasında varılacak özel bir sözleşmeye bağlanacaktır. Bu vazgeçme işi tamamlandıktan ve Kürdistan devletinin bağımsızlığı gerçekleştirildikten sonrada, bu bağımsız Kürt devletiyle günümüze kadar Kürdistan'ın bir parçası olan Musul ilinde yaşayan Kürtlerin kendi istekleriyle birleşmeyi istemeleri halinde müttefik güçler bu birleşmeye karşı hiçbir itirazda bulunmayacaklardır."

Elbette ki Ankara hükümeti; yani Mustafa Kemal hükümeti bu anlaşmayı tanımadığını ilan etmiştir. O sırada Rusya'ya hakim olan Bolşevikler de Sevr'i kabul etmemişlerdir.

Ermenilerle işbirliği yapan ilk grup ise Dersim'deki Kürtçüler olmuşlardır. Birinci Dünya Savaşı başladıktan sonra gerçekleştirilen bu işbirliğini, dönemi iyi bilen Dersimli Baytar Nuri ayrıntılı biçimde anlatmaktadır. Onun verdiği bilgiye göre; Dersim bölgesindeki Kürtçüler; Rus Kumandanı Lahof ve Ermeni Kumandanı Murat Paşa ile anlaşarak çekilen Osmanlı ordusuna saldırmışlar ve Ovacık bölgesinde Kürdistan adıyla geçici bir devletçik bile kurmuşlardır.

Türklere karşı, Ermeni ve Kürt milliyetçilerinin işbirliği; Ermenistan ve Kürdistan projeleri Mustafa Kemal tarafından Lozan Antlaşması ile çökertildikten sonra da devam ettirilmiştir.

Kaynakça
Kitap: DERSİM İSYANLARI VE SEYİT RİZA GERÇEĞİ
Yazar: Rıza Zelyut
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Osmanlı İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir