Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Dersim Bölgesinin Coğrafi Özellikleri

Burada Osmanlı İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Dersim Bölgesinin Coğrafi Özellikleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Oca 2011, 01:09

BÖLGENİN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ

1936'ya kadar Dersim adıyla anılan Tunceli; Türkiye'nin en vahşi coğrafyalarından birisini kaplamaktadır. Burası; eskiden ulaşılamaz, geçilemez bir bölge idi. Güneyden kuzeye ve batıdan doğuya yükselen il topraklarının % 70'ini dağlar, % 25'ini platolar, % 5'ini ovalar ve düzlükler oluşturmaktadır.

Dar, ilkel yolların ulaştığı geçitler, aşiretler tarafından tutulmuştu. Tümüyle Fırat Havzası içerisinde kalan il, doğal sınırlarla kuşatılmış yüksek bir bölgedir. Doğu Toros Dağlarının uzantıları doğu-batı yönünde uzanarak ilin kuzeybatısını, kuzeyini ve kuzeydoğusunu hemen hemen bütünüyle kaplar. Bu dağlar, yer yer hem yüzey sularıyla aşınarak hem de akarsular tarafından derince oyularak yüksek platolara dönüşmüştür. Vadiler çok dar ve dik olup vadi tabanlarında ovalar oluşmamıştır. Munzur Dağlan ve uzantısı olan Avcı Dağları, il topraklarının kuzeybatı ve kuzey kesiminde doğal sınır oluşturmakta, kuzeydoğusunda ise Bağırpaşa Dağı yer almaktadır. İlin en yüksek noktası, Munzur Dağlarının doğusunda 3463 metre yükseklikteki Akbaba Tepesi'dir. Munzur Dağları, dik bir biçimde Ovacık çöküntü alanına inmektedir. Bu kesim Mercan Dağları olarak bilinmektedir. Munzur Dağlarındaki Mercan ve Kemah geçitleri 3000 metreye yaklaşmaktadırlar.

İlin orta ve güney kesimlerinde 1500-2000 metre yükseklikte dizilen tepeler vardır. Mazgirt'in doğusundaki Kırklar Dağı (2033 m.), Hozat'ın güneydoğusundaki Topatan Tepe (2234 m.), Merkez-Ovacık arasında bulunan Karaoğlan Dağı (2422 m.) ilin başlıca yüksek tepeleridir. Birbirlerinden derin ve dar vadilerle ayrılan ve tek tek yükselen bu dağlar, sık sayılabilecek meşe ormanlarıyla kaplıdır. Eteklerde ise ardıç topluluklarına rastlanır.

Bağırpaşa Dağı, Munzur Dağlarını Karasu-Aras Dağlarına bağlayan geniş ve yüksek bir kütledir. Bağırpaşa Dağı'nın en yüksek noktası 2906 metredir. Özellikle güney etekleri, meşe ve ardıç ağaçlarından oluşan sık bir örtüyle kaplıdır. Pülümür, Karasu ve Peri Suyu vadilerine doğru alçalan kesimler, zengin otlaklarla kaplı platolar durumundadır.

İl topraklarının % 25'ini kaplayan platolar, Munzur Dağlarının ve Bağırpaşa Dağı'nın doruklar bölgesinde, yüksek sırtlarla çevrilmiş düzlükler şeklindedir. Ayrıca güneydoğu ve -doğuda Pülümür Çayı Vadisine inen kesimde, platolar vardır. Bu platoların en ünlüleri, Mercan Dağları üzerindeki Merk Yaylası ve Munzur Dağları'nın orta bölümünde yer alan Kepir Yaylası'dır. İlin en önemli vadileri; Munzur, Mercan, Pülümür, Peri ve Tahar Çayı vadisidir. Bu vadilerin özellikle güneyinde yer yer genişleyen kesimlerinde tarım yapılabilmektedir.

Tunceli'de ovalar il topraklarının % 5'ini kaplamaktadır. İlde önemli sayılabilecek ova ve düzlükler bulunmamaktadır. Tunceli'nin kuzey yarısındaki düzlükleri, Munzur Dağlarının güneyindeki çukurlukta oluşmuş Zeranik Ovası ile Ovacık ilçesinin Yeşilyazı bucağında bulunan Yeşilyazı Ovası'dır. Ovaların azlığı; bölgede tarımın gelişmesini engellemiştir. Tunceli, akarsu yönünden çok zengindir. Düzenli yağış alan yüksek dağlarda yer altına sızan kar ve yağmur suları, daha düşük yükseltilerde kaynaklar şeklinde yeniden yüzeye çıkar. Akarsuları besleyen bu kaynaklar sürekli olduğundan, akarsuların taşıdığı sular bol ve akışları da oldukça düzenlidir. İlin önemli akarsuları, Munzur Suyu, Mercan Deresi, Pülümür Çayı, Peri Suyu ve Tahar Çayıdır.

Tunceli'de Keban Baraj Gölü'nün dışında önemli ve büyük göl yoktur. Munzur Dağları ile bu sıranın alt birikimlerini oluşturan Mercan, Avcı, Karasakal Dağları üzerinde ve Bağırpaşa Dağının doruklar bölgesinde buzul yataklarının zamanla suyla dolması sonucunda oluşmuş küçük krater gölleri vardır. Bunlardan bazıları Karagöl, Koçgölü, Mercan Gölleri, Katır Gölleri, Dilincik Gölü, Çimli Gölü, Şer Gölü ve Buyer Baba Gölü'dür. Krater gölleri içerisinde en büyüğü, Ovacık-Koyungölü köyünün kuzeyinde, 2400 metre yükseklikte yer alan Karagöl'dür.

Doğu Anadolu Orman Kuşağı içinde kalan il topraklarının % 27'sini kaplayan ve genelde bodur ve baltalık meşe ağaçlarından oluşan ormanlar, ilin orta ve kuzey kesimlerinde, Tunceli Merkez, Ovacık, Pülümür, Hozat ve Nazimiye ilçelerinde yoğunlaşmaktadır. Vadilerde ve akarsu boylarında meşe ağaçlarının yanı sıra ardıç, gürgen, dişbudak, akağaç, söğüt, kavak ve çınar ağaçlan da bulunmakta, platolarda ise doğal bitki örtüsünü kısa boylu çayır otları oluşturmaktadır.
Bitki örtüsü bakımından çok zengin olan Munzur Vadisi Milli Parkı florasında 1518 çeşitli bitki kayıtlı olup, bunlardan 43 çeşidi Munzur Dağlarında olmak üzere toplam 227 çeşit endemik tür tespit edilmiştir. Munzur Dağlarından başka hiçbir yerde bulunmayan endemik bitkiler arasında; Çan Çiçeği, Erzincan Kirazı, Bindebir Keklik Otu, Munzur Kekiği, Munzur Düğün Çiçeği, Dağçayı, Munzur Dağı Oltuotu ve Menekşe sayılabilir.

Tunceli ili, yaban hayvan hayatı bakımından da oldukça zengindir. Özellikle Munzur Vadisi ve çevresi yaban hayvanları için elverişli bir ortam sunmaktadır. Çengel Boynuzlu Yaban Keçisi ve Bezuvar isimli iki tür dağ keçisi ile av kuşlarından Ur Kekliği bu yöreye özgü ilginç ve nadir türlerdir. Çengel boynuzlu yaban keçisi, yazın orman sınırının üzerindeki kayalık yerlerde, kışın ormanın içindeki sarp yerlerde yaşamaktadır. İlde sansar, kokarca, porsuk, tavşan, dağ keçisi, dağ koyunu, tilki, boz ayı, domuz, kurt, sincap ve kirpi yaban hayatının yaygın türlerini oluşturmaktadır. Mağaralarda ve kaya kovuklarında yaşayan boz ayı, Munzur yaban hayatının önemli büyük memelilerinden biridir. Bölgenin diğer büyük memelileri, orman içerisindeki kayalıklarda yaşayan vaşak, yaban domuzu ve bozkurt-tur. İlde yırtıcı kuşlardan kartal, akbaba, doğan, şahin, atmaca, kerkenez, tellice ve çaylaklara hemen her yerde rastlanmaktadır. Gece yırtıcılarından puhu kuşu, baykuş ve yarasa da yaygın türlerdendir. Yörede yaşayan diğer kuş türleri arasında keklik, çil keklik, toy, mezgeldek, turna, bıldırcın, çulluk, üveyik, tahtalı ve kaya güvercinleri, bazı ördek türleri ve ender olarak da kaz bulunmaktadır.

Munzur Suyu, kırmızı benekli alabalık türlerinin yetiştiği bir alandır. Keban Baraj Gölü'nde ise sazan, küpeli balık ve turna balığı türleri bulunmaktadır.
Tunceli; bugünkü haliyle de Türkiye'nin doğal hayatı en zengin bölgelerinden birisidir.

1930'ların Dersim'inin sınırlarını ise şöyle özetleyebilriz:

"Doğudan Erzurum, Muş ve Cabakçur vilayetleri; kuzeyden Fırat nehri; batıdan Fırat nehri uzantısı ile Malatya vilayeti, güneyden Murat nehri ile çevrilmiş olan arazi Dersim bölgesidir.

Bu bölgede oturan Dersim aşiretlerinden bir kısmı, muhtelif amillerin şevkiyle, bu bölge dışına göçe mecbur olmuş ve kuzeyde Bayburt, batıda Kızılırmak nehri, güneyinde Karabel dağlarından Kangal ilçesinin Koçköprii ve Malatya'nın Akçedağ mıntıkasına kadar uzanarak, oralarda yerleşmişlerdir.

Türk idari teşkilatına göre; merkezi Hozat vilayeti olmak üzre, doğadan itibaren Kiğı, Mazkert, Nazmiye, Pülümür, Peri (Çarşancak), Pertek, Çimişkezek, Ovacık, Kemali, Arapkir, Eğiti ve Zara ilçeleri mevcut idi. En son teşkilatta; Zara, Sivas vilayetine, Eğin ve Arapkir Malatya vilayetine, Kemah, Pülümür ve Kiğı Erzincan vilayetine birleştirilmek suretiyle, Dersim mıntıkası ancak Fırat ve Murat nehirleri arasındaki bölgeye münhasır addedilmiş ve Hozat mutasarıflığına bağlı mütebaki ilçelere «Dersim» adı verilmişti. Bu bölge, son devrelere kadar, Türk hükümetinin nüfuzuna asla tabi olmak istememiş ve Kiğı ile Pülümür ilçeleri de, Dersim'in siyasi meslekine bağlı kaldıklarından, Türkiye hükümeti bu iki ilçeyi dahi Dersim muhiti telakki ederek, idare bakımından Doğu ve Batı Dersim adıyla iki bölgeye ayırmıştır." Ne yazık ki bu topraklar; 1938 yılına kadar; özel ordusu bulunan derebeylerinin elinde, özel kanunların geçerli olduğu tam bir kurtarılmış bölge durumunda idi.
Cumhuriyet kurulduğunda Dersim'in merkezi Hozat idi. Burası mutasarrıflık iken Elazığ'daki vilayete bağlı sayılıyordu.

Kaynakça
Kitap: DERSİM İSYANLARI VE SEYİT RİZA GERÇEĞİ
Yazar: Rıza Zelyut
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Osmanlı İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir