Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Türk Milliyetçiliğinin İdeolojik Krizi ve Fırsatlar

Turgut Özal ve Kenan Evren'in Türkiye'miz içinde kurduğu Amerikan örgütlenmesi Tansu Çiller ile birlikte dahada güçlendirildi.

Türk Milliyetçiliğinin İdeolojik Krizi ve Fırsatlar

Mesajgönderen TurkmenCopur » 03 Oca 2011, 23:13

Türk Milliyetçiliğinin İdeolojik Krizi ve Fırsatlar

Türkiye'nin ve Türk milliyetçiliğinin içine girdiği krizde, şimdiye kadar yapılmayanların büyük etkisi vardır. Çin dilinde kriz kelimesinin iki anlamı vardır: Birincisi tehlike, ikincisi ise fırsattır. Türk milliyetçileri, krizi Türk milliyetçiliğinin ideolojik dirilişi için bir fırsat hâline getirmeyi başarmalıdırlar. Türk toplumunun taleplerine cevap vererek toplumu fetheden, gelecek Türk nesillerinin de onurlu ve bağımsız yaşamalarını sağlayacak bir Türk milliyetçilik siyasal programının oluşturulması, ideolojik yenilenmeye bağlıdır.
Toplumsal tabandan büyük ölçüde kopan Türk milliyetçiliği, ideolojik diriliş sürecini, toplumsal taban ile sağlıklı ilişkiler kurmak ve milli sosyal tabakalarla güç birliği içine girmek için kullanmalıdır.

Türk milliyetçiliğinin yeniden yapılandırılmasının sorumluluğu ne bir kuruma ne de belirli kişilere aittir. Bu, Türk milliyetçisi aydınların kurumlar dışında taşıdıkları ortak sorumluluktur. Siyasal Türk milliyetçiliği geleneği içinde yer alan bütün kurumlar, bu sürecin karşısında değil içindedirler, içinde olmalıdırlar, ancak nasıl içinde olacaklarını da kendileri belirleyeceklerdir. Türk milliyetçiliğinin ideolojik dirilişi, Türk milleti için yaşamsal bir öneme sahiptir.

Sağlıklı bir ideolojik temele sahip olunmadan sağlıklı ve doğru Türk milliyetçisi politikalar üretilmesinin mümkün olmadığını, iktidara gelmenin dahi sorunları çözmeyip aksine daha büyük ideolojik sorunlara ve ideolojik krizin derinleşmesine yol açtığı görülmüştür. İdeolojik yenilenme ve canlanmanın bir gereklilik olduğunun Türk milliyetçilerinin ortak çağrısı hâline gelmesi, fikri canlanmanın ve sorumluluk yüklenmenin ilk adımı olacaktır.

Türk Milliyetçiliği Adına Hesap Sorma ve İdeolojik Gelişimin Engellenmesi

Türk milliyetçiliğinin ideolojik gelişiminin önündeki en büyük engellerden birisi de ideolojik çalışmanın, fikri gelişimin bilinçli müdahalelerle gündemden düşürülmesidir. Türk milliyetçiliğini siyasal anlamda temsil iddiasını taşıyanlar tarafından yapılan ve ideolojik gelişmeyi engelleme amaçlı bu müdahalenin temel nedeni, Türk milliyetçilerini, özellikle Türk milliyetçisi aydınları ve gençliği bir fikirsizlik süreci içinde belirsizliğe itmektir. İdeolojik bir alt yapıya sahip olmayan gençlik ve fikri duraklama içinde olan aydınlar, Türk milliyetçiliğinin özünden uzaklaşmayı temsil eden politikalar ve eylemler karşısında, Türk milliyetçiliği adına hesap soramamaktadırlar. Arzu edilen de zaten budur.

Ancak, aydınlar, gençlik ve milliyetçi kitle, hiçbir şeyin doğru gitmediğinin farkındadır. İstismar edildiği, duyguları ve aklı sömürüldüğü için kızgındır, kırgındır, umutsuzdur. Ancak, yıllardan bu yana süren bilinçli ideolojik körleştirme politikası, onların ideolojik bir tavır alarak Türk milliyetçiliği adına hesap sormasını engellemektedir. Bu bulanıklıkta onlara, Türk gençlerine, aydınlarımıza ve kitleye, yanlış politikaların ve politik çöküşün, Ahmet'in Mehmet'in hatası olduğu söylenerek; gerçek çöküşün ideolojik çöküş olduğu, ideolojik tutarsızlıkların ve Türk milliyetçiliği ile uzaktan yakından ilgisi olmayan politikaların gözden kaçırılmasına çalışılmaktadır.

İdeolojik körleştirme politikası, Türk milliyetçiliğinin hiçbir temel değeri ile örtüşmeyen, ilkesiz, belkemiksiz politikaları kitleye dayatarak veya oldu bittilerle kabul ettirerek, yaşama geçirme imkânı vermektedir. Ancak, bu uygulamanın kaçınılmaz sonucu olarak, gençlik, açık bir ideolojik analiz gerçekleştirmese dahi, sağduyusu ile inandığı değerlere ihanet edildiğini hissederek, umutsuzluk ve kızgınlığın neden olduğu bir patlamanın arifesinde yaşamaktadır. Türk milliyetçisi aydın, bir ömür boyu inandığı değerlere ihanet edildiği düşüncesi ile kızgın ve âdeta "benden uzak olsun da ne olur ise olsun" şeklinde bir ruh hâli ile geri çekilmiş, üzüntü ile sergilenen oyunu seyretmektedir.

Hiçbir ideolojik çerçeveye sahip olmadıkları için, gerçekleştirdikleri politikaların Türkiye'ye ve Türk milliyetçiliğine verdiği zararların gerçek boyutlarını kavrayamayanlar, halkı ve Türk milliyetçilerini kendi politikalarını anlamamakla suçlamaktadırlar. Cumhuriyet tarihi boyunca, halka bundan daha ağır bir hakaret yapılmamıştır. Bu yaklaşımın hiçbir çevrede en ufak bir izah görmemesi üzerine, aniden Türk milliyetçiliğinin politik çöküşü için yeni bir fail bulunmuştur. Bu fail, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, dış güçlerdir.

Türk milliyetçilerinden ve Türk milletinden inanılması istenen şudur: Türk milliyetçileri, tarihlerinin en güçlü ideolojik canlanmasını gerçekleştirmelerine, siyasal ahlâk konusunda verdikleri örnek davranışlar ile Türk halkını kendilerine hayran bırakmalarına, Türk halkına Öcalan'ın idamı ve başörtüsü konularında verdikleri sözü tutmalarına, AB konusunda çok tutarlı bir tavır sergilemelerine, Türk dünyası gerçeğini Türkiye'nin ve dünyanın gündemine getirmelerine rağmen Türk milliyetçilerine karşı yapılan Amerikan ve Batı kaynaklı psikolojik operasyonlar milliyetçilerin psikolojik çöküşünü gerçekleştirmiştir. Türk milliyetçileri, "28 Şubat" sendromu yaşamamalarına, derin devlet korkusu ile paniklememelerine rağmen, ABD tarafından siyasal süreçten tasfiye edilmişlerdir.

Yaşanılan büyük çöküşün nedenlerini dürüst bir şekilde izah edip, ideolojik-politik yenilenme ile kitle ile tekrar buluşma, Türkiye'nin hızla yaklaştığı nihai hesaplaşmaya, Türk milliyetçiliğini, onun siyasal karargâhını, kadrolarını hazırlamak yerine hatayı Ahmet'e Mehmet'e ve nihayet ABD'ye atmak, hâlâ gerçeği görememek demektir.

Kaynakça
Kitap: Yeniden Türk Milliyetçiliği
Yazar: Ümit Özdağ
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1993-1996: Cumhuriyetimizin 5. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir