Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Vatikan-İsrail Anlaşması Ve Türkiye'nin Dikkatine...

Turgut Özal ve Kenan Evren'in Türkiye'miz içinde kurduğu Amerikan örgütlenmesi Tansu Çiller ile birlikte dahada güçlendirildi.

Vatikan-İsrail Anlaşması Ve Türkiye'nin Dikkatine...

Mesajgönderen TurkmenCopur » 30 Ara 2010, 03:29

VATİKAN-İSRAİL ANLAŞMASI VE TÜRKİYE'NİN DİKKATİNE...

Vatikan ile israil arasında 30 Aralık 1993'te tarihi bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşmanın imzalanacağı geçen yıl temmuz ayında Vatikan tarafından açıklanmıştı. Vatikan sözcülüğü geçen yıl yaptığı açıklamada kesin bir tarih belirtmemişti ve sadece 31 Aralık tarihine kadar israil'i tanıyacağını açıklamıştı. Vatikan, her zamanki soğukkanlılığıyla son güne kadar bekledi ve imzayı nihayet attı.

8u anlaşma israil açısından çok büyük bir önemi haizdir. Vatikan ise anlaşmadan kazançlı çıkan taraf durumundadır. Bu anlaşmayla ilgili ayrıntılara girmeden, bazı ön bilgileri Türkiye'nin Dışişleri Bakanlığı ile özellikle İslami düşünceyi savunan çevrelerin dikkatine sunmak istiyorum. Vatikan ile israil arasında imzalanan bu anlaşma, sadece bu iki devleti değil, başta Ürdün olmak üzere tüm İslam alemini de yakından ilgilendirmektedir.

Anlaşmanın özellikleri:

Vatikan-İsrail ilişkileri israil devletinin kurulduğu (1948) dönemden beri hep askıda tutulmuştur. Vatikan, israil'i devlet olarak tanımamakta direnmiştir. Yunanistan ve İspanya da ve kuşkusuz Arap ülkeleri de israil'i uluslararası platformlarda tanımamışlardı, israil bu nedenle dünyadaki en az 14 devlet için var değildi. 8u ne demektir? İsrail kurulduğu zaman, bazı devletlerin bu yeni devleti tanımamış, dolayısıyla varlığını kabullenmemiş oldukları demekti. Örneğin; bir ispanya için birkaç yıl öncesine kadar yeryüzünde diplomatik düzeyde varlığı kabul edilmiş israil diye bir devlet yoktu! Aynı durum Vatikan için de öyleydi, işte bu anlaşmayla Vatikan, israil diye bir devletin varolduğunu diplomatik düzeyde kabul etti. Bu bir "Pakt"tır. Türkçe'ye "Anlaşma" diye çevriliyor ama gerçekte 30 Aralık tarihinde Vatikan ve İsrail, "Diplomatik Pakt" imzaladılar. Bu ayrıma dikkat çekmeyi zorunlu sayıyorum. Çünkü imzalanan bu diplomatik pakt ile Vatikan ve israil sadece çok dar bir çerçeve içinde birbirlerini tanımayı kabullendiler. Bu bir.

İkincisi, Vatikan böylelikle israil'de büyükelçilik açabilecek, Ancak Vatikan, elçiliğini Kudüs'te açmayı reddetti. Bunun yerine elçiliğini Vafa (Jaffa) şehrinde açmayı kararlaştırdı. Yafa, Müslüman ve Yahudilerin ortak şehridir. Gerek tarihsel gerekse Biblical (Tevrat'taki yeri ve anlamı) önemi Kudüs'ten farklıdır. Vatikan, Kudüs'te elçilik açmayarak Kudüs'ün, israil tarafından başkent olarak ilan edilmiş olmasını da kabullenmemiş oldu.

Üçüncüsü, Vatikan, ülkesindeki Hıristiyan nüfusun baskı altında tutulduğunu öne sürerek Ürdün'ü de tanımamıştı. Ürdün'de 50.000 Roman-Katolik yaşıyordu ama Ürdün anayasası Türkiye'de olmayan Osmanlı Anayasası yok ve Ürdün'de tatbik edilmekteydi. Vatikan, şimdi israil'den sonra Ürdün'ü de resmen tanıyarak Arap aleminde de büyük puan toplayacak.

En önemli hususlar:

Vatikan, israil'i tanıyarak bir anlamda israil'i rekabet alanında saf dışı bıraktı. Bu husus çok önemlidir.

İsrail de, Vatikan da "Devlet" olarak kendilerinin yeryüzünde "Tanrı Düzenini" temsil ettiklerini öne sürerler. Bu iki devlet de TEODOKSI denilen bir iddiaya sahiptirler. Buna göre yeryüzünde yaşayan tüm halklara ve topluluklara Tanrının Düzenl'ni tanıtmayı kendilerine görev saymışlardır! Diğer bir deyişle iki tarafa göre de Tanrı bunları insanlara yol göstermekle görevlendirmiştir.

İşte şimdi Vatikan, büyük bir ustalıkla, devlet tecrübesi çok az olan İsrail'i, bu rekabette saf dışı bırakmış oldu. Vatikan, İsrail'deki burası çok önemlidir ki, DEVLET'in varlığını tanıdı, israil'in İlahiyatı'nı tanımadı. Dolayısıyla israil'i, tanımış olduğu diğer tüm devletlerle aynı düzeye düşürmüş oldu. Vatikan için bundan böyle, sadece -ve tıpkı diğer devletler gibi- bir israil devleti vardır. Bu devlet de Dünyevi (Seküler) bir devlettir, o kadar. Yani Vatikan, imzaladığı anlaşmayla isra-Sekülarize etmiş oldu. Yahudiliği kabul etmiş olmadı.

Bundan sonra neler olur?

Vatikan derhal "Din değiştirme" kampanyası başlatır. İsrail'de çok güçlü bir propagandayla, özellikle de Eşkenazi kökenli Yahudileri Yahudilikten çıkartıp Katolik yapar. Bundan sonra Filistin-İsrail anlaşmasına uyulmasını Arapların lehine ister. İsrail'de sahip olduğu gayrimenkullerin vergi dışı bırakılmasını sağlar. Pazar ayinleri düzenler. Kudüs'teki Ortodoksları etkileyerek Katolisize eder. Kısacası israil'de ağırlığını hissettirir.

Ve en önemlisi, Kudüs'ün statüsünün nasıl tespit edileceğini israil'le birlikte -Ortodoks, Protestan, Anglikan ve Müslüman- cemaatleri ustaca, kendi inisiyatiflerine alır. Zaten bu nedenle Vatikan, israil'le imzalanan diplomatik pakta Kudüs'ü koydurmadı. 6klenen bir maddeye göre, Vatikan 1999 yılına kadar israil'in, Kudüs'te neler yapacağı na bakacak, Ancak önümüzdeki 5 yıl içinde Vatikan, İsrail'in Kudüs'le ilgili girişimlerini olumlu bulursa, 30 Aralık'ta imzalanan paktı tam olarak kabullenecek.

Ortadoğu'da Filistin-İsrail anlaşmasından sonra yeni bir "Seküler" paktı imzalandı. Türkiye'de sekülerleşmenin (laiklik değil) ne kadar önemli olduğunu hala anlamamış olanlar var. Umarım olayları daha ayrıntılı tarzda izleyerek, gereken dersleri çıkartırlar. Bu diplomatik paktı kabullenmeyecek pek çok Radikal-Ortodoks Yahudi ve Katolik var. Ortodokslar ise, Moskova'da anlaşmanın imzalandığı gün ilk Sinagog'un esrarengiz bir yangında kül olduğunu gördüler.

Kaynakça
Kitap: VATİKAN VE TAPINAK ŞÖVALYELERİ
Yazar: AYTUNÇ ALTINDAL
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1993-1996: Cumhuriyetimizin 5. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir