Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Coçi Ulusunun Batı Kısmı Ve Osmanlılar

Burada Osmanlı İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Coçi Ulusunun Batı Kısmı Ve Osmanlılar

Mesajgönderen TurkmenCopur » 28 Ara 2010, 04:02

COÇI ULUSUNUN BATI KISMI VE OSMANLILAR

Osmanldarm Tuna boyuna gelmesi, Karadenizin, batıda Çengiz oğulları ve beyleri tarafından kurulan büyük siyasi camia sahasına tam olarak alınması demekti. Dairenin böylece kavuşması, daha Nogay zamanında kuzeydoğudan Balkanlara gelen Türk muhaceretini kolaylaştırdı. Bizans müverrihi CHALKOKONDYLES, Tatarların Makedonya ve Vardar'da daha Birinci Murad zamanında, Moldavya'da 1400 hududunda, Tuna'nın cenubunda bilhassa ikinci Bayazıd zamanında gelip yerleştiklerini kaydetmiştir. Fakat Rumelide ve Balkanlarda gittikçe kuvvetlenen bir Türk devletinin kurulması, Karadenizin kuzeyindeki Müslüman Türkleri kendi teşekkülüne ve gaza cephelerine çekmesi, Altın-Orda'nın mukadderatı üzerinde kat'i surette müessir olmuştur. Zaten buna zemin hazırdı.

15. inci asrın son yarısında da Edil havzasında vukua gelen büyük inhilal ve karışıklığı bu devletin tam olarak ikiye ayrılmasını:

«Sol-kol» denilen doğu yarısını teşkil eden urukların Şiban-Oğulları kolundan Ebülkhayır Han ile oğullarının idaresinde Sırderya havzasında ve Maveraünnehir'de Temürlüler ülkesine, Tokay-Temür-Oğulları kolundan Barak Han'ın idaresinde Çu havzasına ve Çağatay Ulusunun batı vilayetlerine gitmelerini; Ong-kol» (Sağ-kol) denilen batı uruklarının da Künce Oğlan neslinden gelen hanların idaresinde Kırım tarafına, şimdiki güney Rusya'ya ve Basarabya taraflarına gitmelerini ve «Tahtili» denilen Orta ulusların da tamamen tefessüh etmesini intaç etmiştir. Aşağı Edil havzasında bulunan bu «Tahtili»nde ancak Tokay-Temür-Oğullarından Temür-Kutlug Han'ın oğullan bir müddet dayanabildiler, ki bu han, Coçı Ulusunun hanlığına Temür Bek tarafından namzed tutulmuş, fakat Mangıt Eduge Bek kendisini han yapmıştır.

Künçe Oğlan neslinden gelen sultanlar üç kola ayrılmışlardı:

bunlardan biri Künçe Oğlanın Tokkul-Hoca adındaki oğlunun neslinden gelen Toktamış Han ve evladı'dır; diğeri Künçe Oğlanın torunu Cinse bn Tölek-Temür'ün İçkili Hasan ismindeki oğlunun nesti'dir, ki Kazan Hanları bundan türemiştir; üçüncü kol da bu İçkili Hasan'ın kardeşi olan Baştemür Oğlan'ın neslidir, ki bundan Kırım hanları türemiştir.

Kırım hanlarının nesep ve şeceresi pek vazıh olarak malüm ise de, buna dair kaynaklarda mevcut kayıtlar bir araya getirilerek tetkik edilmediğinden bu hususta karmakarışık yazılar yazılmıştır. Kırım hanları ecdadının «Sağ-kol» Tatar uruğları arasındaki itibar ve nüfuzları bu Baştemür Oğlan'dan gelmektedir. O, ve babası Cinse 1395 te, Temür ile Toktamış muharebelerinde, Toktamış tarafında harbeden büyük kumandanlar arasında zikredilmişlerdir. Ayrıca Baştemür Oğlan, (1398) de Edüge Bek Kırımı işgal ettikten soma Temür'e kaçmış ve onun yanında büyük bir hürmet görmüştür. Ankara savaşında Temür'ün kumandanlarından biri olarak savaşmış, sonra 1404 te Semerkand'daki resmi «toy» da ve Otrar'da Temür'ün yanında Coçı Ulusu prenslerinin büyüğü sıfatiyle yer almıştır. Bunu Toktamış Hanın oğlu zanneden ve Edüge'den kaçıp Temür'e geldiğinden bahseden Klaviço, Coçı Ulusundan gelen elçilerin ona kendi memleketine dönmek müsaadesini vermesini Temür'den rica ettiklerini de zikretmiştir.

İçkili Hasan'ın oğlu olan Uluğ Muhammed Han, bir aralık (1419-1424) Saray şehrinde Altın-Orda hanı olmuştu. Zikri geçen Barak Han b. Kuyrı-çak, Saray'ı bunun elinden aldı.

Uluğ Muhammed Han, Osmanlı sultanı İkinci Murad'a 1428 yılında yazdığı mektupta:

Kendisinin Barak Hanla olan mücadelelerinden ve 1427 de galip gelerek tekrar Saray'ı elde ettiğinden, bahsetmiştir. Bu hadise, Temür'ün torunu Uluğ Bek'in tarihine ait kaynaklarda da böyle kaydedilmiştir. O vakit Kırım da bu Uluğ Muhammed'e tabi idi. Ulug Muhammed Han on sene sonra Temür-Kutluğ Hanın torunu Küçük Muhammed Han. b. Temür Han tarafından mağlup edilerek Rus vilayetlerine gidip Nijni-Novgorod tarafında oturdu. Nihayet, Batı Sibirya'yı merkez edinen Şıbanoğulları neslinden olup, Bulgar ve Kazan vilayetlerini idare eden Elibay (bn İlbek) in.elinden bu vilayetleri (1449 da) aldı ve oğlu Mahmud Han da, Altın-Orda'dan ayrdarak Kazan Hanlığını kurdu.

İçkili Hasan ile Baştemür'ün oğulları Litvanya kiralı Witold (13921430) ile çok sıkı temasta idiler. İç geçimsizlikleri sırasında sıkışınca oraya gidiyor ve hüsnü kabul görüyorlardı. Uluğ Muhammed Han gibi, Baştemür'ün oğlu Giyaseddin (Delük Kıyas) de bir aralık oraya iltica etmjşti. Hatta bunun Altın-Orda'dan ayrılarak müstakil Kırım Hanlığını kuran oğlu Hacı Gerey, Lituanya'da doğmuştu. Bir aralık kardeşi Cihangerey ile beraber Toktamış oğullarının başlıca dayanağı olan Kongırat beyi Haydar'ın yanmda bulunduktan soma bir defa Kırım'a gelmiş ve tekrar Lituanya'ya gitmiştir. Uluğ Muhammed Han, Barak Han'ı mağlüb ederek Saray'a yerleştikten sonra (1428) Hacı Gerey, Witold'un yardımıyla Kırım'a geldi ve Cinse-oğullarının istinad ettiği dört kabileden biri olan Şirin kabilesi beylerinin yardımıyla kendisini han ilan etti. Halbuki Toktamış-oğullarının başlıca dayanağı olan Kongırat uruğunun beyleri, Ten (Don) ve Ozu (Dnepr) nehirleri üzerinde şimdiki Ukrayna'da, Toktamış Han'ın torunu Seyyid Ahmet bn Cebbarberdi'yi han ilan etmişlerdi. 1447-1455 yılları arasında bu han, tekmil Altın-Orda'yı temsil eylemek davasında bulundu. Böylece Altın-Orda ülkesinde 15. inci asır ortasında Saray'da Temür-Kutluğ oğulları, Kazan'da İçkili Hasan, Ukrayna'da Toktamış ve Kırım'da Baştemür oğulları olmak üzere, dört hanlık teşekkül etmiş oldu.

Kırımda Kefe, Menküp ve Sugdak şehirlerine malik olan Cenevizliler, bu ihtilaflardan istifade ederek, bütün Karadeniz sahillerinde kendi nüfuzlarını arttırmak teşebbüsünde bulundular. Hacı Gerey, 1438 de Carlo Lomellino kumandasındaki bir Ceneviz ordusunu mağlüp etti ise de kefe'yi alamadı. Az soma Seyyid Ahmet Han, Hacı Gereyi tazyik edip Kırım'dan çıkardı; fakat Kırım bilfiil Şirin kabilesi beyi Tekene tarafından idare edildi. O da bir fırsat bulunca Hacı Gere'yi çağırdı.
1453 te İstanbul'un Osmanlılar tarafından fethi, vaziyeti büsbütün değiştirdi. Hacı Gerey Cenevizlilere karşı Fatihten yardım istedi. O da 1454 te, Demir Kahya idaresinde 50 kadar kadırga göndererek, Kefe'yi muhasara ettirdi. Fakat bu sırada Hacı Gerey Cenevizliler ile sulh akdettiğinden, bu ilk Osmanlı teşebbüsü akim kaldı. Maamafih Osmanlılarla temasa geçmek, Hacı Gerey'in nüfuzunu arttırmıştı, 1455 te Ozu nehri üzerinde vaki olan muharebede Seyyid Ahmet hanı mağlüb etti. O da Mingkerman (Kiyev) de Lituanyalılara dehalet edince onlar tarafından öldürüldü. Bununla Toktamışoğulları büsbütün siyasi tarih sahnesinden çekilmiş oldular. İçkili Hasanoğulları, batı ve kuzey tarafları tamamiyle Rus elinde bulunan bir ülkeye çekilmiş olduklarından, Altın-Orda, Kırım'daki Baştemüroğulları ile Saray'daki Temir Kutluğ oğulları arasında mücadele sahası oldu.

Baştemür-oğulları, her ne kadar Temür-Kutluğ-oğullarını, «Tahtili hanı», yahut «Taht hanı» tesmiye ederek Altın-Orda'nın meşru hükümdarı telakki etmişler ve yazılarında da daima böyle anmışlarsa da, Osmanlı devletine dayandıktan soma Taht hanlarını hiç tanımamışlardır. Hacı Gerey'in 1466 da vefatını müteakib oğulları Mengli Gerey, Nurdevlet ve Haydar Kırım ülkesini paylaşamadılar. Maamafih büyükleri olan Mengli Gerey 1469 da Fatihe yazdığı mektubunda, ülkenin hanı sıfatıyla, idarei kelam etmektedir. Fatih, 1460 ta Trabzon Rum imparatorluğunu ortadan kaldırdıktan ve 1461 de Amasra'yı da Cenevizlilerden kurtardıktan sonra, Cenevizlilerin Karadeniz sahilinde son istinadgahları olan güney Kırım sahasına sıra gelmiş oldu. Kefe Cenevizlileri daha ziyade Altın-Orda hanları ile iş gördükleri için Hacı Gerey'in oğlu Mengli Gerey Han (1466-1517) «Onların ortadan kaldırılması yalnız başıma yapabileceğim iş değil» diyerek bu yolda Fatih'ten yardım istiyordu. Nihayet Fatih, 1475 te Gedik Ahmet Paşa idaresinde bir donanma göndererek Kefe'yi işgal ettirdi ve Karadeniz sa-hillerini Cenevizlilerden temizledi. Mengli Gerey Han da, babası Hacı Gerey gibi, Moskova Rus knazlığının pek yakın dostu olmuştur. Kefe'nin işgalinden sonra da Fatih ile mektuplaşması devam etmiş, fakat bu işgal-

den az sonra kardeşleri ve Altın-Orda hanları ile münazaa neticesinde Menküp'teki Cenevizli ve Rumlara iltica etmiş, Osmanlılar burasını işgal ederken de oğlu Muhammed Gerey ile beraber İstanbul'a sevkedilmiştir. O gittikten soma Kırım'ı zahiren Nurdevlet ve fi'len bunun beylerbeğisi olan Şirin Emenek idare etmiştir. Fakat daha Mengli Gerey İstanbul'a götürüldüğü senede ülkeye Altın-Orda hanı Ahmet Han vaz'ıyed etmişti.

Altın-Orda'nın merkezi olan Saray'da Temür Kutluğ'un torunu Küçük Muhammed Han bn. Temür Han 1459 sıralarında vefat edince, yerine oğlu Mahmud Han geçmiştir. Bunun Fatih'e yazdığı çok dostane bir mektubu vardır. Bunda, kendi babalarının Fatih'in babalarıyla mektuplaştıklarını, aralarında elçiler yollayıp birbirlerine hediyeler gönderdiklerini ve bunun bundan sonra da böyle olmasının muvafık olacağını güzel bir dille anlatmıştır. Mahmud b. Küçük Muhammad Khan'ın vefatını müteakib kardeşi Ahmet Han b Kvan Muhammed Han hüküm sürdü (1469-1481). Mengli Gerey'in İstanbul'a şevkinden sonra hemen Kırım'ı işgal ettiğini söylediğimiz bu hanın da 1476 da Fatih'e yazdığı bir mektubu bize kadar gelmiştir. Çok dostane ve Türkçe yazılan bu mektup mükellef Arapça ve Farsça iba-relerle başlamıştır. Han bu mektuba hususi bir şekil vererek kenarını kendi eliyle «tahiyyat ül-muhabba Ahmed bin Muhammed bn Temür Han» diye imzalamıştır. Burada o, kendisine Karaç Bahadır isminde birisinin mektup getirdiğinden bahsediyor. Bü mektep ta, Fatih'in «han-i a'zam Ahmed Han» diye yazdığı ve FERİDüN BEY Münşeatında münderiç Farsça mektubu olacaktır, ki orada «emiri a'zam Mubarizüddin [Nur] Devlet Han» m, yani Mengli Gerey'in kardeşinin kendisine (yani Fatih'e) sadakatinden bahsedilmektedir. Ahmet Han 1476 da Kırım'ı işgal'ettiğinde, Ganibek isminde bir prensi kendi tarafından vali tayin etmişti, 1475 te Altın-Orda üzerinden Tebriz'e giden Venedik elçileri, Ahmet Hanı Türkiye'ye karşı ayaklandırmak istemiş ise, han bu teklifi reddetmiştir. Altın-Orda payitahtı olan Saray ile Ahmet Hanın-kardeşleri tarafından idare olunan Astarhan ve Ökek o zaman henüz mamur şehirlerdi. O zaman bu şehirlerde istinsah edilen eserlerin nüshaları İstanbul kütüphanelerinde bulunmaktadır.

Canibek ile ayni zamanda Kırım'ı (ihtimal bunun kuzey kısımlarını) idare eden Emenek Beğ'in 1476, 1478 senelerinde Fatih'e yazdığı mektuplarda, Nurdevlet'in ahali nazarında itibarı olmadığı ileri sürülerek Mengli Gerey'in iadesi rica olunmuştur. Fatih bu ricayı ancak 1480 de is'af etmiştir. Emenek Bek 1478 de yazdığı bir mektupta «Taht hanı Ahmet Han'ın Öksüzler denilen ilden kuvvet toplayıp Temür Bek'in üzerine gelmekte olduğu» nu yazıyor. Bu «Temür Bek», Ahmet Han'ın Astarhan'da hükümet süren yeğeni Kasım bn Mahmud'un beylerbeğisi olan Mangıt Temür bn Mansur bn Nureddin bn Edüge'dir. Bu zat hacca gitmiş olduğundan kendisine «Temür Bek Hacı» da denilmiştir. Fatih kendisini bu seferi dolayısiyle tanımış olacak ki, Emenek, ondan Fatihçe malüm bir şahsiyet gibi bahsetmektedir. Temürbek, zamanında çok maruf bir bey olmuş, hakkında söylenen Nogay destanlarından bazı parçalar çağımıza kadar gelmiştir. Ruslar bu beye nisbetle Astarhan'ı «Temür ulusu» diye adlandırmışlardır. Bu zat Mengli Gerey'in zevcesi Nursultan Bike'nin babasıdır. Ahmet Hanın Temür Bek üzerine olan seferi, o zaman Sırderya havzasında hükümet süren Şıban-lı Şaybak Han tarihinde de Zikredümiştir.

Mengli Gerey Kırım'a döner dönmez, eski dostu olan Rus knazı İvan III. Ue birlikte Taht hanı Ahmet Han'a karşı mücadeleye başladı. 1480 de, Altın-Orda'nın karışıklığından istifade ederek, istiklal ilan eden ve hanın fermanını yırtıp atan İvan'a karşı Ahmet Han büyük bir ordu ile sefer açtı. Fakat Mengli Gerey onu arkadan vurdu. Daha Mengli Gerey İstanbul'dan gelmeden önce (1479 da) Moskova'ya iltica etmiş olan kardeşi Nurdevlet Rus ordusuyla birlikte aşağı Edil havzasına kadar inerek Saray şehrini yakıp yıktı ve ahalisini kesti.

Kaynakça
Kitap: UMUMİ TÜRK TARİHİNE GİRİŞ
Yazar: A. ZEKİ VELİDİ TOGAN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Osmanlı İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir