Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Türk Kozmogonisi

Burada Türk Tarihinin Çeşitli Dönemlerinden ve Çeşitli Konularından birlikte anlatılan konular bulabilirsiniz. Ayrıca Türk Kültürü hakkında da Konular bulabilirsiniz

Türk Kozmogonisi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 27 Ara 2010, 22:12

TÜRK KOZMOGONİSİ

Kozmogonilerle, üsturelerin iki rolü vardır:


Birisi bazı hadiselerin izahı, diğeri okunmasının (tilavetinin) ayini bir mahiyeti haiz olması.
Türk kozmogonisini Altay Türkleri'nde görüyoruz.

Bunlara göre hiçbir şey yokken yalnız iki mevcud vardi:

Kara Han ile Su. Kara Han'dan başka gören, sudan başka görünen yoktu. Su, ezelden beri dalgalanan bir Kaos mesabesinde idi; bir yağmur bulutu, bir karadı idi. Kara Han, bir ilm-i ezeli, bir gizli hazine hükmünde idi. Kara Han nihayet yalnızlıktan usandı. Kendisi gibi gören, bilen, yapabilen bir mevcudun da var olmasını istedi. Kişi'yi yarattı. İkisi, iki kara kaz gibi suyun üzerinde uçmağa başladılar. Kişi ruhen kanaatsizdi. Kara Han'dan daha çok yükseğe fırlamak, daha yüce yerlerde uçmak istiyordu. Kara Han,kişinin kalbinden geçen bu mağrurane fikirleri görüyordu. Buna ceza vermek lazım geldiğine hükmetti. Kişinin bilmek kudretini de, uçmak iktidarını da kaldırdı. Zavallı kişi, bir taş parçası gibi, tapsız - tavansız suyun derinliklerine batmağa başladı. Kişi işinin fenalaştığını anladı. Tövbe etmeğe, günahlarının affını niyaz etmeğe başladı. Kara Han, ona acıdı. Bilmek, toprak üstünde yaşamak kudretlerini tekrar verdi. Fakat uçmak iktidarını ona tekrar vermedi. Kişinin yaşaması için, şimdi bir toprak parçası lazımdı. Kara Han, denizin altından bir yıldız yükseltti. Kişiye bu yıldızdan bir avuç toprak alarak suyun yüzüne çıkmasını emretti. Kişi bu avuç toprağı alırken, kendisi için gizli bir dünya yaratmayı düşünerek, bir parça toprağı ağzında gizledi. Yukarı gelince, Kara Han «elindeki toprağı suyun yüzüne at» dedi. Kişi elindeki toprağı attı. Kara Han toprağa «Büğü» diye emretti. Toprak büyümeye başladı. Fakat aynı zamanda Kişi'nin ağzındaki toprakda büyüyordu. Eğer, Kara Han işin farkında olarak «tükür» diye emretmeseydi, Kişi tükürmiyecek, ağzı parça parça olacaktı. Kişinin tükürdüğü toprak yerin üzerine saçılınca, bundan dağlar, dereler, vücuda geldi.

Kara Han, bu büyük adayı boş bırakmamak için, adanın ortasında bir çam ağacı yükseltti. Bunun dokuz dalı vardı. Her dalın altında bir yeni adem yarattı. Bu dokuz ademden insanların dokuz ırkı üredi. Kara Han, insanlara kılavuzluk etmek üzere «Yayık» adlı bir melek gönderdi. (Yayık) insanları doğru yola götürmeye çalışırken, Kişi onları baştan çıkarmağa, türlü türlü eğlencelere alıştırmaya uğraşıyordu. Kara Han bu ahmak insanlara kızdı. Yayık'a «yeryüzünü tarumar et!» diye emretti. Yayık yeryüzünü mızrağıyla altüst etti. Yeryüzündeki bir çok delik deşikler de bu suretle meydana geldi. Kara Han, kişiyi de yer altındaki semaya koğdu ve adını «Erlik Han» olarak değiştirdi.

Kara Han, yeryüzünü kendi haline terk edince, yukarıda onyedi kat göğü yarattı. Kendisi onyedinci katı mesken edindi. Oğlu Bay Ülken'in onaltıncı kat gökte altın bir taht üzerine oturttu. Bu büyük ilah, hem sulhun, hem de adaletin en büyük ilahıdır. «Yayık», Bay ülken'in oğludur.

Semanın her katında bir ilah yerleştirdi. Yedinci katta Gün Ana, altıncı katta Ay Ata oturur. Türklerce güneş kadındır. Ay erkektir .Çocukların hala Ay Dede demesi «Ay Ata» tabirinden kalmadır. Üçüncü hatta da cenneti, Sürve Dağını, Süt Gölünü yarattı. Yayuçıları, bunların reisi olan Yayık'ı hep burada yerleştirdi.

Kara Han, yukarıki semada bu tekvinatı yaparken, Erlik Han'da aşağıdaki semada kara bir güneş yarattı. Orasını bu kara güneşin siyah ışıklarıyla aydınlattı. Kendisi kara bir taht üzerinde oturdu. Körmüzleri, Kara Üzütleri, Ötkerleri yarattı. Bunlar da kendisinin melekleri, cinleri, şeytanlarıdır. Bu suretle Bay Ülken'in mükafat ilahı olmasına mukabil, Erlik Han'da mücazat ilahı oldu. Dünyanın evvelinde yukarıki sema ile aşağıki sema arasında bu mücadeleler olduğu gibi, dünyanın sonunda da Erlik Han'la Yayık arasında korkunç muharebeler olacak. Yeryüzü bu muharebelerle altüst olarak yıkılacak. işte, eski Türklerce kıyamet böyle kopacak.

Bu kozmogoni, ak ve kara unsurunun Bay Ülken ile Erlik Han'ın nasıl zuhur ettiğini gösterir. İlhanlık dini, bir il'in diğer illeri ve budunları cebren kendisine tabi etmesiyle başlar. Çünkü bu siyasi değişiklikten cemiyetler içinde hakim ve mahkum, hür ve esir olmak üzere iki unsur husule gelir. Hakim olan il, Ak'dır. Efradı ak kemikler zümresini teşkil eder. Mahkum olan «budunlar karadır. Bunlara kara ulus, gün, oymak da denilir. «İlini ulusunu aldı gitti, ele güne karşı, il oymak» gibi. Bir ilin başka illere hakimiyeti İlhanlıktır. İlhanlıkta yalnız hakim olan İl'in ferdleri vatandaş hukukuna maliktir. işte ak ve kara mefhumları bu teşkilattan sonradır ki, Türk teşkilatında bir tatbik imkanı bulabildi.

Kaynakça
Kitap: TÜRK TÖRESİ
Yazar: ZİYA GÖKALP
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Karışık Zaman-Dizinli ve Karışık Konular hakkında Türk Tarihi ve Kültürü Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir