Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Şehzade Mehmed Ve Türk Süsleme Sanatındaki Yeri(1520-1566)

Burada Osmanlı İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Şehzade Mehmed Ve Türk Süsleme Sanatındaki Yeri(1520-1566)

Mesajgönderen TurkmenCopur » 27 Ara 2010, 21:08

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN'IN OĞLU ŞEHZADE MEHMED'İN VAKFİYESİ İLE HUDUD-NAMESİ VE TÜRK SÜSLEME SANATINDAKİ YERİ

Osmanlı İmparatorluğu'nun zirvede bulunduğu sıradaki padişah, bilindiği gibi Kanuni Sultan Süleyman'dır. 1520-1566 yıllarında saltanat süren padişahın hayatında elbette acı günler olmuştur.

Bu acı günlerine sebep olanlar ise, onun yakınları olan evvela eşi Hürrem Sultan, Rüstem Paşa, Zal Mahmut Paşa, Şemsi Ahmed Paşa, Lala Mustafa Paşa, Hüsrev Paşa gibi devrin meşhurlarıdır. Bu meşhur şahsiyetlerin elbette büyük vakıfları da bulunmaktadır. Ancak; bu şahsiyetler, gerçek hayatta hile, desise, iftira ve celladlık yaparak bazı şehzadelerin kanına girmişler, saltanat kavgalarına sebep olmuşlar, beceriklilikleri sayesinde belki en büyük rütbelere erişmişlerse de, akıbetleri hiç de iyi olmamıştır.
Kanuni Sultan Süleyman Belgrad Seferi dönüşünde; oğlu iki yaşındaki Murad'ı 19 Ekim 1521'de, dokuz yaşındaki Mahmudu 29 Ekim 1521'de hastalıktan dolayı on gün ara ile kaybetmiştir. Diğer oğlu Abdullah ise 1526 yılında vefat etmiş olup, her üçünün de cenazeleri büyük babaları Yavuz Sultan Selim Han'ın Türbesine defnedilmiştir.
Dördüncü oğlu Şehzade Mehmed ise; 1543'te vefat etmiş ve Kanuni Sultan Süleyman, onun adına İstanbul'da Şehzade Külliyesi inşa ettirmiştir.
Şehzade Mustafa 1514, Şehzade Selim 1523, Şehzade Bayezıd 1525, Şehzade Cihangir ise 1530 doğumludur.

Haseki Hürrem Sultan, oğullarından Bayezıd'ı çok sevdiği için onun padişah olması için çok çalışmış, dolayısıyla bazı entrikalar çevrilmiş, ilk kurban, Padişah Kanuni Sultan Süleyman'ın da çok sevdiği Mustafa olmuştur. 1553 yılında Şehzade Mustafa, Karaman Ereğlisi'nin bir konak ilerisinde Aktepe'de ordugah çadırına gelince, diğer paşalar-vezirler gelmiş, el-etek öpmüş, önüne düşüp babası Kanuni'nin elini öpmek üzere Divanhane'ye gelindiğinde, onu yalnız bırakarak, kendisini yedi dilsiz karşılamış, boğmak için üzerine adamışlar, Şehzade Mustafa çevikliğiyle bunlardan kurtulmayı başarıp babasının yanına kaçarken, saray hademelerinden Zal Mahmud Ağa (Zal Mahmud Paşa -Eyyüp'te cami ve medresesi bulunmaktadır. Mimar Sinan inşa etmiştir) arkasından yetişerek şehzadeyi altına almış ve boğmuştur. Kanuni Sultan Süleyman da bu iniltileri dinlemiş, hakikati çok geç fark etmiştir.
Cihangir ise, bu sırada ordugahta bulunuyordu. Bu hadiseyi gören ve üzüntüye kapılan, padişahın yanından ayırmadığı Kanbur Cihangir ise, yine 1553 yılında Halep'te vefat etmiş, kardeşi Şehzade Mehmed'in İstanbul'daki türbesine gömülmüştür.

Şehzade Bayezıd ise, Lala Mustafa Paşa'nın hileleri sonucu, Şehzade Mustafa'nın akıbetine uğrayacağını anladıktan sonra, İran'a kaçmış, Revan Valisi Şahkulu Sultan'a 13 Rebiulahir 967 (1 Ocak 1560)'de iltica etmiş, iadesi için üç heyet gönderilmişse de geri verilmemiş, Ağustos 1562 tarihinde Şah Tahmasb ikna edilerek Van Beylerbeyi Hüsrev Paşa, Kapıcıbaşı Sinan Ağa tarafından dört oğlu; Orhan, Osman, Mahmud ve Abdullah isimli oğullarıyla birlikte boğulmuş, cesetleri Anadolu'ya nakledilerek Sivas'da defnedilmiştir.
Konumuz olan ve Kanuni Sultan Süleyman'ın "Şehzadeler güzidesi Sultan Mehmed'im" (949 H / 1543 M.) diyerek ölümüne tarih düşürdüğü, Saruhan Valiliği esnasında ölen sevgili oğlu için, devrin mimarı Koca Sinan'a, çıraklık dönemi eseri Şehzade Külliyesi'ni 1544-1548 tarihleri arasında yaptıran padişah, bu eserin idamesi için de bir vakfiye düzenletmiş ve vakfiye şartlarını yerine getirmek üzere verdiği mülklerin hududnamesini de Gurre-i Cemaziyelula 953 H./30 Haziran 1546 tarihinde hazırlatmış; Evail-i Muharrem 954 H./Şubat 1547 tarihinde ise hattat Kadı Mahmud bin Ahmed tarafından güzel bir hada eser haline getirilerek kadıya tasdike hazır edilmiştir. Dolayısıyla, hududnamenin hattatını kat'i surede öğrenmiş oluyoruz. Hududnamenin sonunda açıkça beyan edilmiştir.

Türbe kapısı üzerinde 75 x 138 cm. ebadındaki mermere Farsça sülüs hattıyla yazılan kitabede:

1. Akıbet der kasr-e alem ez havas ez avam
Kes nemimaned ve hakk-i Kulhuvallahü ahad
2. Kerd ez in menzel gözer Şehzade-i pak e'tekad Der bakaye cavedan rahmet koned Hayy-i samed
3. Take geşt asude der ukba be amr-ı kerdegar Ruze ömre padeşen başed be-fer'at bi aded
4. Şod be elham-i Hodaya lemyezel tarih-i o Merkade Sultan Muhammed bad fer devs-i ebed

(Sene 950)

Kitabe metninin Türkçesi ise şu anlama gelmektedir:

1. İster soylu, ister halktan olsun, dünya sarayında, KulhuvAllahü ahad haki içün hiç kimse kalmadı.
2. Bu menzilden temiz, inançlı Şehzade göç etti.
Böylece sonsuzluk diyarında onu canlı ve ulu olan Allah rahmetine alacak.
3. O öbür dünyada Allah'ın iziniyle rahat buldu. Padişah'ın ömrü sonsuza dek sürsün.
4. Allah'ın ilhamı ile onun tarihi sönmez oldu. Sultan Mehmed'in mezarı ebedi Cennet olsun.

Tarih 6 Nisan 1543 - 25 Mart 1544

Vakıflar Genel Müdürlüğü Kültür ve Tescil Dairesi Başkanlığı Arşivi'nde bulunan K. 122 numaralı vakfiye Osmanlıca olup tarihsizdir. Kadı önünde tarihi atılmak üzere "fi" kelimesi yazılmış, yazı ile tarih konacak kısımlar boş bırakılmıştır. Ancak, 30 Haziran 1546 tarihinden önce yazılmış olduğu kesindir. Zira vakfiyede zikredilen mülklerin hududnamesinin tahminimize göre müsveddesi 30.6.1546 tarihinde hazırlanmış, hattat Kadı Mahmud bin Ahmed tarafından yazılma işlemi Evail-i Muharrem 954 H./Şubat 1547'de tamamlanmıştır.
Vafkiye 174 x 267 mm. ebadında, klasik Türk cildi tarzındadır. Koyu kahverengi meşin cildi eser, gömme şemselidir. Şemse ebadı 122 x 44 mm. olup, zemini varak altun yaldızlı, üzerinde kabartma hatai şemse bulunmaktadır. Cildin dış çerçevesi 3 mm. kalınlığında pres edilmiş bir zincirek ile çevrilidir. Dış kısmında 1 mm. kalınlığında 2 adet ince bir sıcak yaldız çerçeve daha bulunmaktadır. Köşe kartuşları yoktur, cilt sadedir.
Cildin iç yüzeyi ise yine sade olup, kenarlarda ince bir cetvel vardır, kenar kartuşları ve şemse bulunmamaktadır. Cilt mikleplidir. Cildin arka yüzü de ön tarafı gibidir.
Başlangıç sayfasından itibaren, önden 3 sayfa ve arkadan bir sayfa boştur. Eserin tamamı 239 sayfadır.
2 a varağı klasik üslupta tezhiplenmiş olup, tezyinat, sayfanın 1/3'ünü kaplar. Tezyinat; akrotereimsi diyebileceğimiz bir taç kısımla, altında, dikdörtgen bir alanda kullanılmıştır. Tezhipte çivit mavisi rengi hakim olup, üzerinde sürme yaldızla zemin bulunmaktadır. Siyah, nar çiçeği, sarı, yeşil, cam göbeği, mavi gibi renkler, sade ve çok küçük olarak çiçeklerde kullanılmıştır. Besmele, ortada siyah kontür içinde, beyaz renktedir. Tezyinatta iki renk yaldız kullanılmıştır; biri yeşil, diğeri bakırı daha fazla olan kırmızımsı yaldız. Taç kısmının üzerindeki tığlar 25 mm. boyundadır.
Süsleme altında 6 satır yazı bulunur. Zahriyeli ilk sayfa 93 x 208 mm. ebadında, diğer sayfalar 93 x 162 mm. ebadında cetvellenmiş olup, her sayfada 9 satır bulunmaktadır.
Eser siyah is mürekkebi ile yazılmıştır. Ayetler, önemli isimler yaldızla üzerine siyah kontürle sülüs hada yazılmış olup, şiirler çivit mavisi rengindedir.

7 a varağında Kanuni Sultan Süleyman'ın bütün sayfayı enine kaplayan, Çin bulutlarıyla boşluklar tezyin edilmiş, lacivert ve yaldız renklerin kullanıldığı şaheser bir tuğrası bulunmaktadır. Tuğra 206 x 85 mm. ebadındadır.

8 b varağında Rumeli Kazaskeri Mustafa bin Mehmed'in mühürsüz bir tasdik sayfası yer alır. 8 a varağında vakfiye metni başlar. 188 sayfada şahitler yer alır. 190. sayfada vakfiye sona erer.

191. sayfada ek vakfiye başlamakta olup, besmele çivit mavisi ile yazılmıştır. Tezyinat yeri boş bırakılmıştır. Sıbyan Mektebi ve görevlilerinin ücretleriyle ilgilidir. 196. sayfada sona erer. 196-197-198. sayfalar boştur.

199. sayfada ikinci ek vakfiye yer alır. Besmele yaldızla yazılmıştır. Tezhip yeri boş bırakılmıştır. 206. sayfada sadece yaldızla çizilmiş sade bir tuğra bulunmaktadır. 207. sayfada Rumeli Kazaskeri Mustafa bin Mehmed'in mühürsüz bir tasdiki olup, medreseye vakfedilen kitaplar ile, ek akar emlakle ilgilidir. 236. sayfada eser son bulur.
Vakfiye girişinde devrin edebi anlayışını gösteren nesirler ve bazı şiirler de bulunmakta olup, şiirler çivit mavisi ile yazılmıştır.

Şiirleri aynen aşağıya alıyoruz:

"Hüve men leyse sivahu billahi
Leyse fi-kudretina şükr-ü ilahi
Akle'l-aklı ilahu ve alahu
Hare men sare izen havle ulahu"

Anlamı:

O (Allah) öyle bir zatur ki; ondan başka ilah yoktur.
Allah'a layıkıyla şükür etmek gücümüzün dışındadır.
O'nun yüceliği, aklı bağlamış ve üstüne çıkmıştır.
Onun yüceliği etrafında seyreden muhayyer kalır.

"Şefi'u cemiü'l-muznibine bi-re'feün
İmam-ı temamu'r-rusul-ı hayyri'l-berriyyeü
Lehu kane fethullahi kenzun li kaihi,
Bihi kane hatnüllahi beyte'n-nübüvved."

Anlamı:

O şevkatle bütün günahkarların şefaatcısıdır.
Bütün peygamberlerin imamı ve yaratıkların hayırlısıdır.
O'na Allah mülakatının hazinesini açmış,
Allah peygamberlik evini onunla mühürlemiştir.

"Bi-temsil-i hayrü'l vera allahu
Kefulkin bihi min-tevessele neca
Ve ashabuhu ke'n-nucumi inne men
Bihim yakyedi bi'r-reca"

Anlamı:

O bütün yaratıkların hayırlısı olduğundan
O'nun ali (ehl-i beyti)
Bir gemiye benzer ki, ona tevessül eden kurtulur.
O'nun ashabı yıldızlar gibidir, Onlara uyan hidayet bulur.

"Halifetun ceme'a'l-hakka fi hakikatihi
Ke'l-Mustafa hüsn-ü hulkun ve manzara hasenen
Fe-adhati'l-ardi hasenen ke's-sema'i izen
Bi-zılli re'fethi zate behcet-i ve sena
Ename fıtnete dehrin yedurü beyne enam
Ve eykaze'l-emne hinen teribihi ve sene
Ezale mefsakate'l-hamri min memalikihi
Müstebdilen bi-sevanin ve medhatin ve sena
A'zame bi-ma nalehu min-meleketin azametin
Müsteb'ideen li mülükin ve te'abberu ve sena."

Anlamı:

O öyle bir halifedir ki;
Allah onun hakikatinde güzel ahlak, güzel manzara toplamıştır.
Onun şefkatinin gölgesiyle sema gibi yerde güzellik ve parlaklık kazanmıştır.
O insanlar arasında dolaşan fitneyi uyutmuş ve enmiyeti ikaz etmiştir.
İçkinin zararlarını memleketinden izale etmiş, onun yerine sevab, medih ve övgü getirmiştir.
O'na verilen Padişahlık ne büyüktür, Pudara ibadet eden şahlardan ne kadar uzaktır.

"Ve haza du'aun la yereddüli ennehu
Salahun li-esnafi'l-berriyyeti'l-şamilkin"

Anlamı:

Bu öyle bir duadır ki; red olunamaz, çünki
O yaratıkların sınıflarına şamil bir salahtır.

"Selimu-t-tabi' makbulü't-üba'i
Serirü'd-derki sehlü'l-ıtüla
Adimü'l misli fi-meclis-i selaün
Adli'ş-şemsi veçhen za şual
Lehu fehum li-küllin neşr vafin
Lehu kalbün li-küllin nazm-i vain
Raeyna ennehu fi'ş-şer'i mami'in
Raeyna ennehu fı'l-har-i sain
Li-kurbillahi li-ma kane ahra
Mine'l-Firdevsi urkide vasata ka'in"

Anlamı:

Tabiau sağlam ve makbuldür.
İdraki seri ve her şeye kolaylıkla vakıf olur.
Sultanlar neslinde O'nun benzeri yoktur.
Yüzü parlaklıkta güneş gibidir.
Öyle bir fehmi vardır ki; bütün nesirlere kafidir.
Öyle bir kalbi vardır ki; bütün nazımları davet edendir.
O'nu öyle görüyoruz ki; şerlere mani ve hayır işlerinde çalışandır.
Allah'ın yakınlığına layık olduğu için Cennetin ortasında uyu.

"Şeh-i Hüsrevan-ı Ferudun-ı şerir Sikender-i nazir-i Aristo Vezir Serir-i hilafet ezo pur-şeref
Karin-i feth-u nasreş hem ez-her taraf
Ezo yaft şer-i Muhammed nizam
Ve zo yaft cümle cihen intizam
Ferişteh bi-ahlak-ı ve insan be-cesm
Selim o ber-resm ve Süleyman be-ism".

Anlamı:

Padişah Hüsrev, Feridun Taht, İskender gibi, Aristo Vezir, Hilafet tahu ondan çok şey gördü
Fetih ve Allah'ın yardımı her taraftan onunla beraber,
Sultan Mehmed tahtı onunla nizam buldu,
Bütün dünya da ondan intizam buldu,
Ahlakı ile melek, huyca melek, cismiyle insandır,
Resimde (görünüşde) Selim, isimde Süleyman'dır.

Kanuni Sultan Süleyman oğlu Şehzade Mehmed için tesis etdği vakıfta aşağıdaki binaları yaptırarak, vakfın devamlılığı için şu taşınmaz malları vakfetmiştir:

(Mimar Koca Sinan'a) inşa ettirilen binalar:

Cami, türbe, imaret, kiler, mat-bah, 8 odalı tabhane, Haremeyn-i Şerifeyn için müstakil bir odalı tabhane, anbar, ahur, kenif ve levazımau, Semanin Medresesi, Sıbyan Mektebi.
Vakfın idamesi için akar getirecek emlakler üç kısma ayrılmıştır.
I. Kısım: Rumeli tarafındaki emlak, II. Kısım; Cezair-i meşhure, III. Kısım; Anadolu tarafı.

I. Kısım; Rumeli Tarafi:

1. Istanbul-Eyüp, Kasımpaşa Mahallesi, Çifte hamam,
2. Küçükçekmece'de bulunan tek hamam,
3. Istanbul-Kağıthane, Elagöz değirmeni,
4. İstanbul-Büyükdere'de iki değirmen,
5. Methane (?) (Ahşap- alet ve edavauyla birlikte),
6. Bugünkü Sultanahmed Meydanı'ndaki İbrahim Paşa Sarayı, çeşmesi,
7. İbrahim Paşa Sarayı'na bitişik 2 kıt'a bostan (tarla),
8. İstanbul-Büyükdere'de 2 çayır, 1 bahçe,
9. Karye-i Sanalı,
10. Karye-i Ormanlı,
11. Karye-i Uğurlu,
12. Karye-i Bostancalu,
13. Silivri Kazası'nda Karye-i Tahir-Fakih, ve burada meşhur 1 değirmen,
14. Silivri Kazası'nda Karye-i Sugaz (Burgaz),
15. Silivri Kazası'nda Karye-i Arnabud,
16. Silivri Kazası'nda Karye-i Gölbaşı-namı diğer Belgradlı,
17. Silivri Kazası'nda Karye-i Tepeviran,
18. Silivri Kazası'nda Karye-i Mocran,
19. Silivri Kazası'nda Karye-i Hırvadar,
20. Silivri Kazası'nda Karye-i Dilgu,
21. Silivri Kazası'nda Karye-i Celepler,
22. Silivri Kazası'nda Karye-i Kılıçlu,
23. Silivri Kazası'nda Karye-i İnviranlı,
24. Silivri Kazası'nda Karye-i Emirhanlı,
25. Silivri Kazası'nda Karye-i Hisarbeyli
26. Çorlu Kazası'nda Karye-i Jengerli,
27. Çorlu Kazası'nda Karye-i Pmarbeyli,
28. Çorlu Kazası'nda Karye-i Köpekli,
29. Çorlu Kazası'nda Karye-i İsaç,
30. Çorlu Kazası'nda Karye-i Sanlar,
31. Çorlu Kazası'nda Karye-i Tatarveli,
32. Çorlu Kazası'nda Karye-i Aslanlı,
33. Çorlu Kazası'nda Karye-i Muradlı,
34. Çorlu Kazası'nda Karye-i Mezra-i Tatarveli,
35. Çorlu Kazası'nda Karye-i Mezra-i Denberk,
36. Pınarhisar Kazası'nda Karye-i Bedir,
37. Pınarhisar Kazası'nda Karye-i Kucalı,
38. Vize Kazası'nda Karye-i Musa Işıklı,
39. Vize Kazası'nda Karye-i Çavuşbaşılı,
40. Vize Kazası'nda Karye-i Büyükkurtulmuş,
41. Vize Kazası'nda Karye-i Küçükkurtulmuş,
42. Vize Kazası'nda Karye-i Mezidli,
43. Vize Kazası'nda Karye-i Göktepe,
44. Vize Kazası'nda Karye-i Göktepe Yeniçeri Mezraası,
45. Vize Kazası'nda Karye-i Göktepe Muradlı Mezraası,
46. İpsala Kazası, Karye-i Barağı,
47. İpsala Kazası, Karye-i Bıyıklı,
48. Çermen Kazası, Karye-i Hasneblü,
49. Çermen Kazası, Karye-i Salur,
50. Çermen Kazası, Karye-i Sanyer,
51. Çermen Kazası, Karye-i Yenice,
52. Çermen Kazası, Karye-i Oğuzhanlı,
53. Çermen Kazası, Karye-i Köseevhadlu,
54. Çermen Kazası, Karye-i Deli İlyaslı,
55. Çermen Kazası, Karye-i Koyunlu,
56. Çermen Kazası, Karye-i Tatarahmedlü, namı diğer Deli
57. Çermen Kazası, Karye-i Buldu,
58. Çermen Kazası, Karye-i Alamdarlı,
59. Çermen Kazası, Karye-i Oduk Hacesi,
60. Çermen Kazası, Karye-i Yundalanı,
61. Çermen Kazası, Karye-i Hayreddinlü,
62. Çermen Kazası, Karye-i Sırtobası,
63. Çermen Kazası, Alacayur adlı meşhur 1.500 dönüm çayır,
64. Çermen Kazası'nda meşhur 7 çifdik,
65. Nevrakop Kazası, Karye-i Vezme,
66. Nevrakop Kazası, Karye-i Niştine,
67. Nevrakop Kazası, Karye-i Baratin.

II. Kısım; Cezair-i Meşhure:

68. Cezire-i Marmara,
69. Cezire-i Marmara, Karye-i Burgos,
70. Cezire-i Marmara, Karye-i Temlimi,
71. Cezire-i Marmara, Karye-i Gımyata,
72. Cezire-i Marmara, Karye-i Malatya,
73. Cezire-i Marmara, Karye-i Tetragone,
74. Cezire-i Marmara, Karye-i Eflatun,
75. Cezire-i Marmara, Karye-i Revatic,
76. Cezire-i Marmara, Karye-i Kılezam,
77. Cezire-i Marmara, Karye-i Prosta,
78. Tavşanadası, Karye-i Guri,
79. Tavşanadası, Karye-i Midullu,
80. Tavşanadası, Karye-i Bulgar,
81. Tavşanadası, Karye-i Estuma,
82. Tavşanadası, Karye-i Hulye,
83. Cezire-i Arab, Karye-i Arab,
84. Cezire-i Arab, Karye-i Efuşa,
85. Cezire-i Kobalı, Karye-i Kobalı,
86. Cezire-i Kapudağ, Karye-i Hark,
87. Cezire-i Kapudağ, Karye-i Diragon,
88. Cezire-i Kapudağ, Karye-i Vaü,
89. Cezire-i Kapudağ, Karye-i Rudiye,
90. Cezire-i Kapudağ, Karye-i Berme,
91. Cezire-i Kapudağ, Karye-i Kastel,
92. Cezire-i Kapudağ, Karye-i Şahin,
93. Cezire-i Kapudağ, Karye-i Burgos,
94. Cezire-i Kapudağ, Karye-i Forice Burgos,
95. Cezire-i Kapudağ, Karye-i Akkilise,
96. Cezire-i Kapudağ, Karye-i Kumlimanı,
97. Cezire-i Kapudağ, Karye-i Mihaniye,
98. Cezire-i Kapudağ, Karye-i Meşhedlü,
99. Cezire-i Kapudağ, Karye-i Avniye,
100. Cezire-i Kapudağ, Karye-i Goniye'nin aşar-ı şer'iyyesi Sultan Bayezıd Han imaretine aittir. Bütün bunlar; merhum Sultan Emir Mehmed'in imarethanesi hayrandır.
101. Cezire-i Kınalı, Kınalı Karyesi,
102. Cezire-i Kınalı, Kızılada, Karye-i Rumyan,
103. Cezire-i Kınalı, Kızılada, Karye-i Şerefyan,
104. Cezire-i Kınalı, Kızılada, Karye-i Kariye,
105. Cezire-i Burgos'un tamamı,
106. Cezire-i Heybelü.

III. Kısım; Anadolu Tarafı:

107. Gekboze (Gebze), Maltepe,
108. Gekboze (Gebze), Akkilise,
109. Liva-i Aydın, Sart Kazası, Ahmetbeyiü,
110. Liva-i Aydın, Sart Kazası, Suzan Dağı adlı nehir üzerinde 4 müd ve 7 kile tohum alan çeltiklik,
111. Liva-i Aydın, Birgi Kazası, Nahiye-i Gülşen'de Kukalagöz Çifdiği,
112. Liva-i Aydın, Birgi Kazası, Ayasfon,
113. Liva-i Aydın, Birgi Kazası, Balçıkhali,
114. Liva-i Aydın, Birgi Kazası, Akçapınar,
115. Liva-i Aydın, Birgi Kazası, Gergi, namı diğer Çenme,
116. Liva-i Aydın; Birgi Kazası, Sandı,
117. Liva-i Aydın, Çeşme Kazası, Ürkmez,
118. Liva-i Aydın, Yenişehir'in tamamı,
119. Liva-i Aydın, Güzelhisar Kazası, Karye-i Tavliye,
120. Liva-i Aydın, Güzelhisar Kazası, Karye-i Mescidlü,
121. Liva-i Aydın, Güzelhisar Kazası, Karye-i Menteşe Bayırı,
122. Liva-i Aydın, Güzelhisar Kazası, Karye-i Kızılca,
123. Liva-i Aydın, Güzelhisar Kazası, Karye-i Yaşkübra,
124. Liva-i Aydın, Güzelhisar Kazası, Karye-i Gökçekirişli,
125. Liva-i Aydın, Güzelhisar Kazası, Karye-i Kızılyer,
126. Liva-i Aydın, Güzelhisar Kazası, Karye-i Bakla,
127. Liva-i Aydın, Güzelhisar Kazası, Karye-i Hayreddinler,
128. Liva-i Aydın, Güzelhisar Kazası, Karye-i Uzundere,
129. Liva-i Aydın, Güzelhisar Kazası, Karye-i Göklücedere,
130. Liva-i Aydın, Ayasiug Kazası, Karye-i Demircili,
131. Liva-i Aydın, Ayasiug Kazası, Karye-i Çanlı,
132. Liva-i Aydın, Ayasiug Kazası, Karye-i Hartana,
133. Liva-i Aydın, Ayasiug Kazası, Karye-i Kemal Çiftliği (3 Çifdik),
134. Aydıncık Kazası, Karye-i Bandırma,
135. Aydıncık Kazası, Karye-i Dudimanı,
136. Aydıncık Kazası, Karye-i Sazlıdere,
137. Mihalıççık Kazası, Karye-i Yenice (padişahınmış, vakfetmiş),
138. Biga Kazası, Karye-i Akkirman,
139. Biga Kazası, Karye-i Şerefyan.

Bu gayrimenkuller de Semaniye Medresesi hayratıdır.

Yukarıdaki emlakler sıralandıktan sonra, külliyede görevlilere ve alacakları ücretlere, pişirilecek yemeklere sıra gelmektedir; vakfiyede:

1. İlmi ile amil, ulemadan bir müderris: yevmiyesi 50 akçe
2. 1 muid, günlük 5 akçe
3. Hücre adedince, 16 kişi, oda sorumlusu olacak, günlük 2 akçe
4. 1 bevvab, günlük 2 akçe
5. 1 kennas, günlük 2 akçe
6. Mütevelli (İdarecilikten, muhasebecilikten, levazımattan anlayan, emanete ve diyanete sahip) günlük 50 akçe
7. Hatip, günlük 10 akçe
8. Vekilharç, günlük 5 akçe
9. Katip, günlük 5 akçe

10. 15 kişi tahsildar olup:

a. Biri, Darü's-Saltanat-ı Konstantiniyye olan Başhane ile Ebi Eyub Ensari'de olan hamamlara, Kağıthane'deki değirmene, günlük 3 akçe
b. İkisi, Liva-i Aydın, her birine günlük 5 akçe
c. Biri, Kapudağ, Aydıncık, Mihaliç kadılıklarında, günlük ... 4 akçe
d. Biri, Tavşanadası, Arapadası, Biga Kazası, günlük 4 akçe
e. Biri, Cezire-i Marmara, günlük 4 akçe
f. Biri, Cezire-i Kızılada, Kınalı, Heybelü, Burgos ve Gekboze Kazası, günlük 4 akçe
g. Cezire-i Mirali, günlük 3 akçe
h. İstanbul Kadılığı, günlük 4 akçe
ı. Silivri Kadılığı, günlük 4 akçe
i. Çorlu Kadılığı, günlük 4 akçe
k. Vize ve Pınarhisar Kadılığı, günlük 4 akçe
l. İpsala Kadılığı, günlük 2 akçe
m. Çermen Kadılığı, günlük 5 akçe
n. Nevrakop Kadılığı, günlük 5 akçe
o. Nevrakop Kadılığı, Tahsildar Katibi, günlük 3 akçe

11. Tahsildarın elde ettikleri geliri yazan katibe, günlük 4 akçe
12. Hatip, günlük 25 akçe
13. İmam, günlük 10 akçe

14. 10 Hafız:

a. Ser-Mahfel'e günlük 6 akçe
b. Diğer hafızlara, günlük 3'er akçe

15. Güzel sesli, musikiden anlayan, makamında okuyan müezzin, günlük 5 akçe
16. Muarriş, günlük 5 akçe

17. Cüzhan, 90 kişi, üç gruba ayrılacak, birer reisleri olacak:

a. Reisler günlük 3'er akçe
b. Cüzhanlar, günlük 2'şer akçe

18. En'amhan 5 kişi her birine günlük 5'er akçe
19. Yasinhan, 2 kişi, her birine günlük 4'er akçe

20. Kelime-i Tevhidhan, 20 kişi, (her bir günde 3.500 kerre-toplam 70.000):

a. Reisler günlük 3 akçe
b. Diğerleri günlük 2'şer akçe

21. Selevat-i Şerifhan, 5 kişi, her biri günde 1.000 defa:

a. Reis, günlük 3 akçe
b. Diğerleri, günlük 2'şer akçe

22. Müezzin, 8 kişi, günlük 5'er akçe
23. Muvakkit (saatçi) günlük 10 akçe
24. Noktacı (puantör) günlük 4 akçe
25. Fukaradan adab ve erkanı bilen 4 kişi, günde her biri 20 rekat Salat-ı nafile namazı kılacaklar, günlük 5'er akçe
26. Senede bir kişi, Sultan Emir Mehmed Han için Hacca gönderilecek ve bu iş için senede 5.000 akçe
27. Çerağcı, 4 kişi, günlük 4'er akçe
28. Kayyum, 6 kişi, günlük 4'er akçe
29. Ferraş, 4 kişi, günlük 4'er akçe

30. Buhurcu günlük 4 akçe:

a. Malzemeleri için de günlük 6 akçe

31. Meremmetci, günlük 2 akçe
32. Türbedar, günlük 6 akçe
33. Hafız, 36 kişi, sabahtan akşama kadar, 4'er kişi nöbede Türbede Kur'an okuyacaklar, günlük 1,5'ar akçe

34. Hafız, 30 kişi, sabah namazından sonra, her biri birer cüz okuyacaklar

a. Reis'e günlük 3 akçe
b. Muarrif e günlük 3 akçe
c. Diğerlerine günlük 2 akçe

35. Türbede noktacı (puantör), günlük 3 akçe
36. Sarıkçı (ayda bir defa merhum şehzadenin sandukası üzerinde bulunan sarığı, yeniden saracak, her gün türbeye gelecek ve sarığı kontrol edecek) günlük 2 akçe
37. Ferraş (Türbede görevli 36 hafızdan biri seçilecek ve hafızların içeceği suyu, abdest alacağı suları temin ederek, türbeyi de temizleyecek, hafızlık ücreti olan 1,5 akçeye ilave olarak günlük 2 akçe daha alacak), günlük 2 akçe
38. Türbeden buhurcu (malzemesiyle birlikte) günlük 3 akçe
39. Kandil ve kennas için yılda 800 akçe
40. Balmumu için yılda 200 akçe
41. Türbe sanduka örtüsü için 10 yılda bir 10.000 akçe
42. İmaret şeyhi, günlük 25 akçe
43. Kennas, günlük 3 akçe
44. İbrikci, 2 kişi, günlük 2' şer akçe
45. Kilerci, günlük 5 akçe
46. 4 Nakip, günlük 3'er akçe
47. Baş aşçı, günlük 6 akçe
a. Beş aşçı, günlük 5'er akçe
48. Ekmekçi, 6 kişi, günlük 4'er akçe
49. Kapıcı (gelen-gideni gözeder, kavgayı ayırır), günlük 2 akçe
50. Değirmenci, günlük 4 akçe
51. Pirinç temizleyicisi - ayıklayıcısı, 4 kişi, günlük 1 akçe
52. Aııbarcı, günlük 4 akçe
53. Oduncu (gedrip-götüren), günlük 2 akçe
54. Odun yaran, günlük 2 akçe
55. Hammal günlük 2 akçe

(Kasaptan 260 vukiyye et getirip, imaret şeyhine veya aşçıya teslim eder, fazlasını iade, noksanını tamamlatır.)

56. Kaşeguy (bulaşıkçı), 2 kişi, günlük 2 akçe
57. Kasekeş (yemekleri kaplara koyan dağıucı 4 kişi), günlük .... 2 akçe
58. Ahur kapıcısı, 2 kişi, günlük 2 akçe
59. Meremmetci (tamir işinde usta), 2 kişi, günlük 5 akçe
60. Meremmetci ve su yolcu yardımcısı, 2 kişi, günlük 4 akçe
61. Kurşuncu ustası, günlük S akçe
62. Su yolcu, 6 kişi, günlük 5'er akçe
63. Su yolcu yardımcısı-kalfa, 4 kişi, günlük l'er akçe

Kaynakça
Kitap: XII. TÜRK TARİH KONGRESİ
Yazar: TÜRK TARİH KURUMU
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: ŞEHZADE MEHMED VE TÜRK SÜSLEME SANATINDAKİ YERİ(1520-156

Mesajgönderen TurkmenCopur » 27 Ara 2010, 21:08

Külliyede 78 cins görevde, 332 kişi maaş almaktadır. Vakfiyenin incelenmesinden, asgari ücretin bir akçe, usta yevmiyesinin 4-5 akçe, üst görevlinin 5 akçe, genel direktörün ise (rüşvete-yolsuzluğa mahal vermemesi amacıyla) günlük 50 akçe ücret almaktadır.
Yukarıda zikredilen işlerde çalışanların mükhim bir mazereti veya şer'i bir özürü bulunmadıkça görevlerini ifa etmeleri, yerlerine naib tutmamaları, tutar ise kabul edilmemesi; ayrıca bu personellerin işlerinden azledilmemeleri, kötü sözlerle eza edilmemesi, bir kabahatleri olursa; önce nasihat edilmesi, tekrarlanırsa, ikaz edilmesi, üçüncü defa olur ise, başkasının tayini, Kanuni Sultan Süleyman tarafından emredilmiştir.

İmaret:

1. Her gün 25 kile safı undan ekmek pişirilecektir. Vakfiyede kilenin tarifi açıkça belirtilmiş olup şöyledir: İstanbul için; 1 kile = 25 vukiyye, 1 vukıyye= 400 dirhem.
2. Her gün 260 vukiyye koyun eti ile yahni pişirilecektir. Etin her gün aynı kasaptan alınmaması, hangi kasapta iyisi bulunursa, ondan alınması, vakfın şartıdır.
3. Sabah çorbası için 7 kile pirinç, kile=10 vukiyye.
4. Akşam 6 kile döğülmüş buğday, kile= 20 vukiyye.
5. Cum'a, Leyle-i Regaip, Ber'at ve Ramazan gecelerinde: Dane, zerde ve zirba pişirilmesi, halis münakka, pirinç pilavı ve zerde yemekleri verilmesi, Peygamberimizin doğum günü olan Rebiulevvel'in 12. gecesi pirinç pilavı ve zerde pişirilmesi ve mevlütten sonra bütün misafirlere ikram edilmesi,
6. Her yıl 18 müd halis hub ve pirinç sarf edilmesi,
7. Her yıl 7.000 vukiyye yemek için tereyağ,
8. Her yıl 4.900 vukiyye zerde ve zirba,
9. Her yıl 4.700 dirhem hub ve zağfiran,
10. Her yıl 13 müd halis tuz,
11. İyi pişen nohut,
12. Mevsime göre, kabak, koruk, ıspanak, yoğurt, havuç, maydanoz, kimyon, nufa, (?), soğan, fülfül için 7.000 akçe,
13. Misafirler için pirinç, bal ve yağdan ayrı, turşu için 20.000 akçe sarf olunması,
14. Mutfak, tabhane için her yıl 2.900 çeki odun,
15. Cami ve imarette aydınlatmada kullanılmak üzere zeytinyağı için her yıl 4.000 akçe sarf edilmesi,
16. Mutfak, imaret tabhanede yanacak çerağ için her yıl 1.000 akçe,
17. Cami mihrabının iki tarafını aydınlatmak üzere her gece yanacak bal mumu için her yıl 1.600 akçe,
18. Cami, imaret için lazım olan hasır için her yıl 1.400 akçe,
19. Kandil levazımaü için her yıl 1.000 akçe,
20. Odun hammaliyesi, ırgat için yılda 4.000 akçe,
21. Kalay için 1.000 akçe,
22. İmaret levazımatı için hammaliye ücreti olarak yıllık 3.000 akçe,
23. Bayram ve Ramazan ve mübarek geceler harcı için yıllık 3.000 akçe,
24. Seccade, halı-kilim, alet ve edevat, ihtiyaç dahilinde uzun süre için bir defa alınır.
25. Fukara, mürtezika, hüddam için sabah pişen pirinç çorbası, gün doğduktan sonra; akşam pişen buğday çorbası, ikindiden evvel ve sonra gerekli yerlere ulaştırılması,
26. Misafirler için, her gün alınan 260 vukıyye etten bir miktar ayrılıp, misafirlerin etinin ayrı pişirilmesi, gerisinin yahni için ayrılması, etin suyu ile diğer yemeklerin pişirilmesi, gereği gibi ikram edilmesi yine vakfın şartları arasındadır.
27. Pişen ekmeklerin 100 dirhem olması, 2 ekmek verilmesi,
28. Taksim edilen ederin 90 dirhem olması,
29. Pişen yemeklerden mutlaka iki fakire verilmesi,
30. Mütevelli, evkafın tamirine önem verecek, zamanın ihtiyacına göre şer'an lazım gelen tanzim olunarak yürürlüğe konacak, ihtiyaçlar gaile fazlasına göre temin edilerek, tehir edilmesi önlenecektir.

Vakfiyenin tasdikine, kadı huzuruna çıkarılmasına padişah adına Vezir Rüstem Paşa vekil tayin edilmiştir.

188-189. sayfada bulunan vakfiye şahitleri:

Vezirü's-sani Mehmed Paşa bin Abdüssamed, Vezirü's-salis Ahmed Paşa bin Abdülahad, Vezirü'r-rabi İbrahim Paşa bin Abdülkerim, Emir-i Ümeraü'l-Cezair Mehmed Paşa bin Abdülmuin, Abdi Çelebi bin Mevlana İlyas,
ed-defter-i ve'l-emiru'l-Kebir-i Hayreddin Bey bin Abdülhay,
ed-defter-i ve afdalu ashabi'l-inşaati'l-fayika ve ekmelü erbabi'l imlaati'r-raika Mustafa Çelebi bin Mevlana Celal Tevkii,
Celalü't-tevki ve zübdetü kirami'l-katibin Abdi Çelebi bin ... (baba ismi vakfiyenin aslında da yoktur, boş bırakılmıştır).
Katibü'r-Ruznamçe-i Sultaniye Mehmed Çelebi bin ... (baba ismi vakfiyenin aslında da yoktur, boş bırakılmıştır) katibü'l mukatatu'l- Hakaniye.
Şuca Ağa bin ... (baba ismi vakfiyenin aslında da yoktur, boş bırakılmıştır) Re-isu Kaidin.
Padişahın oğlu için yaptığı vakfiyede şahitlerden üçünün baba isimlerinin yazılmaması ve ufak boşluk bırakılması, düşündürücüdür!
şahitlerden anladığımız kadarıyla, inşaatın hesaplarını tutan ve kalfa vazifesi yapanın, Mustafa Çelebi olduğunu düşünüyoruz.. Zira, şahitlerde ismi geçerken; önde gelen inşaatçıların en faziletlisi anlamına gelen bir ifade kullanılmıştır.
Abdi Çelebi'nin ise, vakfiyeyi yazan hattat olma ihtimali yüksektir. Zira; şerefli katiplerin biriciği ifadesiyle, babasının padişahın günlüğünü tutması, bizi bu kanıya götürüyor.

Daha sonra ek vakfiye yer alır:

Burada, Kıldamı Mahallesi'nde, Kur'an öğretilmesi ile ilgili bir Sıbyan Mektebi Vakfiyesi'ne yer verilir.
Öğretmen; diyaneti ile maaruf, iyi okuyan, fenn-i kitabet de mahir, ilm ile amel eden bir öğretmen tayini ile bir halife, bir kayyum tayini ile ilgilidir. Muallime 6 akçe, halifeye 3 akçe, kayyuma 2 akçe günlük yevmiye verilmesi şart koşulmuştur.
Ayrıca hasır, odun, abdest ve içecek su için yılda 700 akçe tahsisat ayrılmıştır.
İkinci ilave vakfiye, medreseye vakfolan 126 kitap ve bazı akar getiren mülklerin vakfa dahil edilmesiyle ilgilidir. Rumeli Kadıaskeri Mustafa bin Mehmed tarafından tasdik edilmiştir.

Gruplarına göre kitapların dağılımı şöyledir:

İlm-i Tefsirden 6, İlm-i Hadisden 10, İlm-i Usulden 14, İlm-i Furudan 20, İlm-i Kelamdan 38, İlm-i Lügatten 7, İlm-i Nahivden 5, İlm-i Sarfdan 3, İlm-i Hikmet ve Heyetten 9, İlm-i Mantıktan 14 kitap bulunmaktadır.

O devirde okunan meşhur kitapların isminin öğrenilmesi açısından isimlerini aynen aşağıya alıyoruz:

a. İlm-i Tefsir:


1. Kitab-ı Keşşaf, mükemmel bir cilt.
2. Kitab-ı Haşiye-i Keşşaf, li-Şeyhülüslam, 1 cilt, 2 adet.
3. Tayyibi, Kitab-ı Haşiye-i Keşşaf, nakış 1 cilt.
4. Risale-i Haşiye-i Havaşi-i Keşşaf, li-ba'di'l-müteahhirin, 1 cilt.
5. Haşiye-i Seyyiid Ali Alle'l-Keşşaf Ma'a Haşiye-i Seyyid Ali Ala-Şerhi'l-adud, 1 cilt.

b. İlm-i Hadis:

1. Sahih-i Müslim, mükemmel bir cilt.
2. Nevevi, Şerhü'l-Müslim, 1 cilt, 2 adet.
3. Kitab-ı Mesabih, mükemmel bir cilt.
4. Mesabih (tamamlanmamış), 1 cilt.
5. Cild-i Ahir-i Mesabih-i Müşarikeku'l-Envar, 1 cilt.
6. Atufi, Haşiye-i Şerhü'l-Meşarih, 1 cilt.
7. Kuvvetül-Kulub Min-Rivayet-i Ebi Eyyubi'l-Ensari, 1 cilt.
8. Camiü'l-Usul, 1 cilt.
9. Şehü'l-Kirmani Ala-Sahihi'l-Buhari, 1 cilt.

c. İlm-i Usul:

1. Kitab-ı Telvih, 1 cilt.
2. Hasan Çelebi, Haşiye-i Telvih, 1 cilt.
3. Mevlana Samsuni, Haşiye-i Telvih.
4. Mevlana Hüsrev, Haşiye-i Telvih, 1 cilt.
5. Mevlana Hüsam, Haşiye-i Telvih, 1 cilt.
6. Ahısketi, Kitab-ı Tahkik, 1 cilt, 2 adet.
7. İbn-i' - Melik, Şerhü'l-Menar, 1 cilt.
8. Şerh-i Usul-i Pezdevi, 1 cilt.
9. Kitabü'l-Müfti Mine'l-Usuli Ala-Mezhebi'l-Hanbeli, 1 cilt.
10. Haşiye-i Şerh-i Adud, 1 cilt, 4 adet.

d. İlm-i Furu:

1. Kitab-ı Metn-i Bidaye, 1 cilt, 2 adet.
2. Metn-i Kuduri, 1 cilt.
3. Sadrü'ş-Şeri'a, lcilt, 2 adet.
4. Metn-i Mecmua.
5. Mine'i-İnaye, II cilt
6. Mine'l-Kifaye, I. cilt.
7. Sadakatü'l-Uyun fi-Şerhi'l-Kuduri, 1 cilt.
8. İhtiyar fi-Şerhi'l Muhtar, 1 cilt.
9. Zeylai, el-Mücelledetü'l-Evvel Min-Tebyini'l-Hakayık fi-Şerh-i Kenzü'd-de-kayık.
10. Haşiye-i Acem Muhyiddin Ala-Şerhi'l-FerayidiVSıraciye Zeynü'ş-Şuruh fi-Şerhi Metni'l-Feraiz, 1 cilt
11. Kitab-ı Mebsut-ı Serahsı, mükemmel bir cilt.
12. Dürer ve Gürer, I. cilt.
13. Levayıh-ı Fusul-i Esruşeni, 1 cilt.
14. Bezzaziye, 1 cilt.
15. Kadıhan, eksik, 1 cilt, 2 adet.
16. Kadıhan, I. cilt, 2 adet.

e. İlm-i Kelam:

1. Seyyidi'ş-Şerif, Kitab-ı Şerhi'l-Mevakıf, 1 cilt.
2. Saadeddin, Şerhü'l-Makasıd, 1 cilt, 2 adet.
3. Haşiye-i Mevakıf, 1 cilt.
4. Seyyid Şerif, Haşiye-i Şerh-i Tecrid, 1 cilt.
5. Şerh-i Tecrid, 1 cilt, 2 adet.
6. Seyyid Ali, Haşiye-i Şerhi't-Tecrid.
7. Ali Kuşçu, Haşiye-i Şerhi't-Tecrid, 1 cilt, 3 adet.
8. Hatip-zade, Haşiye-i Şerhi't-Tecrid, 1 cilt.
9. Haşiye-i Şerhi't-Tecrid, 1 cilt.
10. Metn-i Tavali, 1 cilt, 2 adet.
11. İsfehani, Şerhü't-Tavali, 1 cilt.
12. Mirek, Şerhü't-Tavali, 1 cilt.
13. Haşiye-i Seyyid Ali el-Isfahani.
14. Haşiye-i Isfahani-i Ahar, 1 cilt.
15. Şerhü Akaid, 2 adet.
16. Metn-i Akaid, 1 cilt, 2 adet.
17. Şerh-i Akaid ve Hayali, 1 cilt.
18. Şerh-i Akaid ve Gayri, 1 cilt.
19. Haşiye-i Kestelli Ala-Şerhi'-Akaid, 1 cilt.
20. Hayali ve Mevlana-zade, 1 cilt.
21. Kaşi, İlm-i Me'ani'de Şerh-i Miftah, 1 cilt.
22. Saadeddin, 1 cilt.
23. Metn-i Miftah, 1 cilt.
24. Seyyid Şerif, Haşiye-i Şerh-i Miftah, -genişletilmiş-1 cilt.
25. Mevlana Hitabi, Haşiye-i Mutavvel, -genişletilmiş-1 cilt.
26. Metn-i Telhis.
27. Metn-i Telhis, -muhtasar-1 cilt, 2 adet.
28. Haşiye-i telhis, 1 cilt.
29. Haşiye-i Şerhü'r-Rumuz.

f. İlm-i Lügat:

1. Kamusü'l-Lügat, mükemmel bir cilt, 2 adet.
2. Mine'l-Kamus ila-Hurufi'z-Zai ve Sahaf, I. cilt, mükemmel.
3. Sıhah-ı Mücelledeteyn.
4. Meni's-Sıhah, I. cilt.
5. Mine's-Sıhah II. cilt, 2 adet.

g. İlm-i Nahiv:

1. Kitabü'l-Mutavassıt-ı Kafiye, 1 cilt.
2. Misbah, 1 cilt.
3. Kafiye ve Misbah, 1 cilt, 2 adet.
4. Misbah ve Maksud, 1 cilt.

h. İlm-i Sarf:

1. Kitab-ı Marah ve İzzi ve Maksud, 1 cilt, 2 adet.
2. Kitab-ı Merah.

ı. İlm-i Hikmet ve Heyet:

1. Hoca Naşir, Şerh-i İşaret, 2 adet.
2. Haşiye-i Seyyid Alii Ala-Şerhi'l-İşaret.
3. Mevlana-zade, 1 cilt, 2 adet,
4. Mevlana-zade, Şerh-i Summani, 1 cilt.
5. Mirek, Şerh-i Mevlana-zade.
6. Belıcetyar, Hikem-i Ala'iyye, 1 cilt.
7. Nişaburi, Şerh-i Tezkire.

k. İlm-i Mantık:

1. Haşiye-i Metali, 1 cilt, 3 adet.
2. Şerh-i Metali, 1 cilt, 3 adet.
3. Metn-i Metali, 1 cilt.
4. Haşiye-i Küçük, 1 cilt, 3 adet.
5. Kutbiddin, Şerh-i Şemsiye, 1 cilt, 4 adet.

Yukarıda belirtilen kitapların tamamı medresede olup, müderris, bunları bir deftere kaydedecek, müderris değiştiğinde ise bu deftere göre teslim alacak, zayi eden mutlaka ödeyecek, eğer yeni müderris İstanbul dışından geliyorsa, önceki müderris, bu kitapların tamamını mütevelliye teslim edecek, mütevelli yeni gelen müderrise devr-i teslim edecektir.
Aşağıda belirtilen mülkler de vakıf mütevellisi vezire teslim edilip, Şehzade Mehmed Vakfı'na ilhak olunmuştur.

Yerlerini belirtmek üzere, sınırlarını aynen alıyoruz:

İmaret-i Amire yanında, iki kadı, alt kat iki odalı, biri ocaklı, diğeri ocaksız, üst kat ocaklı, ahuru, pınarı, 2 kenifı bulunmaktadır. Hudutları ise; bir tarafı yol, bir tarafı Ömer Hoca evine, bir taraftan ser-haneye, bir taraftan da kemere bitişiktir.

Yine, aynı yerde, iki kadı, iki odalı, biri ocaklı, diğeri ocaksız, bir kenif, bir fırın, bir pınarı bulunan bu yer; bir taraftan Bevvab Ali evine bir taraftan dükkanlara, bir taraftan kemerlere bitişiktir. Yanında 10 dükkan, bir tarafı yol, bir tarafı kemerlere bitişiktir, bir taraftan da Bevvab Ali evine bitişiktir. Caminin batı kapısına bitişik 3 dükkan, bir mahzen, bir musluk (çeşme) Mevlana Yahya Efendi elindedir. 25 akçe mukataa'lı bir zemindir. Türbedar Tayyib elinde 25 akçe mukataa'lı bir zeminin, Muallim Mevlana Veli'de bir kıta zemindir ki, (me'kele-bahçe ? ) boş-bozuk (muattal) durumdadır...
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: ŞEHZADE MEHMED VE TÜRK SÜSLEME SANATINDAKİ YERİ(1520-156

Mesajgönderen TurkmenCopur » 27 Ara 2010, 21:08

Tuğra

Orijinali elimizde bulunmakla birlikte ayrıca, Vakfiye Arşivi'ndeki 613 numaralı defterin 1. sayfa 1. sırasında kayıtlı vakfiyenin üzerindeki notta:

İşbu vakfiye ve ilaveleri, Vakıf Nazın Bilal Ağa'nın mektuplanyla Gune-i Recep 1221/Eylül ortası 1806 tarihinde Haremeyn-i Şerifeyn Muhasebesi defterlerine kaydedilmiştir, ibaresi bulunmaktadır.

Vakfiyede, cami, medrese, imaretten bahsettiği halde Kervansaraydan bahis yoktur. Bu da bize gösteriyor ki, başlangıç projesinde kervansaray yoktur, cami inşaatın tamamlandığı 1548 yıllarında eklenmiş olabilir(P). Zira bilindiği gibi medresesi 1544 yılında inşaatı başlamış ve 1547'de tamamlanmıştır. Aslında, hududname Evail-i Muharrem 954 H. / Şubat sonu 1547 tarihlidir. Dolayısıyla inşaat bitimi ile çakıştığından, eğer kervansaray Mimar Sinan'ın planında olsaydı, bahsetmesi gerekirdi, görevli tayin eder, ücretlerini belirlerdi, diye düşünüyoruz. Başlangıç projesinde vakfiye, 8 hücreli bir tabhane ile Haremeyn-i Şerifeyn için yanında ikinci bir tabhaneden bahsetmektedir. Dolayısıyla günümüz literatüründe 8 odalı tabhaneye kenansaray adı verildiğini görüyoruz.

Vakfiyede belirlenen yapıları tekrar edersek:

Cami, türbe, imaret, kiler, matbah, 8 odalı tabhane, Haremeyn-i Şerifeyn için müstakil bir odalı tabhane, anbar, ahur, kenif ve levazımau, Semanin Medresesi. Sıbyan Mektebi ve medreseye vakfedilen kitaplar dahi, ek vakfiyede belirtilmiştir. Dolayısıyla, Şehzade Tabhanesi, literatürümüze Kervansaray olarak girmiş olup, aslı dinlenme evi olan tabhanenin kullanılması, aslına daha uygundur.

K. 172 numaralı hududname; Gurre-i Cemaziyelula 953 H./ 30 Haziran 1546 tarihinde hazırlanmış, Evail-i Muharrem 954 H./ Şubat 1547 tarihinde hattat Kadı Mahmud bin Ahmed tarafından nefis hada yazımı tamamlanmış olup, Osmanlıca, harekeli nesih ile yazılmıştır. 304 x 193 mm. ebadında olup, 86 varak, 172 sayfadır. Sahife kenarları altun hal ile cetvelli, başı ve sonunda ikişer varak boştur. Kağıt, samani aherlidir.
Cildi; koyu kahverengi meşin kaplı, miklepli, şirazelidir. Cilt, dışı altun halden cetvelli, köşebendi, salbekli, şemselidir. Cilt içi ve dışı da aynı şekilde süslü olup, köşebent ve şemselerin zemini çividmsi mavi olup, çin bulutları kabartma kahverengidir. Hala canlılıklarını korumaktadırlar. İki köşebent tamir esnasında mürekkeple yapılmıştır.

5. sayfada altun hal, lacivert ile müzeyyen bir tuğrası bulunmaktadır.
6. sayfada altun hal, lacivert, yeşil, beyaz, pembe, siyah renklerle bitkisel motiflerle yapılmış, klasik tarzda bir tezhibi vardır ki, II. Bayezıd dönemini hatırlatır.

Vakfiyenin aksine, hududnamenin zahriye sayfası tezyinatında hakim renk, %50 çivit mavisi, %50 yaldızdır. Çiçeklerin rengi aynı olmasına karşılık, tezyinat şekli bize Selçuklu - Beylik Dönemi'ni yansıtır. Akroter diyebileceğimiz taç kısım yoktur. 105 x 95 mm.' lik alan üçe bölünmüş; 20x 95 mm.'lik dikdörtgende dikine 7 tığ yerleştirilmiştir. Altında; 27 x 95 mm.'lik enine dikdörtgen alan üçlü yaldız ters mukarnas motifi (ters kandil) ile üçlü çivit mavisi düz mukarnasa benzer kartuşlara bölünmüş olup, ortasında sağda ve solda yarım, ortada iki stilistik vazomsu şekil üzerinde çiçek motifi vardır. Bunların altı; yeşil zincirekle ayrılmış olup, zincirek altında 46 x 95 mm. ebadındaki dikdörtgen alan içinde halıvari bir ortamda, yine beyaz, nar çiçeği, yeşil, mavi tonlarında bitkisel çiçekler mevcuttur. Sanki, bize cenneti hatırlatır. Ortada ise "Hazihi hududname-i Evkaf-ı Şehzade Şehid-i Said Sultan Mehmed Aleyhirahmeti" ibaresi yaldız üzerine beyaz renkte, kenarları çok ince, çıplak gözle görülmeyen, siyah renkte, kontürlenmiştir. Bu kontür, o devirde, kontür çizgisinin ne kadar ince çekilebildiğinin bir kanıtıdır. Yanlarında ise yarım şemseye yakın bir kartuşla beyaz noktalı bir zincirek bunları birbirine bağlamakta, kesişmediğinden, bir alttan, diğeri üstten geçtiğinden, devamlılık göstermektedir.
Altında 7 satır metin bulunmaktadır. Diğer sayfalar 101x171 mm. ebadında cetvellenmiş ve içine 9'ar satır yerleştirilmiştir. 167. sayfada eser Evail-i Muharrem 954 H. / Şubat 1546 tarihi ile sona erer. 168-172 sayfalar arası boştur.

Vakfiye Arşivi'ndeki 613 numaralı defterin 14. sayfa, 2. sırasında kayıdı hududnamenin üzerindeki notta:

İşbu vakfiye ilaveleri, Vakıf Nazın Bilal Ağa'nın mektuplarıyla Gune-i Muharrem 1221/ Mart ortası 1806 tarihinde Haremeyn-i Şerifeyn Muhasebesine kaydedilmiştir, ibaresi bulunmaktadır.
Eser, Şehzade Mehmed külliyesinin ayakta kalması için vakfedilen gelir getirici mülklerin sınırlarını, detaylı olarak tarif etmektedir.

Tezyinatı Klasik Türk üslubunda olup, Sultan II. Bayezıd Vakfiyeleri ile Selçuklu Dönemi tezyinatını yansıtır. Babası zamanında yapıldığı halde elimizde bulunan orijinal Kanuni Sultan Süleyman'ın Şam, Sular ve Genel Vakfiyesi tezyinadarına benzerlik yoktur. Renkler farklıdır. Kanuni'ye göre daha arkaik devri hatırlatır. Tezyinatta bozulma ve dejenerasyon hiç yoktur. Aradan geçen 447 yıl renklere tesir etmemiştir. Türk kültür ve medeniyetinin unik malzemesi olup, sosyo-kültür tarihimizin insanlığa bıraktığı bir şaheserdir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Osmanlı İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Google [Bot] ve 0 misafir