Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Braila'ya Ait Bilinen İlk Osmanlı Defteri (1587)

Burada Osmanlı İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Braila'ya Ait Bilinen İlk Osmanlı Defteri (1587)

Mesajgönderen TurkmenCopur » 27 Ara 2010, 21:03

BRAİLA'YA AİT BİLİNEN İLK OSMANLI DEFTERİ (1587)

1933 yılında meşhur Romen tarihçisi Nicolae Iorga'ya göre Türklerin Braila'ya hakim oldukları dönem hemen hemen hiç bilinmezdi1. Diyebiliriz ki, bu durum ta son zamanlara kadar sürmüştür.

Bununla beraber N. Iorga başta olmak üzere, Mihai Popescu, Ion Radu Mircea, Radu Perianu, Ilie Corfus, Constantin C. Giurescu gibi araştırıcılar Osmanlı devrindeki Braila'nın siyasi, sosyal ve ekonomik hayatı üzerinde birtakım katkılarda bulunmuşlardır. Ama asıl katkılar, Osmanlı defter ve kanunnamelerine dayanarak günümüzde, Anca Ghiata ve Anca Popescu gibi Türkologlar tarafından ortaya çıkarılmaktadır.

Braila limanının Kanuni tarafından işgal edilmesi, orada Osmanlı kalesinin inşa edilmesi ve civarındaki Braila kazasının teşekkül edilmesinin tarihleri şimdiye kadar tespit edilememiştir.

Bazı araştırıcılara göre, Braila limanı 1538 ile 1540 yılları arasında işgal edilmiş, Osmanlı kalesi 1540 yılında inşa edilmiş, Braila (Türkçe: Berayil, İbrayil) kazası ise 1542 ile 1547 yıllan arasında teşkilatlandırılmıştır.
Şunu da ilave edelim ki, Braila Eflak Prensliği'nin en mühim limanı ve ticaret merkeziydi. Osmanlılar, hem iktisadi, hem stratejik açılardan, orayı işgal etmişlerdir. Osmanlı Devleti, cihanşümul bir imparatorluk olunca, böyle mühim bir iskeleye bilhassa İstanbul iaşesi için ihtiyacı vardı. Ayrıca, Habsburglarla mücadele edebilmek için Aşağı Tuna'yı tam kontrolü altına alması gerekiyordu. Bu yüzden Kanuni Sultan Süleyman'ın 1538 yılı Boğdan seferi neticesinde, güçlü Tighina (Bender) kalesi dahil olmak üzere, Bucak denilen Güneydoğu Boğdan alındı. Böylece Tatar süvarisine Bahçesaray ile Budun arasında karada eski kır koridorunda sağlam bir kordon oluşturulmuştur.

Braila'nın ilhak edilmesinden sonra bu bölge Rumeli Beylerbeyliği'nin Silistre Sancakbeyliği'nin bir kazası şeklinde teşkiladandınlmışur15. Aynca XVI. asrın son çeyreğinde Osmanlılar Tuna Defterdarlığı" ve Tuna Kapudanlığı'nı ihdas etmişlerdi.
Dini bakımdan ise 1538 yılından sonra Braila veyahud Proilav ve İsmail denilen yeni metropolitlik kurulmuştur. Tarihi kaynaklara göre Osmanlı Braila'sında hem iktisadi kalkınma hem de dini özgürlük ve hoşgörü sağlanmıştır.

Şimdi Braila kasabası ve kazasına ait bilinen ilk Osmanlı defterini kısaca takdim edeceğiz.
Bu 23 sayfalık yeni kaynak, İstanbul Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nde bulunmaktadır. Mikrofilm şeklinde de Bükreş Milli Arşivi'nde mevcuttur.

Defterimizin unvanı:

Defter-i cizye ve ispence ve resm-i hime (odun-M.M.) ve giyah (kuru ot-M.M.) vilayet-i Berayil an evvel Ağustos el-vaki f 23 Şaban sene 994 (1 Ağustos 1586-M.M.) ila evvel Ağustos el-vaki fi 5 Ramazan sene 995 (1 Ağustos 1587-M.M.). Muhasebe Kalemidir.

Bu sözler defterin kapağında yer almaktadır. Bundan sonra ikinci sayfada ise III. Murad'ın tuğrası22 olup, üçüncü sayfada ise şunlar yazılmaktadır:

Defter-i cizye-i gebran-i vilayet-i Berayil an evvel Ağustos el-vaki f 995 (1 Ağustos 1587-M.M.).
Demek 1 Ağustos 1587 yılına ait ve Berayil kazasının gayrimüslimlerinin cizye defteri olan bu 10,5 sayfalık defter üzerine ilk defa 1968 yılında Prof. N. Beldiceanu dikkat çekmiştir. Ama görüldüğü gibi defterin ikinci parçası daha var. Bu (yine) 10,5 sayfalık kısmın başlığı Defter-i ispence-i gebran-i vilayet-i Berayil dır. Zaten bu kısım yalnız ispence resmi değil birleştirilmiş meblağla kaydedilen odun ve kuru ot resimlerini de içine almaktadır. Binaenaleyh önümüzde tek defter değil, iki defter vardır: Birisi bir cizye defteri, diğeri de ispence ve hime ve giyah defteridir. Fakat bu iki defter birlikte olduğu için tek bir kaynak olarak kabul edebiliriz.

Cizye defterine gelince, Prof. N. Beldiceanu şöyle yazmıştır: "H. 995/1586-1587 yılına ait bir Osmanlı defterine göre Braila şehrinde 577 gayrimüslim hanesini kapsayan 23 mahalle vardı".

Bu münasebetie iki düzeltme yapmamız gerekiyor. Birincisi, cizye defterinin tarihi göz önüne alındığında 1586-1587 yılı değil, 1587 yılı daha doğrudur, çünkü Osmanlı mali sistemine göre bütçe yeni mali yılın başında değil, mali yılın sonunda yapılıyordu. Binaenaleyh defterimizin de bir nevi bilanço olduğu düşünülürse tarihi M. 1587 yılı olmalıdır. İkinci düzeltme, bu cizye defteri 577 gayrimüslim hanesi değil 745 gayrimüslim hanesini kapsamaktadır. Bu rakam kesinlikle tespit edilebilmektedir. Zaten, hemen hemen aynı rakamlara ispence defterinde de rastlanmak tadır.

Demek ki elimizde Osmanlı Braila kasabası ve kazası hakkında şimdiye kadar ilk defa bilinen Osmanlı defteri bulunmaktadır.
Bu kaynağın ışığı altında Braila'nın nüfusu 1587 yılında ne kadardı?
Bölgenin şartlarına göre bir haneyi 4'le çarparsak, adı geçen yılda Braila kasabasında tahminen 3000 gayrimüslim yaşardı.
Tabii, bu rakam tahminlere dayanmaktadır.

G. Kaldy-Nagy ve David Geza'nın gösterdiği gibi, gerçek nüfusun % 20'si gelir vergisinden kaçırmış, % 10'u ise muaf olabilir.
Yine de M. Kiel'in yazdığı gibi diğer % 20-30 gayet fakir olduğu için cizye vermezdi. Öyle ise bu iki rakam birbirini doğrulamaktadır. Neticede, Braila'nın gayrimüslim nüfusu tahminen 3000'i geçmezdi. Ama hane sayısı tam belli olmadığın-dan27, bu rakam tahmini kalacaktır.

Bu rakamı başka Güneydoğu Avrupa şehirlerinin nüfuslarıyla kıyaslayacak olursak, demek oluyor ki Braila'nın gayrimüslim (esasen: Hıristiyan) nüfusu oldukça azdı; dolayısıyla, 1570 yılı Kanunnamesinde denildiği gibi, Braila bir şehir değil, bir kasabaydı (Kasaba-i Berayil).

Müslüman nüfusu hakkında ise defterimizde hiçbir malumat verilmemiştir. Ama, meslektaşımız Bayan Anca Ghiata'nın keşfettiği 1006 Hicri (1598 M.) yılına ait yani Osmanlıya ilhak edilmesinden 60 sene sonra bir mufassal defterine göre, o zaman Müslüman ahali pek az görünüyordu. Binaenaleyh, 1587'de toplam nüfusun 3000-3500 kişiyi geçmediğini tahmin edebiliriz.

Cizye meblağına gelince, bilindiği gibi, şeriata göre gayrimüslimler, emvalin büyüklüğüne göre üç ayrı sınıflamaya tabi idi. Burada ise yalnız üç sınıftan değil, daha fazla sınıfdan cizye alınmaktaydı. Mesela Braila'nın ilk mahallesinde 27 haneden, 25 akçeden 98 akçeye kadar, değişik sınıflardan farklı meblağlar alınıyordu. Osmanlı İmparatorluğu'nda o zaman resmi orta (vasat) meblağ ise 70 akçe tuta-nndaydı, bazı yerlerde bundan daha az veyahud daha çoktu.
Ayrıca 1584-1586 yılları arasında görülen akçedeki büyük devalüasyonun etkisi bu defterde gösterilmiyor.
Her haneden 25 akçe tutarında olan ispence resmi meblağı ve 12 akçe tutarında olan hime (odun) ve giyah (ot) resmi meblağının da devalüasyondan önceki seviyede muhafaza edildiği görülmektedir.
Prof. Halil İnalcık'ın yazdığı gibi "Örfi bir baş vergisi" olan ispence daha 1431 Arvanid sancağı defterinde 25 akçe olup ta XVI. yüzyıla kadar aynı tutarda rastlanmaktadır. Odun ve ot (oduk) akçesine gelince, 1579 yılında Budun Beylerbeyliği Pojega livasında yeni tahririne göre hane başına 1-er kuruştan, yani en az 70 akçeden toplanmıştır (Macaristan sancaklarında cizye/ispence hanesi daha büyük müydü?).
Osmanlı sisteminde, Fatih Kanunnamesinden itibaren bu resim, sipahiye "yedi hizmet ve kulluğu"ndan teşekküldü37.

Şunu da ilave edeyim ki, bu rakamlar Eflak ve Boğdan'da voyvodalar tarafından alınan vergilerle kıyaslandığında çok daha az görülmektedir; bu yüzden ödeyenler zaman zaman Romen Prensliklerinden 'Türk Ülkesine" yani Osmanlı kazalarına (Braila kazası dahil olmak üzere) göç ederlerdi.

Berayil varoşu denilen Braila kasabasının ahalisi 23 mahallede yaşarken (ispence listesine göre 24 mahalle vardı) ekseriyetle Romenlerden (vesikada: Eflak veya Ulak) teşekkül etmiştir, ama onların yanında Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Macarlar, hatta Çingeneler de (Kibtiyan) birlikte yaşarlardı. Bu ahali kuyumculuk, mumculuk, ekmekçilik, gemicilik, ticaret v.s. gibi çeşitli mesleklerle uğraşıyordu39. Aynı zamanda Orta Çağda her yerde olduğu gibi ziraat de yapılıyordu.
Braila kasabasından başka Braila kazası yani kaynağımıza göre Vilayet-i Berayil 451 haneli 5 köyü daha kapsamaktadır. Bu köylerin zengin ve geniş olmaları lazımdı, çünkü Orta Çağda köylerin büyüklüğü 20 ile 50 hane olurken, Braila kazasında en küçük köyde 30 hane, diğerlerinde ise 43, 59, 149 hatta 170 hane bulunuyordu.

Braila kazasının büyüklüğüne gelince, şunu da belirtmemiz lazım; şimdiye kadar, Romen tarihçileri, geç Avrupa kaynaklarına dayanarak bu kazada 20-30 köy olduğunu yazmışlardı40. Halbuki hem bu kaynakta hem 1598 yılına ait mufassal defterde köylerin sayısı yalnız 5'ti.

Burada çok kısaca takdim ettiğimiz Braila kasabası ve kazasına ait neşredilmemiş, bilinen ilk Osmanlı defteri üzerindeki çalışmalarımız devam edecektir. Böylece adı geçen defter iktisadi, mali, demografik, toponimik, onomastik v.s. gibi çeşidi yönlerden ele alınıp değerlendirilecektir.

Kaynakça
Kitap: XII. TÜRK TARİH KONGRESİ
Yazar: TÜRK TARİH KURUMU
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Osmanlı İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir