Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Ümit Zileli: Paris katliamı ve Türk-Müslüman Düşmanlığı

Birinci Dünya Savaşının galibi İngiltere'dir. İngiliz devletini yöneten unsur kraliyet hanedanlığıdır. Bilindiği gibi İngilizler, Almanlar, Hollandalılar ve Fransızlar gibi Cermen milletinin bir mensubudurlar.
Birinci Dünya Savaşından sonra Dünyayı yöneten unsurun Birinci Dünya Savaşının galibi ve baş aktörü olan ülkenin olduğunu anlamamız gerekir.
İşte bu İngiltere devleti, kendisinin bir uzantısı olan Amerikan devleti ve Almanya devletindeki bazı aile şirketlerini, şeytani tarikatları ve hükümet nezdindeki önemli kişileri kullanarak(ve ayrıca onları büyütüp, ünlü yapıp, sahneye çıkartıp ve sonrasındada besleyip), Devlet+Mafya-Tarikat-Gladyo sistemini İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve sırasında kurmaya çalışmak istemiştir ve başarılı olmuştur.
Nasıl başarılı olmuştur ve bu Devlet+Mafya-Tarikat-Gladyo sisteminin içinde kimler var?
Devlet: İngiltere-Amerika.
Devleti Yöneten Hanedan(İngiliz/Cermen Milletine Hizmet Ediyor): Windsor(İngiliz Cermen Kökenli) ve Rothschild(Hazar Türk Kökenli) sülalelerinin karışımı
Mafya: Rockefeller-Rothschild-JP Morgan gibi sülale şirketleri
Tarikat: İlluminati, Mason, Bilderberg gibi şeytani tarikatlar
Gladyo: İngilizlerin kontrolünde olan Faşist İktidarlar: İngiliz Ajanı Kukla Hitler ve Kukla Nazi Devleti/Hükümeti, ve İngiliz Ajanı Kukla Stalin ve Lenin'in Sovyetler Birliği'nin Yıkımını Amaçlayan Yeni Sovyet Devleti/Hükümeti.
Bu konu hakkında ayrıntılı bilgileri bu forumdaki başlıklarda bulabilirsiniz.

Ümit Zileli: Paris katliamı ve Türk-Müslüman Düşmanlığı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Oca 2015, 03:38

Ümit Zileli yazdı: Paris katliamında kimsenin sormadığını soruyorum

10.01.2015 22:33


7 Ocak 2015... Kanlı, dehşet verici bir milat...

Özellikle, Avrupa’da yaşayan on milyonlarca Müslüman için!.. Aslında son çeyrek asırdır, giderek yükselen ırkçılığın altında ezilen, taciz, ayrımcılık ve vahşi katliamlara varan saldırılarla sarsılan bu insanlar, artık 7 Ocak öncesini dahi mumla arayacaklar ne yazık ki!.. “İslamcı terörist” kimliğini, Charlie Hebdo katliamına yapıştıran alçaklar, Avrupalı ırkçılara yıllardır istedikleri, yanıp tutuştukları gerekçeyi altın tepsi içinde sundular.. Artık güle oynaya amaçlarına doğru koşabilirler:

-Müslümanları Avrupa’dan tamamen silmek!..

Bilmiyorum haberiniz var mı; Fransa’da son haftalarda satış rekorları kıran bir kitap var.. Sağcı yazar Eric Zemmour’un “Fransa’nın intiharı” isimli, “yabancılar dışarı” tadındaki kitabı!.. Sevgili Nilgün Cerrahoğlu, kitabın içeriğini şöyle özetledi köşesinde:

-Yetti be! Sürekli problem olan bu Müslümanları bundan böyle paket edip Fransa’dan gönderelim!..

İşte, o aşağılık Charlie Hebdo katliamı tam da bu kitap ve ırkçı tartışmaların üzerine geldi, diğer bir deyişle tüy dikti!..

-Hem de Müslümanı en bol ve tartışmaların en yoğun yaşandığı Fransa’nın başkenti Paris’te!..

Şimdii, gelelim katliama...

Bir gazeteci olarak, katliamın başından sonuna bir yığın tuhaflık içerdiğini söylemeliyim. “Fransa’nın 11 Eylül’ü” denilen bu alçakça saldırıda, kuşkulu bir sürü nokta var. Madde madde göz atalım:


1- İki maskeli, simsiyah giysili, kaleşnikoflu terörist, en yoğun iş saatinde, Paris’in göbeğinde, polis korumasında olduğu bilinen dergiyi basıyor, en az 10 dakika etrafı tarıyor, insanları biçiyor, polisleri infaz ediyor. Sonra da hiç acele etmeden arabaya biniyor ve çekip gidiyor... Bu tuhaf değil mi?..

2- İzlediğimiz görüntülerde, teröristlerin son derece soğukkanlı ve profesyonel oldukları görülüyor. Hele yaralı polisin başına sıkıp geçen terörist tam bir “paralı asker” görünümünde. Aynı profesyoneller, eylemde kullandıkları arabayı terk ederken kimlik bırakıyorlar iyi mi?!.

3- Aynı profesyonel arkadaşlar, eylem sonrası giysilerini ve silahlarını bir kuytuya atıp insan içine karışacakları yerde, kaçmaya devam ediyor, bir benzin istasyonundan benzin ve yiyecek çalıyor ve ardından arkalarında nal gibi izler bırakarak gayet kolay muhasara altına alınacak bir matbaada kendilerini sıkıştırıyorlar... Amatörlüğe bakar mısınız?..

4- Seçkin Fransız birlikleri matbaayı kuşatıyor. Saatler sonra bombalar eşliğinde baskın yapıp iki kardeş teröristi ölü ele geçiriyor... Bu teröristlerden en az birini sağ ele geçirmek çok mu zordu?. Bu adamları kimin yönlendirdiğini, azmettirenin kim olduğunu Fransız makamları hiç mi önemsemedi?. Bu nasıl bir amatörlüktür!..

5- Aynı şey Yahudi marketi için de geçerli. 4 rehineyi de teröristle birlikte öldürecek kadar becerikli(!) Fransız güvenlik güçlerinin bu acele baskını sırasında içerde olduğu belirtilen terörist kız kaçıyor, inanabiliyor musunuz?. O denli ağır kuşatma altından kaçabiliyor!. Ardından bu kızın Suriye’den çıkıp, Türkiye üzerinden Paris’e geldiği, katliamdan sonra da geri döndüğü, zaten gidiş-dönüş bileti aldığı yazılıp çiziliyor; sanki katliama değil de tatile çıkmış gibi!.. Gerisi daha komik; kızın giriş çıkışları aslında olaylar sırasında orada bile olmadığına işaret ediyor, iyi mi?!.. Yani neresinden baksanız bir akıl fukaralığı sırıtıyor.. hatta bırakın sırıtmayı, kahkahalarla gülüyor!!!

Siz bu 5 maddeyi sırayla okuduktan sonra ortada bir tuhaflık görmüyorsanız ben de bir paranoyaklık var demektir!.. Ancak biliyorum ki sizlerin de kafası karıştı...

Dilerseniz bir de katliamın olası sonuçlarına bakalım...

a) Başta da belirttiğim üzere Fransa Müslümanlar için giderek cehennem haline getirilecektir...

b) Daha da önemlisi, Fransa’daki faşist hareket, Marine Le Pen önderliğinde hızlı bir yükselişe geçecektir. 2017 yılındaki Başkanlık seçimlerinde dahi çok iddialı konuma geleceklerdir.

c) Irkçı faşistlerin istekleri ve dayatmaları, yasaları da etkileyebilecek, Avrupa’nın son sosyal devletlerinden Fransa’da bu özelliğinden giderek uzaklaşacaktır.

d) Avrupa’nın diğer ülkelerindeki aşırı sağcı, ırkçı-faşist hareketler de yükselişe geçecek ve seçimlerde de umulmadık başarılar kazanacaklardır.

e) Ortadoğu’da oynanan oyunlara meşru kılıf uydurulabilecek, örneğin Suriye’ye müdahale daha kolaylaşabilecektir. Zaten katliamın hemen ardından “teröristler Suriye’den geldi” çığlıkları, nasıl bir algı yaratılmaya çalışıldığını gayet açık biçimde göstermiyor mu?!..

Evet, tanımlamayı yapanlar son derece haklı; süratle bir “Yeni Ortaçağa” doğru yuvarlanıyoruz... Birileri insanlıkla “kedi-fare” oyununu her türlü vahşeti kullanarak oynuyor!..

-Hedeflenen amaç yanında hiç kimsenin yaşamının ya da hiç bir değerin ne değeri ne de anlamı var!..

Ben, Paris’te alçakça katledilen insanların anısı önünde saygıyla eğiliyorum. “Ben Charlie’yim” pankartını en yükseğe kaldırıyorum. Bu dünyada hangi oyunların, hangi amaçlar için oynandığını bilen çok sayıda zeki insan olduğunu da biliyorum.. O nedenle de haykırıyorum:

-İnsanlık, Ortaçağı yine yenecek!..

Ümit Zileli
Odatv.com

http://www.odatv.com/n.php?n=paris-katl ... 1001151200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön İngiltere ve Amerika Birliği Faaliyetleri: 2. Dünya Savaşı ve Türk Soyumuzun Baş Düşmanı olan Cermen Menfaat Merkezi'nin Kuruluşu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir