Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

TSK ABD'yi Mağlup Ediyor! - 2

B.O.P.: Büyük Ortadoğu Projesi
Sahibi: A.B.D.
Başkanı ve Yöneticileri: A.B.D. Derin Devleti(Cermen ırkçılığını savunan İngiltere, Rothschild sülalesi ve ona bağlı olan sülaleler), George Bush, Barrack Obama, vs...
Eş Başkanları: T. Erdoğan, A. Gül, A.B. ülkeleri temsilcileri, A. Öcalan, Barzani, Talabani, Karayılan, Zana vs...
-Soğuk Savaş sürecinde A.B.D. ve İngiltere’nin amacı ta baştan beri tam bağımsızlığı savunan Lenin’in Sovyetler Birliği’ni yıkıp etkisiz hale getirmekti. Bunu aslında Stalin(gizli İngiliz ajanı) döneminde başarmıştı, ama Stalin sonrasında Lenin devrimlerinin kalıntıları birşekilde devam edebilmişti, ta ki Sovyetler Birliği yıkılana kadar.
-Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından sonra(yani 1990’ların başından itibaren), Rusya artık A.B.D. için bir tehdit oluşturmuyordu. Rusya artık Çar Rusya’sı döneminde olduğu gibi A.B.D-İngiltere tarafından belirli bir oranda kontrol edilebilir hale getirilmişti.
-Günümüzde, Putin dönemindeki Rusya, her ne kadar önemli derecede A.B.D.’den bağımsız ve milli politikalar üretmeye çalışsa bile, eğer B.O.P. Rusya’nın milli çıkarlarına katkı sağlayacak bir duruma getirilirse, Rusya rahatlıkla B.O.P.’ne destek verecektir. Yani Rusya gerektiğinde daima A.B.D. ile işbirliği yapabilecek bir kişiliğe sahiptir. Aynı durum, Çin içinde geçerlidir. Bunun kanıtı da Libya işgalinde, Rusya ve Çin’in bu işgale karşı çıkmamalarıdır.
-Büyük Ortadoğu Projesi’nin amacı Orta-Doğu ve Orta-Asya bölgelerinde A.B.D.’nin ekonomik çıkarlarını alt-üst eden güçleri yoketmektir. Şimdi, Soğuk Savaş sona erdikten sonra, A.B.D.’nin Ortadoğu’daki gücünü tehdit eden en büyük güç kimdir? Rusya değildir, Çin değildir, ama Türk Silahlı Kuvvetleri(Atatürk Türkiye’sini savunan hakim güç)’dir. Ergenekon Projesi’nin amacı da zaten Amerika’yı Ortadoğu’dan ihraç etme gücüne sahip olan Türk Silahlı Kuvvetleri’ni itibarsızlaştırarak etkisiz hale getirmektir.
-Yani B.O.P.’nin asıl amacı Atatürk Türkiye’sinin tam bağımsızlığını tamamı ile ortadan kaldırmaktır(Sovyet Rusya’sını ortadan kaldırdıkları gibi). Eğer Türkiye yokolursa, bundan Amerika’da, Rusya’da, Çin’de faydalı çıkabilecektir.
-Olası bir III. Dünya Savaşında, eğer Türkiye bölünürse(ALLAH Korusun), aynen I. Dünya Savaşında olduğu gibi Türkiye emperyalist devletler tarafından paylaşılacaktır. Mesela, Türkiye’nin Doğu’su Büyük İsrail’in kurulması için kullanılacaktır, ve Kuzey’ide(Karadeniz Bölgesinden Ermenistan’a kadar uzanan bölge) Rusya’ya verilebilecektir.
-Suriye olayının perde arkasında da bu amaç yatmaktadır. Burada asıl hedef Suriye değildir, Suriye bu olayda bir figürandır. Asıl hedef Türkiye’nin bölünmesidir. Bölünme Anayasası(Atatürk’ün Temel Anayasa Maddelerini yıkarak Türk Milletini ve Türkiye’yi bölme projesi) konusunda, AKP, Tesevci’ler, Fethullahçı’lar ve PKK’lılar sizce neden bu kadar acele etmektedirler?
-Bugün A.B.D. ve NATO’nun arkasında olduğunu zannederek dayılanan BOP Eşbaşkanı T. Erdoğan’ın, Suriye’ye karşı savaş ilan ettiği anda, A.B.D.-Rusya-Çin İttifakı, Türkiye’ye karşı oluşturulacaktır. Ve Billeşmiş Milletler aracılığı ile Türkiye’yi işgal etme kararı alacaklardır.
-B.O.P.’un yokolmasını sağlayacak çözümler:
*Zindanlar’da tutsak edilen TSK’nın Kahramanları serbest bırakılıp, TSK’nın tekrardan AKP dönemi öncesindeki kuvvete sahip olmasını sağlamalıyız.
*Bunu başarabilmek için bir Milli Hükümet’e ihtiyacımız var. Yani AKP’den kurtulmalıyız.
*Milli Hükümet’e sahip olduktan sonra, önce Türk Silahlı Kuvvetlerini baştan aşağa yeniden yapılandırmalıyız ve sonrasında kanımızı emen A.B.D.’ye rest çekip, NATO’dan çıkmalıyız.
*NATO’dan çıktıktan sonra, Kuzey Irak ve Ermenistan’ı, tamamı ile yasal haklarımıza dayanaraktan işgal etmeliyiz.
*İşte bu kadar, bütün bunlar yapılsın, Ortadoğu’da ne BOP kalır nede ABD kalır ve sonuçta Müslümanlar’a karşı yapılan soykırımların sonu gelmiş olur!!!

TSK ABD'yi Mağlup Ediyor! - 2

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Eki 2014, 03:10

Associated Press Yazısının Özeti:

ABD TSK'dan korkuyor, TSK'nın olası bir operasyona girişmesinde Aynel-arab bölgesindeki PKK ve IŞİD teröristlerinin ikisini de yok edip burada TAMPON BÖLGE'yi kurmasından korkuyor. Açık açık bunu belirtiyorlar! Sözde Kürdistan, özde Büyük İsrail planları yokedilmiştir, yok böyle bir tehdit artık! Bütün bunlar neyi gösteriyor? ABD Esadı deviremedi diye Tayyip Erdoğan'ı uzun süre önce sildi, bu yüzden AKP Dönemi bitti, Tayyip Erdoğan götünü kurtarmak için TSK'nın kuklası haline geldi, dolayısı ile Tayyibin kontrol ettiği ABD'ci IŞİD teröristleri TSK tarafından kullanılmaya müsait duruma geldi, IŞİD'in PKK/Barzanistan bölgelerine saldırmasının sebebi bu, ABD'nin korkusu bundan, söz konusu olan kuklalar savaşı ve bu savaştan TSK galip geliyor Doğu Perinçek'in söylediği gibi. F-Tipi teröristlerin kuklası Y-CHP ve MHP ABD tarafından iktidar olmak için hazırlanmaya çalışılıyor ama halkta karşılığı olmadığı için şimdide yeni bir Fethullahçı parti kurmanın peşindeler. Yani ABD Ortadoğu'da yenildi, ekonomisi zayıf ve TSK onları mağlup edecek! Türkiye artık Atatürkçü özgür tam bağımsız bir TSK tarafından yönetiliyor ve geleceğe yönelik iyi şeylerin olacağı gözüküyor!

Associated Press Yazısı:

Even as it prods Turkey to step up in the global fight against Islamic State militants, the United States is worried that Ankara might use military action to target Kurdish fighters who are the last line of defense against extremists trying to take over the Syrian border town of Kobani.

In a careful-what-you-wish-for scenario, U.S. officials acknowledge that drawing Ankara into the war could open a new line of attack against a Kurdish movement that has for decades sought greater autonomy inside Turkey.

At the same time, Americans officials fear Turkey could simply choose to remain out of the fray, and let two of its enemies — the Islamic State ---terrorists--- and Kurdish ---terrorists--- — fight for Kobani. That would give the militants an opportunity to do as much damage to the Kurdish fighters in Syria as possible.

Neither scenario is agreeable, the officials said. The issues and implications are expected to be broached — delicately — when U.S. envoys coordinating the international response to the Islamic State group meet Thursday and Friday with Turkish leaders in Ankara. The officials spoke on condition of anonymity because they were not authorized to discuss the diplomatic situation by name.

For months, Turkey resisted using force against the Islamic State, which has rampaged through large amounts of territory just over its borders in Iraq and Syria. Until recently, its reluctance had been mostly excused out of security concerns for dozens of Turkish diplomats and employees who were kidnapped by the militants from the Iraqi city Mosul in June. The hostages were freed last month.

Since then, American officials have grown increasingly frustrated by Ankara's inaction against the Islamic militants, yet simultaneously nervous about what a Turkish military response would mean for the Kurdish fighters at Kobani.

http://bigstory.ap.org/article/c2b487ff ... ght-kobani

Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: TSK ABD'yi Mağlup Ediyor!

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Eki 2014, 03:40

TSK’dan 2.Tuncer Kılınç çıkışı

Org. Akar’ın sözleri Tuncer Kılınç’ın 2002’deki konuşmasını hatırlattı


KKK Org. Akar analizinde, NATO dışında “dinamik ortaklar”dan söz ederek bölge ülkeleriyle Rusya ve Çin’i işaret ediyor. Benzer tahlil, 12 yıl önce MGK Genel Sekreteri Org. Kılınç tarafından yapılmıştı

KARA Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar’ın Savunma ve Havacılık dergisinde yaptığı açıklamalar yankı buldu. Askeri kaynaklar, Akar’ın açıklamalarını, eski Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri E. Orgeneral Tuncer Kılınç’ın 7 Mart 2002’de Harp Akademileri Komutanlığı’nda düzenlenen “Türkiye’nin etrafında barış kuşağı nasıl oluşturulur” başlıklı toplantıda yaptığı konuşmayı hatırlattığını belirtiyor.

‘RUSYA VE İRAN’

Org. Kılınç toplantıda söz almış ve “Türkiye’nin yeni birtakım arayışlar içinde olması kesinkes ihtiyaç” demişti. Kılınç konuşmasının devamında bu ihtiyacın içinde Rusya ve İran’ın yer aldığını belirtmişti.

Askeri kaynaklar, Org. Hulusi Akar’ın çıkışının da aynı yönde olduğunu vurguluyorlar. Org. Akar’ın açıklamasındaki “dinamik ortaklar”dan bölge ülkeleri ve Rusya ile Çin’in anlaşılması gerektiğini belirtiyorlar. Askeri kaynaklara göre, TSK’nın yeni yönelimi güney komşularımızla, Rusya ve Çin’le işbirliğini kapsıyor.

Org. Hulusi Akar, Savunma ve Havacılık dergisine yaptığı açıklamada “Statik yapıdaki müttefiklikten, dinamik yapıdaki ortaklığa değişim gerektiren bir dönem yaşamaktayız” ifadesini kullanmıştı.

‘STATİK MÜTTEFİK’ NATO

Genelkurmay eski İstihbarat Daire Başkanı E. Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, Org. Akar’ın açıklamasını şu sözlerle yorumlamıştı: “Biz şu anda NATO ittifakı içindeyiz. Her şeyi o ittifakla beraber düşünüyoruz. O ittifakın dışında başka ittifaklara katılma gibi bir durumumuz yok. Halbuki ortaya çıkan durumlar karşısında süratle yeni ortaklıklar yapılabilmeli. Yani yeni ittifaklar kurulmasa bile belli bir çıkar için ortaklık yapmak gerekiyor. Türkiye buna hazır olmalı.

Bunu yapmak için biraz elinizin güçlü olması lazım ya da politikalarınızın belli ülkelere bağlı olmaması lazım.”

NE DEMİŞTİ?

EMEKLİ Orgeneral Tuncer Kılınç, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri olarak katıldığı, 7 Mart 2002’de İstanbul’da Harp Akademileri Komutanlığı’nca düzenlenen “Türkiye’nin etrafında barış kuşağı nasıl oluşturulur” başlıklı sempozyumda şöyle konuşmuştu:

Türkiye’nin yeni birtakım arayışlar içinde olması kesinkes ihtiyaç. Bunun da en doğru yöntemi, zannediyorum, Rusya Federasyonu ile birlikte, ABD’yi göz ardı etmeksizin mümkünse İran’ı da içerecek şekilde arayışda olunması. Türkiye, AB’den hiç yardım görmemiştir. AB, Türkiye’yi ilgilendiren sorunlara menfi bakıyor”.

Bu sözleri TSK’nın ABD ve AB’ye karşı bölgesel ittifak politikalarına yönelme işareti olarak görülen Org. Tuncer Kılınç, 7 Ocak 2009’da Ergenekon davası kapsamında gözaltına alınmış, 5 Ağustos 2013’de 13 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Son Güncelleme: Perşembe, 16 Ekim 2014 01:04

http://www.aydinlikgazete.com/mansetler ... ikisi.html
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: TSK ABD'yi Mağlup Ediyor!

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Eki 2014, 03:41

KKK Org. Akar’ın yeni müttefiklik ve ortaklık tanımı
13 Ekim 2014, 17:39
Teoman Alili


Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulisi Akar, Türkiye’nin belirsizlik ve krizler dönemi yaşadığını belirtirken, “Ateş çemberinin ortasındayız” dedi ve dikkat çeken cümleler kurdu. Org. Akar, Savunma ve Havacılık Dergisi’nin yeni sayısına özel mülakat verdi. Önce durum tespiti yaptı: “Yakın coğrafyamızda yaşanan son olayların gösterdiği gibi, bugün dünyada, özellikle de Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada ‘belirsizlikler ve krizler’ dönemi yaşanmaktadır”

DEĞİŞİKLİK VURGUSU

Tespitin ardından ‘değişiklik’ vurgusu yaparak, döneme ve ihtiyaçlara değindi. ‘Her türlü harbe hazır olmalıyız’ cümlesiyle yeni tanımlamalar yapan Kara Kuvvetleri Komutanı’nın cümlelerini okumaya çalışalım: ‘Tahmin edilebilirlikten öngörülemezliğe, tehdit algısında basitlikten karmaşıklığa, tehdit - tabanlı planlamadan yetenek tabanlı planlamaya,’ Bu bölüm bir bakıma yeni döneme yönelik işaretler taşıyor ve genel geçer durumun ötesine gidildiğini gösteriyor. Özellikle normal durum içinde yer alan tehdit algısının yerine, tehdide göre planlamaya dikkat çekiliyor. Yani genel geçer tanıma göre tehdit tabanı Suriye ise öne çıkan müdahale alanı Suriye yönetimi değil de daha çok tehdidin tabanını oluşturan PKK-PYD varlığı oluyor. Türk Ordusu’nun da yetenekleri dahilinde, maceralara sürüklenmeden tehdide odaklanarak hareket edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

MÜTTEFİKLİK TANIMI

Tanımın ardından stratejik durum içinde ki müttefiklik vurgusu ise çok daha çarpıcı. Org. Akar, NATO müttefikliği kapsamına ‘statik’ kelimesiyle bakıyor ve müttefiklik haricinde duruma uygun dinamik ortaklık teklifi sunuyor. Cümle aynen şöyle: ‘statik yapıdaki müttefiklikten, dinamik yapıdaki ortaklığa,’ bu cümle iki ayrı vurgu taşıyabilir. Birincisi, NATO dahilinde yavaş işleyen savunma gücünün hareketlendirilmesi ve ilk halka NATO üyesi olarak değerlendirilen Türkiye, ABD ve Fransa gibi ülkelerin daha dinamik NATO talebinin dile getirilmesi. İkinci ihtimal ise müttefiklerin dışında duruma göre hareket etmektir. Daha açık olursak ‘statik’ yani mevcut müttefiklerin yerine tehdide karşı ortaklık değişiminden bahsediliyor. PKK-PYD terörü tehdit olarak değerlendiriliyorsa bölge ülkeleriyle ortaklılar kurulabilir. Açıklamada NATO konsepti veya müttefikler arasında değişiklik tanımlaması yapılmaması ikinci ihtimali güçlendiriyor.

Asimetrik vurgu

Kara Kuvvetleri Komutanı’nın asimetrik harekat(gayri nizami harp) vurgusu ise Ordu’nun önceliğinin teröre karşı sınır savunması olduğunu gösteriyor. İfade şöyle: ‘konvansiyonel harekâttan asimetrik harekata, birçok alanda değişim gerektiren bir dönem yaşamaktayız. Dolayısıyla ve özetle, herşeyden önce esnek bir anlayışla her türlü harbe hazırlık seviyesinin yüksek düzeyde tutulması gerekmektedir. Türkiye’nin jeostratejik konumu; ülkemize sayısız fırsat ve imkânlar sunarken pek çok belirsizlik, risk ve tehdidi de bünyesinde taşımaktadır. Günümüz güvenlik ortamında tehdit yelpazesi genişlemiştir. Yeni güvenlik ortamında, krizler süratle çatışmalara dönüşmektedir. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan ülkemiz, tarih boyunca olduğu gibi günümüzde de jeostratejik öneminden dolayı bir ateş çemberinin ortasında bulunmaktadır. Bu ortamda, 2020’li yıllara yönelik olarak Kara Kuvvetlerimiz, caydırıcılık sağlayan ve simetrik üstünlük kazandıran kuvvetlerin yanı sıra hibrit harekât konseptinin ön plana çıktığı, konvansiyonel kuvvet kullanımı ile beraber asimetrik, özel harekat, siber, hava, uzay gibi ortamlardaki yeteneklerin kullanımının hedeflendiği bir askeri güç öngörmekte ve her an harbe hazır, beka kabiliyeti yüksek, süratli reaksiyon gösterebilen, küresel erişim ve hassas angajman yetenekleriyle donanmış bir kuvvet yapısına sahip olmayı hedeflemektedir.’

Açıklama çok önemli çünkü yeni, değişim ve jeostratejik konum nedeniyle sayısız fırsat vurguları oldukça fazla.

Teoman Alili
ulusalkanal.com.tr
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: TSK ABD'yi Mağlup Ediyor!

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Eki 2014, 19:48

ABD’nin paralı askerleri PYD saflarında savaşıyor
23.10.2014 16:22


ABD'nin Irak işgali sırasında ismini duyuran Blackwater'ın ya da geçtiğimiz yıllarda değiştirdiği isimle Academi'nin paralı askerlerinin Kobani'ye sevk edildiği öne sürüldü.

Batılı kaynaklar, hava ve kara harekatı için istihbari bilgi sağlamak üzere eski adı Blackwater olan Academi'den bir grup personelin Kobani'deki PYD saflarına katıldığını belirtti.

İddiaya göre Kobani’de çatışmaların başlaması ile birlikte bölgeden hava ve kara harekatı için istihbari bilgi sağlamak üzere Academi’den bir grup personel PYD saflarına katıldı. PYD’ye yapılan silah yardımında da Academi grubunun görev aldığı söylendi.

BARZANİ’NİN GÖNDERDİĞİ SİLAHLARI ONLAR ULAŞTIRIYOR

Radikal’den Ahu Özyurt’un haberin ise şu bilgiler yer aldı: “Batılı kaynaklardan alınan bilgilere göre, Kobani’de çatışmaların başlaması ile birlikte bölgeden hava ve kara harekatı için istihbari bilgi sağlamak üzere Academi’den bir grup personel PYD saflarına katıldı. Takriben, beş haftadır devam eden çatışmalarda, içeriye yapılan silah yardımını da Academi grubundan personelin gerçekleştirdiği belirtildi.”

Gazeteci Özyurt, Mesut Barzani tarafından gönderilen askeri teçhizatın PYD’ye ulaştırılmasında da Balckwater’in görev aldığını bildirdi.

ABD'Lİ ASKERLER DAHA ÖNCE GÖRÜNTÜLENMİŞTİ

Kobani'de daha önce ABD'li bazı askerler görüntülenmişti. BBC gibi yayın kuruluşları bu askerleri "tamamen gönüllü askerlermiş" gibi vermişti.

Onlardan biri de Jordan Matson isimli Amerikalı askerdi. BBC'ye göre Matson, Amerikan ordusunda iki yıl görev yapıp ayrıldıktan yıllar sonra, askeri üniformayı bu kez Kuzey Suriye’de YPG için giymiş bir asker.

Kişisel nedenlerle ayrılmak durumunda kaldığı ABD ordusu için muharip göreve gitmemiş. Birkaç ay önce Chicago’dan İstanbul’a gitmiş; ardından da Diyarbakır üzerinden, önce Irak’a sonra da Kuzey Suriye’ye geçmiş.

Blackwater'ın Irak'ta işlediği cinayetlerle ilgili ABD'de açılan bir davada konuşan şirketin bir çalışanı, şirketin kurucusu Erik Prince'in kendisini Müslümanları öldürmekle ve İslam inancını yeryüzünden silmekle görevlendirilmiş bir haçlı komutanı gibi gördüğünü söylemişti.

Odatv.com
http://odatv.com/n.php?n=abdnin-parali- ... 2310141200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: TSK ABD'yi Mağlup Ediyor!

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Eki 2014, 20:04

"Amerikan Özel Kuvvetleri orada ne arıyor"

23 Ekim 2014 Perşembe 19:01

"Kuzey Irak'taki PKK kampları ile Amerikan Özel Kuvvetler Komutanlığı birlikleri yan yana!" Bu çok özel bilgiyi kısa süre önce Genelkurmay İstihbarat Başkanı olan İsmail Hakkı Pekin Ulusal Kanal canlı yayınında açıkladı. Pekin, "Amerikan Özel Kuvvetleri orada ne arıyor, buna bakmak lazım" dedi.

"Kuzey Irak'taki PKK kampları ile Amerikan Özel Kuvvetler Komutanlığı birlikleri yan yana!" Bu çok özel bilgiyi kısa süre önce Genelkurmay İstihbarat Başkanı olan İsmail Hakkı Pekin Ulusal Kanal canlı yayınında açıkladı. Pekin, "Amerikan Özel Kuvvetleri orada ne arıyor, buna bakmak lazım" dedi.

"Amerikan Özel Kuvvetleri ile PKK yan yana!"
Bu çarpıcı bilgiyi Eski Genelkurmay İstihbarat Başkanı, Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin gündeme getirdi.
"Şimdi hemen dibimizde Zap var, hemen dibimizde diğer PKK kampları var. O kamplarda ABD özel kuvvetleri ne arıyor? Bazen diyorlar ki, bizim o bmlgede askerimiz var. Biliyoruz ki o bölgede PKK üssü var. Orada ABD özel kuvvetleri ne arıyor?"

Pekin, PKK'yı Amerikalıların eğittiğini açıkladı.

"Amerikalılar eğitiyorlar. Bu açık ve net. Büyük ihtimalle, Amerika el altından PYD terörist değil dediği zaman PKK ile de işbirliği yapabilir. PKK'dan bazı elemanları oraya koyabilir. Ve biz bunun farkında bile olmayız geçer. Daha evvel de geçti bunlar."

http://www.ulusalkanal.com.tr/gundem/am ... 39574.html
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: TSK ABD'yi Mağlup Ediyor!

Mesajgönderen TurkmenCopur » 24 Eki 2014, 01:24

Özel ABD'nin koalisyon davetine katılmıyor

Cuma, 10 Ekim 2014 17:32

Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Martin Dempsey'in davetine katılmıyor.


Hürriyet'ten Tolga Tanış'ın haberine göre, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Martin Dempsey'nin IŞİD' karşı koalisyon güçlerini konuşmak üzere Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'i Washington'a davet etti. Dempsey'nin Özel ile birlikte yaklaşık 20 ülkenin genelkurmay başkanıyla yapacağı toplantının iki gün sürmesi bekleniyordu. Bilgi veren bir Pentagon yetkilisi, Dempsey'nin davetinin Özel'e iletildiğini doğruladı. Kaynaklar, Özel'in yoğun programını gerekçe göstererek Washington'a gelemeyeceğini Amerikalı yetkililere bildirdiğini, kendisinin yerine de Genelkurmay Harekât Başkanı Korgeneral Erdal Öztürk'ü görevlendirdiğini aktardı.

Bu tutum, siyaset ve güvenlik çevrelerinde ABD'ye mesaj olarak yorumlandı.

TSK, PKK'YLA İLİŞKİDEN RAHATSIZ

Suriye'nin kuzeyinde son iki yılda yaşanan gelişmelerin askerlerde rahatsızlık yarattığı biliniyordu. Ayn el Arap'ta (Kobani) yaşanan gelişmelerden sonra, ABD yönetiminin ve ordusunun PKK ile iletişime geçmesi, TSK'daki rahatsızlığı artırmıştı. ABD'nin, Basra'dan Akdeniz'e uzanan "Kürt Koridoru"nu kurmak için çalıştığı, Suriye'nin bölünmesi çerçevesinde PKK'ya da rol verdiği basına yansımıştı. PKK ve HDP yöneticileri de bunu doğrular nitelikte açıklamalar yapıyordu. Aydınlık 26 Eylül 2014 tarihinde “ABD'nin Kürt Koridoruna TSK Tamponu” ve 1 Ekim 2014 tarihinde de “Delta Force PYD'yi Eğitiyor” manşetleriyle ABD ile TSK arasındaki gerilimin ayrıntılarını aktarmıştı. Son olarak, Associated Press ajansı, ABD'nin Türk askeri müdahalesinin PKK'yı hedeflemesinden endişe ettiğini yazmıştı.

Ceyhun Bozkurt
http://www.aydinlikgazete.com/guendem/5 ... miyor.html
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: TSK ABD'yi Mağlup Ediyor!

Mesajgönderen TurkmenCopur » 24 Eki 2014, 01:39

ABD'nin Kürt koridoruna TSK tamponu

Cuma, 26 Eylül 2014 05:50


TSK'nın güvenlikli bölge tanımı üzerinde yaptığı çalışmada çarpıcı tespitler yer aldı. Asker, ABD'nin 1991 yılındaki Çekiç Güç çıkarmasının olumsuz sonuçlarının tekrarlanmaması için belli bölgelerde tam kontrol istiyor. TSK'nın “Güvenlikli Bölge” oluşturmak istediği bölgelerin, ABD'nin Kürt Koridoru kurmayı planladığı alanı kapsaması dikkat çekti.

TSK, Suriye sınırında oluşturulması planlanan “Güvenlikli bölge”ye terör örgütlerinin sokulmasına karşı. Ordunun, Şam yönetiminin hassasiyetlerine duyarlı olunması ve yapılacak çalışmanın Şam yönetimine karşı bir hareket görüntüsü vermemesini istediği bildiriliyor. TSK'nın “Güvenlikli Bölge” oluşturulması konusunda tespitlerini tamamladığı öğrenilirken, askeri kaynaklar, bu bölgelerin BOP çerçevesinde oluşturulması planlanan “Kürt Koridoru”na denk gelmesine dikkat çekiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Amerika’da ABD yönetimi ile “Suriye sınırında uçuşa yasak bölge”, “tampon bölge”, “kara harekatı”, “Suriye muhaliflerinin desteklenmesi”, “Esad’ın devrilmesi” … konusunda pazarlıklar yaparken, Türk Ordusunun bölgedeki operasyonlar konusunda bazı hassasiyetleri olduğu belirlendi.

SİLAHLI GÜÇLERE YASAK

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın New York'ta yapılan 69. BM Genel Kurulu temasları sırasında yaptığı, “Operasyona gereken desteği vereceğiz. Destek askeri ya da lojistik olabilir” sözleri sonrasında çalışmalar hızlandı. Başbakan Davutoğlu ile Genelkurmay Başkanı Necdet Özel arasında görüşme trafiği artarken, askerlerin bölgede atılması gereken adımlarla ilgili olarak geniş bir çalışma yaptıkları, yaşanması muhtemel olaylarla ilgili görüşlerini yazılı olarak hükümete sundukları öğrenildi. Aydınlık’ın edindiği bilgilere göre, Türk Ordusu sınırda oluşturulacak “güvenlikli bölge”lerde tüm silahlı terör örgütlerinin temizlenmesini hedefliyor. Bu bölgelerin tamamen silahtan arındırılmasını ve terör örgütlerinin “kurtarılmış bölgesi” gibi bir duruma düşmesine itiraz ediyor. Uluslararası hukuka uygun olacak ve BM kararı ile oluşturulacak olan “güvenlikli bölge”de Şam yönetiminin hassasiyetlerinin dikkate alınmasını, yapılanların Şam yönetimine karşı bir operasyonmuş gibi algılanmasının önlenmesini öneriyor. Bu operasyonun “Suriye'nin yararına olacağı” vurgusu da yapılıyor.

UÇUŞA YASAK BÖLGE IŞİD VE PYD’YE YARAR

Askerler, Suriye sınırında tek başına uçuşa yasak bölge uygulamasına gidilmesine de karşı çıkıyor. “Bu uygulama sadece ve sadece PKK'nın ve IŞİD'in yararına olacaktır. Suriye hiç değilse arada sırada Tek başına böyle bir uygulamaya gidilmesinin başta IŞİD, PYD olmak üzere diğer terör örgütlerinin işine yarayacağı görüşünü savundukları ifade ediliyor.

ÇEKİÇ GÜÇ TANIMINA KARŞI

Askerin bir tespiti de Çekiç Güç konusunda. Buna göre, bu tanıma karşı çıkılıyor. İncelemeler sonucunda asker, Türkiye ve bölge açısından kritik noktaları, TSK'nın kontrol etmesi, gerisinin de ABD'nin öncülüğündeki koalisyon güçlerine bırakılması hedefleniyor. İncelemelere göre, Türkiye açısından Türkiye-Suriye sınırındaki sınır kapılarının bulunduğu 13 Güvenlikli Bölge tespit edildi.

Bu kapılar şöyle:

1- Yayladığı-Keseb: Bir dönem İslami Cephe kontrolüne giren kapı, Suriye Ordusu tarafından yeniden ele geçirildi.
2- Karbeyaz-Azmarin: Uzun yıllardır kapalı olan kapı ÖSO’nun kontrolünde.
3- Cilvegözü-Bab el Hava: 2011 sonlarında ÖSO kontrolüne geçti. 2013 yılının Aralık ayında İslami Cephe ani bir baskınla kapıyı ÖSO’dan aldı.
4- Islahiye-Meydani Ekbez: Meydani Ekbez bölgesi PYD kontrolünde.
5- Öncüpınar-Es Selame: ÖSO ile İslami Cephe arasındaki çatışmalar sonucunda şu an kapı İslami Cephe adlı grubun kontrolünde.
6- Çobanbey-El Rai: Bölge IŞİD’in kontrolünde.
7- Karkamış-Carablus: IŞİD'in kontrolünde.
8- Mürşitpınar-Ayn el Arap: PYD'nin kontrolünde ve askerler Ayn el Arap bölgesinin Kürt koridoru açısından bölgenin stratejik olduğu tespitini yapıyor.
9- Akçakale-Tel Abyad: IŞİD’in kontrolünde.
10- Ceylanpınar-Rasulayn: PYD'nin kontrolünde.
11- Şenyurt-Derbesye: PYD'nin kontrolünde.
12- Girmeli-Kamışlı: Suriye ordusunun kontrolünde ve kapıda Suriye bayrağı dalgalanıyor.
13- Cizre-Andivar: Yıllardır kullanılmıyor. Sadece bir köprü bulunuyor ve Türk askeri nöbet tutuyor. Karşısı tamamen PYD denetiminde.

AYN EL ARAP'TAN GÖÇ; TAMPON BÖLGE PROPAGANDASI

Suriye’nin Ayn el Arap (PKK'nın Kobane olarak tanımladığı yer) bölgesinde yaşanan IŞİD-PYD çatışması bahanesiyle Türkiye’ye yoğun bir göç yaşandı. Bu göçün yaşanmasından sonra bölgede PKK çevrelerinin “tampon bölge” propagandası yapması dikkat çekti. Özellikle Urfa’nın Suruç ilçesinde PKK’lıların bu konuda propagandayı yoğunlaştırdıkları görüldü. PKK yöneticilerinin özellikle Ayn el Arap'ta oluşturulacak bir güvenlikli bölgeye karşı olduğu da açıklamalarına yansımıştı.

HÜKÜMETİN TAVRI

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ABD’de Amerikalılarla görüşmelerini sürdürüyor. Çavuşoğlu Milliyet’ten Fikret Bila’ya görüşlerini açıklarken, “Bizim konumumuz diğer ülkelerden çok farklı. Sorun bizim komşularımızda yaşanıyor ve en fazla Türkiye’yi etkiliyor. En ağır yükü tek başına Türkiye taşıyor. O nedenle biz daha temkinli daha ihtiyatlı olmak zorundayız. Askeri adım derken bunu geniş bir yelpazede düşünmek lazım. Böyle hassas konularda Türkiye’nin ne yapacağını bağıra bağıra ilan etmesini beklemek gerçekçi olmaz” ifadelerini kullanıyor.

ERDOĞAN ESAD’IN DEVRİLMESİNİ, ABD İNCİRLİK’İ İSTİYOR

ABD’de yapılan görüşmelerde, ABD IŞİD’e karşı Türkiye’den başta İncirlik olmak üzere Batman, Diyarbakır, Hatay havaalanlarının kullanılmasını talep ediyor. Konunun dün Türkiye saatiyle 22.00’da yapılan Erdoğan ile ABD Başkan Yardımcısı Biden arasında yapılan görüşmede de gündeme geldiği bildiriliyor.

Erdoğan ve AKP Hükümeti ise ABD’den Türkiye-Suriye sınırında muhaliflerin yeniden örgütlenmesine olanak sağlayacak bir sınır koridoru ve Esad’ın devrilmesi için gereğinin yapılmasını istiyor.

BM'DEN TAMPON VE 'UÇUŞA YASAK BÖLGE' KARARI ZOR

Uluslar arası hukuk uzmanları ve Rusya, Suriye sınırında “tampon bölge” ve “uçuşa yasak bölge” oluşturulması için BM kararının şart olduğunu belirtiyorlar. Ancak bu kararın çıkmasına pek ihtimal verilmiyor. Rusya Federasyonu ve Çin Suriye’nin egemenlik sahasının ihlal edilmesine sıcak bakmıyor. Rusya ve Çin IŞİD ve diğer terör örgütlerine karşı yapılacak müdahalenin Şam yönetimi ile birlikte gerçekleştirilmesini istiyor.

Ceyhun Bozkurt
http://www.aydinlikgazete.com/mansetler ... mponu.html
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: TSK ABD'yi Mağlup Ediyor!

Mesajgönderen TurkmenCopur » 24 Eki 2014, 02:36

Necdet Özel: Kırmızı çizgiler aşılırsa gereğini yaparız

Pazartesi, 01 Eylül 2014 09:49


Genelkurmay Başkanı Özel’den açılıma ilişkin ilk çıkış geldi. Özel, ‘Kırmızı çizgiler aşılırsa gereğini yaparız’, ‘ülke bütünlüğü kırmızı çizgimiz’ dedi
Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel, Çankaya Köşkü’ndeki 30 Ağustos resepsiyonunda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Özel’in verdiği mesajlar şöyle:

‘İÇİNDE YOKUZ’


“Hükümetin bir politikası var, o politika yürüyor. Biz çözüm sürecine ilişkin yol haritasını bilmiyoruz, o çalışmanın içinde yokuz. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay çalışmanın kamu kuruluşlarına gönderileceğini söylemişti, henüz bir şey gönderilmedi. Görürsek biz de görüşlerimizi söyleriz”

ANALAR AĞLAMASIN...

“Kırmızı çizgiler aşılırsa gereğini yapacağımızı söyledik, gereğini de söyleriz. 30 senedir bu mücadeleyi biz yürütüyoruz. Şehit anaları, analar ağlamasın diyorlar. Biz de aynı şeyi söylüyoruz. Ancak bunun yanı sıra ülke bütünlüğü de önemli. Ülke bütünlüğü bizim kırmızı çizgimizdir”

“Bazı eylemler yapıyorlar. Güneydoğu’da özellikle. Değişen bir şey yok. Her zaman yaptıkları eylemleri yapıyorlar. Yine adam kaçırıyorlar, yol kesiyorlar, karakollara saldırıyorlar, vergi alıyorlar, propaganda yapıyorlar. Biz görevimizi yapıyoruz, sınırda önlemlerimiz devam ediyor. Biz gerekli mücadeleyi yapıyoruz ve bunları da Genelkurmay sitesinden duyuruyoruz. Asayiş, terör ve toplumsal olaylar olarak kategorize edip siteye koyuyoruz. Toplumsal olayların da bizi ilgilendiren kısımlarını koyuyoruz. Koyuyoruz ki ileride hakim-savcı olayları araştırırken bizden bilgi belge isterse bunları verebilelim. Arşivde bulunması gerekiyor.”

TSK’DA F TİPİ ÖRGÜT

“Türk Silahlı Kuvvetleri elinde bilgi ve belgeyle çalışır. Bunun dışında MİT ve emniyetten belge istedik ama bize şu ana kadar bilgi belge gelmiş değil. İmzasız ihbar mektuplarıyla işlem başlatamayız. Türk Silahlı Kuvvetleri hukukun üstünlüğüne inanır, buna göre gereğini yapar.”

BALYOZ DAVASI

“Anayasa Mahkemesi kararını verdi, arkadaşlar özgür. Benim için önemli olan onların özgür olması. Şu an çok rahatım ama davalar henüz sonuçlanmadı. Eğer beraat olursa daha çok mutlu olacağım. Şimdi dileğim beraat olması.”

BEDELLİ ASKERLİK

“Bize resmi bir müracaat, bir çalışma yok şu anda” dedi.

TÖRENE KATILACAK

“O tarihte İstanbul’a gideceğim. Ancak akşam düzenlenecek resepsiyona katılmayı planlıyorum. Hukukun üstünlüğüne ve hukuka inanıyorum. Yargı da bir erktir, TSK buna saygı duyar”

Emekli Orgeneral Edip Başer: Hesaplanmış ve önemli bir açıklama

Eski 2. Ordu Komutanı Emekli Orgeneral Edip Başer, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in açıklamasının düşünülmüş, hesaplanmış önemli bir açıklama olduğunu söyledi. Başer, “kan akmasın” propagandasıyla sunulan sürecin çok daha fazla kan akmasına yol açabilecek bir süreç olduğunu belirtti.
Edip Başer, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in 30 Ağustos resepsiyonunda yaptığı açıklamaları, “açılım” sürecinden haberdar olmadıkları bilgisini vermesini Aydınlık’a değerlendirdi. Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in açıklamalarının rastgele söylenmiş sözler olmadığı izlenimi edindiğini ifade eden Başer, Özel’in açıklamasının, düşünülmüş, hesaplanmış önemli açıklamalar olduğunu vurguladı. Başer, “Genelkurmay Başkanı ‘açılım’ denilen sürecin yol haritasından haberdar olmadıklarını ve çalışmaların içinde bulunmadıklarını söylüyor. Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri ile ilgili çalışma yapılıyor. Bu işlerde en başta bilgisi olması gereken Türk Silahlı Kuvvetlerinin haberi bulunmuyor. Danışılmıyor bile. İşin içinde olması gereken Genelkurmay yok. Bu olamaz” dedi.

SÖZKONUSU OLAN TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ

Belli insanların kapalı kapılar arkasında terör örgütü ile pazarlık yaptığını kaydeden Başer, “Devletin ilgili kurumlarının haberi olmadan Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren konularda bu tür işlerin yürütülmesi kabul edilemez. Adına demokrasi denilen bir süreç yaşıyoruz. Ama yapılanların demokrasiyle ilgisi yok. Böyle giderse ‘kan akmasın’ propagandasıyla halka sunulan bu süreç çok daha fazla kan akmasına yol açacaktır” diye konuştu.

PKK’YA VERİLEN SÖZLER GİZLENİYOR

Türkiye’de tehlikeli ve garip gelişmeler yaşandığına dikkat çeken Edip Başer şunları söyledi:

“Ülkeyi yönetenler, en son da yeni başbakanın açıklamasında açılım sürecinin tavizsiz olarak devam edeceğini vurguladılar. Belli ki terör örgütüne verilmiş sözler var. Ama verilen sözlerin ne olduğunu TSK bilmiyor. Belli ki TSK’dan gizli işler yapılıyor. O nedenle Genelkurmay Başkanı yol haritasından haberimiz yok diyor. Biz sürekli söyledik. Terör örgütü ile müzakere edilmez, mücadele edilir dedik. Hem de en üst makamlara düşüncelerimizi anlattık. Bugün gelinen noktayı çok önceden kendilerine izah ettik. Ama dinletemedik.”

TSK YIPRATILDIKTAN SONRA BUNLAR OLDU

Türkiye’nin bu noktaya gelmesinden önce TSK’ya ağır darbeler indirildiğini belirten Başer şu görüşleri savundu:

“Yıllardır yaşananlar ortada. Terör örgütü ile müzakere aşamasına gelinmeden TSK’ya büyük darbeler vuruldu. Adeta çökertildi. Ne yazık ki yürütülen propaganda etkili oldu. Millet ordusuna sahip çıkmakta zayıf kaldı. Sonrasında da bugün yaşananlar, terörle müzakere gündeme geldi. Şimdi sürekli ‘kan akmasın’ propagandası yapılıyor. Sözkonusu olan ülkenin geleceği ve vatansa belli bedellerin ödenmesi gerekir. Babalarımız ,dedelerimiz Kurtuluş Savaşında bedel ödemeselerdi, Türkiye Cumhuriyeti kurulamazdı.”
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: TSK ABD'yi Mağlup Ediyor!

Mesajgönderen TurkmenCopur » 24 Eki 2014, 02:40

DOĞU PERİNÇEK/ Genelkurmay Başkanı'nın tarihî duruşu

Pazartesi, 01 Eylül 2014 08:12


Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel'in 30 Ağustos akşamı Çankaya'da yaptığı açıklamalar, 30 Ağustos'a yakışmıştır.

Vatan ve millet bütünlüğü için "Kırmızı çizgiler" yerinde durmaktadır. Değerli Komutanımızın açıklamalarını bugün Aydınlık'ta ayrıntılı olarak okuyacaksınız.

MİLLÎ ORDU DİRENİYOR

Org. Necdet Özel'in 30 Ağustos açıklaması, tarihî bir duruşu temsil ediyor. Tarihî bir dönüm noktasındayız. Bütün işaretler bu yöndedir.

Küresel saldırı, Millî Devlete ve Millî Orduya saldırıdır. Millî Ordu direnir saptamasının değerinin daha iyi anlaşılacağı bir döneme giriyoruz,

Türk Ordusu, millet ile emperyalizm arasındaki kamplaşmada konumunu belirlemiştir. Ordu ile milletin arasını açmaya, asker ile emekçileri cephe cepheye getirmeye yönelen tertipler boşa çıkarılacaktır.

DEVLET KRİZİNDE YENİ AŞAMA

Yargıtay'ın Tayyip Erdoğan'a kırmızı kart göstermesi ve Genelkurmay Başkanı'nın "Kırmızı çizgilere" dikkat çekmesi, yaşadığımız sürecin olgularıdır. Yatağan işçisi de Kırmızı Çizgisini koymuştur, barikatın arkasında kararlı olarak durmaktadır.

Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu Yargıtay'ın açılışına katılıyor ama Çankaya'yı işgal eden Tayyip Erdoğan katılamıyor. Çünkü ona "Gelmezsen gelme" denmiştir. Bu tarihî olayı Aydınlık, "Köşk'te deprem erken başladı" başlığıyla vermişti.

Aynı gün Rota'nın başlığı da girdiğimiz dönemi özetliyordu:

"Ekonomik krizin eşiğinde devlet krizi başladı."

'AÇILIM' DEVLETİ DE BÖLDÜ

Tayyip Erdoğan daha koltuğa oturmadan deprem başladı.

Yargıdan sonra Silahlı Kuvvetler de AKP iktidarının dayanağı olmayacağını açıklamış oldu.

Yaşanan süreç, devlet krizi diye tanımlanabilir.

Açılım, yalnız milleti bölmedi, devleti de böldü.

Açılım, Devlet organlarını cephe cepheye getirdi.

Göreceksiniz, Açılım'a AKP içinden isyan başlayacaktır. Az sonra!

Karşı cephede "Açılım" memurları var, PKK ile el ele verdiler ve Kılıçdaroğlu'nu da yanlarına aldılar. PKK'nın bir elinden Tayyip Erdoğan tutuyor, öbür elinden Kılıçdaroğlu. Açılımın manzarası budur.

Milletin cephesinde ise millet var. TSK, bu cephedeki konumunu ilan etmiştir.

AÇILIM'IN SİLAHLI GÜCÜ: PKK TERÖR ÖRGÜTÜ

Bir süredir Türkiye'yi bölme girişiminin çıkmaza girdiğini belirtiyoruz. Başlangıç, Suriye'nin vatan bütünlüğü zaferidir. Suriye devleti ve halkı, ABD'nin "Kürt Koridoru" dediği İkinci İsrail Koridoruna izin vermedi. Bölge ülkelerini bölme girişimi Suriye'de bozguna uğradı. Böylece bölge ülkelerinin birleşme sürecine girdik.

İran'ın sağlam duruşu ve Irak hükümeti ve halkının ülke bütünlüğü için gösterdikleri kararlılıktan sonra sıra artık Türkiye'dedir. Bölge ülkelerini birleştirme sürecinin kesin sonuçlu atağını Türkiye yapacaktır. Aslında bu atak, Haziran-Temmuz 2013 Ayaklanmasıyla başlamıştır. Genelkurmay Başkanımızın duruşu, bu sürecin devlet katında da temsil edildiğini gösteriyor.

İMKANSIZ GÖREVİN İMKANSIZ MEMURLARI

"Açılım", Tayyip Erdoğanların kaderini belirleyen temel politikadır. Ne var ki "Açılım", çıkmaza girdi. ABD de, BOP'u yürütemeyeceğini görüyor ve kendisine yeni mevziler arıyor. BOP Eşbaşkanlığı işsiz kalmışken, o görevi sürdürme çabası tarihin cilvesi oluyor.

Ahmet Davutoğlu, yapılamayacak bir göreve atanmıştır. Tayyip Erdoğan-Davutoğlu ikilisi, şimdi Türk Ordusu ile karşı karşıya gelmişlerdir. Asker, bölme sürecine cepheden ve en yetkili komutanın duruşuyla tavır almıştır. Genelkurmay Başkanı, "Açılım" sürecinin kenarında bırakıldıklarını belirtiyor. Türk Silahlı Kuvvetleri, bölünmenin askeri olmayacağını dosta düşmana duyuruyor. Bölücülük ordusuz kalmıştır.

Açılım'ın silahlı gücü PKK terör örgütüdür. "Terör örgütü" nitelemesi, Genelkurmay Başkanı'nın vurgusudur. Çok önemli! Bu vurgu, terör örgütünün temizlenmesi görevini de belirliyor. Bölgede IŞİD ve PKK gibi terör örgütlerinin sonu gözükmüştür.

BİRLEŞME SÜRECİNİN BAŞINDAYIZ

Terörden kurtulma görevi, Kürt yurttaşlarımızın birlik ve barış özleminden kuvvet alarak yerine getirilecektir. Analar, "evlatlarımızı istiyoruz" diyerek teröre başkaldırdılar. Karlıova'da esnaf, PKK terörüne ellerine sopaları alarak karşı koydu. İşçi Partisi'nin Van, Erciş, Ahlat, Tatvan, Bingöl, Mardin, Kızıltepe, Urfa, Diyarbakır, Suruç, Birecik, Hakkari örgütleri yeni katılımlarla kuruluyor.

Bölgede birlik eğilimi yükseliyor ve birlik ve barış isteyen yurttaşlarımız İşçi Partisi'nde kenetleniyor. Birlik, bütün milletimizin ve milletimizin ayrılmaz parçası olan bölge halkının kararlılığından kuvvet alıyor.

AÇILIM MEMURLARININ İŞİ BİTİKTİR

Türkiye'yi bölme planı yürümez, yürümeyecektir. Türkiye bütünleşecektir. Başında olduğumuz süreç budur.

Türkiye'yi bölme planının memurları, artık Türkiye'nin tepesinde oturamaz, oturamayacaklardır, yıkılmaları sürecine girmiş bulunuyoruz.

Türkiye, Büyük Çözüme yönelmektedir. Rota, Büyük Çözümdür.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: TSK ABD'yi Mağlup Ediyor! - 2

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Kas 2014, 16:25

http://www.ulusalkanal.com.tr/gundem/tg ... 41118.html

TGB, Amerikan askerlerine çuval geçirdi

Karadeniz’de yapılan NATO tatbikatından dönen ve dört gündür İstanbul Sarayburnun’da bekleyen USS ROSS (DDG71) adlı ABD savaş gemisi askerlerinin başına Türkiye Gençlik Birliği üyeleri çuval geçirdi.

Resim

Karadeniz’de yapılan NATO tatbikatından dönen ve dört gündür İstanbul Sarayburnun’da bekleyen USS ROSS (DDG71) adlı ABD savaş gemisi askerlerinin başına Türkiye Gençlik Birliği üyeleri çuval geçirdi.

Sabah saatlerinde Eminönü’nde gerçekleştirilen eylemde TGB’liler 3 Amerikan askerinin başına çuvalı, “Yanke Go Home”, “Kahrolsun Amerikan emperyalizmi” sloganlarıyla geçirerek üzerine kanı simgeleyen Kırmızı boya attı. TGB’nin bu eylemine çevredeki vatandaşlar da destek verdi.

TGB’liler çuval geçirme eylemi sırasında Amerikan askerlerine yaptığı açıklamada, “ABD ordusunun bir üyesi olduğunuzu az önce beyan ettiniz. Sizleri katil olarak tanımlıyoruz. Topraklarımızdan defolup gitmenizi istiyoruz ve şimdi sizi protesto hakkımızı kullanıyoruz” ifadelerini kullandı. Bunun üzerine Amerikan askerleri de “Tamam gidiyoruz” dedi.

Türkiye Gençlik Birliği üyeleri bu eylemi, şehitlerimize ve Ortadoğu'da emperyalizmin katlettiği milyonlarca masum insana armağan etti.

http://www.dailymotion.com/video/x29zhnl_tgb-amerikan-askerlerine-cuval-gecirdi_news#from=embediframe

SÜLEYMANİYE'DE NELER YAŞANMIŞTI

TGB Amerikan askerinin kafasına çuvalı geçirerek Süleymaniye'nin yanıtını verdi... Peki 4 Temmuz 2003'te Süleymaniye'de ne yaşanmıştı? İşte 4 temmuz 2003 ve çuval olayı.

Tarih 4 Temmuz 2003... Yer Irak'ın Süleymaniye kenti. Amerikan askerleri, Özel Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı subayların bulunduğu karargaha Amerikan askerlerince baskın düzenlendi.

Türk istihbaratı, ABD'nin bu operasyonu uzun süreden beri bekliyordu. Çünkü, Amerikalılar 2003 Nisan'ında bir yarbay ile 4 astsubayımızı Kerkük'te Türkmenlere silah taşıdıkları gerekçesi ile yine kötü bir muamele ile gözaltına almışlardı. Bu ilk çuval olayı idi ama pek duyulmamıştı.

Sonrasında Amerikalılar sürekli olarak Kuzey Irak'taki Türk birliklerini gözetim altında tutup, izler hale geldiler. Amerika'nın gözleri, Süleymaniye'deki Türk Özel Kuvvetler karargahına çevrilmişti. Amerikalılar tarafından uzun süre gözetlenen birlik, "Türkler örtülü eylem yapacak" gerekçesiyle basıldı. 4 Temmuz günü Amerikalı Albay Mayville'in emrinde yaklaşık 100 kişilik silahlı bir grup Süleymaniye'de, Türk Özel Kuvvetleri karargahına doğru yürüyüşe geçti.

Amerikalılar'ın geldiği haberini alan Türk Özel Kuvvetleri, durumu, Silopi'de bulunan Özel Kuvvetler Harekat Üssü'ne bildirdi. Orada bulunan komutanın verdiği yanıt, "milletimizin onuruna, canına yönelik bir saldırı ise, bir kötü niyet varsa, ayni ile yanıt verin" şeklinde oldu. Ancak Türk askerinin karşı koymasına izin verilmedi.

Amerikan askerleri bir binbaşı komutanlığındaki 11 Türk subayının ellerine kelepçe vurdu, başlarına çuval geçirdi. Askerlerimiz Süleymaniye'den Bağdat'a götürüldü ve yine Amerikalılara ait bir hapisaneye konuldu. Askerlerimiz 60 saat süreyle sorgulandı.
Türk Özel Kuvvetleri, karşı koyacak gücü ve iradesi olmasına rağmen direnmesine izin verilmedi. Dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, çuval olayı için, "Onlar için bu çok normal. Göz bağlamak yerine, tamamen pratik bir çözüm. Bu çuval da değil, görmesini engelleyecek bir poşet. Ben ABD'lilerin çuval olayının bizi bu kadar rencide edeceğini bildiklerini zannetmiyorum" sözleriyle tepki çekmişti.

Başbakan Erdoğan da, "Amerika'ya nota verelim" taleplerine, "bu müzik notası değil" diyerek karşı çıkmıştı. O dönemde dışişleri bakanı olan Abdullah Gül'de Kayseri'de mantı yerken "büyük devletler özür dilemez" demişti.

Gökhan ÇELİK
ulusalkanal.com.tr
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Sonraki

Dön Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 56 misafir