Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Atatürk ve Anadolu Direnişi Düşüncesi

Burada Birinci Dünya Savaşı, Büyük Atamız Atatürk ve Kurtuluş Savaşımızın Başlangıcı hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Atatürk ve Anadolu Direnişi Düşüncesi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Oca 2013, 00:27

Atatürk ve Anadolu Direnişi Düşüncesi

Atatürk, daha 1907 yılında öncelikle Anadolu’yu korumaktan ve Anadolu merkezli bir Türk devleti kurmaktan söz etmiştir. Atatürk, bu düşüncesini o günlerde, yakın arkadaşlarından Ali Fuat (Cebesoy)’la paylaşmıştır. Şimdi Ali Fuat Cebesoy’a kulak verelim:


“Mustafa Kemal, Misak-ı Milli’nin esaslarım 1907’de belirlemiş, yurdunu tehlikeden kurtarmak için ne gibi çareler düşünüp bulduğunu yürekli biçimde ortaya koymuştur.

Bu sevgili arkadaşımın düşüncelerini daha Karaferiye’deyken dinledim.

Mustafa Kemal, ilk çare olarak şöyle düşünüyordu.

‘Meşrutiyet, köhneleşmiş ve düzenini yitirmiş olan Osmanlı İmparatorluğu’nun gövdesi üzerine değil, aksine Türk çoğunluğun yaşadığı kısım üzerine oturtulmalı. Düşmanlarının yani, büyük devletlerin yapacağı bir ayıklama yerine devrim yönetimi kendi başına bir Türk devleti kurmalıdır.”

Atatürk’e göre, Anadolu merkez olacak, Doğu ve Batı Trakya bizde kalacak, Edirne’nin kuzey sınırları Bulgaristan aleyhinde düzenlenecek, kıyılarımıza yakın adalar Türkiye’ye ait olacak, diğerleri Yunanistan’a verilecek, Türkiye’deki Rum, Bulgar ve Sırplar, dışarıdaki Türklerle mübadele edilecek, Türkiye’nin güney sınırı Hatay, Halep ve Musul’u içine alacak, diğer yerler Araplara bırakılacaktır.

Görüldüğü gibi Atatürk’ün kafasında daha 1907 yılında “Anadolu merkezli bir ulus devlet” düşüncesi vardır.

Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Atatürk’ün bu şaşırtan öngörüsü doğrultusunda bir politika izlenebilseydi belki de Balkan felaketi yaşanmayacak, Sarıkamış dağlarında ve Yemen çöllerinde yüz binlerce Mehmetçik telef olmayacaktı.

Atatürk, gerçekçi bir bakışla 1907 yılından beri öncelikle Anadolu’nun korunması ve Anadolu’ya önem verilmesi gerektiğini düşünmüş ve hep bu doğrultuda çalışmıştır.

İttihatçı Enver Paşa’nın kendisini Anadolu dışında uzak görevlere tayin etmesine karşı o, her seferinde bir bahaneyle ya görevi kabul etmeyerek ya da istifa ederek Anadolu ve civarında görev almayı başarmıştır.

Suriye’de 7. Ordu Komutanı olduğu sırada Enver ve Talat Paşalara gönderdiği iki raporla (20 ve 24 Eylül 1917 tarihlerinde) ısrarla orduyu Arap çöllerinden ve Turan ellerinden çekerek Anadolu ve civarına kaydırmayı teklif etmiş ve askeri politikamızın bir savunma politikası olması gerektiğinin altını çizmiştir, ancak kimseyi ikna edememiştir.

O da kendi imkânlarıyla, kendi bildiği şekilde mücadele etmiştir:

1918 Ekimi’nin sonlarında Halep’in kuzeyinde İskenderun önlerinde bir savunma hattı oluşturduktan sonra, Adana’da Yıldırım Orduları Komutanı olduğu kısa sürede bir taraftan elindeki kuvvetleri organize etmiş, diğer taraftan da yetkilileri uyarmaya ve uyandırmaya çalışmıştır. Atatürk, Adana’da kaldığı yaklaşık 10 gün içinde Kurtuluş Savaşı’nın ön hazırlıklarına başlamıştır.

Atatürk, öncelikle 1-8 Kasım 1918 tarihleri arasında Adana’ dan Ahmet İzzet Paşa’yla yazışmış, gönderdiği raporlarla onu yaklaşmakta olan tehlike konusunda uyarmaya ve uyandırmaya çalışmıştır.

Kaynakça
Kitap: CUMHURİYET TARİHİ YALANLARI, Yoksa siz de mi kandırıldınız?...
Yazar: SİNAN MEYDAN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Birinci Dünya Savaşı, Büyük Atamız Atatürk ve Kurtuluş Savaşımızın Başlangıcı Hakkında Gerçekler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir