Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

I. Dünya Savaşı’nı Doğru Anlamak

Burada Birinci Dünya Savaşı, Büyük Atamız Atatürk ve Kurtuluş Savaşımızın Başlangıcı hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

I. Dünya Savaşı’nı Doğru Anlamak

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Oca 2013, 00:22

I. Dünya Savaşı’nı Doğru Anlamak

Kurtuluş Savaşı’nın nasıl ve kimler tarafından başlatıldığını anlayabilmek için I. Dünya Savaşı’nı doğru anlamak gerekir.

20. yüzyılın başlarında İngiliz, Fransız ve Rus emperyalizminin kıskacı altındaki Osmanlı Devleti, Almanya’nın yanında I. Dünya Savaşı’na sürüklenmiştir. 1914-1918 yılları arasındaki bu savaşta birçok cephede mücadele etmek zorunda kalan Osmanlı Devleti, Çanakkale hariç, tüm cephelerde çok ağır yenilgiler almıştır. 500 binden fazla kayıp veren Osmanlı Devleti, savaş sonrasında Arap Yarımadası’nı ve Ortadoğu’yu kaybederek Anadolu’ya sıkışmıştır.

Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na girmesi bir “çılgınlık” değil, bir “mecburiyet”tir.

1877-78 Osmanlı Rus Savaşı’ndan sonra İngiltere ve Fransa, Osmanlı Devleti’ni koruma politikasından vazgeçerek Rusya ve İtalya ile de anlaşıp Osmanlı mirasını paylaşmaya karar vermişlerdir. Bu amaçla 1908-1918 yılları arasında Osmanlı’yı parçalamaya ve paylaşmaya yönelik birçok gizli anlaşma yapılmıştır.

I. Dünya Savaşı’nın başlarında Osmanlı Devleti’ni idare eden İttihat ve Terakki Partisi İngiltere, Fransa ve hatta Rusya ile yakınlaşmak istemiş ancak bunu başaramamıştır. Bırakın bu ülkelerle yakınlaşmayı, o günlerde İngiltere, parası ödendiği halde Osmanlı Devleti’ne vermesi gereken iki savaş gemisini bile vermemiştir.

Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı sırasında emperyalist bir saldırıya uğrayacağı kesindir. Özellikle, savaşın başlarında Osmanlı’yı parçalamak ve paylaşmak için yapılan gizli antlaşmalar bu gerçeği çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Özellikle İngiliz emperyalizmi, Osmanlı petrollerini, dolayısıyla Kuzey Mezopotamya’yı, boğazları, Ortadoğu’yu ve Kafkas enerji hatlarını ele geçirmek için Osmanlı’ya saldırmaya kararlıdır. Örneğin İngilizler, Osmanlı Devleti daha fiilen ve resmen

I. Dünya Savaşı’na girmeden önce, Osmanlı’nın Mezopotamya topraklarına yönelik askeri harekat hazırlıklarını bitirmişlerdir:

İngilizlerin Hindistan İstila Gücü, 15 Ekim’de yola çıkmış ve 25 Ekim 1914’de Bahreyn’e ulaşmıştır. Bu sırada Osmanlı henüz I. Dünya Savaşı’na girmiş değildir.

Özetle, Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı’na girmemek için ne kadar direnirse dirensin, eninde sonunda bir bahaneyle bu savaşa sürüklenecektir; çünkü, bu savaşı başlatanların temel amaçlarından biri Osmanlı’yı tasfiye etmek ve parçalayarak paylaşmaktır.

Atatürk’e göre de Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na girmesi son derece normaldir: “I. Dünya Savaşı’na girilmemesi arzu edilirdi” diyen Atatürk, bunun şu nedenlerle imkânsız olduğunu belirtmiştir:

1. Maddi olanakların yeterli olmaması: Tarafsızlık için paramız, silahımız, araçlarımız ve sanayimizin olmaması,

2. Türkiye’nin coğrafi konumu: Özellikle Boğazların bir geçiş güzergâhı olması ve Osmanlı Devleti’nin boğazları koruyacak güce sahip olmaması,

3. Rusların İtilaf Devletleri yanında yer almasının tedirginlik yaratması,

4. İngilizlerin, Türk halkından toplanan 7 milyon lira ile yaptırılan gemileri gasp etmesi,

5. Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesinden daha 4 ay önce İngilizlerin, Osmanlı’nın tamamen zararına bir Ermenistan Devleti’nin kurulmasına karar verdiklerini açıklaması,

6. İstanbul’un Çarlık Rusyası’na vaat edilmiş olması.

Atatürk, olaya bakışını şöyle özetlemiştir:

“Türkiye I. Dünya Savaşı’na girmeye mecburdu ve mevcut dünya dengesine göre bu giriş şekli de olandan ve görünenden başka türlü olamazdı. Belki savaşa giriş zamanı, belki kuvvetleri kullanma tarzları, özetle bir sürü ayrıntı eleştirilebilir. Fakat, esasa diyecek yoktur. Türkiye savaşa girerdi ve böyle girerdi.”

Burada tartışılması gereken Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na girmesi değil, savaş sırasındaki ve sonrasındaki siyasi ve askeri stratejileridir.

İşte bana göre, İttihatçılar ve Enver Paşa bu noktada büyük hatalar yapmıştır. İşte o hatalar:

1. Türk ordularını Alman subayların komutası altına vermeleri,

2. Geleceği doğru okuyamayarak Anadolu dışında; Arap çöllerinde ve Transkafkasya’da gelecek aramaları,

3. Alman çıkarlarının Türk çıkarlarının önüne geçtiğini fark edememeleri veya bunu engelleyecek iradeyi gösterememeleri,

4. Savaş sonrasında, Wilson İlkelerine güvenerek ve İngilizlerin merhametine sığınarak Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzalamaları...

Bence asıl eleştirilmesi gereken noktalar bunlardır.

Kaynakça
Kitap: CUMHURİYET TARİHİ YALANLARI, Yoksa siz de mi kandırıldınız?...
Yazar: SİNAN MEYDAN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Birinci Dünya Savaşı, Büyük Atamız Atatürk ve Kurtuluş Savaşımızın Başlangıcı Hakkında Gerçekler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir