Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Çepni Vilâyetinin Dışındaki Nahiyelerde Bulunan Köyler

Burada Çepni Türkmenleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Çepni Vilâyetinin Dışındaki Nahiyelerde Bulunan Köyler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 25 Ara 2012, 20:07

Çepni Vilâyetinin Dışındaki Nahiyelerde Bulunan Köyler

Çepni Vilâyeti'ni meydana getiren köyler bunlardır. Şimdi Çepni vilâyetinin dışındaki nahiyelerde bulunan köyler üzerinde durulacaktır. Çünkü bu köylerin çoğu veya pek çoğu da Çepniler'e aittir.

Yine bundan önce bahsedildiği üzere Çepni vilayeti dışındaki nahiyeler şunlardı: Yağlu Dere, Bayram Oğlu, Kara Burun, Yüreğir ( < Üreğir), Elki Yomlu (?) Hası, Alahnas ve Kürtün.

1- Yağlu Dere. Bu, Çepni vilâyetinden sonra yörenin ikinci büyük nahiyesidir. Yağlu Dere Kara Deniz kıyısmdaki Esbiyelü ( > Esbiye)'den başlayarak güneyde Hisarcık kasabasına kadar uzanır. Yağlu Dere'de 34 köy bulunuyordu.

2- Bayram Oğlu. Yağlu Dere ile Güce ( < Güçe) kasabaları arasındaki birçok köyden meydana gelmiştir.

3- Kara Burun. Bu, Tirebolu'nun doğusunda ve Görele'nin batısındaki Kara Burun'dur. Kara Burun nahiyesinin bir tek köyü vardır. Bu köyün de adı "İsmail Beğlü" dür. Bu köy o zaman yörenin nüfusu en çok köylerinden biri idi. Bu köy yine İsmail Beyli olarak adını zamanımıza kadar korumuştur.

4- Üreğir ( > Yüreğir). Kara Burun ile İsmail Beyli'nin güneyindeki Boğalı köyünden güney batıdaki Boynu Yoğun'a kadar giden dar ve uzun bir nahiye olup 13 köyden teşekkül etmişti.

5- Elki Yomlu (?) Hası. Adı bir türlü doğru okunamıyan bu nahiye Görele'nin güney kesiminde, Çanakçı, Karabörk ve Deregözü köylerinin bulunduğu yerdir. Bu nahiyede de 10 köy görülmektedir.

6- Alahnas bu nahiye Tirebolu'nun güneyindeki Arageriş köyünden başlayıp yine güneydeki İlit köyüne kadar uzanmaktadır. Alahnas'ın 8 köyü vardır.

7- Kürtün o zamanlar Torul'un kuzeyinde ve Görele'nin güneyinde bulunan bir nahiyenin adıdır. Kürtün nahiyesinde 13 köy görülüyor. Bunlar arasındaki İynesi (=Eynesi) köyünün şimdiki Eynesil kasabası olduğu şüphesizdir.

Bu yedi nahiyedeki köylerin sayısı 103'dir. Bu 103 köyde, araştırmalarımıza göre, 3456 vergi nüfusu yaşamaktadır.

Yine bu 103 köy olan yörede 32 değirmen, 37 avcı kuş yuvası, 34 ekinlik (=mezrea) ve 5 zâviye görülmekte olup 110.350 akça vergi geliri vardı.

Bu yedi nahiyede de tımar rejimi uygulanıyordu. Burada iki zeamet ve 29 tımar görülmektedir.

Bu 103 köy de öz Türk köyleri olup aralarında hiç bir Gayri Müslim köyü yoktur. Daha önce söylediğimiz gibi, Hıristiyanlar kıyıdaki Giresun, Tirebolu, Görele kaleleri ile Görele yakınında bulunan Yave Bolu da yaşıyorlardı.

Yine daha önce de yazıldığı gibi bu köyler arasında Oğuz'dan başka Alayuntlu, Döğer, Eymlir ve Üreğir ( > Yüreğir) olmak üzere dört köy de Oğuz boyunun adını taşır. Bunlar adıgeçen boylara mensup obaların Trabzon'un batısındaki Türk yerleşmesinde Çepniler'den sonra rol oynadıklarını kesin bir şekilde gösterir. Oğuz adlı köye gelince bu, Görele yakınında bulunuyor ve 1930 yıllarında adını henüz muhafaza ediyordu. Kaydedilen tarihde bu köyün halkı Çepniler'den sayılıyordu1.

Bu yedi nahiye de yani 103 köyde yaşayanların ezici çokluğu Vilâyet-i Çepnidekiler gibi, Sünni (tabü Hanefî mezhebin de) idiler. Bu nahiyelerdeki hemen her köyde de Bekir, Ömer ve Osman ismini taşıyan şahıslar vardır. Bu isimlerden de en çok taşınanı Osman'dır. Hatta "Osman veled-i Ömer" (Ömer oğlu Osman) şeklinde baba-oğul'un birlikte bu isimleri taşıdıkları görülür. Bilindiği gibi, bu isimler Alevîler tarafından asla taşınmaz. Bundan başka bu köylerin nüfusça en az olanlarında bile imam, hatib, fakih (İslâm dini hukukunu bilen) ve müezzin vardı. Bu husus oturanların sünnî mezhebinde olduklarını doğruladığı gibi, aydınlara sahip bulunduklarını da gösterir. Değil o zamanlar son yüzyıllarda bile Türkiye'nin diğer bir çok yöresinde bu kadar çok din adamı görülmezdi .

1 Abdülkadir (İnan), Birinci İlmî Seyahata Dair Rapor, Halk Bilgisi Haberleri yayımlarından, İstanbul, 1930, s.55. Millî bir tapu senedi, bir tarih yadigârı ve ulu atalarımızın adı olan Oğuz'un yeniden konmasını ilgililerden rica ederim.

Bu köylerde Türkçe adların ne derecede kullanıldığı millî kültür bakımından mühimdir. 1515 yılında bu nahiyelerde yaşayan Türkler Ahmed, Mehmed, Ali, Haşan, Hüseyin, Süleyman, İbrahim gibi İslâmî isimlerin yanında Türkçe adlar da taşıyorlar. Bu adlar şunlardı: Menteşe, Özlemiş, Aygud, Boğa, Tura Beğ, Tura Han ( > Turhan buradan geliyor) Tursun ( > Dursun), Satılmış, Allah Verdi, Tanrı Vermiş, Bayram, Budak, Turak ( > Durak), Yaramış, Türemiş, Çanakçı, Pir Budak, Sevündük, Bektaş, Eymir, Turmuş ( > Durmuş), Ayna Beği, Selçük (bir defa görüldü), Tur Ali, Emîr Han, Gökçe, Kılıç, Kazancı.

1554 (961 Hicrî) tarihli defterde Çepniler'in nüfuslarının epeyce bir artış gösterdiği anlaşılıyor. Mamafî XV. ve XVI. yüzyıllarda Türkiye'nin bütün bölgelerinde düzenli bir nüfus artışı olduğu görülmektedir.

Fakat şimdi burada Çepni köylerinin aynı yüzyılın (XVI. yüzyıl) sonlarındaki durumları üzerinde maalesef bilgi veremiyeceğiz. Çünkü, Ankara'daki Tapu ve Kadostro Genel Müdürlüğü'nde bulunan 1589 (Hicri 991) tarihli ve 43 numaralı tahrir defterini elimizde olmayan sebeplerden dolayı inceleyemedik .

Trabzon'un fethinden (1461) sonra, bir çok defa yapıldığı gibi, Trabzon şehrine yine Anadolu'daki Türk şehir ve yörelerinden topluluklar getirilip yerleştirildi. Bu toplulukların getirilmiş oldukları yöre ve şehirler ile hane nüfusları şöyledir.

TopluluklarHane
1Niksar7
2Sonusa[1]5
3Lâdik24
4Amasya31
5Bavra ( > Bafra)16
6Osmancık10
7İskilip310
8Çorumlu[2]10
9Gümüş[3]7
10Tokat25
11Samsun şehrinden12
12Samsun yöresinden14
13Turhal4
14Zile2
15Göl Canik'i68
16Satılmış Canik'i1
17Gedâgârâ[4]10
150
[1]Sonusa şimdi Amasya'nın Taş Ova kazasına bağlı, Yeşilırmak kıyısında bulunan bir köydür. Beylikler Devrinde bir şehirdi.
[2]Bugünkü Çorum şehri.
[3]Gümüş, Amasya'nın Gümüş Hacıköy kazasına bağlı bir nahiye merkezi.
[4]Bugünkü Vezirköprü.


Bundan başka kendi istekleri ile 56 Türk ailesi de gelip şehre yerleşmişlerdir. İşte Trabzon Türk halkının esasım bu 206 hâne meydana getirmiştir. Bu nüfus XV. yüzyıl için az bir nüfus sayılmaz. Trabzon'a yerleştirilen Türkler'in, Anadolu'nun en yoğun Türk nüfusu ile meskûn yörelerinden getirilmiş olduğu görülüyor. Trabzon'daki bu Türk nüfusu sürekli bir şekilde gelip yerleşenlerle gittikçe çoğalmıştır. Nitekim 1554 yılında Trabzon'da 23 mahallede 723 vergi nüfusu vardı.

Yavuz Selim'in Trabzon'da valilik yapmış olması bu şehir için şerefli ve talihli bir hadise olmuştur. Yavuz Selim, hükümdar olduktan soma da Trabzon'u unutmamıştır. 1514 yılında Trabzon'da büyük hasara sebep olan bir yangın çıktığını haber alan Selim Han, Trabzon şehrindeki yoksullara dağıtılmak üzere 100.000 akça göndermişti.

Daha önce de belirtildiği gibi, Trabzon'un doğusundaki, Gürcistan'a kadar uzanan Osmanlı toprakları ilk önce nahiye, soma da kaza adları ile bir çok idari yöreye ayrılmıştı. Bu idari yöreler şunlardı: Yomra, Sürmene, Of, Rize, Atina (Pazar), Arhavî, Laz, Vilâyet-i Yagobit, Koniye (= Gönye). Osmanlı devleti bu yörelerde de tımar rejimi uygulamıştır. Dirlik sahipleri arasında devlet hizmetinde bulunanların kulları, bazı Arnavut ve hatta Boşnak asıllı kişiler ve Mora'dan sürülmüş olanların yanında Türk asıllı sipahiler de vardı. Türk asıllı sipahilerden Tanrıvermiş oğlu Bahşayiş ile Ali oğlu Hüseyin Karaman ilinden, Küçük Mehmed ve Mustafa ile Osman oğlu Abdullah, Ahmed oğlu Mustafa Canik (=Samsun ili) sancağındaki Bayramlu'dan, Tura Han oğlu Ahmed Anadolu eyaletinden idiler. Bunlardan başka yine Türk asıllı Rum eyâletinden (Sivas-Tokat-Amasya yöreleri) Tura Han oğlu Şaban ile Ali oğlu Kasım, Türkmen İskender ve kardeşi Çıtak (?), Hüseyin ile Bursalı ve Kayserili sipahiler de vardı. Çepniler'e gelince bunlardan İskender oğlu Mehmed (Sürmene'de), İskender oğlu Mustafa (Sürmene'de), İbrahim oğlu Mehmed (Atina=Pazar'da) görülüyor.

XVI. yüzyılın sonlarına doğru başlayan ve XVÜ. yüzyılda devam eden Celali isyanları farklı nisbetlerde olmak üzere, tesirini Anadolu'nun her tarafında hissettirdi. Bilhassa Orta Anadolu ile Çukurova bu isyanlar sonucunda nüfusu azalmış ve harap bölgeler haline geldiler, gerek adıgeçen bölgelerde, gerek Marmara ve Batı Anadolu bölgelerinde nüfus boşlukları meydana çıktı. Bu nüfus boşlukları ancak XVÜI. ve XIX. yüzyıllarda Türk göçebe toplulukları olan Yörük ve Türkmenler tarafından kısmen dolduruldu.

Doğu Karadeniz bölgesine gelince, devlet otoritesinin zayıflaması, imparatorluğun her yerinde olduğu gibi, orada da kendini hissetirdi.

Bundan faydalanan Karadenizin kuzeyinde yaşayan Kazaklar vakit vakit şayka adlı kayıkları ile gelip Doğu Karadeniz kıyılarında da yağmalarda bulunmuşlardır.

Çepniler'e gelince, onların Tirebolu, Görele ve Vakfıbekir bölgesinden kümeler halinde Trabzon'un doğu yörelerine giderek oralar da çetin, mücadelelere girişmiş oldukları anlaşılıyor.

XVÜI. yüzyılda uğranılan büyük mağlubiyetler sonucunda devlet otoritesi son derecede zayıfladığı için yörelerin idaresi oraların yerlisi olan güçlü şahısların ellerine geçti. Devlet ilk önce "mütegallibe" ve "derebeyi" deyip onların idaresini tanımamış ise de sonra güçlerine göre "voyvoda" paşa ve diğerleri gibi unvanları vererek varlıklarını kabul etmiştir. Böylece Türkiye'nin çok bölgelerinde olduğu gibi, Karadeniz kıyılarındaki şehir ve kasabalarda da âyânlar ortaya çıktı. Bu ayanlardan, bazıları veya bir çoğu Çepniler'den idi. Batıdaki âyânlardan Tirebolu, Görele ve Vakfıkebir derebeyleri ile Trabzon'un doğu yörelerindeki derebeyleri arasında çetin ve sürekli mücadeleler vukubulmuştur. Bu mücadeleler sonucunda kalabalık Çepni toplulukları Sürmene, Of ve Rize yörelerine yerleşmişlerdir. Bu yerleşmeler, yerleştikleri yörelerden başka yerlere kayda değer gayri Müslim göçlerin yapılmasına da sebeb olmuştur.

Geçen yüzyılda Sürmene kazasının "sağ taraflarındaki'' köylerde Çepniler oturuyor ve vakit vakit komşularını rahatsız ediyorlardı3.

Bu yüzyılda Of'un ileri gelenlerinin kendilerini Çepniler'den saydıkları bildiriliyor4.

Rize yöresindeki İkiz Dere ile diğer üç nahiye Çepniler ile meskûndur. Ünlü haydut Çepni Ali, Rize Çepniler'inden olup en sonunda başına 300 kişi toplayarak Rus harbine katılmıştır1. Şimdi dahi Rize yöresindeki köyleri ziyaret edenler Çepni adının hâlâ bu köylerde unutulmadığını görürler.

Bir Avrupalı meslektaşımız Çepniler'in daha da ilerleyerek Batum'a ulaşmış olduklarını bana bildirmiştir.

Oğuz elinin en büyük boylarından Çepniler'in Doğu Karadeniz bölgesinde cereyan eden Türk yerleşmesinde oynadıkları en mühim rol, Trabzonlu Şâkir Şevket ve Tirebolu'lu Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan'ın dikkatlerini de çekmiştir.

Bunlardan Şâkir Şevket, Çepniler'in İran'dan çıkarıldıktan soma, onlardan 100.000 nüfusun Doğu Karadeniz bölgesine gelerek Tirebolu, Görele ve Vakfı-kebir yörelerine yerleştiklerini bir rivayet şeklinde anlatır2.

Yine onun Çepniler'in batıdan gelerek Trabzon'un doğusunda bulunan yörelerdeki başarılı yerleşmelerini ortaya koyan bazı bilgiler de vermiş olduğu daha önce görülmüştü.

Tirebolu'lu binbaşı Hüseyin Avni Alparslan Bey'e gelince, o, Sakarya "Melhame-i Kübrâ" sında (yani çok çetin savaşta) şehid düşmüştür. O aynı zamanda Türk kültürü ve Türklük meseleleri hakkında makaleleri olan değerli bir yazardı. Merhum Binbaşı Alparslan Bey, elindeki çok mahdud malzemeye rağmen Trabzon bölgesindeki Türk halkının tarihinde Çepniler'in önemli bir rol oynadığım ortaya koymuştur .

Fakat Karadeniz şehirleri hakkında son zamanlarda yazılan eserlerde bölgenin Çepnilerce iskânı ile ilgili katkılar görülmez. Hatta onlardan bazılarında Çepniler'in galiba adları bile geçmez.

YEDİ NAHİYEYE BAĞLI KÖYLERİN LİSTESİ

[size=0]1YAĞLIDERE[/size][size=0][/size][size=0][/size]
Defterdeki ismiBugünkü ismiKazası
EspiyelüEspiyeKaza merkezi
CebrailCibrilEspiye’de mahalle
AnduzluAndoz?Espiye’de Arıdurak köyünde?
DemircülüDemirciliYağlıdere’de köy
Yassıbahçe--
OruçbeğlüOruçbeyYağlıdere'de köy
Sarı Mahmutlu--
Karacalu--
Kadısekisi--
SınurSınırköyYağlıdere’de köy
HisarcıkHisarcıkYağlıdere’de köy
AhalluAhallıYağlıdere’de köy
TalipGüneceYağlıdere’de köy
PelitçikPelitçikYağlıdere, Üçtepe köyünde
Kızıl AlmaKızılelmamahalle
Yağlıdere’de köy
Demirlüce--
Zankırayık--
ÇanakçıluÇanakçıYağlıdere Akdarı köyünde
Gebe KiliseÇağlayanmahalle
Yağlıdere’de köy
Kızılca Çukuru--
Kızıl Hisar--
Umut bükü maaUmutbüküYağlıdere'de köy
KopuzcuKanlıcaYağlıdere’de köy
Kanlıca
KaraisalI nam-ıTepeköyYağlıdere'de köy
diğer Tepe AdabüküAdabükEspiye’de mahalle
At dutan--
Ağcakilise KızıllarOrtaköyYağlıdere’de köy
Ahi Çukuru--
AkköyAkköyYağlıdere’de köy
2KARABURUN
ismailbeğlüGörele’de köy
3ELKİYOMLU HASI
Haşrid--
Karabörk ma’aKarabörkÇanakçı’da köy
Çanakçı Ağzı Avcılı_
Zikavlu--


Defterdeki ismiBugünkü ismiKazası
Elkiyomlu Hası-.
KuzcaÇanakçıMerkez
KeleteDeregözüÇanakçı’da köy
Manastır--
Adal (?)--
Kızılca İnekSarayköyÇanakçı'da köy
4ALAHNAS
Alahnas--
ilitilitGüce'de köy
Çukurlu--
AragerişAragerişTirebolu’da köy
Baş-
Alapelit--
ÇekelÇeğelTirebolu’da köy
Kara Çukur-
5KÜRTÜN
Bada ma’a Alagaturas--
Mekali--
Bohçalu--
Alayuntlu--
Alahnas--
Üregir--
Eğlence--
Kabageriş--
Kara ÇukurKaraçukurKürtün’de köy
EynesiEynesilEynesil, kaza merkezi
Gök Ümmet nam-ı diğer Satılmış"'
OğuzOğuzBeşikdüzü
6BAYRAM OĞLU
Döğer nam-ı diğer DikmenDikmenEspiye'de köy
KiçiköyGüzelyurtEspiye’de köy
Oğulluca/AvullucaAvluca?Espiye'de köy
Ağruk--
Kandavur--
KozKozköyEspiye'de köy
TağnalcukTaflancuk?Espiye'de köy
Manastır-ı İslâmÇalkayaEspiye'de köy
ÇepniÇepni köyEspiye’de köy
KurugerişKurugerişEspiye’de köy
İncirlik--
7YÜREĞİR(ÜREĞİR)
Kara KayaOrtacâmi, Yukarı Ortacâmi, BelenTirebolu'da köy


Defterdeki ismiBugünkü ismiKazası
BoğalıA.Boğalı Y. BoğalıGörele’de köy Tirebolu'da köy
Lazarı--
Gülyarı--
KarakeşKarakeşGörele’de köy
Demirboku-.
Mürted çukuru--
BoynuyoğunBoynuyoğunTirebolu'da köy
CimideKarlıbelÇanakçı’da köy
Ak elma--
iman asarı-.
Arık-.
Toprak--


ÇOĞU ÇEPNILER’E AİT OLAN YEDİ NAHİYEDEKİ KÖYLERİN 1515 YILINDAKİ DURUMLARI

Resim

3. Zeamet-i Yağlu Dere der Tasarruf-ı Mahmud Beğ Oğlu Gülâbî Çelebi'

Resim

4. Mustafa Beğ Oğlu Mahmud Beğ’in Tımarı

Resim

Nr: 52, s. 696-768.

Bu, şüphesiz, Yağlıdere ile Tirebolu arasındaki Espiye kazasının aynı addaki merkezi olan Espiye kasabasıdır.

Mehemmed Beğ’in Kardeşi Yenice Ağa’nın Oğlu Mehemmed’in Tımarı

Resim

Resim

7. Hacı Emir Ağa’nın Tımarı

Resim

Zeyneddin Ağa Oğlu Mehmed’in Tımarı

Resim

Resim

9. Emir Ağa’nın Oğlu Cemal’in Tımarı

Resim

10. Murad Ağa Oğlu Yusuf'un Tımarı

Resim

1 Bilindiği üzere Türkçe eski bir kelime olan bük (Kaşgarlı, I, s. 245,260,333). Doğu Karadeniz bölgesinde umumiyetle çay ve dere boylarındaki çalılık manasında kullanılıyor.

2 Yani "Kızıllar köyünün geliri. Çepniler'in emîri Eşter? Beğ tarafından camiine vakfedilmiştir" deniliyor.

1 Hacı Abdullah Hâlîfe'nin zaviyesi ve onunla ilgili misafirhane, fırın, câıııi ve değirmen ile Hâlîfe'nin Tuğlacık (Haıava) köyündeki türbesi zamanımıza kadar gelmiştir. Zaviyenin 950 yılının Zilhicce ayında (1544 Kasım) tanzim edilen vakfiyesi N.Yüngül tarafından neşr ve tercüme edilmiştir (Giresun'un Esbiye ilçesinde Yavuz Sultan Selim'in tesis ettiği Gülbahar Hatun tekkesi vakfına ait vesikaların değerlendirilmesi, Vakıflar dergisi, 1982, XV, s.101-116). Vakfiye zaviyenin bulunduğu Tekke köyünün asıl adının Hisarcık olduğunu gösteriyor. Bıı köy de cedvelimizde zikredilmiştir (nr. 22).
ZSviye ile yukarıda adıgeçen diğer eserler sanat tarihçilerimizden Ü. Karpuz tarafından incelenmiştir: Giresun'un Esbiye ilçesine bnğlı Tekke köyündeki Gülbahar Halım Hacı Abdullah zaviyesine bağlı yapılar, Vakıflar dergisi, 1982, XV, s.117-121.

2 Nr. 52, s.716.

3 Gösterilen yer.

Resim

13. Çepni Çeribaşısı Emir Han Ağa’nın Tımarı (Tımar ı Emir Han Ağa Veled-i Emirze Serasker-i Çepni Ber Vech-i Serbest)

Resim

14. Mustafa Oğlu Ebubekir Kâtib’in Tımarı

Resim

Resim

15. İsmail’in Oğlu Kürtün Sipahilerinden Mehemmed Kâtibin Tımarı

Resim

16. Diribolu Kalesi İmamı Hüseyin Fakih Oğlu Mehemmed’in Tımarı

Resim

17. Hüseyin Frenkin Oğlu Budak’ın Tımarı (Haşan Beğin zeametinden)

Resim

Bu köyün adı bilindiği üzere, 24 Oğuz boyundan biri olan Alayuntlu'dan geliyor.

19. Bedorma Kalesi Hisar Erlerinden Mir’in Kulu Süleyman oğlu Mustafa’nın Tımarı

Resim

20. Bedorma' Kalesi dizdarı Şîr Merd oğlu Hamza’nın Tımarı

Resim

1 Şimdi kaleyi şehirliler Bedrema, köylülerimiz de Bedıeme şeklinde anıyorlar. Biz bu adı yazarken köylülerimizin telaffuz şekline bağlı kalacağız.

Resim

21. Bedorma Kalesi Kethüdası Hamza Oğlu Mehemmed

Resim

22. Emir Ağa Oğlu Ali ve Kardeşi Menteşe’nin Tımarı

Resim

23. Yunuslu Sipahilerinden Emirze Oğlu İsfendiyar’ın Tımarı

Resim

24. Yağlı Dere Sipahilerinden Ali Ağa Oğlu Kasım’ın Tımarı

Resim

Resim

25. Musa Oğlu Ali’nin Tımarı

Resim

26. Yağlı Dere Zeameti Sipahilerinden Murad Ağa Oğlu Emir Han Haşan Oğlu Bünyad’ın Tımarları

Resim

27. Yunuslu Sipahilerinden Mahmud’un Oğulları Mehemmed ve Aydın’ın Tımarları

Resim

Nöker, daha önce de söylendiği gibi, bir beyin silah arkadaşı demek olup Moğolcadır. Türkçe karşılığı arkadaş ve yoldaşdır.

Resim

28. Yunuslu Zeametinden Özlemiş Beğ Oğlu Yunus’un tımarı

Resim

32. Kürtün Sipahilerinden Ahmed Fakih’in Tımarı

Resim

1 bu, şüphesiz bugünkü Eynesil'dir.

34. Görele Kalesi Hisar erilerinden Ahmed Reis Oğlu Bayezid’in Tımarı

Resim

Resim

35. Ahmed Oğlu Maksud Pîrî Oğlu Uğurlu’nun Tımarları (nöbetleşe eşerler)

Resim

36. Şemseddin Giresunî Oğlu Mustafa’nın Tımarı

Resim

Yani yayla'da olan demek.

Resim

37. Toprağı Hoş Olsun Sultan Bayezid Han'ın Beratı İle Mustafa Çelebi Oğlu Musa ve Mustafa Çelebi’nin kardeşi Mahmud'un Oğullan Kasım, Yusuf, Ramazan ve Hasan’ın

Tımarları

Resim

38. Kürtün Sipahilerinden Ali Oğlu Sungur’un Tımarı

Resim

39. Kürtün Sipahilerinden İsa Fakih’in Tımarı

Resim

40. Kürtün Sipahilerinden Hüseyin’in oğlu Ali Han ve Aydın’ın Tımarları

Resim

41. Abdi Fakih oğlu Yusuf ile 19 kişinin Tımarları

Resim

Resim

44. Yağlı Dere Sipahilerinden Mahmud Kardeşi Yenice Ağa’nın Tımarı

Resim

Kaynakça
Kitap: ÇEPNİLER, ANADOLU’DAKİ TÜRK YERLEŞMESİNDE ÖNEMLİ ROL OYNAYAN BİR OĞUZ BOYU
Yazar: Faruk SÜMER
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Çepni Türkmenleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir