Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Avrupa Kıbrıs'a El Atıyor

Cumhuriyet Halk Partisi İktidarı Döneminde, Kahraman Bülent Ecevit, Kıbrıs'ta Rauf Denktaş Gibi Kahramanların Önderliğindeki Türkler İle Birlikte, Kıbrıs Türk Barış Harekâtı'nı Başarıyla sonuçlandırarak İngiltereyi ve Amerikayı mağlup etmiştir. İngiltere ve Amerikanın kontolü altında olan Kıbrıs'lı Rumların Kıbrıs'lı Türklere karşı Soykırım Teşebbüsü Kıbrıs Türk Barış Harekâtı ile engellenmiştir.
Bu mağlubiyet karşısında Amerika ve İngiltere'nin verebildiği yanıt, sadece "uluslararası ambargo" ile sınırlıydı.
Bu Başarıdan bir sonuç çıkartmak gerekirse: "Görüldüki, dünyayı yöneten Amerika ve İngiltere, ASLA VE ASLA Türkiye Cumhuriyeti'mizi ve Türk Soyumuzu savaşla mağlup edecek güce sahip DEĞİLDİR. Bu yüzdende yıllardır emperyalist entrikalarla içimize sızmaya çalışıyorlar"!!!

Avrupa Kıbrıs'a El Atıyor

Mesajgönderen TurkmenCopur » 30 Ara 2010, 21:24

Avrupa Kıbrıs'a El Atıyor

1990'da Doğu Bloku'nun dağılması ve Avrupa için ideolojik ve askeri tehdidin ortadan kalkması Avrupa'da önemli değişikliklere neden olmuştur. AB'nin (AT'nın) bölgeye ve Dünya'ya bakış açısı değişmiştir.

a. Doğu Bloku'nun ve Varşova Paktı'nın dağılması AB'yi rahatlattı. Artık, Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı olmadığı için Doğu'dan askeri ve ideolojik tehdit söz sonusu değildi.

b. Dünya Pazarları artık bölünmüşlükten kurtuluyordu. AB'nin büyük ülkeleri için yeni ekonomik ufuklar açılmıştı. ABD ve Japonya ile dünya pazarlarında daha yoğun bir çekişme olacaktı. AB'nin kendi içinde daha da bütünleşmesi ve diğer güçlü ülkelere karşı "staratejik" bir rakip konumuna gelmesi gerekiyordu. AB içini ve çevresini donatarak güçlenecekti.

1993'te uygulamaya konan ünlü Maastricht anlaşması, geleceğin AB'sinin temellerini attı.

* Tek paradan tek pazara ve ortak merkez bankasına,
* AB üst kurumlarının gerçek bir "uluslarüstü" yapıya kavuşturulmasına,
* Dünyaya karşı tek ses verebilmek için "ortak bir dış politikaya",
* Amerika'nın askeri egemenliğinden yavaş yavaş kurtulmak için ortak bir savunma örgütüne kadar uzanan politikalar belirlendi. Artık AB, geleceğin Avrupa Birleşik Devletleri'nin köşe taşlarını oluşturmak için plânlarını yapıyor ve yavaş yavaş uygulamaya koyuyordu.

Türkiye geleceğin Avrupa Birleşik Devletleri içinde olmayacaktı. Çünkü büyük ve AB'ye göre, Avrupa'dan farklı bir sosyal ve kültürel yapıya sahip Türkiye, geleceğin Avrupa Birleşik Devletleri'nde bütün politik, ekonomik, sosyal ve kültürel dengeleri bozabilirdi.

Türkiye bulunmuyorsa, Türkiye'nin "Kıbrıs'taki varlığı"da AB için önem kazanıyordu. Ada, Rum egemenliğinde AB'nin içine alınırsa, bu durum AB için daha yararlı sonuçlar doğuracaktı. Yunanistan AB içindeydi.

Kıbrıs adası AB için artık "stratejik bir önem" kazanmıştı. Yeni dünya düzeninde, üç kıt'ayı karşıdan seyreden, Ortadoğu bölgesinin yanıbaşındaki bu koskoca ada yeni Asya pazarının "Batı kapısı" üzerinde bulunuyordu. Avrasya'nın stratejik bir noktasındaydı. Ticari yollar, enerji yolları ve askeri açıdan, AB'nin Doğu Akdeniz'deki ileri karakolu ve köprübaşı olabilirdi.

Kaynakça
Kitap: DÜNDEN BUGÜNE KIBRIS
Yazar: EROL MANİSALI
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1971-1974: Cumhuriyetimizin 2. Yükseliş Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir