Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Sultan Alp Arslan Dönemi: 1063-1072

Burada Anadolu Selçuklu İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Sultan Alp Arslan Dönemi: 1063-1072

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 18:21

Sultan Alp Arslan Dönemi: 1063-1072

El-Hüseyni'ye göre, Tuğrul Bey'in çocuğu olmadı, onun veliahdı kardeşi Çağrı Bey'in oğlu Alp Arslan b. Davud idi. Bundari'ye göre, h. 450 yılında babası Çağrı Bey'in ölmesi üzerine onun idaresinde bulunan iktalar üzerinde oğlu Alp Arslan söz sahibi olmuş ve Belh'te oturmaya başlamıştı. Onun daha babasının sağlığında Tuğrul tarafından veliaht ilan edildiği bilinmektedir. Ancak Alp Arslan arzulandığı gibi, tahta kolay geçemedi. Kardeşi Süleyman'la kısa süreliğine de olsa bir sürtüşme yaşamak zorunda kaldı. Böylece, Tuğrul'un ölümünden sonra Çağrı Bey'in oğlu Süleyman sultan ilan edilmişse de kardeşi Alp Arslan karşısında tutunamayarak önce saltanattan feragat etmiş, ardından da başkenti terk etmek zorunda kalmıştı. Vezir Amldü'l-Mülk el-Kündüri de önce Süleyman, ardından da Alp Arslan adına hutbe okutarak bu olaylar sırasında tarafsız kalmaya çalışmıştı. Böylece, Ekim/Kasım 1063 yılında Selçuklu tahtına sultan olarak Alp Arslan oturdu.

Alp Arslan dönemi Selçuklu İmparatorluğu'nun yükseliş çağıdır. O dahilde Kutalmış ve kardeşi Kavurd'un isyanlarıyla uğraşmak zorunda kalırken, dışarıda da Bizans ve Karahanlılar'la başarılı savaşlar gerçekleştmişti. Daha Tuğrul zamanından beri uzun süredir devleti uğraştıran Kutalmış isyanının bastırılmasında ciddi tedbirler alan Alp Arslan, onun ortadan kaldırılmasıyla kardeşi Kavurd'un ayaklanmasının da önüne geçmiş, Fars ve Kirman bölgesinin hakimiyetini ona vermişti. Ardından ülkenin kuzey-batısındaki bölgelerle uğraşan Alp Arslan 1064 yılında Arran, Gürcistan, Kars ve Ani hakimlerini itaat altına almıştı. Bu dönemde buralarda Arap Revvadi, Kürt Şeddadi ve Kuzey Azerbaycan'da ise Şirvanşahlar hüküm sürmekteydi. Alp Arslan bunlardan Revvadiler'in hakimiyetine son vermiş, Şeddadi ve Şirvanşahlar'ı tabi konumuna düşürmüştü. Bu olayların uzantısında Gürcü krallıkları ve onların hamisi konumunda bulunan Kıpçaklar'da Tiflis'in ötesine atılmışlardır. Alp Arslan'ın Doğu Anadolu'da izlediği politika Bizans İmparatoru Romanos Diogenes ile 26 Ağustos 1071 yılında karşı karşıya gelmesine neden olmuş, Malazgirt'te gerçekleşen savaşta kesin bir zafer kazanarak Bizans imparatorunu esir olarak ele geçirmişti. Ardından Selçuklu göçleri Suriye, Anadolu'nun içlerine kadar hareket imkanı bulmuşlardı. Doğuda ise 1066/67 yılında gerçekleştirdiği seferlerle Aral çevresini idaresi altına almayı başarmıştı. Buradaki Oğuz ve Kıpçak birliklerini etkisiz konuma getiren Alp Arslan sınırlarını Mangışlak Salur Oğuz Devleti'nin hudutlarına dayamıştı. Bizans taraflarında kazandığı başarıların ardından tekrar doğu seferine çıkan Alp Arslan 10 Rebiü'l-evvel 465 (24 Kasım 1072) yılında bir suikasta kurban gitti. Öldüğünde Selçuklu İmparatorluğu'nun sınırlan kuzeyden Aral Gölü ve Kafkas eteklerinden güneyde Umman Denizine, doğudan Karahanlı hudutlarından batıda Suriye ve Anadolu'nun içlerine uzanıyordu. İran, Irak, Doğu ve Güney Doğu Anadolu, Suriye, Azerbaycan, Arran, Gürcistan, Sicistan, Kirman, Horasan, Afganistan, Orta Asya'nın güney batısı başkent Hamedan olmak üzere bir merkez etrafında birleştirilmişti.

Kaynakça
Kitap: HAZAR ÖTESİ TÜRKMENLERİ
Yazar: EKBER N. NECEF ve AHMET ANNABERDlYEV
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Anadolu Selçuklu İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir