Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Basmiller, Aslar

Burada Günümüzeki Diğer Türk Cumhuriyetleri'nin Tarihi hakkında konular bulabilirsiniz

Basmiller, Aslar

Mesajgönderen TurkmenCopur » 26 Ara 2012, 23:50

Basmiller, Aslar

Bu makalenin amacı 5-8. yüzyıllar arasında Türk yurdunda Nestori Kilisesi’nin gelişme sürecini göstermektir.


428 tarihinde Nestori Kilisesi taşrada bulunan altı kilise ile Marv ve Herat’ta bulunan bütün diğer kiliseleri kendine bağladı. Niyeti bunları İpekyolu üzerindeki olası kilise ihtiyaçları için kullanmaktı. Bu da gösteriyor ki, Orta Asya’da Nestori kiliseleri oldukça hızlı bir gelişme kaydediyorlardı (650). Bilindiği gibi, Soğdak tacirleri ipek yolunun tartışılmaz efendileri idi. Bundan dolayıdır ki Nestorilik Türk illerinde kolayca yayılıyor ve iki dilli Süryaniler de Hıristiyan metinlerini Türkçeye çeviriyorlardı. Semerkant arşibişopluğun merkezi olmuş, en önemli kilise Nestorilerin eğitim merkezi haline gelmişti. 550 yılında bir grup Nestori papazı yedi yıl içinde birçok Türk’ü vaftiz etmiştir. Ayrıca, Behram Çübin ile Hüsrev arasındaki Perso-Byzantin savaşında alman esirlerin arasında, otuz yıl önce kiliseye kaydedilmiş Türk esirler vardı. Her iki belgeden çıkan sonuç Türklerin 450 yılından beri Nestoriliği tanımış olduklarıdır.

Papazların dışında siyaseten güçlü yerli ajanlar var mıdır ve Türk ilinde bu dinin müşterisi var mıdır? Yani 7. yüzyıl başlarında Türk ilinde Nestori Kilisesi’ni kurup göğertecek bir ortam var mıdır? Yanıtı ex-post-evet olacak.

Önce iki boydan söz edeceğim: Bunlardan biri 742-744 yılları arasında Ozmuş, Kutluk, Uygur Karluk ve Basmiller arasında patlak vermiş olan kanlı iktidar mücadelesinin baş oyuncuları olan haris ve dönek Basmil, ikinci oyuncu ise onun astı olan Aslar’dır. Basmil’in rütbesi Yabgu, Asın rütbesi ilteberdir. Onların yanında rütbesi irkin olan üç As boyu daha vardır. Her üçü de ikinci kağanlığın kurulmasında Bilge Kağan’ın yanında yer almışlardır.

Aslar Kırgızların kuzeyinde oturur. Basmiller ise Beşbalık ve BaykaPın güneyinde yaşarlar. As boyları çok kalabalıktır, her yerde hazır ve nazırdırlar, kökenleri Alanlardır, ancak Farisi konuşurlar (Gardizi). Günümüzün Kafkasya Osetlerinin torunlarıdır. Söz konusu Aslar tuhaf insanlardır. Beraber oldukları boyların ya arkasına ya da önüne adlarını eklerler. Asgil, Duval-As, Organ-As Alanas ve nihayet, İdük-as -ki bizi ilgilendiren asıl bu boydur. Askiller bir zamanlar o kadar ünlü olmuşlardır ki Chonid tahtına kral vermişlerdir. İkinci Türk kağanlığı zamanında adı As iken sonuna İduk sıfatını eklemeyi başarmışlardır. Yakın oldukları boylar arasında sevip saydıkları İzgillerdir, onun da rütbesi İrkin’dir, geleceğin Macar Sekelleri olacaklardır. Basmiller üç yerde yaşarlar. Beşbalık, Baykal Gölü’nün güneyi ve Tatarlar’ın kuzeyi (Golden, 1992). İkinci boy ise Basmillerdir.

Eskiden, Clauson onlara Yueh-chi’ler derdi, şimdi Golden onların Rus bozkırlarından inen ve ugric konuşan bir halktan indiğini ileri sürüyor (2007). Askeri unvanı Yabgu, siyasal din rütbesi Basmil İduk-Kut’dur. Basmiller, İduk-as, Bayırku, Gestim, İzgil, Dulo ve Ermi boyları ile karşımıza çıkar. Ayrıca Barsil ve Halis gibi dost boyların Asların iletişim işlerini yaptığım sanıyorum (Orta Asya ticaretinde, her iki boyun hizmet kısmında yeri iletişim uzmanlığıdır. Casusluk da cabası).

Perso-Byzantin savaşında alman esirler arasında kiliseye alınmış Nestori Türklerin alınlarına haç bezekleri çizilmişti. Ancak Türk illerinde ihtida 8. yüzyılda (771-821 Mingana) Uygur, Tur Baga, Alp Kutluk, Bilge Kağan’ın, (779) Manniheist Mocakların
kütle halinde çıldırıp yeri göğü allak bullak etmelerinden sonra, Nestori patriğini yanma çağırıp ona, “Biz maniheizmden çıkıp, Nestoritiği kabul ediyoruz” demesiyle başlar (sürdürülememiş bir süreç).

II

Türklerin Nestorilik olasılığı sorununa el atmak için soracağımız ikinci soru şudur: Nestoriliği başlatmak için cemaatin papazlar konseyinin gücüne sahip olması, gerekli ve yeterli miydi?

Nestoriliğin fiilen yeniden doğması erkarası dönemde gündeme gelmiştir. Ben Basmil Yabgu’nun yanma Karlukları da alarak bu büyük oyunu oynadığını tahmin ediyorum. Hazırlıkları sırasında Nestori Clergy'si mutlaka hazırdı, onları koruyacak As birlikleri de hazırdı. Yabaku, Çomul, Basmil ve daha da iyisi cemaat de hazırdı.

Aşağıda Bilge Kağan’la, Kültekin yazıtlarından iki alıntı yapıyorum:

Basmil idik-kut oğuşum erti (B.K.)

Basmil idik-kut benim oğuşumdu

As Bars Beye Kağan atı biz berdimiz (KT)

Aslardan Bars beye Kağan adını biz berdik.

Jamiu’t-Taıvarikh’de “kağan atı” Ötüken’de yaşama hakkı olan kişilere verilir. İmdi: Bildiğimiz kadarıyla hem Basmil hem de As kutsaldır, o kadar ki kağanların izniyle Ötüken’de yaşayabilirler. Ancak şu var ki: İduk-Kut rütbesi dini ortamda kağanla çatışmaz mı? Ben bu çatışmanın Tanyukuk’la başlayıp, Bilge Kağan, “Türk Tengrisi” ile sona ermiş olduğunu sanıyorum (mutlaka ölümünden sonra).
IV

Pelliot garantisi ile yazıyorum. Tibet raporundaki ilkel haritada Turgesh’lerin yurdunun yanma bir kelime yazılmış. Bu küçük belgede bu garip ad dikkat çekiyor, go-kog. Hiç zorlanmadan kelimeyi iki heceden türetiyorum: Go-kog < gok-og <gök-ög<kökana<göklerin anası. Şüphesiz burası kadın kültüne tapılan bir tapınaktı.

Dahası var. Tibet haritasının sonuna doğru hiç beklenmeyen bir kelime daha zuhur etti. Koy-na-yog (kök ayuk). Bilindiği gibi bu kelime Türkmen yaşlılarına, belki de bilgelerine ya da dindarlara söylenir: Kökyuk.

Müsaade ederseniz her iki kelimeyi de günümüzün tarih kitaplarına taşıyayım:

Kökog - Bacıyan-ı Rum

Kökoyuk - Abdalan-ı Rum

Çok hoş!

Bütün bu olaylar olurken 742-747 esnasında Doğu Kağanlığı büyük bir çalkantı içindeydi. Basmil Yabgu (bir aralık Basmil Kağan) erkarasını sürdürüyordu, hatta İduk-Kut rütbesini de üzerinden atmamıştı. Basmil Yabgu Ötüken’den kaçıp Kitanlara sığındıktan sonra onun yerini Karluk ve Uygurlar doldurmaya çalıştılar. Fakat Basmil Yabgu ne yapmış ne etmiş ölüm cezasını atlatmıştı. Ve de yakınlardaki Liao’ya (Kitan) sığındı. Ne var ki Basmillerin alt boyları dağılmıştı. Ancak İduk-As’ın beyi A-Shah-no Yelmiş İrkin İzgil topraklarındaki Karluklar tarafından yakalandı. Ancak nedense, İzgiller ona Yabgu unvanı verdiler. Yelmiş İrkin ise sürgüne yollandı (Chavannes, s. 86). Beşbalık’ta yaşayan Basmiller hâlâ varlıklarını sürdürüyorlardı. Yukarıda yazdığım gibi Karluklar bu keşmekeş içinde beklediklerini bulamadılar, Yabgu olarak kaldılar. Kaybeden onlar oldu. Uygur Karabudun mezarlıkta Tengri’den bolmuş el etmiş kağanı seçti. Ancak bir daha kağan rütbesini kullanmadı. Fakat Basmillerin bir kısmı Nestori Hıristiyanlığı kabul etti ancak bu ifade senkronik değil diakronik bir bakaçtan doğrulanabilir. Çünkü bir kısım Basmil ve Karlukların Nestori olmaları ancak 10 ile 12. yüzyıllarda olmuştur. Kaşgari’den dinleyelim, işte belgesi:

Tang ata yortalım Budruç kanın irtelim Basmil Begin örtelim Emdi yiğit yuvulur.

Tan atınca atlanalım Budrucun kanını akıtalım Basmil Beyini yakalım Şimdi yiğit yığılır

Mervazi, Intaba-ı el-bayavat'ta (12. yüzyıl) Şaru boylarının batıya doğru kaçtıklarını yazıyor. Muhaceret sebebi Kita Hanı’nın (Kitan) sünnetsiz, Müslümanların sünnetli olmasıymış.

Kaynakça
Kitap: Sekiz Türk Boyu Üzerine Bazı Gözlemler
Yazar: Sencer Divitçioğlu
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Günümüzdeki Diğer Türk Cumhuriyetleri'nin Tarihi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir