Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Ahmet Atan Duvar Yazıları

KÜLTÜREL KİMLİK VE MEDENİYET

Ahmet Atan Duvar Yazıları

Mesajgönderen ahmetatan » 29 Tem 2011, 15:58

Her insan bir kimlik sahibidir.

İnsan kimdir? Sorusunun cevabı kimlik içerisinde tanımını bulur.

Kimlik, insanın sahip olduğu değerler bütünüdür.

Tanımak ve tanıtmak, bilgilendirmek ya da bilgi almak, önce kimlik ile gerçekleşir…

Ben kimim?...

Biz kimiz?...

Bunlar cevabını arayan ve kabul edilirliği belirleyen çok önemli sorulardır…

Tanışma ve anlaşma bu sorularla başlar…

Bireysel kimlik, kurumsal kimlik, toplumsal kimlik, ulusal kimlik, küresel kimlik…

Bir varlık olarak kendine özgü ve kendini tanımlayan belirti, nitelik ve özelliklerle donanımı sağlayan şartların bütünüdür…

Kültür bir yaşama biçimidir. Bu nedenle Kültürün özü inançta odaklanır.

Kültür insanın tercihlerini belirlediği gibi, tercihleri de; insanın sahip olduğu kültürel kimliğini belirler…

Toplumları meydana getiren insanlardır. O halde insanın sahip olduğu tüm değerler; kültürel kimliği tanımlar. Kültürel kimlik; toplumsal hayatın din, gelenek, düşünce ve ifade dili gibi temel olgularını kendi kapsama alanı içerisine alır. İnsanoğlunun biyolojik özelliklerinin ötesinde sosyal olarak sahip olduğu değerleri, babadan oğula dededen toruna kadar maddi ve manevi değerleri kuşaktan kuşağa aktarır.

Kültür, medeniyetin ikiz kardeşidir. Daha da ötesi; medeniyeti, kültür biçimlendirir. Manevi kültür öğeleri, maddi kültür öğelerine form kazandırır. Bu mimari yapılara yansıdığı kadar insanların giysilerine kadar devam eder. Yani kültür, şehirleşme kadar antropolojik bir yapıyı da tanımlar. Kimi ya da çoğu zaman etnolojik yapıya dolaylı dolaysız etki eder. Öğrenilmiş davranışlardan çok, inanca dayalı zihinsel düşünceler, tercihleri belirler. Kültürün maddi ve manevi öğeleri arasında sürekli bir etkileşim vardır. Birinde meydana gelen bir değişim diğerini de etkiler. Bir yerde kültür, medeniyetin kural ve kriterlerine yön verir. Bu nedenle her toplumun kendine özgü kültürü vardır.

Medeni olmak demek; kültürlü olmak demektir. Paradigmal olarak tanımlanacak olursa; kültürlü olmak demek, medeni olmak demektir. Kültürel kimlik sahibi insan, medeniyetin nimetlerinden bilgili ve bilinçli olarak faydalanan, eğitimli insandır. Kültürel kimlik sahibi olan insan; bilgili, görgülü, zarif ve niteliklidir. Bu tür kültürel kimliğe sahip olan insanların oluşturduğu toplumlar da; medeni olan toplumlardır. Medeniyet kültürel kimlik ile şekillenir. Bundan dolayı sosyal ve siyasi tarihte; medeni toplumlar kavramı yerine, toplumlar; sahip oldukları kültürel kimliğe göre; “Medeniyet” kavramı ile tanımlanmıştır.

Osmanlı medeniyeti, İngiliz medeniyeti, Rus medeniyeti gibi ırka dayalı tanımlar yapılabildiği gibi; Güneşe- Gölgeye ya da coğrafyaya göre; medeniyetlere anlam yüklenmiştir. Örnek; Doğu Medeniyeti, Batı Medeniyeti gibi… Doğu medeniyeti denildiğinde İslam Kültürü, Batı Medeniyeti denildiğinde de Hıristiyan Kültürü anlatılmaya ve anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu farklılıklar, tarih içerisine zaman zaman çatışma nedeni olurken, tıkanma noktasında diyalog zemini oluşturma çabalarına da ihtiyaç duyulmuştur. “Medeniyetler Buluşması “ bu ihtiyaçtan doğan arayış projeleri olarak tanımlanabilir. “Medeniyetler Buluşması” Hiçbir toplumun kültürel kimliğinden vazgeçmeden, insani değerler ekseninde anlaşma sağlanmasıdır. “Medeniyetler Buluşması”, farklı kültürel kimliğe sahip toplumların barış ve huzur içerisinde, yerkürede beraber yaşamasını amaçlar.

Bunda hedef; insanların olduğu kadar, farklı medeniyetlere yönelik “Kalplerin Fethi”dir. Toplum olarak sahip olduğumuz kültürel kimlik çatışmayı değil, buluşmayı telkin ve tavsiye etmektedir.

Bu kültürel kimliği üzerinde en belirgin biçimde yansıtan Yunus Emre Şöyle diyor;

“Ben gelmedim da'vi için benim işim sevi için

Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim.”

Evet, Sahip olduğumuz kültürel kimliğimizin gereği olarak; insanlığa “hizmeti nimet” bilerek gönüller yapmaya geldik. Çünkü inanıyor ve biliyoruz ki; Medeniyet bunu gerektirir.
ahmetatan
Kısa Dönem Er
 
Mesajlar: 1
Kayıt: 29 Tem 2011, 15:51

Re: Ahmet Atan Duvar Yazıları

Mesajgönderen TurkmenCopur » 29 Tem 2011, 20:13

Merhaba Ahmet Atan Bey, hoşgeldiniz.

Yazdıklarınız doğrudur. Ve bahsettiğiniz gibi, Türk Soyumuzun Kültürü asla ırkçılığa dayalı değildir.

Avrupa Hun İmparatoru Atilla Atamız için boşuna "ALLAH'ın Kırbacı" dememiştir. Bu lakap, bütün milletlere eşit adalet dağıtılmasını arzulayan ve yoldan çıkan, milletin bütününe değilde kişiye, yani materyalizme tapan ve eşit adalete inanmayan milletlerin "doğru yola" gelmesi için kırbaçlanması gerektiğini savunan bir liderin kültürünü anlatmaktadır. Bu kültür Türk Kültürüdür.

İşte günümüzde kırbaçlanması gereken milletlerin başında, Cermen milleti vardır. Eğer dünyayı yöneten devletin milletinin kültürü kişisel kazanca ve materyalizme dayalı ise, o milletin, yönettiği diğer milletlere ve hatta kendi milletinede eşit adalet dağıtması mümkün değildir.

İnsanlığa hizmet edebilecek tek kültür Türk Kültürüdür. Bunu tarihi kayıtlar doğrulamaktadır.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön İstek, Şikayet ve Görüşleriniz

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir