Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Danıştay Saldırısında Fethullahçı Komplosu!

Burada Nurettin Veren'in Onurlu ve Şerefli Çalışmaları hakkında bütün konuları başlıklar halinde bulabilirsiniz. Yıllardır Fethullah Gülen'le beraber çalışmış olan Nurettin Veren Fethullah Gülen Terör Örgütü hakkında bütün gerçekleri açıklıyor.

Danıştay Saldırısında Fethullahçı Komplosu!

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Kas 2010, 21:22

Danıştay Saldırısında Fethullahçı Komplosu!

M.Y:


Serdar Bey sizinle devam edeceğiz. Yoğun şekilde bir komplodan söz edildi son dönemde. Özellikle Danıştay saldırısı ve bir yüksek yargıcın öldürülmesi ile başlayan bir komplodan... Siz de bunu söylediniz; "Bir F tipi örgüt sokakları izliyor, Emniyeti ele geçirmiş" ve "Psikolojik bir harekat yapılıyor basın üzerinden, istihbarat dairelerinde bulunan güçlerini kullanıyorlar" diyorsunuz. Size göre, yüksek yargıya, Danıştay'a yapılan saldırının merkezi de aynı.

Danıştay saldırısının öncesi ve sonrasındaki gelişmeleri değerlendirirken bir komplodan söz ediliyor. Nedir bu komplo?

Adil Serdar SAÇAN:

Şimdi, daha önce sorduğunuz soruda, hangi birimlerde etkili oldukları konusundaki soruda, eksik kalan yerler var. Eğitim birimleri burada önemli. Özellikle yurtdışına, polis akademisinde öğretim görevlisi olmak üzere gönderilenler... 1985 yılından sonra gönderilenlerin büyük bir bölü-mü, hatta tamamı diyebilirim; bu grubun elinde. Bildiğim kadarıyla mülki idare sınıfından gönderilenler de bunların elinde. Devlet bursu ile gidiyorlar. Polis olarak okuyorlar. Ama üniformalarının altında imam cübbesi mevcut bunların. Baktığımda, bu manada belki de Amerika'nın, Fethullah Gülen örgütlenmesinin ve küresel güçlerin Türkiye'deki oyunlarını görüyorum.

ABD ve AB gibi küresel güçlerin, Türk ulus devletini ortadan kaldırmak, etkisizleştirmek için oynadıkları çeşitli alanlar ve kullandıkları piyonlar var. Şimdi bu piyonlardan bir tanesi bu cemaat. Niçin kullanılıyor? Büyük Ortadoğu Projesi'nin, Türkiye'ye "Ilımlı İslam" Projesinin yerleştirilmesi için ve Türk ulus devletini çözmek için kullanılıyor. Ne yönden? İslam'ı sulandırmak; işte İncil'i Tevrat'ı yeniden yazan emperyalistler bugün de Kur'an-ı Kerim'i yeniden yazmak istiyorlar. Bu çok açıktır.

Bakın ünlü Amerika'lı bir misyoner (AL Dobra) yazdığı kitapta diyor ki:

"Benim yapmak istediğim bir Müslüman'ı dininden döndürmek değil. Attığım tohum büyüyüp yeşerecek ve Müslümanlar İslam'ı sorgular hale gelecekler."

M.Y:

Yani Fethullah Gülen örgütlenmesini, ABD'nin küresel hegemonya projesinin bir ayağı niteliğinde ve Ortadoğu'daki bir operasyon birimi olarak görüyorsunuz.

A. Serdar SAÇAN:

Türk ulus devletini yıkmak ve yıpratmak için ABD önce Türk ulusunun ulusal birliği ve kurumlarına saldırıyor. Bunların başında da ulusalcılar geli165 yor. Şimdi bunları nasıl yok edeceksiniz. Sen Atatürkçüsün seni vurdum olmuyor. Vurdular da gerçekten. Ne yapalım! Adam yaşasın ama toplumun gözündeki itibarı düşsün. Çünkü küreselcilerin Türk ulusu devletini yıkmak için kullandıkları en iyi yöntem. Bunun için de ellerinde hazır bir malzeme var. Devletin içine sızmışlar. Yasama, Yürütme ve Yargı kurumlarına sızmış bir örgüt var. Dediler ki; bu örgütü alalım. Lideri ile beraber istediğimiz gibi kullanalım. Nasıl kullanıyorlar! Ben Emniyet örgütü açısından size söyleyeyim. Ben bunu kitabımda da yazdım. Daha Danıştay saldırısı olmadan önce de yazdım.

M.Y:

Evet "Küresel ve Yerel Mafya Kıskacındaki Son Kale" isimli kitabınızda...

A. Serdar SAÇAN:

Emniyet içerisindeki F tipi örgütün, ne tip bir örgüt olduğunu başlıklar halinde yazdım, bir dizi örtülü operasyon yaptığını biliyoruz. Bunlardan biri adliyede yapıldı. Fethullahçılık davasını açan Nuh Mete Yüksel'in başına gelenleri, benim başıma gelenleri biliyorsunuz... Türkiye'nin önde gelen ulusalcılarının, örneğin yüksek yargıç Eraslan Özkaya'nın başına gelenleri tek tek yazdım.

Yargıtay'a düzenlenen Neşter 1-2 adlı operasyonlar beraatla sonuçlanmıştır. Bakın hepsinde operasyonları yapan yer, Emniyet İstihbarat ve Kaçakçılık Daireleri. Bu dairelerin F tipi örgüt tarafından ele geçirildiğini zaten uzun zamandır söylüyorum. Teşkilatın içinde iken de söylüyordum. Yazdığım resmi yazı var ortada, yazılar var. Bütün teknik dinleme ve takip birimleri ellerinde. Bakın savcılıktan soruşturma kararı aldım, fakat ertesi gün operasyon düzenleyeceğimiz mercilerin haberi oldu. Çünkü işbirlikçiler Emniyet örgütünün içerisinde. Böyle bir yapı ile karşı karşıyasınız. Ahtapot gibi devleti sarmış bir yapı. Ve küreselciler bunu kullanıyorlar. Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya laiklikle ilgili bir açıklama yaptı ve hükümet bu meseleye çok bozuldu.

Bir dahaki sene o konuşmayı yapmaması gerekiyordu. Ne yaptılar! Yaptırmadılar, istihbarat ve Kaçakçılık daireleri, Özkaya'yı bir şekilde Alaaddin Çakıcı'ya bağladılar. Telefonla görüşmüş Alaaddin Çakıcı'nın adamı ile. Adamcağız kalp krizi geçirdi ve bu konuşmayı yapamadı. Yargıtay'a yapılan saldırılardan önce gerçekleştirilen çok ciddi başka saldırılar var. Türkiye'de kim var bunlara karşı olan veya Türkiye'de karşı devrimle mücadele eden kimler var, onlara saldırıyorlar. Çünkü karşı devrim girişimidir bu.

Amerikalı ne diyor:

"Türkiye Cumhuriyeti Ilımlı bir İslam Devleti'dir." Sonra diyor ki "Dilim sürçtü." Yani Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı'nın dili sürçer mi, böyle bir şey olur mu? Amaçları belli. Türkiye'yi ılımlı İslam'a götürme noktasındaki önemli engelleri neler? YÖK, yüksek yargı, ordu ve ulusalcı olarak ön plana çıkmış bireyler.
Bakın hepsine karşı sistemli bir saldırı var. Şimdi yargıya karşı, Yargıtay'a karşı saldırı dediğim olay bu.

Bir milletvekili çıktı dedi ki:

"Yargıya güvenmiyoruz."

Hemen peşinden Neşter-1, Neşter-2 operasyonları geldi. Bu iki operasyonla,Yargıtay'ın bütün üyeleri rüşvetçiymiş gibi gösterildi. Bunu hep basına yapılan servisler yoluyla, milletin Yargıtay'a olan güvenini sarsmak için yaptılar. Yargıtay.nezdinde yargıya olan güvenin kaybolması için. Bu çok önemli bir saldırıdır. Silahsız bir saldırıdır ama, prestij açısından karşı devrim için yapılmıştır.

M.Y:

Devletin resmi kurumları, emniyet ve istihbarat birimleri kullanılarak yapılıyor bu saldın, öyle mi?

A. Serdar SAÇAN:

Evet. Tabii imamından emir alan bir Emniyet örgütü. Bunu söylüyoruz işte. Zaten anlatmak istediğim mesele bu. Olayın sonuçlarını anlatmak istiyorum. Kim yapıyor? Aynı daire. Aslında o daireler yapmıyor. Hakimden karar almaya giden polis. Ama karşısındaki, polis üniforması giymiş örgüt mensubu. Çok ciddi bir problem.

Türkiye Cumhuriyeti bu sorundan kısa bir süre içerisinde kurtulmak zorunda. Şimdi ne yaptılar. Yargıtay'a iki defa neşter ile saldırdılar. Yargıtay başkanına saldırdılar. Peşinden Danıştay'a silahlı saldırı da bulundular. Olay kimin üzerine yıkıldı? Emekli bir yüzbaşının vasıtasıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hedef gösterildi. Ama son gelişmeler gösterdi ki, Aydınlık dergisine verdiğimiz röportajı doğrular nitelikte, olay sap-tırıldı. Kim tarafından? Emniyet İstihbarat Dairesi tarafından. Aynı istihbarat dairesi orduya yönelik daha net bir saldırı yaptı.

Şemdinli iddianamesinde istihbarat daire başkanı olan şahıs bizzat mecliste "Hırsız evin içindedir" dedi. TSK'yı kastederek söyledi bunu ve bunun üzerine Şemdinli iddianamesi'nin altyapısı hazırlandı. Kim tarafından hazırlandı? Bu lafı söyleyen kişi ve dairesi tarafından. Ve o dairede polis üniforması giyen imamlar TSK'ya operasyon yaptılar. Niye?

Bakın size bir soru sorayım:

Siz bu ülkede dümdüz namuslu bir insansınız. Bu ülkenin ordusu güçsüzleşirse kimin menfaatine olur bu sizce?

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Sayın Yücel Aşkına karşı düzenlenen operasyon, yine bu F tipi örgüt tarafından planlanmıştır. Orada da istihbarat ve kaçakçılık daireleri var. Adamı tarihi eser kaçakçılığından aldılar, çetelere soktular. Niye çeteye sokuyorlar? Telefonlarını dinlemek için. Çünkü o tarihte telefon dinlemek için çete suçu oluşması gerekiyordu. Ben burada iddia ediyorum ve suç duyurusunda bulunuyorum. Bunu kaç defa yaptım. Diyorum ki; bakın sayın savcılar! Bu saldırılara maruz kalmış insanlar, -ki buna Kara Kuvvetleri Komutanımız da (Yaşar Büyükanıt) dahildir telefonları dinlenmiş mi? Dinlenmişse, karar alınmışsa hangi örgüt mensubu olarak gösterilmişler? Yöntemleri bu. Sizi hedef belirliyorlar bir ulu-salcı olarak. Hemen diyelim ki x örgütünün mensubudur diyerek, onun arasına koyup sizle ilgili karar alıyorlar. Hakimler de nereden bilsinler. Dinleme kararı alıyorlar.

İllegal dinliyorlar. Ondan sonra ihbar geldi diyorlar. İhbar internetten geliyor. En son bu Atabeyler operesyonunda olduğu gibi veya ihbar telefonla geliyor. Bizim başımıza da geldi o hadise. Aslında dinleyerek olgunlaştırıyorlar olayları. Kişileri birbirlerine bağlıyorlar. Danıştay cinayetine adı karıştırılmak istenen emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin açıkladı. Hiç tanımıyorum ben kendisini.

Saldırgan Alpaslan Aslan'la ilgili olarak diyor ki:

"Bana birkaç defa telefon açtı. Ben olayla irtibatlandırıldım. Bunların hepsi planlanarak yapılan işler." Bakın Muzaffer Tekin'in özel hayatının içine kadar girdi basın, her şeyi anlattı. Bu yakalanan şeyhle ilgili hiçbir satır görmedim.Yani servisi yapan bu noktada hemen servisi kesti. Evet Van Yüzüncü Yıl Üniversitesine bu saldırıyı yaptılar. Şimdi Sayın Cumhurbaşkanı'nın da aynı şekilde sıkıntıları var.
Bakın görevden gittikten sonra Sayın Cumhurbaşkanının başına neler gelecek! Amaçları Silahlı Kuvvetleri, ulusalcıları yıpratmak, bunun için tuzaklar hazırlıyorlar. Ama devlet eli ile hazırlıyorlar.

Kaynakça
Kitap: Türkiye Nasıl Kuşatıldı? Fethullah Gülen Hareketinin Perde Arkası
Yazar: Merdan Yanardağ, Nurettin Veren, Adil Serdar Saçan
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Nurettin Veren Bütün Gerçekleri Açıkladı

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir