Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Gülen Bütün Adamlarını Dinliyor!

Burada Nurettin Veren'in Onurlu ve Şerefli Çalışmaları hakkında bütün konuları başlıklar halinde bulabilirsiniz. Yıllardır Fethullah Gülen'le beraber çalışmış olan Nurettin Veren Fethullah Gülen Terör Örgütü hakkında bütün gerçekleri açıklıyor.

Gülen Bütün Adamlarını Dinliyor!

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Kas 2010, 20:35

Gülen Bütün Adamlarını Dinliyor!

Merdan YANARDAĞ:


Seyircilerimiz size çok teşekkür ediyorlar. Tüylerinin diken diken olduğunu, duydukları karşısında donakaldıklarını söyleyenlerin sayısı epeyce fazla. Sayın Veren; Bakırköy 6. Noteri Semih Aydın imzalı, 82.618 sayı numaralı , İlhan İşbilen tarafından size verilen bu vekaletnamede ve belgelerde görüldüğü gibi; sahip olduğunuz ve devredilen yetkilerle, bu şirketlere ilişkin istediğiniz her şeyi yapabilecek durumdasınız.

Nurettin VEREN:

Evet. Burada sayın İlhan İşbilen'i de tenzih ederim. Kendisi gerçekten çok namuslu ve saygıdeğer bir insandır. O da benim gibi yönetimi döneminde her istediğini yapabileceği yetkilerle donatılmış olmasına rağmen hiçbir şeye tenezzül etmemiştir. Kendisi bu görevi bana teslim ettiğinde bir evi dahi yoktu. Elli yaşın üzerinde olmasına rağmen evlenmemişti. Bu derece sadık ve dürüst bir insan olmasına rağmen Fethullah Gülen tarafından sürekli ajan olarak itham edilmiştir. Fethullah Gülen kendi usulü ile insanları birbirine koç gibi tokuşturarak, arkadaşları birbirine düşman haline getirirdi. Fethullah Gülen beni İlhan İşbilen'den bu görevi almaya zorladı. O arkadaşım da ceketini aldı, arkasına bakmadan bu görevi bana teslim edip gitti. Sadece kendisine ait, 68 model tek kapılı bir Anadolu vardı.

O araç gerçekten müzeliktir. Anadolu'yu 2 milyon kilometre karış karış dolaşmış bir Anadolu otomobildir o. Buna rağmen Fethullah Gülen cemaatin içerisinde bunun odasına dinleme cihazları koydurdu. Bütün arkadaşların odalarına da dinleme cihazları koyduruyordu. Bütün FEM dershanelerinde ve misafirhanelerinde dinleme cihazları vardır. Dinleme raporlarını da benim elime verdi. Bu raporlar da benim elimdedir. Kendi arkadaşlarını dinletecek kadar vehim sahibidir. İşte dünyaya empoze edilen, dünyanın kurtarıcısı Kutb-ul Aktab'ın bu yönlerini programlarda, Allah izin verirse bizi yok etmezlerse, bende de bu azim ve kararlılık varken anlatacağım. Bu ülkeye bu vatana hizmet şuuru için ben bunları yaptım.

Bugün de bunların korunup kollanması ve bu millete geri döndürülmesi için aynı kararlılıkla mücadele edeceğim. Fethullah Gülen bütün arkadaşlarını dinletir. Beni ona, onu bana, ötekini diğerine dost olamayacak konuma getirir. Bakın aynı mahallede oturan on arkadaşı sayıyorum. Bu işin içinde önder nitelikli kişiler. Bir sene içinde, birbirlerini bir defa olsun ailece ziyaret etmemişlerdir. Muhalif bir potansiyel oluşturur diye. Böyle vehim içindeki bir insanın peşinden gidenlere, benim bunları hayatımı tehlikeye atarak söylemem bir vecibedir. Bu insanın dünyayı yönetecek nitelikte bir karizmaya sahip olduğunu, sembol olduğunu anlatanlar da bu işin tek elde olmayacağını, bu konuma getirilen kim olursa olsun, Hz. Ömer dahi olsa, şirk unsuru olacağını, yani yargılanamayan, sorgulanamayan, hiçbir hesap verme zorunluluğu bulunmayan kişinin şirke düşeceğini, yani Tanrıya ortak olacağını bilsinler.

M.Y:

Anketimizdeki son durumu verelim; katılanların toplam sayısı seksen binin üzerinde şu anda. Oranlar %50, %50. İlginç bir sonuç, sert bir çekişme yaşanıyor. Sonucu biz de merak ediyoruz. Sizin savcılığa verdiğiniz dilekçeye gelelim biraz da. Adını saydığımız şirket ve kuruluşlarda sizin hisseleriniz vardı, peki bunlar ne oldu? Sahte imzalarla mı el değiştirdi? Durum nedir?

N.V:

Şimdi değişik şeyler oldu. Bütün ortaklardan boş kağıda atılmış imzalar alındı. Bana da o zaman imzalı bir kağıt, yani bir tarafı imzalanmış, hisselerini sat diye bir teklif geldi veya hisseni devret... Çünkü senin işin çok dediler. Daha o zaman böyle bir kopma, ayrılma yoktu. Teklifler geldi. Ben şu anda diğer şirketlerde, yani üniversite ve okul açan şirketlerdeki hisselerimin bir şekilde benim imzalarım taklit edilerek veya almak için verdiğim vekalet kullanılarak, tarafıma hiçbir bilgi verilmeden birilerine ciro edildiğini ticaret sicillerden çıkardım ve avukatıma verdim. Avukat bey de bunun üzerine ihtar çekti ve dava açtı. Şimdi Nurettin Veren burada bir mal sahibi olmak için bu davaları açmadı. Millete ait bir malın kişilere ciro edilmesi, kişilerin şirket sahibi olarak bunları ele geçirmesi için kullanılmasına bir tepki olarak hak arıyor. Milletin hakkını arıyor. Yani kişisel hisselerimin peşinde değilim ben. Hisse sahibi olmak isteseydim bunları hiç kılımı kıpırdatmadan zaten yapabilirdim. Ama millete ait mallar kimin emriyle kime verildi! Bu şahıslar belli. Hissenin alındığı şahıs da verildiği şahıs da belli. Ticaret sicillerinde bunlar bellidir, hukukçular bilir. Niçin bu şahıslar tercih edildi ve tercih eden kimdir? Danıştay'da yapılan -ki bir katliamdı diyorum ben ona ülkenin gözbebeğine sıkılan bir kurşundur. Bu kurşunun araştırılması yapılırken bir telefon irtibatını çete oluşumuna delil olarak gösteriyorlar. Ben ise somut deliller sunuyorum, daha ne bekleniyor bilmiyorum.

M.Y:

Siz burada birinci dereceden tanık olduğunuzu söylüyorsunuz. Hatta kendinizi dahi ihbar ediyorsunuz...

N.V:

Evet ve buradan diyorum ki; ey cumhuriyet savcıları! Ey adil yetkililer! (Milletin hakkını hukukunu korumaya yemin etmiş kutsal kişiler bunlar. Hakkı temsi edenler kutsaldır. Hakkın karşısında olanlar kutsal değillerdir.) Ülkenin içinde çete var mı, askerin içinde çete var mı deniyor. İşine gelen yerde bir fotoğrafı çete oluşumuna delil gösteriyorsa; ben burada elli tane, yüz tane belge ve fotoğraf gösteriyorum. Burada devlet içinde ikinci hakimiyet olmuş bir örgüt vardır. Ve en kötüsü de "Allah Allah" şiarını kullanarak, dini bir görüntüye bürünüp, eğitim sistemini kullanarak, kendisine bir paravan yapıp arkasına saklanan bir örgüt vardır. Din ile insanları aldatmak vardır. Eğitimle insanları aldatmak vardır. Dinle insanları kendine bağlayıp kendini kutsal bir hale getirmek vardır. Bu neresinden bakılırsa bakılsın bir zulümdür, bir şirktir, bir hakkın gaspıdır. Savcılar bu işin peşine düşmeli. Devletin içerisinde bir örgüt müdür değil midir bunu takibini yapmalı. Bir memlekette iki tane idareci, bir köyde iki tane muhtar olmayacağına göre burada ülkeyi ve dünyayı idare etmeye çalışan bu örgüt gözardı edilmemelidir.

Bakın en son cemaat içine yayılan bir fikri söylüyorum:

"Bütün ülkelerdeki parlamentolarda adamlarımız var" deniyor.

Artık o okullardan mezun olanlar Türkiye ile Avrasya'daki Türki Cumhuriyetler arsında bir köprü değil; o şahıslar Fethullah Gülen'e sempatizan, batıya sempatizan, ABD'ye sempatizan yetiştiren, haftada 22 saat İngilizce gören adı Türk, Türki Cumhuriyetlerdeki kardeşlerimizdir. Onlar da Türkiye'de olduğu gibi batıya transfer ediliyor. O ülkelerdeki öğrenciler yüksek okul eğitimi aldıktan sonra ABD'ye gidiyorlar ve döndüklerinde kendi ülkelerinin parlamentolarında üst düzey yetkililer olarak görev alıyorlar. İnanmayanlar varsa gelsinler. On binlerden bahsediyoruz. Şu anda en son yapılan şey, izah ve ikna metodu uygulamaktır. "Amerika'da on bin civarında öğretim üyesi arkadaşlarımız var, ABD eyalet parlamentolarına arkadaşlarımız var" deniyor. Profesör, doçent ve doktorlardan bahsediyoruz. Talebe değil bunlar. "Adanmış ruhlar" diye yazı yazılıyor. Adanma Allah'a olur. Bir ruh Allah'tan başka hiçbirşeye adanmaz. Vatanından ve bayrağından başka hiçbir şeye adanmaz.

Kaynakça
Kitap: Türkiye Nasıl Kuşatıldı? Fethullah Gülen Hareketinin Perde Arkası
Yazar: Merdan Yanardağ, Nurettin Veren, Adil Serdar Saçan
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Nurettin Veren Bütün Gerçekleri Açıkladı

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir