Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Son 20 Yıldır Her Hükümette Fethullahçı Bakanlar Oldu

Burada Nurettin Veren'in Onurlu ve Şerefli Çalışmaları hakkında bütün konuları başlıklar halinde bulabilirsiniz. Yıllardır Fethullah Gülen'le beraber çalışmış olan Nurettin Veren Fethullah Gülen Terör Örgütü hakkında bütün gerçekleri açıklıyor.

Son 20 Yıldır Her Hükümette Fethullahçı Bakanlar Oldu

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Kas 2010, 20:02

Son 20 Yıldır Her Hükümette Fethullahçı Bakanlar Oldu

Merdan YANARDAĞ:


Siyasete gelelim. Şimdi her hükümette doğrudan örgüte mensup birkaç Fethullahçı bakanının olduğunu hep duyduk. Hep söylendi, iddia edildi. Siz de bu ilişkilerin merkezinde olduğunuza göre bize yanıt verebilirsiniz: son dönemde her hükümette bakanları oldu mu gerçekten Fethullah Gülen'

Nurettin VEREN:

Şimdi bu m konuşulduğu takdirde birçok insan töhmet altında kalacaktır. Bu insanların bazıları, müritlikle alakalan olmadığı halde, sadece mevki ve makam sahibi olabilmek için bu cemaate yaklaştılar. Bazıları ise gerçekten Fethullah Gülen'in müridi olan ve yapacağı her şeyi Fethullah Gülen'e danışacak kadar bağlı olan insanlardır. Bugünkü kabinede de vardır. Daha önceki dönemlerde de bakan seviyesinde var olmuşlardır. Fethullah Gülen cemaatine "Siyasetten, şeytandan Allah'a sığındığınız kadar uzak olunuz" der. Ve bu örgütün yandaşları, sempatizanları, hiçbir partiye gidip üye olmazlar. Ama Fethullah Gülen'in bir işareti ile seçimlere üç beş gün kala, bir partiye anında gider destek verirler. Gülen bu gücü belli bir partiye angaje etmemek için bütün partilere mavi boncuk dağıtır ve hepsini elinde tutar. Böyle bir siyaseti uygulamak ve düşünmek dünya üzerinde kimseye nasip olmamıştır. Fethullah Gülen bir an gelir devletten yanadır. Bir an gelir Müslümanlıktan yanadır. Bir an gelir, Türklük ve Türkçülük en öndedir. Bir an gelir askerin kutsiyetinden bahseder. Bir an da gelir "ABD dünya gemisinin kaptanıdır, ona itaat edin" der. Şimdi ben burada insanların sorgulamasını ve düşünmesini istiyorum. Bakın; Türkiye'de 1960'lı yıllara, hatta 1970 yıllarına kadar başörtüsü diye bir problem yoktur.

M.Y:

Peki nasıl oldu, ne yaptınız? Bu sorunu siz mi çıkarttınız?

N.V:

Evet. Bakın ben bir prototip olarak, Aydınlık Kürsü programında nasıl bir örtünme tavsiye ettiğimizi, bir bayan mankenin üzerinde gösterdim. Şimdi 1970'li yıllarda henüz yeni evlenmiştim. O güne kadar çeşitli şekillerde kullanılan mahalli örtü kıyafetleri var. Bizim ailelerimiz de demokratik insanlar, İzmir insanları örtülü değildir. Fakat Fethullah Gülen, örtülülere dahi, bu tarz bir tesettürün olmayacağını, kadının topuğunun ucundan burnunun ucuna kadar örtünmesi gerektiğini ve esas örtünme emrinin Kur'an'da bu şekilde yer aldığını öğretti ve dedi ki; "Bu önderliği, bu kahramanlığı yapacak arkadaşlar model oluştursun. Üç beş arkadaş hanımları ile bunu yapsın. Sonra millet arkasından zaten kolaylıkla gelir. Bunun sonucunda bu işi yaparak öncülük edenlerin arkadan gelenlerin de sevabını alacağını söylemiştir. Tabii o ahmaklardan en önde biz de varız. Benim gibi üç beş ahmak arkadaşım.

Kadınların yaz günü eldiven ve yüzüne peçe takması, gözlerini de kalın siyah çerçeveli gözlükler kullanarak gizlemesi, eteklerinin de mutlaka topuklarına kadar yere değecek boyutta olmasını istedik. Belki 20 sene bu uygulandı. Ben şimdi şöyle bir yazı yazdım; "Fethullah Gülen o gün mü Kur'an'ı doğru okuyordu, bugün mü/yanlış okuyor?" diye.

Ve çok kısa bir zaman sonra televizyonlardan bir canlı yayında şöyle dedi:

"Başörtüsü teferruattır." Yani dinin gereklerinden değildir. Ama ülkede başörtüsü tartışmasının mayasını tutturduktan 20 sene sonra bunları söyledi. Yani 20 sene boyunca insanlar normal başörtüsünün de ötesinde giyinmeye zorlandı. Kaldı ki benim ailem ayrılmadan, beni terk etmeden önce 20 sene bu şekilde yaşadılar.

M.Y:

Eşiniz sizi terk mi etti?

N.V:

Tabii, bu cemaatin baskısına ve kararlarına dayanamadılar. Daha da acısı 33 sene sonunda altı çocuğumuzla beraber ailemden beni boşadılar. Ben onları boşamadım. Bakın Fethullah Gülen'in zikzaklarını anlatıyorum ve diyorum ki, insanlar eğer İslami ve Kur'an'ı bir Müslümanlığı esas alıyorlarsa ona bakarak bunları mukayese etsinler. Ama Kur'an'ı bir tarafa koyup da; Fethullah Gülen'in siyah dediğine siyah, beyaz dediğine beyaz diyorlarsa "acaba biz doğru bir yol mu takip ediyoruz" diye kendilerine sormaları lazım.

Şimdi ben diyorum ki; ilim adamları da var, Yümni Sezen Hoca ile Ahmet Tekin Hoca gibi. Bunlar bu işin uzmanı ve otoritesi olan kimseler. Yani bu konularda üst düzeyde fikir beyan edecek kimseler. Onlara sorsunlar. Örneğin Fethullah Gülen, kola içmenin haram olduğunu söyleyen bir insan, kot pantolon giyen bir talebe okula ve yurda alınmaz. Bugün bakıyorsunuz Fethullah Gülen Amerika'ya destan yazıyor. Amerika'nın talimatıyla bütün dinler, eşitmiş gibi fetvalar yeriyor. Bütün papazları Müslüman yapacağım diye Müslümanlardan aldığını, gavurlara veriyor. Türklerden aldığını Amerikalılara yediriyor. Fakirden aldığını da zenginlere veriyor. Ben şimdi neden zenginlere verildiğini öğrenmek için yedi tane dava açtım Fethullah Gülen'e.

M.Y:

Bildiğim kadarıyla Gülen daha sonra, "Devleti ve toplumu ele geçirmek ve yönetmek için gerekirse başörtülerinizi de çıkartın" dedi.

N.V:

Evet. Başörtüsünü devleti ve toplumu ele geçirmek için bir sembol, bir simge olarak belirlediği için; askeriyede, emniyet teşkilatında ve değişik devlet kuruluşlarında görev yapan cemaat mensuplarının, ailelerinin yaşam tarzı nedeniyle devletin ve toplumun kan damarlarına giremeyecekleri için bunu (türbanı) bir "teferruat" ilan etti Hocaefendi. Ona göre şimdi başörtüsü teferruattır. Oysa Fethullah Gülen başörtüsüne 20 yıl "farzdır" dedi. Peki bugün başörtüsünün dinin gereklerinden ve hüküm ayetlerinden olmadığını söyleyen Fethullah Gülen hangi fetvaya ve ayete dayanarak 20 sene hanımlara peçe ve eldiven taktırdı?

Yaz günü burnunun ucu dahi gözler i dahi görünmeyecek şekilde Afganistan'daki Burka gibi bir kıyafetle dolaştılar. Şimdi bu kime karşıydı! Bugün ise "başörtüsü teferruattır, açılmanızda hiç mahsur yoktur" diyor. Hatta son dönemde cemaatte; "başörtüsüz olan kadınlarla evlenin" dediği için örtülü kızlar evde kaldılar. Düşünün! Evlilik gibi bir işi dahi talimatla yapan tek tip insanlar yetişti ve bunlar kendi devletlerinin başka devletlerden kutsal olmadığını, kendi bayrağının çok mühim olmadığını, toprak için ölünmeyeceğini düşünüyorlar.

Kaynakça
Kitap: Türkiye Nasıl Kuşatıldı? Fethullah Gülen Hareketinin Perde Arkası
Yazar: Merdan Yanardağ, Nurettin Veren, Adil Serdar Saçan
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Nurettin Veren Bütün Gerçekleri Açıkladı

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir