Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Fethullah Gülen Terör Örgütü Nasıl Kuruldu

Burada Nurettin Veren'in Onurlu ve Şerefli Çalışmaları hakkında bütün konuları başlıklar halinde bulabilirsiniz. Yıllardır Fethullah Gülen'le beraber çalışmış olan Nurettin Veren Fethullah Gülen Terör Örgütü hakkında bütün gerçekleri açıklıyor.

Fethullah Gülen Terör Örgütü Nasıl Kuruldu

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Kas 2010, 19:22

Örgüt Nasıl Kuruldu?

Toplu Hipnoz


1 - Merdan YANARDAĞ: Peki sonra neyi fark ettiniz? Bir örgüt var ortada.. .

Nurettin VEREN: Bunu 70'li yıllarda bir vakıf, bir dernek olarak düşünerek, bir hizmet çizelgesi meydana getirdik. Ben bunu bazı dergilerde beyan ettim. Onlar da yayınladılar. Yani hizmetin önce kurucu personeli bizlerdik. Fakat farkında olmadan örgütsel bir oluşumun içine girmiş bulunduk. Tabii ilerleyen zaman içinde bir görev taksimi icap etti. Bu da yazılı bir şekle getirildi. Ve en enteresanı, bu örgütün halktan gizli kalması için Kur'an'a el basılarak yemin edildi. O yemin metnini de yayınladım ben internet sayfamda.

M.Y: Sizin yayın yaptığınız bir internet siteniz de var.

N.V: Evet... Şimdi biz burada neden bahsediyoruz? Biz bir örgüt çatısı altında kullanıldık. Ama yıllar sonra bizim milletten vekâlet alarak yaptığımız okulların, fakir öğrenci yurtlarının, efendim üniversite hazırlık kurslarının, daha sonra bir ihanet şebekesi haline geleceğini, bu mekânların en yetkili şahsının gidip Amerika'ya yerleşeceğini ve bunun ABD'ye ve Batılı insanlara, istahbarat servislerine ciro edileceğini düşünemezdik. Çünkü bakın, bugün oy veren insanlar dahi, yarı yolda oy verdikleri partilere isyan edebiliyorlar. Peki siz onlara şöyle diyebilir misiniz: "Niye böyle insanları, beğenmediğiniz insanları 3 sene önce, 4 sene önce oylarınızla desteklediniz!" Çünkü vaad edilen şeylerle uygulanan şeyler farklı çıktı. Benim durumum da budur. Ben samimi olarak başlangıç amaçlarına bağlı kalmaya çalıştım.

M.Y: Peki sonuçta ortaya güçlü, geniş, yaygın, bürokrasi içinde, finans sektöründe, eğitim alanında, polis içinde, orduda, sağlık sektöründe, medyada örgütlenmiş kocaman bir imparatorluk çıkıyor. Nedir bu örgütsel yapı, bunun derinliği nedir, amaçları nelerdir? Siyasal bir amacın güdüldüğü ortada.

N.V: Şöyle izah edersek halkımız daha rahat anlar. Biz bir çatal kaşık üretme fabrikası için ortaklık yaparken, yan yolda bizim çatal bıçak fabrikası bir silah fabrikasına dönüştürülürse, bu, insanlarla yapılan anlaşmaya bir ihanettir. Önce yola çıkılırken alınan sözler, açık ve net olarak değerlendirilmeli bu hizmet prensipleri içerisinde. Bakıldığında halka ne kadar faydalı şeyler var o hizmet çizelgesinde, ne kadar güzel yaklaşımlar var. Fakat aradan geçen zaman içerisinde bu çatal kaşık üretmek için kurulan fabrikanın, nasıl bir silah fabrikasına dönüştüğünü, ortaklık şartlarının tek taraflı değiştirildiğini milletimize anlatmak için ben bugün burada bulunuyorum. Bizim bu fakir insanlarımız, aldıkları bu burslarla zamanla yükselip çeşitli mevkilere geldiler. Kimisi polis teşkilatında, kimisi askeriye içesinde, kimisi mülkiye içerisinde.

M.Y:
Bunu planladınız mı?

N.V: Biz bunu öyle değerlendirmedik. Bizim okuttuğumuz öğrenciler yarın bir gün doktor olacak, mühendis olacak, asker olacak, bununla iftihar ettik biz. Çünkü daha önceki "inançlı" dindar insan profili cahil ve fakir idi. Halktan sıradan insanlar içindi sanki. Bir mühendis, bir doktor camiye gittiğinde bazı yaşlılar elleriyle onları okşardı. Biz bu profili değiştirmek istedik. Ama bunu, devleti ele geçirmeyi, Fethullah Gülen'in planladığının başlangıçta farkında değildik, daha sonra ortaya çıktı. İşin mahsurlu tarafı şu noktada başladı; bu çocuklar belirli mevkilere ulaşınca, Fethullah Gülen bunlarla bir şeyler yapmayı planlamaya başladı. Çünkü mevki sahibi olmaya başlamalarından sonra, talebeliklerinde olanlardan daha farklı yöntemlerle, haberleşmelerle bilgi almak, onların o mevkilerini nasıl kullanacaklarına dair talimatlar vermek ve onları belli hedeflere yönelik olarak organize etmek şeklinde gizli toplantılar olmaya başladı.

Nurettin VEREN: Ben bu gelişmeyi gördüğüm andan itibaren, bunun hem ülkeye zarar vereceğini ve bir tehlike oluşturacağını hem bizim yola çıkış hedefimizden bir sapma olduğunu hem de bu üst düzey görevlere gelmiş insanların kendi bağlı bulundukları bakanlara, birimlere ve kuruluşlara karşı Fethullah Gülen'in fikirleriyle amel etmelerinin iki başlılık yaratacağını, dolayısıyla ülkenin ve devletin bunu ihanet olarak göreceğini ve bu tip bir örgütlenmenin illegal olduğunu düşündüm. Hem o insanların uğrayacakları zararları hem de bizim kurmuş olduğumuz bu masum hizmetin, yani bir cami derneği, bir eğitim kuruluşu, bir sağlık kuruluşu gibi olan bir yapılanmanın gizli/illegal, devleti içten ele geçirecek ve Fethullah Gülen tarafından yönetilecek bir örgüt haline gelmekte olduğunun farkına vardık. Bizim 14-15 yaşlarında veya daha önceki yaşlarda elinden tuttuğumuz çocukların ileride kaymakam, vali, emniyet müdürü veya askeriyede bir göreve geldikten sonra Fethullah Gülen'in bunları yöneterek ülkeyi içten ele geçireceğini düşünememiştik. İşte bu noktada tepkimizi ortaya koyduk. Bizim bu tepki ve tenkitlerimizden sonra Fethullah Gülen'in el yazısıyla gönderdiği mektup, beni bu itiraz ve ikazlarımdan dolayı devre dışı bırakmak üzere dış görevlere, benim ülkedeki hadiselere vakıf ve müdahil olamayacağım görevlere gönderilmemi sağladı.

Merdan YANARDAĞ: İşin bu yanını epeyce konuşmuş olduk. Şimdi örgüt nasıl bir yapıya sahip, onu konuşalım. Nasıl bir örgütlenme bu? Bunun siyasal amaçlan, hedefleri neler? Siz neyi tespit ettiniz, neleri gördünüz? Türkiye'de derinliği, gücü nedir bunları teker teker ele alalım. Çünkü adeta imparatorluk örgütlenmesiyle karşı karşıyayız. Sadece Türkiye'de değil, Türki Cumhuriyetlerde, diğer İslam ülkelerinde, dünyanın her yerinde.. .

N.V: 94 ülkede şu anda.

Kaynakça
Kitap: Türkiye Nasıl Kuşatıldı? Fethullah Gülen Hareketinin Perde Arkası
Yazar: Merdan Yanardağ, Nurettin Veren, Adil Serdar Saçan
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Fettullah Gülen Terör Örgütü Nasıl Kuruldu?

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Kas 2010, 19:37

Örgütün Kuruluşu ve Yönetimi

Merdan YANARDAĞ: Yönetim nasıl oluştu peki? Bir merasimi , bir yemini var mıydı?

Nurettin VEREN: Evet. Bunu 14 arkadaşımızla beraber, ilk Fethullah Gülen, İlhan İşbilen ve Nurettin Veren bir araya gelerek oluşturduk. Başlangıçta bir dernek, bir kuruluş şeklinde ve talebelere yardım niyetiyle kurmayı düşündük. Sonra başlangıçta yola çıkan bu 14 arkadaşımızla 70 yılında yazılı bir metin oluşturuldu. Bunun hizmet hedefleri nedir, görev taksimi nedir, kim ne iş yapacak, parasal kaynaklar, insan kaynakları, organizasyonları, kim kim ile meşgul olacak, vesaire. Daha da önemlisi, bu oluşum halktan ve devletten gizli tutulacak. Metinde var bu. Aynca geriye dönüşü olmayan bir yeminle Kur'an'ın üzerine "Vallah billah" kasemleri ile Kurana el basarak bu oluşum halktan saklanacak diye karar alındı.

Ve bu yeminden de çıkma şansını kimse kullanmayacak. Layenkati kefaretle, oruçla, sadakayla bozulamayan bir yemindir. Yani bu yemini ettikten sonra, "yemininizden hiçbir şekilde kefaretle kurtulamazsınız" şeklinde bir ibare de eklenildi. Bu, örgütün yönetim kurulu idi. Bu örgütün iyi bir ör- güt olduğunu düşündük kendi hedeflerimiz açısından ama, ileriki senelerde, bizim 1995 yılında elinden tutup burs verdiğimiz bu talebeler, yüksek mevkilere gelip, kay- makamlar, amirler, valiler oldukları zaman, Fethullah Gülen'in talimatıyla hareket etmesinden, Gülen'in kendi ülke- sindeki Atatürkçü laik kesimleri din karşıtı olarak niteleyip devleti içten ele geçirme ve onları karşı cephe gibi göstermesinden sonra, ben bunun bir ihanet şekline dönüştüğü- ne inandım. Ve tepkilerimi koydum. Yani haklısınız, aslında biz uykudan uyandık. Toplu bir hipnozdan, Fethullah Gülen'in ütopyasından, sürekli vermiş olduğu narkozdan ben ve benim gibi insanlar çok geç uyandı. Çünkü bakın siyah ile beyaz karıştığında ayırt etmek kolaydır. Ama şeker ile tuz birbirine karıştığında ayırt etmek hiç de kolay değildir.

M.Y: Peki bu örgüt nasıl işliyor?

N.V: Şu anda bu örgüt her kurum ve kuruluşta barındırdığı üyeleri vasıtasıyla, yani doktor doktorla, mühendis mühendisle, avukat avukatla, emniyetçiler ile yine emniyetçiler iletişim kurarak örgütlenmektedir. Fethullah Gülen'in ilişkisi kesinlikle tespit edilemez. Ancak bu fikirleri vilayet imamları, şehir imamları, bölge imamları, semt imamları taşır ve örgütü yönetir. Hatta kıtaların imamları vardır, yani Asya imamı, Amerika imamı gibi... Ulaklar ve kuryeler vasıtasıyla, Fethullah Gülen'den almış oldukları talimatlar ile örgütü yayıyor ve yönetiyorlar. Bunlar piramidin tepesinde Fethullah Gülen'e bağlıdır. Yani tıpkı tapınak şövalyeleri ile masonik teşkilatların yaptığı gibi kendi ritüelleri içerisinde özel sistemleri ile hareket ediyorlar. Da Vinci şifresinde olduğu gibi karmaşık ve gizli bir şekilde, çok esrarengiz bir şekilde, çok kutsal imamlar vasıtasıyla hareket ediliyor.

Cemaate, örgüte mensup belli sevi- yeye gelmiş kişilerin evlenmesi, çocuk yapması, mesleğini seçmesi, üniversitelerden sonra ne yapacağı tamamen Fethullah Gülen tarafından söyleniyor. Gülen'in iradesine teslim olmuş bir yapılanma var. Bakın ben şunu da iddia ediyorum, ilgili birimlerin de arayarak beni sorgulamalarını istiyorum. Şu anda on binlerce şirketin ismini dahi Fethullah Gülen vermiştir. Birkaç yüz bin ile ifade edilen, hatta milyonla ifade edilen çocukların ismini dahi Fethullah Gülen vermiştir.

Şimdi şu Danıştay baskınında, suçlunun devlet içerisinde aranmasına yönelik komplo var. Bir fotoğraf ilişkisi dahi çete oluşumuna delil olarak gösterilmeye çalışılıyor. Bu suçu işleyen insan telefonla birisiyle ilişki kurmuş. O insanın da birisi ile fotoğrafı varmış. Bu kadar vahi ve sathi olan bilgileri bile delil gibi sunarak kendi ordusunu, kendi devletini bir suç örgütü kurmakla itham eden insanlar, Cumhuriyet'i koruyup kollamakla görevli olan Cumhuriyet savcıları benim verdiğim bilgilerle harekete geçmesi lazım. Siyasetin içinden, anayasal kurumların içinden ve bütün ticari kesimlerden hatta medyadan benimle ilişkisi olan binlerce insanın fotoğrafı vardır. Ve bu ilişkiler delillendirilmiştir, bu yazışmaların hepsi bende mevcuttur.

O zaman bunların da çete oluşumu hususunda araştırılması ve benim de sorgulanmam lazım. Yani küçücük bir telefon bağlantısı, askeri bir komutanının elini sıkması suça delil olarak gösteriliyorsa, bu derece hassas cumhuriyet savcılarımız varsa, ben de diyorum ki, ondan bin kat fazla deliller benim elimde var. Devletin gerçekten her kesimini ele geçirmiş böyle bir örgüt var. Bütün anayasal kurumlar onun emrinde. Bir işaretiyle 7.5 milyar dolar para yatıran itaatkâr bir bağımlı insanlar topluluğu var. Ve ben bu Danıştay olayını bir başlangıç olarak değil bir sonuç olarak görüyorum. Yıllarca itaatkârlığa alıştırılmış, başörtüsünden dolayı bir insanı öldürecek noktaya getirilmiş, bağımlı insanlar; boynu kravatlı, etiketli insanlar...

M.Y: Siz bunları doğrudan tanıdınız ama, siz de birçok öğrenci yetiştirdiniz, değil mi?

N.V: Bunların hepsi benim talebem durumundadır . Şu anda onların arasında valiler, kaymakamlar, hakimler, subaylar olduğunu iddia ediyorum. Bu açıklamalar dahi bir suç delili olarak alınmıyorsa; o zaman Fethullah Gülen, bütün siyasilerden daha büyük bir dokunulmazlık zırhı içeri- sinde korunuyor . Ve dokunulmaz bir halde yan Tanrı halinde korunuyor demektir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Nurettin Veren Bütün Gerçekleri Açıkladı

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir