Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Asıl Karargâh, Philadelphia'nın Ağlayan Adamının Etrafında

Burada Ergenekon Tertibinde tutuklanan Ahmet Sık'ın "İmamın Ordusu" adlı çalışmasının bütün konularını başlıklarıyla bulabilirsiniz.

Asıl Karargâh, Philadelphia'nın Ağlayan Adamının Etrafında

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Nis 2011, 07:19

"Asıl Karargâh, Philadelphia'nın Ağlayan Adamının Etrafında"

Avcı'ya ve onun üzerinden sosyalist kimlikleriyle bilinenlere yönelik bu komplonun içine dâhil edilenlerden biri de Mahir Sayın'dı. Hanefi Avcı'nın ulaştırdığı bilgilerle, örgütün "son anda polisin elinden kurtularak" yurtdışına kaçan lideri olarak anılan Sayın, www.binaet.org isimli internet sitesinde 01 Ekim 2010'da , "Asıl Karargâh, Philadelphia'nın Ağlayan Adamının Etrafında" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Komplonun amacının Hanefi Avcı'yı susturmak olduğunu vurgulayan Sayın yazısında özetle şunları dile getirmişti:

"Hayatımda muhtelif örgütlerin mensubu olmakla birçok kez suçlandım. Hepsinde bir ciddiyet, bir yanından gerçeğe dokunma vardı kuşkusuz. Ama 21 Eylül 2010 tarihinde SDP, TÖP, Red, Dönüşüm, Bilim ve Gelecek dergilerinden insanların tutuklanması sonucu benim de Devrimci Karargâh isimli örgütün 'üst düzey yöneticisi/lideri' olarak soruşturulmam kadar tuhaf bir örgüt işiyle karşılaşmadım. Bundan daha komik olanı zamanın Perinçekçilerinin 1971 yılında polis tarafından 'oportünistler örgütü' olarak tutuklamasıydı.

14 Eylül tarihinde işlerim dolayısıyla İsviçre'ye gitmiştim. 21 Eylül'de yapılan tutuklamaların basına yansımalarını görünce şaşkınlıktan küçük dilimi yuttum. Özellikle Samanyolu TV edepsiz bir kolaj yaparak ya da polisten alıp yayınlayarak müthiş bir terör örgütünün İstanbul polisi tarafından ortaya çıkarıldığını haber veriyordu. Legal bir partinin başkanı ve yürütme kurulu üyeleri, dergi çevrelerinden insanlar yazarlar terörist diye tutuklanıyor ve benim de operasyonu önceden öğrenerek yurt dışına kaçtığım anlatılıyordu. Hem de nasıl? Emniyetçi Hanefi Avcı'nın, Necdet Kılıç'a, onun Doğan Fırtınaya, Fırtına'nın da bana haber vermesi sonucu ben operasyondan haberdar oluyorum ve 'örgüt arkadaşlarımı durumdan haberdar etmeden' operasyondan bir hafta önce yurt dışına legal yollardan firar ediyorum! Beni adım adım izlemekte olan İstanbul polisi ise normal yollardan çıkış yaptığım Sabiha Gökçen Havaalanı 'na kadar izimi süremediği için olsa gerek, üzerinde Salih Mahir Sayın yazan kimliğimle uçup gidiyorum.

Mesele ne imiş? Devrimci Karargâh denilen örgütü yönetmekte imişim ve Hanefi Avcı 'da bu örgütle ve benimle bir biçimde ilişkili ki, beni uyarıyor. Ama 'ben değişik partilere/örgütlere dağılmış' arkadaşlarımı uyarmıyorum! Ben kaçıyorum onlar tutuklanıyor. Hepsinden komik olanı da H.Avcı beni kurtarmak için(!) kendini böylesine riske atarak tutuklanmayı bekliyor? Madem kaçmak gerekli bir yol, kendisi neden kaçmıyor ve susturulmasına izin veriyor? Benden başka önemi olan hiç mi başka insan yoktu ki onlara haber verilmiyor? Bunlar normal aklın yanıtlayabileceği sorular değil. Bu ancak telaş içerisinde senaryo hazırlayan Terörle Mücadele Dairesi görevlilerinin kendilerini ikna edebilir. Ama işin ilginç yanı bu akıl kabul etmez senaryoyu hukuk okumuş savcı ve hâkim de kabul ediyor ve 13 kişi bir çırpıda tutuklanırken dört gün sonra onlara Hanefi Avcı da ekleniyor. Demek ki, H. Avcı'nın iddiaları doğru Cemaat devlet kurumları içerisinde öylesine yan bir hiyerarşi oluşturmuş ki, en akıl almaz senaryolarla bile insan tutuklanabiliyor. H. Avcı da 'tutuklanmam iddialarımı doğrulamıştır.

Daha bitmedi. Benim Hanefi Avcı ile bırakalım aynı örgütünün içinde veya yakınında durmayı, sanırım aynı caddeden bile geçmişliğim tartışılabilir. Kurtuluşçulara işkence yapmış eski bir emniyetçi olması dolaysıyla varlığımdan haberdar olabilir ama işkencecim bile olmamıştır!... Bu kadar alakasız duran insanların nasıl oldu da yolları böyle bir davada kesişti?... Nereden bakarsanız ipe sapa gelmez bir senaryo. Bütün mesele, H. Avcı'yı susturabilmek için bir örgüt bağlantısı uydurma ihtiyacından kaynaklanmaktaydı... İt iti ısırmaz derler ama bunlar ısırıyorlar... Biz de komplonun ana karargâhını deşifre edelim. Asıl Karargâh, karşı devrimci karargâh Recep Tayyip Erdoğan'ın karşısında elpençe divan durduğu, referandum başarısındaki katkıları dolaysıyla selamlar gönderdiği Philadelphia 'nın ağlayan adamının etrafında kurulmuştur."

Kaynakça
Kitap: İmamın Ordusu, “Dokunan Yanar”, Cemaat emniyette nasıl örgütlendi?
Yazar: Ahmet Şık
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön İmamın Ordusu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir