Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Dediği gibi hayatı zindan oldu

Burada Ergenekon Tertibinde tutuklanan Ahmet Sık'ın "İmamın Ordusu" adlı çalışmasının bütün konularını başlıklarıyla bulabilirsiniz.

Dediği gibi hayatı zindan oldu

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Nis 2011, 07:14

Dediği gibi hayatı zindan oldu

Avcı ise arkadaşım dediği Kılıç'la ilişkisi hakkında hiçbir suç delili bulunmadığını, DK operasyonu hakkında Kılıç'a bilgi sızdırmadığını, haksızlığa uğradığını iddia ediyordu. Ancak polis ve savcılık aynı kanaatte değildi. 28 Eylül 2010'da Ankara'da Emniyet Genel Müdürlüğüne giden Hanefi Avcı İstanbul Özel Yetkili Savcısı Kadir Altınışık'ın çıkardığı "yakalama" müzekkeresi nedeniyle gözaltına alındı. Eskişehir'de boşalttığı Emniyet Müdürlüğü makamı ile henüz boşaltmadığı Emniyet Müdürü lojmanı arandı. Bazı evrak ve elektronik malzemelere el kondu. İstanbul'a getirilen Hanefi Avcı, Özel Yetkili Savcı Kadir Altınışık'a ifade vermeyi reddetti. Yaşadıklarını komplo olarak değerlendiren Avcı, tutuklanma talebi ile nöbetçi 14. Ağır Ceza Mahkemesine çıkartıldı. Mahkemede hâkimin sorularına yanıt veren Avcı, mahkeme tarafından örgüte yardım suçlaması ile tutuklandı. Hanefi Avcı tutuklanmasının "Cemaat operasyonu" olduğunu ileri sürse de tutuklanmaktan kurtulamadı ve Silivri Cezaevi'ne kondu. DK soruşturmasıyla arasında bağ kurulmasından sonra da, AKP yandaşı ve cemaate angaje medyada Avcı'nın işkenceciliğiyle başlayan linç kampanyası bu garip örgütle arasında ne tür bir ilişkini olduğuna yönelik sorgulamaya dönüştü. Zaten DK de Ergenekon'un güdümünde diye ilan edilmesi de işleri kolaylaştırdı. Soruşturmada gizlilik kararı vardı ama dosyadaki polis tarafından kaydedilmiş telefon konuşmalarından, Avcı'nın kime ne dediğine, sevgilisiyle nerede nasıl buluştuğuna kadar bir dizi ayrıntı cemaat medyası eliyle toplumun gözüne sokulmuştu. Avcı'nı sevgilisi Kezban Küçük'ün de DK örgütü üyesi olduğu iddia edildi. Hemen ardından aslında Küçük'ün örgüt üyesi olmadığı ama DK ile ilintili Necdet Kılıç'ın evinde buluşulduğunda sevişme görüntülerinin gizlice kaydedilip şantaj yapıldığı ortaya atıldı. Bu da tutmayınca bu kez de ikilinin evliyken ilişkiye başladıklarından dem vurulup ahlaken ne kadar düşmüş olduklarından bahsedildi. Avcı'ya, itibarsizlaştırmanın en büyük aracı haline gelen Ergenekon'cu olmak ve "Ergenekon'un uyuyan derin hücresi" olmak suçlalamaları da yöneltildi. Sonrasındaysa Necdet Kılıç'a muhbirlik suçlaması yöneltilip Avcı'ya bilgi taşıdığı bile öne sürüldü. Ama her ne hikmetse hem muhbir hem de bilgiyi alan emniyet müdürü aynı örgütle ilişkilendirilip tutuklanmıştı.

AKP de, hem de en tepeden başlayarak bu linç kampanyasından geri durmadı. 30 Eylül 2010'da Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın tutuklanmasına ilişkin Hükümetin veya siyasi otoritelerin bir ilgisi ve dahlinin bulunmadığını belirterek şöyle diyordu:

"Kitabı ilgiyle karşılanmıştır ama şu anda devam eden başka bir soruşturma sebebiyle kendisi gözaltına alınmış ve daha sonra tutuklanmıştır. Gözaltına alanlar adli makamlardır, tutuklama isteminde bulunan savcıdır, tutuklayan hâkimdir. Yargı sürecinde cereyan eden bir olayla karşı karşıyayız. Bu tür olaylar da ilk değil. Soruşturma geçirmekte olan bir kişi hakkında söyleyecek başka bir söz bulamıyorum. Ancak kamuoyunda 'kitabı yazdığı için mutlaka bu tutuklama olmuştur' diye düşünenler var. Bu yargıya inanmamak anlamına gelir. Yargısal sürecin işlediği bir yerde mutlaka hukuki tüm yardımlar, olanaklar, imkânlar ortaya konulacaktır. Hükümetin veya siyasi otoritelerin bu olayla bir ilgisi, bir dahli, bir katkısı olduğu kanaatinde değilim. 'Kitap dolayısıyla gözaltına alındı' diyenlerin karşısında 'gözaltına alınacağını, böyle bir soruşturmayla karşılaşacağını biliyordu, onun için bu kitabı alelacele piyasaya çıkardı' diyenler de var. Ben onların yalancısıyım. Ama bir gerçek var. Ortada bir yargı süreci var, o yargı sürecini hepimiz büyük bir dikkatle takip etmeliyiz."

Aynı gün Adalet Bakanı Sadullah Ergin soruşturma sürecinin devam ettiğine işaret ederek,"İhtiyatlı yaklaşmak, beklemek lazım" diyordu. Avcı'nın kitabı yüzünden tutuklandığı yönünde yorumlar bulunduğunu ve iddilarıyla ilgili ne yapıldığını soran gazetecilere de Ergin, "Bu yorum Avcı hakkındaki iddialardan sadece bir tanesi, başka iddia ve yorumlar da bulunuyor. İddialarıyla ilgili de bakanlık soruşturmasında belli bir mesafe aldık. Avcı'nın müşteki sıfatıyla ifadesine başvuracağız" diye açıklama yapmıştı. 1 Ekim 2010 günü de Başbakan Tayyip Erdoğan, Meclis'teki yeni yasama yılı açılış resepsiyonunda BDP'li Akın Birdal'ın konuyu gündeme getirmesi üzerine, yürütmenin yargının talimatının gereğini yaptığını belirterek, "Burada Avcı ile ilgili bir şey varsa bunun intisapları bağlantıları nelerdir? Yürütme hepsini araştırmak durumundadır. Şimdi durup dururken yoldan geçen birini almıyorlar değil mi?" diye tavrını ortaya koyuyordu.

Kaynakça
Kitap: İmamın Ordusu, “Dokunan Yanar”, Cemaat emniyette nasıl örgütlendi?
Yazar: Ahmet Şık
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön İmamın Ordusu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir