Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Hanefi Avcı AKP'lileri kızdırdı

Burada Ergenekon Tertibinde tutuklanan Ahmet Sık'ın "İmamın Ordusu" adlı çalışmasının bütün konularını başlıklarıyla bulabilirsiniz.

Hanefi Avcı AKP'lileri kızdırdı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Nis 2011, 07:12

AKP'lileri kızdırdı

Avcı'nın iddiaları bunlarla bitmek bilmedi. Deniz Baykal'ın sevişme görüntülerinin yeraldığı gizli kamerayla çekilen videokasetin de cemaatçiler tarafından kayda alınarak servis edildiğini öne süren avcı benzer bir komplonun kurbanının da eski Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel'e de yapıldığın anlatıp, "Baykal başbakan olsaydı ve ülke için kritik bir karar arifesinde birileri çıkıp elimizde bu görüntüler var, eğer şöyle davranmazsanız bunları kamuoyuyla paylaşacağız deseydi acaba durum ne olurdu? Acaba kaç bakan, kaç genel müdür, kaç komutan veya onların eşleri ve çocukları hakkında da bu veya benzeri görüntüler mevcuttur?" diyordu. Danıştay saldırısı, Hrant Dink, Rahip Santaro cinayetleri ve Malatya Zirve Yayınevi katliamının yanında Ergenekon davasıyla ilgili görüşlerini de aktaran Avcı, Danıştay saldırısının ciddi bir delile dayanmadan Ergenekon'a bağlandığını iddia ediyordu. Saldırıdan sonra polisin, saldırgan Alparslan Aslan'ın telefonuyla ilgili teknik inceleme yaptığını, görüştüğü kişiler arasında takip altındaki Muzaffer Tekin'in adının ortaya çıkmasıyla saldırıyı Ergenekon'a bağladığını belirten Avcı, "Danıştay'a silahlı saldırı, Dink'in öldürülmesi, Malatya'daki Zirve Yayınevi katliamı gibi olayların görünen bugünkü faillerinden başka Ergenekon veya benzeri gruplar tarafından yapılmış olacağına mevcut deliller ve olayların oluş biçimine bakarak kimse beni ve makul birini ikna edemez. Bu iddialar zorlamadır... Ergenekon örgütünün varlığı konusunda yazılı belge, doküman, örgütsel faaliyet sayılabilecek bazı ilişkiler varsa da eylemleri konusunda hiçbir ciddi emare yoktur. Geçmişte Türkiye'de meydana gelen pek çok olayın (Malatya'daki Zirve Yayınevi Katliamı, Rahip Santoro Cinayeti) Ergenekon tarafından gerçekleştirildiği iddia edilerek epey bir süredir uydurma tanık vs. aranmaya başlandığı net olarak görülüyor. Amacın olayları aydınlatmak değil, Ergenekon'la irtibatlandırmak olduğu açıkça ortadadır" iddialarında da bunuyordu.

Medyada büyük sansasyona neden olan kitabın çıkmasından 2 gün sonra Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek bir açıklama yaparak, "Kanaatler üzerinden hüküm tesis etmek ne kadar doğrudur? Biz evvela olaya hukuk açısından bakarız ve deriz ki hâkim karar verirken anayasaya, hukuka ama her şeyden önce de dosyadaki delile bakar. Delil yoksa mahkûm etmek de olmaz. Siz bir yargıya varacaksanız bunu delillendirmiş olmanız gerekir. Delillenmiyorsa bu kanaat olarak kalır" yorumu yaptı. 25 Ağustos günüyse Başbakan Erdoğan, Show TV'nin canlı yayınında Avcı'nın kitabındaki iddiaları yanıtladı. Başbakan Erdoğan kitabı okumadığını bilgilerini İçişleri Bakanı Beşir Atalay'dan aldığını belirterek, "Yaptıkları talihsiz işdir. Devlet memurunun bir şeyler yazmasını bilmesi gerekir. Bunun yasa çerçevesinde kuralları var, bakanlık de teftişini yapıyor. İddialar üzerinde durmam, durmayı da gereksiz bulurum. Hayatta benimle biraraya gelmiş biri değil. Bunu da gereksiz bulurum. Muhattabı üstleridir, gerekirse İçişleri Bakanıdır. Bir başbakan il emniyet müdürü ile görüşmez. Öncelikle bakanıma saygısızlıktır bu" diyecekti. Ertesi gün de Avcı kendi isteğiyle merkeze alınmasını isteyen başvuru dilekçesi hızla işleme konularak 2 gün sonra da görevinden alınmıştı. 27 Ağustos günü açıklama yapan bu kez İçişleri Bakanı Beşir Atalay'dı. Avcı'yı sert bir dille eleştiren Atalay, "Yapılan etik değil. Özellikle kendi teşkilatı ile yazılar yazması... Böyle yazılar yazacak olanlar görevden ayrıldıktan sonra istedikleri gibi yazarlar. Müfettişler ne gerekiyorsa yapacak... Üç müfettiş inceliyor. Ne gerekiyorsa yapılacaktır. Emniyet teşkilatı 220 bin kişilik teşkilattır. Polis teşkilatı, kurumsal güven araştırmasında TSK'nın önünde yer alıyor. Bu konudaki suçlamaları yanlış buluyoruz. Polis teşkilatı ikiye ayrılmış diye bir şey yok. Somut iddialar olursa, bunların üzerine gidilir. Kamplara ayrılmış değerlendirmesi yanlış olur. Yanlış olan varsa üzerine gidilir. Yanlış yapanı içinde kolay kolay barındırmaz" diyordu. Bakan Atalay'ın bahsettiği soruşturmanın kokusu kısa zamanda çıktı. Kitaptan ziyade dile getirilen iddialarla ilgili Avcı hakkında 8 ayrı soruşturma açılmıştı. İkisi kitapla ilgili gazetecilerle görüşmeleri nedeniyle izinsiz basın açıklaması yapmak, altısı da kitapta yer alan iddiaları nedeniyle emniyet teşkilatını küçük düşürmek, görevini kötüye kullanmakla ilgiliydi. Açılan soruşturmalarla ilgili yılın sonuna doğru Zaman Gazetesinde Sedat Güneç imzasıyla yayımlanan bir haberde135 ise Avcı'nın meslekten ihracının istendiği anlatılıyordu. Habere göre; İçişleri Bakanlığı Mülkiye müfettişleri, hazırladıkları raporda, Avcı hakkında iki ayrı ceza talep etmiş, "Terör örgütüne yardım ve yataklıkta bulunduğu" iddia edilen Avcı'nın polislik mesleğinden ihracı talep edilmişti. Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nda ele alınacak müfettiş raporlarında Avcı'nın basına verdiği demeçler nedeniyle de, ihraç cezasının bir altı olan 24 ay kıdem durdurma talep edilmişti.

Kaynakça
Kitap: İmamın Ordusu, “Dokunan Yanar”, Cemaat emniyette nasıl örgütlendi?
Yazar: Ahmet Şık
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön İmamın Ordusu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir