Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Hanefi Avcı Emin Arslan'a kefil olunca dinlendi

Burada Ergenekon Tertibinde tutuklanan Ahmet Sık'ın "İmamın Ordusu" adlı çalışmasının bütün konularını başlıklarıyla bulabilirsiniz.

Hanefi Avcı Emin Arslan'a kefil olunca dinlendi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Nis 2011, 07:11

Emin Arslan'a kefil olunca dinlendi

Hanefi Avcı kitabında, Emin Arslan'a "Ben yaparım o yapmaz" şeklinde kefil olduktan sonra İstanbul Emniyet'indeki cemaat lideri konumundaki polis şeflerinin, kendisinin toplumdaki saygınlığımı sarsmak için kendisine komplo kurduğunu ve telefonlarını dinlemeye aldığını anlatıyordu. Kendisine bizzat cemaat içinden üst düzey bir polisin haber verdiğini belirten Avcı, bunun üzerine İçişleri Bakanı Beşir Atalay'a giderek Emniyet İstihbarat Dairesi'nin kanunsuz dinleme yaptığını, yalnızca kendisini değil birçok kişiyi dinlediğini, özellikle Emniyet ve İçişleri Bakanlığı yöneticilerini isim vererek dinlediklerini anlattığını da kitabında yazdı. Avcı, cemaatle ilgisi bulunmayan ancak bu durumu kanıksamış görünen Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal'a da gider, durumu ve temaslarını bir de ona anlatır. Başına gelen hukuksuzuluğu çözmek için yasal haklarını sonuna kadar kullanmaya çalışan Avcı, kendisi de Ergenekon savcıları tarafından -hem de mahkeme kararıyla dinlendiği ortaya çıkan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin'e de gider. Başsavcı, Fatih Savcılığına suç duyurusunda bulunması ister. Adli yollardan denetim yolu bulmak ve dinleme kararı veren hâkimlerle ilgili işlem yaptırmayı amaçlayan Avcı Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı'ya da durumu

anlatır. Sonra da Ergenekon üyesi olmakla itham edilen Ankara Başsavcısı'nı da bilgilendirir. Hazırladığı şikâyet ve ihbar dilekçelerini de Adalet ve İçişleri Bakanlıkları, İstanbul ve Ankara Başsavcılıkları, Ankara ve İstanbul Özel Yetkili Başsavcı Vekillikleri, Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı ve Başbakanlık'a iletir. Avcı dilekçeleri kurumlara ulaştırdıktan sonra Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e gider. "Hâkimler isimsiz çok sayıda dinleme kararı alıyor" diye ihbarda bulunur. "Dinlemeler konusuna hâkim" durumdaki Bakan Ergin, isimsiz dinleme olamayacağını söyler. Teyit için dinleme ve teknik takibin merkezi Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının Başkanı'nı arar. Başkan Fethi Bey ne yazık ki Bakan Ergin'i teyit etmez, "istihbari dinlemelerde çok sayıda isimsiz dinleme bulunduğunu" bildirir. Kitaptan anlaşılana göre Adalet Bakanı Ergin, dinleme mağduru Avcı'yı, "Dilekçe vermene gerek yok. Dilekçe olmadan da denetleme yapılabilir. Sen dilekçeyi geri çek" diye ikna etmeye de çalışır. Ama Avcı, hem de hukuksuz dinlemelerin nasıl ortaya çıkarılacağını anlattığı bir not ilave ederek şikâyet dilekçesini vermekten geri durmaz.

İçişleri ve Adalet Bakanlığı'na şikâyet dilekçesi vererek yaşananları Başbakan'ın Başdanışmanına anlattığını belirten Hanefi Avcı kitabında bu süreci şöyle anlattı:

"Başbakan'ın Başdanışmanına (Efkan Ala) olayı anlattım. Cemaatin nerelere kadar sızdığını, neler yaptığını, ülkenin güvenliğini ve insanların özgürlüklerinin tehlikede olduğunu anlatmaya çalıştım. Aradan zaman geçmesine rağmen harekete görmeyince bu kitabın bir an önce yazılması gerektiğine inanıp yazmaya karar verdim."

Avcı'nın bu kararını tetikleyen olay ise Ankara'da 28 Ocak 2010'da yapılan İl Emniyet Müdürleri toplantısında yaşanır. Toplantıya ara verildiğinde özel olarak görüştüğü Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kaan Köksal, Avcıya, "Dilekçeni iade ediyoruz, müfettiş incelemesi yaptıramıyoruz çünkü bir defa müfettişler görevlendirilirse kontrol edilemeyebilir, her şeyi araştırabilirler. Bundan dolayı bakan dilekçenin iadesini istedi, bende geri veriyorum" diyerek şikâyet zarfını geri verir. Kitabında bu olayı anlattıktan sonra, "İçişleri Bakanı denetim yapmıyordu. Bakanı durduran kim ve ne olabilirdi. Başbakan'dan başka kim olabilirdi ki?" diye soran Avcı, "Kozmik odalarda birkaç gün süren aramalar yapıldı. Burada hangi şüphe ve delil vardı, hangi iddialar üzerine buralar arandı? Şimdi ben açıkça adres veriyorum, hukuksuz dinleme ve izlemeler var, bunları dilekçemde belirttim. İstihbarat Dairesi'nde cemaatin özel cihazları, elde ettikleri her türlü kanunsuz dinleme materyalleri mevcuttur, buralar neden aranmaz? Kozmik odanın aranmasında kimliği belli olmayan bir ihbarcı vardı, burada da ben açıkça ihbar ediyorum. Bulunacak yerleri de söylüyorum. İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi neden denetlenemez? İstihbarat Daire Başkanlığı'nda arama yapılsa, demirbaşa kayıtlı olmayan cemaatin kendine ait özel dinleme ve izleme aletleri bulunacağından hiç tereddüdüm yoktur" iddialarında da bulunuyordu.

Kaynakça
Kitap: İmamın Ordusu, “Dokunan Yanar”, Cemaat emniyette nasıl örgütlendi?
Yazar: Ahmet Şık
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön İmamın Ordusu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron