Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Olmaz demeyin size de çıkabilir

Burada Ergenekon Tertibinde tutuklanan Ahmet Sık'ın "İmamın Ordusu" adlı çalışmasının bütün konularını başlıklarıyla bulabilirsiniz.

Olmaz demeyin size de çıkabilir

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Nis 2011, 06:59

Olmaz demeyin size de çıkabilir

DK ile ilgili 1 Ekim 2009 tarihli ilk iddianamede 17 kişi hakkında dava açılmıştı. Ulaş Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu 18 kişinin gözaltına alınıp 8'inin tutuklandığı operasyonlarla ilgili iddianamede 11 Şubat 2010'da kabul edildi. Ulaş Erdoğan'ın ifadelerine dayanılarak hazırlanan polis fezlekesinden yola çıkılarak hazırlanan iddianamede DK'nin Ergenekon'un taşeron yapılanması olduğu vurgulanıyordu. İddianamenin ek delil klasörleri arasında ise polisin HTS kayıtları üzerinden yaptığı araştırma sonucunda bazı DK sanıklarının, kimi Ergenekon sanıklarıyla "dolaylı yoldan görüştükleri" de iddia ediliyordu. Yani DK sanıklarının tanıdığı ancak Ergenekon ya da DK davalarında sanık ya da şüpheli konumunda olmayan kişilerin kimi Ergenekon sanıklarıyla da telefon irtibatları olduğu anlamına geliyordu. Ama bu ilişki ağı özellikle cemaat medyasında, Ergenekon'la DK arasındaki irtibatı gösteren delil gibi kamuoyuna aktarıldı. İlk iddianamede özellikle gazeteci Aylin Duruoğlu'nun, üniversite döneminden arkadaşı olan Orhan Yılmazkaya ile bir kez buluşup çay içmesi üzerine tutuklanıp sanık olması çok eleştirilmişti. İkinci iddianamenin sanıklarıyla ilgili en az bu kadar garip ilişki ağını gösteren bir haber de Radikal gazetesinde İsmail Saymaz imzasıyla yayımlanmıştı. "Devrimci Karargâh'ta ikinci perde: Sevgili de sanık, arkadaş da"132 başlıklı haber ilgili ilgisiz herkesin Ergenekon ya da DK soruşturmasının sanıkları arasında yer alabileceğini kanıtlıyordu adeta. "Bostancı çatışmasından sonra yeniden yapılanmaya giriştiği öne sürülen Devrimci Karargâh'ın ikinci iddianamesi de ilki gibi geniş bir sanık yelpazesinden oluşuyor: Sanığın sevgilisi, onun okul arkadaşları, onların sevgilileri, iş arkadaşları..." denilen haberde, "Bostancı'daki çatışmadan sonra yeniden yapılanmaya girişen yasadışı Devrimci Karargâh'a (DK) yönelik ikinci operasyonun iddianamesi hazırlandı. Sekizi tutuklu 18 sanıklı ikinci iddianame, 'Bir kez yemek yemek, iki kez buluşup çay içmek' gibi ilişkilerin 'örgütsel bağ' sayıldığı ilk iddianameyi aratmıyor. Bu kez de, DK'nin yeniden yapılanması için görevlendirilen Ulaş Erdoğan'ın, kendisini 'İskender' diye tanıtarak dâhil olduğu ev ve iş arkadaşları, Denizli'deki sevgilisi ve onun arkadaşları 'sanık' durumuna düştü. Ayrıca örgütün legal yayın organı olduğu öne sürülen Demokratik Dönüşüm'ün Kartal'daki bürosuna giden bir siyasi aktivist, bu dergiye iki yazı yazan bir sendikacı, bir vicdani retçi de sanıklar arasında..." diye devam ediyordu.

Erdoğan'ın ifadesine göre, Ocak 2009'da yasal sol grup olan İleri Gençler Derneği'nin (İGD) Taksim'deki bürosuna takıldığı ve kendisini kardeşinin adıyla İskender diye tanıttığı belirtilen haberin devamı ise şöyleydi:

"İGD Genel Başkanı Zafer Kaygın ve Genel Sekreter Gökhan Aydın ile Sabiha Gökçen Havalimanı 'nda uçak temizliği yapan bir şirkette işe girdi. Üçlü nisanda Pendik'te eve çıktı. Erdoğan'ın çalışma arkadaşı Cenk Büyükkahraman da aralarına katıldı. Bu evi zaman zaman Zafer Kaygın 'ın Aydın 'da üniversitede okuyan kardeşi Barış Kaygın, Yeditepe Üniversitesi'nde okuyan Fırat Efe, havalimanında çalışan Ozan Eryılmaz da ziyaret ediyordu. Erdoğan, Zafer Kaygın sayesinde Denizli'de öğrenci olan Gamze Özdemir'le tanışıp sevgili oldu. Artık sık sık Denizli'ye gidiyor, Özdemir'in evinde kalıyordu. Özdemir'in ev arkadaşları da üniversite öğrencisi olan Ülkü Duran ve Banu Çıvgın'dı. Evin müdavimleri arasında Ülkü Duran'ın sevgilisi Onur Sarıefe ile arkadaşları Salih Umut Bulduk, Serkan Karabulut ve Ahmet Gülaydı vardı. Gençlerin tamamı, başka bir legal sol grup olan 'Denizli Eğitim Dayanışması Derneği'ne üyeydi. Erdoğan, örgütün legal yayın organı olduğunu belirttiği Demokratik Dönüşüm'ün Kartal'daki bürosuna devam ediyordu. Büroda, kamuoyunda 'Demokrasi için Birlik Hareketi' ya da 'Çatı Partisi' adıyla bilinen yeni ve legal sol oluşumun Kartal ayağında çalışan Volkan Karakuş da vardı. Karakuş, Erdoğan'la bu büroda tanışmıştı.

Büroya gelenlerden bir diğeri de Türk asıllı İsviçre vatandaşı ve Uluslarası İnşaat İşçiler Sendikası (UNİA) uzmanı Murad Akıncılar'dı. Akıncılar üç sayı çıkabilen dergiye sendikacılıkla ilgili iki yazı yazdı. Akıncılar, Erdoğan 'ı tanımadığını, Karakuş'u ise Çatı Partisi'nden bildiğini söylüyordu. İHD Vicdani Ret Komisyonu üyesi ve Vicdani Ret Platformu'ndan Kudret Köksal da Çatı Parti Girişim'nde yer alıyor, Akıncılar ve Karakuş'la tanışıyordu. Köksal Kaysı da Kudret Köksal'ın arkadaşıydı.
Tüm bu 18 sanıktan Erdoğan, Zafer ve Barış Kaygın kardeşler, Cenk Büyükkahraman, Gökhan Aydın, Onur Sarıefe, Murad Akıncılar ve Volkan Karakuş tutuklandı.

Bu sanıklara ilişkin şu 'bağlar' gösteriliyordu:

Akıncılar'ınparmak izinin bulunduğu belirtilen bir kitabın Erdoğan'ın evinde çıkması, Karakuş'un dergi bürosuna gitmesi ve ailesinin evinde DK Tüzüğü olduğu ileri sürülen üç sayfalık yazı bulunması.

Erdoğan'ın Serdar Kaya ile bir yazışmasında 'Cenk arkadaş işçi örgütlenmesinde bilgi sahibi değil'demesi, CenkBüyükkahraman'ı; 'Onur, Denizli'de DGC (Denizli Gençlik Cephesi) konumunda' diye yazması, Onur Sarıefe'yi; 'Yunanistan'a kaçmak istiyor' notunu düşmesi de Barış Kaygın'ı tutuklamaya yetti. Ayrıca Erdoğan'ın ev arkadaşları olan Büyükkahraman, Zafer Kaygın ve Gökhan Aydın'la ilgili de, Sabiha Gökçen Havalimanı ile ilgili krokiler, çalıştıkları şirkete dair bilgilerin bulunması bir diğer tutuklanma nedeni oldu. Ancak hiçbir aramada, silah ya da patlayıcı bulunmadı. Ulaş Erdoğan da ifadesinde, kendisi dışında hiçbir şüphelinin DK ile ilişkili olmadığını söylemişti. İddianamede sanıklardan Erdoğan için 'terör örgütü kurma ve yönetme' suçundan 15, 'resmi belgede sahtecilik' suçunu iki kez işlediğinden 15 yıla, 'kişisel verileri hukuka aykırı biçimde elde etme'den dört yıla kadar hapis cezası isteniyor. Zafer Aydın, Cenk Büyükkahraman ve Gökhan Aydın için 14 yıla, diğer sanıklar için de sadece 'örgüt üyeliğinden' 10 yıla kadar ceza talebi var."

Kaynakça
Kitap: İmamın Ordusu, “Dokunan Yanar”, Cemaat emniyette nasıl örgütlendi?
Yazar: Ahmet Şık
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön İmamın Ordusu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir

cron