Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Berberoğlu'ndan sakıncalı oluş öyküsü

Burada Ergenekon Tertibinde tutuklanan Ahmet Sık'ın "İmamın Ordusu" adlı çalışmasının bütün konularını başlıklarıyla bulabilirsiniz.

Berberoğlu'ndan sakıncalı oluş öyküsü

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Nis 2011, 05:58

Berberoğlu'ndan sakıncalı oluş öyküsü

Hürriyet Gazetesi'nde Enis Berberoğlu, Büyükanıt'ın 32. Gün programında söylediklerinden yola çıkarak "Ergenekon mağduru" başlıklı bir yazı96 kaleme aldı. Berberoğlu yazısında "Yaşar Paşa diyor ki, 'Ben de Ergenekon mağduruyum'... Şener Eruygur arşivine bakıldığında, atama arifesinde doruğa çıkan SMS'li iftira kampanyası hatırlandığında elhak doğru... Paşa kurbandır!

Ama Büyükanıt kendisini savunurken öyle bir cümle kurdu ki, üçüncü tarafın eşkâli belirdi, bu yazıya ilham verdi" diyerek Sabri Uzun'un askerlerin "sakıncalı"listesine girişinin öyküsünü şöyle anlattı:

" Şemdinli olayları sırasında Emniyet İstihbarat Daire Başkanı, benim hakkımda uydurma beyanatlar veriyordu. Ben bunu ilgili makamlara ilettim ve o adam hemen görevden alındı. Paşa'nın 'o adam' diye andığı polis şefi kim? Sabri Uzun. Devam edelim, Paşa'yı hedef alan mihraklar arasında savcılığın Ergenekon adını verdiği darbeci çetenin bulunduğu da belli. O zaman Sabri Uzun o çeteden mi? Kesinlikle hayır... Tam tersine, kellesi alınana kadar darbecilerin hedefinde olduğu aşikâr. Hatta Yaşar Paşa kusura bakmasın ama... Şemdinli'nin sadece bardağı taşıran son damla ve bahane olduğunu düşünüyorum.
Sabri Uzun 'un -tabii ki darbecilere göre- günahı çok daha büyük. 1 Ekim 2003 günü polis ve jandarma, bir masanın etrafında toplandı, sorunlarını ve çözümleri tartıştı. Ardından topluca öğle yemeği yenildi. Sabri Uzun, jandarma kayıtlarına "sakıncalı" sıfatıyla bu yemek vesilesiyle geçti.

Çünkü Sabri Uzun o yemekte dedi ki:

Siyasi otoritenin temsil edilmediği bu tür toplantılardan bir sonuç çıkmaz. Yüksekokul mezunu birinci sınıf emniyet müdürü, bir başçavuş kadar bile maaş almıyor.
Cumhuriyet döneminde rejimin kesintiye uğramasının sebebi, polis ve jandarmanın işini yapamamasıdır. Ama kimse hesap sormuyor. Bu durum demokrasi ile bağdaşmıyor.
180 bin çalışanı bulunan Emniyet, hâlâ genel müdürlük olarak faaliyet veriyor. Müsteşarlık olmalı, jandarma, sahil güvenlik, Gümrük Muhafaza bu müsteşarlığa bağlanmalı. Böylece aynı işin birden fazla kurum tarafından tekrarı önlenmeli.

Çoğunuzun zararsız bulduğu veya en azından yadırgamayacağı bu masa sohbeti jandarma kayıtlarına '...sonuç olarak anılan şahsın jandarma teşkilatı ve askere bakışının olumsuz olduğu...' notuyla geçti. Yetmedi, Levent Ersöz, dönemin Emniyet Genel Müdürü Gökhan Aydıner'le yaptığı 5 Aralık 2003 tarihli uzun görüşmede Sabri Uzun'u şikâyet etti, görevden alınması telkininde bulundu. O yüzden diyorum ki, Sabri Uzun'un suyu Şemdinli'den çok daha önce ısınmıştı."

Kaynakça
Kitap: İmamın Ordusu, “Dokunan Yanar”, Cemaat emniyette nasıl örgütlendi?
Yazar: Ahmet Şık
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön İmamın Ordusu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir