Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Ergenekon sanığı Saçan cemaati araştırmak istedi

Burada Ergenekon Tertibinde tutuklanan Ahmet Sık'ın "İmamın Ordusu" adlı çalışmasının bütün konularını başlıklarıyla bulabilirsiniz.

Ergenekon sanığı Saçan cemaati araştırmak istedi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Nis 2011, 05:04

Ergenekon sanığı Saçan cemaati araştırmak istedi

Hicret ettiği ABD'de yaşayan ve tutuksuz yargılanan Fethullah Gülen'in davasının sürdüğü günlerde, Cevdet Saral'ların hazırladığı garip liste nedeniyle adı Fethullahçı'ya çıkmış bir polis müdürü 16 Temmuz 2001'de İstanbul DGM'ye başvurarak, planladığı büyük bir operasyon için izin istiyordu. Kaderin garip cilvesi, kendisine Fethullahçı denmişken, 2008'de kendisini Ergenekon sanığı olarak bulan ve bir süre cezaevinde yatan bu polis İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şubesi Müdürü Adil Serdar Saçan'dı. Dönemin İstanbul DGM Başsavcısı Aykut Engin Cengiz, Saçan'ın talebi üzerine 23 Temmuz 2001'de operasyona izin verdi. Saçan'ın yürütmek istediği operasyonda Fethullah Gülen'le ilgiliydi. İstanbul'da yaptığı başarılı çete operasyonlarının yanı sıra hakkındaki işkence idiaları da bulunan Adil Serdar Saçan, emniyet ve askeri bürokrasiden, iş dünyasına dek Fethullah Gülen ve cemaatinin oluşturduğu iddia edilen "silahsız terör örgütü"nü ortaya çıkarmayı kafasına koymuştu. Ama iddiasına göre bu operasyon da yine bizzat Emniyet içindeki Fethulahçı istihbaratçı çetesi tarafından engellenecekti. Adil Serdar Saçan bu iddiasını İstanbul DGM Başsavcılığı'na yazdığı bir yazı ile de resmi hale getirmişti.
İstanbul KOM Şube Müdürü olarak 16 Temmuz 2001'de DGM Başsavcılığı'na gönderdiği, B05.1.EGM.4.30.00.16.Opr..Br2001/585 sayılı yazısının konu kısmına

"Fethullah Gülen ve Grubu" yazan Saçan operasyon yapma nedenini şöyle açıklıyordu:

"Şubemiz görevlilerince yapılan çalışmalar neticesinde ülkemizde Fethullah Gülen grubu olarak bilinen silahsız terör örgütünün özellikle İstanbul ilinde yoğun faaliyetlerde bulunduğu, ülke genelinde maiyet adı altında 350 kişiden oluşan bir gruplarının olduğu bunun altında ana mütevelli heyet, bunun altında da mütevelli heyet olduğu tüm oluşumların başında baş imam olarak Fethullah Gülen'in bulunduğu, İçlerinde,
Bölge İmamı *-(Serrehber Talebe sorumlusu)
(Yurt Müdürü)

Esnaf İmamı

Mıntıka İmamı

Küçük Esnaf İmamı, olarak yapılandığı Ayrıca Yüksek İstişare Konseyi (Ayda bir toplanır), Bölge İstişare (ayda bir toplanır) konseylerinin oluşturulduğu, Bölge İstişare konseyinin altında bölge sorumluları, semt sorumluları (15 günde bir toplanır), ev sorumluları (ayda bir toplanır) oluşturulduğu, İstanbul ili imamı A.K. olduğu, 4 bölgeye ayrılan İstanbul 'da,

1- Suriçi Bölge imamı C.K.
2- Şirinevler Bölge İmamı A., S., O. T.
3- Gaziosmanpaşa, Esenler, Bayrampaşa bölge imamını Süleyman....
4- Anadolu yakası bölge imamı H.B. (Aynı zamanda il imam yardımcısı) oldukları H.B. 'nin yardımcılığını F. Ö. 'nün yaptığı, şahsın Kartal, Maltepe, Altunizade FEM dershanelerinde tarih derslerine girdiği, bu hiyerarşik yapılanmada finansal sorumlunun İ.K. olduğu bu gruba bağlı müesseselerin Asya Finans, Yeni Limit Dergisi, Feza Basımevi, Işık Yayınları, Nil A.Ş., Zaman Gazetesi, Samanyolu TV, Burç Film, Dünya Film olduğu;(isimler rumuz olacak - Ahmet Şık notu)
Ayrıca Akyazı Vakfı, Marmara Eğitim ve Kültür Vakfı, Kılıçaslan Vakfı, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, Yamanlar Koleji, FEM Dershanelerinin de Gülen grubuna ait olduğu;

Anılan grubun, İstanbul merkezli olmak üzere esnaf, mıntıka, küçük esnaf, askerler, polisler, diğer kamu görevlileri imamlarıyla üyelerinden her ay belirli miktarda para topladıkları, bu paraları bölge imamı vasıtasıyla finans sorumlularına iletildiği, paraların özellikle istihbarat şubesinde görevli mensuplarınca resmi arabalarla nakledildiği para vermeyen ya da gruptan ayrılmak isteyenlerin mensuplarının gerek özel yaşamları ile ilgili oluşturulan arşiv sayesinde şantaj yapmak suretiyle korkutularak, gerekse tehdit yoluyla sindirilerek grupta kalmalarının veya para vermelerin sağlandığı, özellikle İstihbarat Dairesi Başkanlığı ve önemli illerin İstihbarat Şube Müdürlükleri ile Narkotik, Mali ve Organize Şuçlarla Mücadele Şube müdürlükleri teknik takip birimlerini ellerine geçirdikleri, bu yolla düşman addettikleri kişiler hakkında arşiv çalışması yaparak bunu muhtemelen gazetesi arşivinde sakladıkları, grubun asıl amacının başlangıçta silahsız mensupları vasıtasıyla T.C. devletinin üç temel gücü olan yasama, yürütme ve yargı erklerine gizlice sızmak ve devlet rejimini değiştirerek dini esaslara dayalı Said-İ Nursi düşünceleri temelinde bir Kürt-İslam devleti kurmak olduğu yönünde ciddi istihbari bilgiler edinilmiştir."
Saçan aynı gün İstanbul DGM Başsavcılığı'na da bir yazı yazarak cemaatle ilintili olduğunu iddia ettiği Asya Finans Kurumuyla ilgili de bir çalışma yapma talebinde bulunuyordu. B.05.1.EGM.4.34.00.16.Opr.Br.2001/585 sayılı Asya Finans konulu talep yazısında Saçan şöyle deniyordu: "DGM Cumhuriyet Başsavcılığının şifahi talimatlarında, Asya Finans isimli finans kurumunun halka yüksek faiz karşılığı krediler verdiği ve geri ödemeleri temin etmek için silahlı çete oluşturmak suretiyle zor kullanma ve tehdit yolu ile para tahsilatı yaptıkları bildirilmiş; şubemiz görevlilerince yapılan istihbari çalışmalar neticesinde konunun doğruluğunu teyit eder nitelikte bilgiler elde edildiğinden, 4422 sayılı kanununu 1. ve yine 4422 sayılı kanunun 6. Maddesi uyarınca proje çalışma grubu oluşturulması hususunda gerekli talimatın verilmesini delaletlerinizle arz ederim."

Kaynakça
Kitap: İmamın Ordusu, “Dokunan Yanar”, Cemaat emniyette nasıl örgütlendi?
Yazar: Ahmet Şık
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Ergenekon sanığı Saçan cemaati araştırmak istedi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Nis 2011, 05:05

"Cemaatçi polisler soruşturmayı engelliyor"

Saçan, 1991'de İDB'de görevliyken Emniyet içindeki irticai yapılanmayla ilgili yürütülen soruşturmada, konuyla ilgisi olmamasına karşın cemaatçi polislerin girişimleriyle görevden alınanlar arasındaydı. Aynı şekilde, milli görüş çizgisinde olduğu bilinen Mustafa Gülcü de görevden alınmıştı. Kendilerine yönelik komployu öğrenen ve cemaatin iç işleyişini bilen Saçan ve Gülcü intikam arayışındaydı. Bu nedenle de Saçan hiçbir ilerleme kaydedemeyeceği Gülen cemaati soruşturmasını başlatmıştı. Elindeki bilgiler ışığında, telefon dinlemeler de dâhil olmak üzere operasyon yapmak isteyen Saçan'ın istediği izin, İstanbul DGM Başsavcısı Aykut Engin Cengiz tarafından birkaç gün sonra 23 Temuz 2001'de verilir, Hatta Bekir Raif Aldemir de savcı olarak görevlendirilir. Ancak Saçan ne kadar uğraşsa da bir türlü sonuç alamaz. Bir adım öteye gidememiştir. Bir yıl sonra, 10 Temmuz 2002'de İstanbul DGM Başsavcısı Cengiz'e bir yazı gönderen Saçan, Fethullah Gülen ve grubuna yönelik operasyonda ilerleme sağlanamadığını belirtip, soruşturmanın başka bir birime verilmesini talep ediyordu.

Saçan soruşturmanın ilerlememesinin nedeninin de bizzat Emniyet İDB ve İstanbul İstihbarat Şubesi içindeki Fethullahçı polis örgütlenmesi olduğunu iddia ediyordu:

"Çalışma izni alındığı 23.07.2001 tarihinden itibaren birkaç defa ilgili grubun izlenmesi için takip ve tarassut faaliyeti icra edilmeye çalışılmış ve inanılmaz baskı ve engellemelerle karşılaşılmıştır. Örneğin A. K. 'nin ikameti tespit edilmeye çalışılmış, ancak bunun duyulması üzerine bizzat tarafıma konunun ne olduğunun öğrenilmesi için ilin en üst düzey yöneticilerinden baskı uygulanmıştır (O tarihte İstanbul Valisi Erol Çakır'dı). Fethullah Gülen grubunun Emniyet içindeki etkinliği, özellikle İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Daire Başkanlığının teknik takip birimlerinde odaklanmaktadır. Bu nedenle ilgili birimlerden habersiz dinleme ve izleme faaliyetlerinde bulunulması başlangıçta planlanmış ancak 30.10.2001 tarihli talimatnamenin bentlerine göre bu birimlerden habersiz, yargı kararı da olsa teknik takip ya da izleme faaliyetlerinin yapılması imkânsız hale getirilmiştir. Bu talimatnamenin de esasen bu grubun girişimleriyle çıkartıldığı kanaati tarafımızda mevcuttur. Yine 2001 yılında yapılan idari düzenlemelerle İstanbul ilinde özellikle GSM dinlemeleri İstihbarat ve KOM Daire Başkanlıkları üzerinden yapması zorunluluğu getirilmiş, böylece tarafımızdan alınan dinleme kararlarının İstihbarat ve KOM Daire Başkanlıklarınca kontrol edildiği hatta 4422 sayılı yasaya aykırı olarak adı geçen daire başkanlıklarınca dinlenilmesi olanağı sağlanmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı Şube müdürlüğümüzce verilen görevin bugüne kadar yerine getirilmesinin olanaksız olduğu kanaati hâsıl olmuştur. Bu nedenle ilgili çalışmanın yerine getirilmesi için teknik takip ve tarassut faaliyetlerinde bulunmak üzere uygun göreceğiniz Emniyet dışı birimlere talimat verilmesi ve operasyonun bu birimlerin desteğinde Şube Müdürlüğümüzce yapılması için gerekli görüş ve talimatlarınızı arz ederim."

Komplo kurulacak iddiası

Adil Serdar Saçan bu yazısından kısa bir süre sonra 10 Temmuz 2002'de yine İstanbul DGM Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, Ankara DGM Başsavcılığı ve Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı'na aynı içerikli bir yazı gönderdi. Yazıda Fethullahçılarla ilgili başlatılan proje çalışma grubundan bahsedildikten sonra, "Ancak Fethullahçı grubun ileri gelenlerinin örgüt lideri Fethullah Gülen 'in talimatıyla almış oldukları karar gereği önümüzdeki günlerde, bu grubun emniyet içerisindeki işbirlikçileri ile birlikte eski Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Ateş, eski 2. Ordu Komutanı Orgeneral Kemal Yavuz, Genelkurmay Adli Müşaviri Tümgeneral Erdal Şenel, Askeri Yargıtay üyesi Albay Tanju Güvendiren, Ankara 2 Nolu DGM Başkanı Hüseyin Eken, Ankara 2 Nolu DGM üyesi Yunus Kayrabıyıkoğlu ve Ankara DGM Başsavcısı Nuh Mete Yüksel'e karşı devletin çeşitli makamlarıyla, basın ve yayın organlarına isimsiz ve asılsız ihbar mektupları gönderecekleri, ayrıca şantaj amaçlı olarak hazırlanmış montaj kasetlerin televizyon ve basın kurumlarına gönderilerek yukarıda adı geçen devlet görevlilerinin karalanması, sindirilmesi yoluyla görevlerinden uzaklaştırmya çalıştıkları, X şahıs ile yapılan görüşme sonucu tespit edilmiştir" deniliyor, iddiaları dile getiren ve X koduyla anılan muhbirin ifadesine ilişkin tutanakla birlikte gönderiliyordu.

Aslında böyle bir ihbar ya da herhangi bir bilgi yoktu. Seks kasedi skandalı nedeniyle görevden alınacağı önceden öğrenilen DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel'i kurtarma planının bir parçası olarak, üst düzey bir askeri yetkilinin girişimiyle bu düzmece olduğu düşünülen ihbar devreye sokulmuştu. Saçan'ın belirttiği konuya ilişkin bir rapor düzenlenmesi önce Ankara'da İDB'de üst düzey bir görevliye teklif edilmişti. Ancak teklifin reddedilmesi üzerine amaçlarını gerçekleştirmek için iddiaya göre Adil Serdar Saçan'a bu düzmece yazı yazdırılmıştı. Teklifi kabul etmeyen İDB'de görevli üst düzey emniyetçi ise görevden alınmıştı. Saçan'ın gönderdiği bu yazıya İstanbul Başsavcısı Aykut Cengiz Engin'den 26 Temmuz 2002'de gelen yanıtta ise Gülen cemaatine ilişkin proje çalışma grubunun takip ettiği olayla ilgili Ankara DGM Başsavcılığı'nın soruşturma yürüttüğü ve ilgili kolluk kuvveti olarak da Ankara İl Jandarma Komutanlığı'nın tayin edildiği belirtiliyor ve çalışma sonunda elde edilecek delillerin İstanbul KOM Şube Müdürlüğü'nün yürüttüğü tahkikatta elde edilecek bulgularla birleştirileceği anlatılıyordu. Saçan'ın aralarında askerler ve yargı mensupların bulunduğu bazı kamu görevlilerine ilişkin komplo kurulacağına ilişkin yazısına da, iddia edilen faaliyetlerle ilgili tespitler yapıldığı takdirde bu belge ve delillerin de ön çalışma evrakına eklenerek ilgili savcı olan Bekir Raif Aldemir'e iletilmesi isteniyordu.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Ergenekon sanığı Saçan cemaati araştırmak istedi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Nis 2011, 05:06

Polisler Fethullahçı, jandarma dinlesin

Saçan'ın, Ergenekon'un delil klasörleri arasında yer alan bu konuyla ilgili son yazısı ise, Fethullah Gülen hakkında dava açan dönemin Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel'e gönderdiği yardım talep eden başvurusuydu. Saçan, İstanbul Emniyeti'nde "Fethullah Gülen Cemaatiyle ilgili Proje Çalışma Grubu" oluşturulduğunu anlattığı yazısında Savcı Yüksel'e, "Bu grubun emniyet ve özellikle de İstihbarat ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıklarında yuvalanmış işbirlikçileri nedeniyle çalışmalar neticelendirilememiş ve GSM telefon udinlemelerine ancak Ankara'da bulunan bu daire başkanlıkları aracılığıyla yapıldığından, çalışmaların gizliliği ortadan kalktığı ve bu gruba yönelik telefonların iletişimlerinin tespitinin Ankara İl Jandarma Komutanlığı 'nca yürütüleceği bildirildiğinden, yukarıda bahsedildiği üzere bu örgütün emniyet içindeki uzantıları ile yine bu şahıslarla irtibatlı olan Zaman Gazetesi İstanbul Haber İstihbarat Müdürü F. M. isimli şahsın telefonları aşağıda belirtilmiş olup gereğini arz ederim" diyordu. Saçan'ın, gazeteci F. M. dışında telefon numaralarını vererek jandarmanın dinlenmesini istediği kişiler ise Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) Teknik Daire Başkanı B. A., istihbaratçı emniyet müdürlerinden N. E. ile Zaman gazetesinin yazarı S. U. ile soyadı belirtilmeyen Coşkun isimli bir kişiydi.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Ergenekon sanığı Saçan cemaati araştırmak istedi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Nis 2011, 05:07

Saçan'a neler oldu?

Burada ilginç bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor. Adil Serdar Saçan'ın İstanbul ve Ankara DGM Başsavcılığı ile Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı'na gönderdiği ve bazı rütbeli askerler ile yargı mensuplarına komplo düzenleneceğini öne sürdüğü "düzmece" yazının tarihi 10 Temmuz 2002'ydi. İlginçtir Saçan'ın yazısında adları bulunan askerlerden Atilla Ateş dışındakilerin hepsi Ergenekon sanığı olurken, Ankara DGM Başsavcısı Nuh Mete Yüksel ise gizli kamerayla çekiymiş seks kaseti görüntülerinden sonra aldığı kınama cezasıyla DGM'ye veda etmişti. Ergenekon soruşturmalarından 5 yıl önce Fethulahçılarla ilgili soruşturma yapmaya kalkan Adil Serdar Saçan da, Fethullahçılara karşı mücadaleye girişen herkesin başına bir bela açıldığı gibi kendini bu davanın sanıkları arasında buldu.

Yargılaması sırasında mahkemede yaptığı savunmasında Saçan yürütmek istediği ancak sonuç alamadığı tahkikatın yukarıda yer vermediğimiz ayrıntılarını özetle şöyle anlatıyordu:

"Haziran 2001 'de Hasan Özdemir yeniden İstanbul Emniyet Müdürü oldu. Bir gün makamına çıkarak Emniyet Örgütü içerisindeki Fethullahçı yapının çok tehlikeli bir hal almaya başladığını anlattım ve bu konuda özellikle İstihbarat Şubesinde örgütlenme olduğunu bildirdim. Hasan Özdemir bu olayı fazla önemsemedi ve birkaç amiri istihbarattan başka birimlere atadı. Hatırladığım kadarıyla bunlardan biriside H. Ü. Y. 'dır. Hasan Özdemir'e bu durumu anlatmadan önce elemanlarım vasıtasıyla yaptırdığım araştırma sonucunda Fethullahçı örgütlenmenin güçlenerek tehlikeli hale geldiğini tespit ettim ve DGM Başsavcısı Aykut Cengiz Engin 'den çalışma talep ettim. İzin verildi ancak çalışma başladığı gibi fiilen bitti. Başta İl Valisi Erol Çakır'ın dönemin Başbakan Yardımcısı'nın talimatıyla tarafıma yaptığı baskılar olmak üzere Emniyet örgütünde mevzilenmiş tüm cemaat mensuplarının müthiş direnişleriyle çalışma akamete uğratılmıştır. Ne yazık ki bu direnişte müdürü olduğum şube içerisindeki o tarihte bu durumlarını bilmediğim cemaat mensupları gizliden gizliye başı çekti ve çalışma için yazılan yazılara emrimle 'çok gizli' kaşesi vurulduğu halde aynı gün izin aldığımız deşifre oldu. Hasan Özdemir beni çağırarak 'A. K. kim? Başbakan Yardımcısı Mesut Bey aradı. Hakkında çalışma mı yapıyorsunuz?' diye sordu. Çalışmanın sızdığı ortadaydı. 'Hayır, yapmıyoruz'diyerek çıktım. Bu nedenle çalışmayı durdurup biraz soğutmak istedim. Arada başsavcıya sözlü olarak durumu anlattım. Etrafımız öyle bir sarılmıştı ki etrafımız, bu gruba operasyon yapmanın olanaksız olduğunu fark ettim... Temmuz 2001 'de ön çalışma İznini DGM'den aldığım an Emniyet örgütü içerisindeki ve birçoğunu ne yazık ki sonradan öğrendiğim Organize Suçlar Şubesi'nde emrimde çalışan görevliler sayesinde tüm Fethullahçılar olaydan haberdar oldular. Zaten iki ya da üç gün sonra daha önce anlattığım vali ve emniyet müdürü müdahaleleri geldi. Bu izin ve Emniyet Müdürü Hasan Özdemir'e Fethullahçı örgütlenmenin boyutunu anlatmam üzerine yaptığı birkaç tayin nedeniyle İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli çok sayıda Fethullahçı amir, şube içerisinde bir toplantı yaparak benden intikam alacaklarına dair yemin etmişlerdir. Bu yeminleri orada çalışan ve Fethullahçı olmayan ve yine şubemdeki bazı amirlerce bana bildirildi. Beni 2001 yılı Temmuz ayından itibaren büyük düşman ilan ettiler ve gerçekten de intikamlarını aldılar. Fethullahçılar, izin yazısını aldığım an Veli Küçük'le ve Sedat Peker'le ilişkili olduğum dedikodularını yaymaya başladılar. Bugünkü adıyla Ergenekoncuydum..."
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön İmamın Ordusu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir