Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Saral'ın ilk inceleme raporu: Devleti ele geçirecekler

Burada Ergenekon Tertibinde tutuklanan Ahmet Sık'ın "İmamın Ordusu" adlı çalışmasının bütün konularını başlıklarıyla bulabilirsiniz.

Saral'ın ilk inceleme raporu: Devleti ele geçirecekler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Nis 2011, 04:40

Saral'ın ilk inceleme raporu: Devleti ele geçirecekler

Bu arada, Saral ve ekibinin görevlerinden alınmadan önce tamamlayarak devletin üst kurumlarına gönderdikleri Fethullahçılık raporu unutuldu derken ortaya çıktığı iddia edilen haberler yayımlandı. Aslında kesin rapor bitmemişti, iddiaya göre ortaya çıkan ilk inceleme raporuydu. TV8 tarafından haberleştirilen raporda, Gülen'in içinde bulunduğu duruma göre hareket ettiği ve bunun aldatmaca olduğu vurgulanarak, "Önlem alınmadığı takdirde, tarihin en ciddi dini isyanı çıkabilir" gibi abartılı tespitler yapılıyordu. "Tarih sayfaları arasında kalan Babailer isyanından Şeyh Bedreddin ve Şeyh Said'e kadar uzanan isyanların belki de en ciddi, en sinsi, en kapsamlı ve en tehlikelisi olabileceğine işaret etmek yanıltıcı bir tahmin olmayacaktır" denilen raporda, din ve eğitim başta olmak üzere birçok alanda faaliyet gösteren Gülen'in ordu ve polis içinde de örgütlenmeye gittiği ve bunu yaparken "ilmi masumiyet kisvesi"nin arkasına saklandığının vurgulanıyordu.

Radikal gazetesinden Soner Arıkanoğlu'nun haberinde Fethullahçıların sınır tanımayan bir örgütlenme içinde oldukları da şu sözlerle ifade ediliyordu:

"Artık şu kesin olarak izah edilmelidir ki; karşımızda, sadece Türkiye'de değil dünyanın birçok yöresinde dal budak salmış, bir teşkilat ve hatta cemaat olduklarını gizlemek çabası içerisinde olan insanlar bulunmaktadır. Sonucunda devleti ele geçirmeye dek varabilecek bir serüveni gerçekleştirmek amacıyla oluşturulan teşkilatlanmayı ortaya koyacak bir araştırmanın çıkabileceğini belki tahmin etmiyorlardı... Gülen 'in sözlerinin legal ve masumane görünümü altında, son derece kapsamlı ve şimdilik açığa vurmamaya özen gösterilen hedeflerle mücehhez bir illegal yapılanmanın ipuçları da açığa vurulmuş bulunmaktadır... "

Fethullahçıların istihbarat birimlerine sızma konusunda bir hayli yol aldıklarının kaydedildiği raporda, Fethullahçı tehlike ise şu sözlerle anlatılıyordu:

"Gülen'in son zamanlarda, ordu, polis ve MİT arasına sızma faaliyetlerine ağırlık verdiği bilinmektedir. Sızmalarda, Emniyet Teşkilatı 'nın en çok istihbarat, bilgi işlem, personel birimleri hedef yapılmıştır... "

Saral ve ekibince hazırlanan raporda Gülen'in gerçek yüzünün çok farklı ve ürkütücü olduğu ifade edilerek, "Gizli hedefine doğru yol alırken, dini fenomenleri kullanan ve kendini ustaca gizleyen bir tarikat lideri" sözlerine de yer verilerek Fethullahçıların silahlandığını söylemenin şimdilik mümkün olmadığı dile getiriliyordu. Gülen'in "Işık Ordusu" olarak adlandırdığı tarikat üyelerinin cihat için hazırlandıkları, bunun zamanının ise Gülen tarafından tespit edileceği belirtilen raporda cemaatin maddi varlığının nasıl sağlandığı da örneklerle anlatıldı.

Bu yöntemlerden birinin de "silkeleme" olarak tabir edilen çek ve senet imzalatma yoluyla yüksek meblağlarda para toplamak olduğu öne sürülüyordu. Raporda Gülen'in örgütlenme yöntemleri ve tarzı hakkında da şu belirlemelerde bulunuluyordu:

Rapora göre cemaat örgütlenmesi

"Işık Tarikatı'nın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1. maddesinde tarifi yapılan terör suçunun muhtevasındaki yıldırma ve sindirme yoluyla toplumu nasıl tehdit ettiği, Gülen'in kendi söylemleriyle netleşmiş durumdadır... Belki silahlı cemiyetten söz etmek şimdilik mümkün değildir, ancak ele geçirmeyi hedeflediği devlet kurumlarından bazıları dikkate alındığında, hedefi topyekûn ele geçirme şeklinde ve bu kurumların yöneticilerinin Işık Evleri'nde yetişen mensupları tarafından işgal edilmesiyle mümkün olacağı kendi deyimleriyle itiraf edilmiş bir suç olarak karşımızdadır. Örgütlenmeyle ilgili genel çerçeve bizzat Gülen tarafından 'Asrın Getirdiği Tereddütler' kitabında detaylı olarak anlatılmaktadır... Gülen Türkiye'ye Müslümanlığı ilk defa kendisinin getirdiğini ima ederek, 15-20 yıl kadar önce ülkede hiç Müslüman kalmamış gibi tabirler kullanmakta ve Müslümanlığı Türkiye'de yeniden tesis ettiği kehanetinde bulunurken aslında örgütsel faaliyetlerinin hayat bulduğu ve en etkin faaliyet dönemine gönderme yapmakta ve bundan cesaret aldığını itiraf etmektedir...
Gülen 'in 'Geleceğin fikir işçileri' diye adlandırdığı Nur Kışlaları 'nda yetiştirilen taraftarlarına ve marksist terminoloji de ^militana öğütler' şeklinde tanımlanan nasihatlerine baktığımızda, örgütsel yapı daha da açıklanmaktadır. Gülen inkilapçı ruhlardan bahsederken hiç şüphesiz, 'Altın Nesil' diye adlandırdığı, kendisinin yetiştirdiği gençliği kastetmektedir. Bu konuda netlik olmamakla beraber, ' İşte böyle bir dönemde Bediüzzaman gibi inkılâpçı bir ruh çıkıyor' demekle Atatürk ilke ve inkılâplarına karşı alternatif bir inkılâpçılığı, Bediüzzaman Saidi Nursi'nin söylemleriyle gündeme getirme cesareti gösteriyor... Gülen henüz yeterli miktarda Işık Ordusunun yetiştirilemediği inancındadır. Fakat 1950'li yıllara nazaran durumlarının daha iyi olduğunu bilmektedir. Onun hedefi 60 milyonluk Türkiye'dir.

...Gülen ülkemizde faaliyet gösteren partilerin birçoğunu kendi etki alanına alabilmek için çaba sarf etmektedir. Bunu yaparken partilerüstü politika izleyerek fetvalarla toplumun tüm kesimlerini yönlendirmekte, partiden ziyade adaya destek vermektedir... Örgütlenme tarzı daha ziyade eğitim kurumları, rant çevresi, devletin önemli kurumları, siyasetçi ve bürokrat çevrelerini kapsamaktadır... Gülen, dünyaya meydan okumaktan da geri durmamakta, faaliyetini peygamber seviyesine yükseltmekte, tehdit içeren söylemlerle topyekûn cihattan söz etmektedir. Bu cihat şimdilik ışık ordularının yetiştirilmesi için ilan edilmiş bir cihattır. Gülen, hasım cepheyle ilgili bilgi alıp karşı tedbirler geliştirmek için istihbarat faaliyetlerinde bulunmayı da ihmal etmemektedir. Bu tür ihmallerin kendisine çok pahalıya mal olacağını bilmektedir. Son zamanlarda ordu, polis ve MİT teşkilatları arasına sızma faaliyetlerine ağırlık verdiği bilinmektedir... Gülen hareketinin hedef ve boyutunu anlayabilmek, din anlayışına yönelik ne denli büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bulunduğumuzu kavrayabilmek için kendi kitaplarının değerlendirmeye alınması dahi yeterli olacaktır... Esasen sözcükleri karıştırarak seçtiği ve günümüz Türkçesinde ender kullanılan kelime, kavram, terkip ve dini terminolojideki ifadeleri uyarlayarak çok geniş kültüre sahipmiş imajı uyandıran bir saplantı içerisindedir."

Kaynakça
Kitap: İmamın Ordusu, “Dokunan Yanar”, Cemaat emniyette nasıl örgütlendi?
Yazar: Ahmet Şık
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön İmamın Ordusu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir