Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Fethullahçı polis listeleri nasıl hazırlandı?

Burada Ergenekon Tertibinde tutuklanan Ahmet Sık'ın "İmamın Ordusu" adlı çalışmasının bütün konularını başlıklarıyla bulabilirsiniz.

Fethullahçı polis listeleri nasıl hazırlandı?

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Nis 2011, 04:28

Fethullahçı polis listeleri nasıl hazırlandı?

Bu arada Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün, kapsamlı bir Fethullahçı polis listesi hazırladığı dedikoduları tüm teşkilata yayılmıştı. Saral ve ekibinin suyu bulandırarak yaptıkları illegal işin ortaya çıkmasını engellemeye çalıştıklarını anlayan Sabri Uzun'a bu tespitinde haklı çıkaracak bir telefon gelmişti. 15 Nisan 1999'da arayan Ankara İstihbarat Şubesi'nde komiser olan Z.G.'ydi. Yüzyüze görüşmek istediği Uzun'a, İDB koridorlarında görünmek istemediğini de belirterek, Tandoğan'da bir ofis adres verdi. Buluştuklarında Komiser Z.G., "İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde Fethullahçı polisler listesi hazırlanıyor. Ama sağlıklı, doğru listeler değil. Zaten amaç Murat Bilican'ın oğlunun telefon detay kayıtların sorgulanıp basına sızdırıldığının ortaya çıkmasını engellemek" dedi. Fethullahçı polisler listesinin hazırlanmasında kendisine de görev verildiğini belirten Komiser Z.G., bu listelerin hazırlanmasında görev alan polislere de "Evinizden okul yıllıklarınızı getirin ve oradaki isimlerden herkes kendi devresindeki Fethullahçı olanları tespit etsin. 400 kişiyi geçmeyecek bir Fethulahçı listesi hazırlayacağız" dediklerini de söylüyordu. Uzun öğrendiği bilgileri rapor haline getirerek hemen EGM Necati Bilican'a gönderdi. Rapor üzerine, Fethullahçı polisler listesi hazırlayan ekibin tepesinde bulunan isimler İstihbarattan Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Osman Ak, İstihbarat Şube Müdürü Ersan Dalman ve yardımcısı Zafer Aktaş Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 16 Nisan 1999 günlü yazısıyla istihbarat hizmetlerinden çıkarıldıklarını öğrendi. Ancak İl Emniyet Müdürü Cevdet Saral ekibine sahip çıktı ve işlemi yerine getirmedi.

Kaynakça
Kitap: İmamın Ordusu, “Dokunan Yanar”, Cemaat emniyette nasıl örgütlendi?
Yazar: Ahmet Şık
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Fethullahçı polis listeleri nasıl hazırlandı?

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Nis 2011, 04:31

Cemaat karşıtları bile listeleri eleştirdi

Saral'ların yaptığı çalışma ve Fethullahçı oldukları öne sürülen isim listeleri o dönemin "İrtica Avcıları" gibi çalışan Çevik Bir'in kurdurttuğu Batı Çalışma Grubu'na gönderilmişti. Oradan da bir üst yazı eklenip Başbakanlık Sivil Takip Kurulu'na gönderilen rapor "gereğinin yapılması için" Emniyet Genel Müdürlüğü üzerinden kaynağı olan Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne kadar geldi. Saral ve Ak ekibinin hazırladığı listeler her haliyle kişisel hesaplaşma kokuyordu. Kendi ikballerinin önündeki engeller olan başarılı meslektaşlarını günün şartlarındaki en iyi yöntem olan Fethullahçı'lıkla suçlamışlardı. Ortalığa saçılan ve Saral ekibinin denilen raporların yanı sıra, bu çalışmada isimleri belirlenen Emniyet personelinin listeleri de sürekli basında yer alıyordu. Bir gün 80 ertesi 120 kişinin adı yer alan listelerdeki Emniyet personelinin sayısı 528'e kadar çıkmıştı. Kamuoyunun yakından tanıdığı, başarılı operasyonlara da imza atmış Surluk'un en çok konuşan istihbaratçısı Hanefi Avcı, İstanbul KOM Şube Müdürü Adil Serdar Saçan yine İstanbul Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amiri Şentürk Demiral gibi isimlerin de listelerde Fethullahçı suçlamasıyla yer alması hem kafa karışıklığı yaratmış hem de yapılan çalışmanın itibarına büyük darbe vurmuştu. Hatta ideooljik olarak Gülen'in savunduğu fikirlerin karşısında oldukları bilinen birçok gazeteci de bu listeleri eleştiren yazılar kaleme aldı. Bu isimlerden birisi de Uğur Dündar'dı. O dönem Hürriyet gazetesinde yazan Dündar'ın "Mürteciye Bakın"65 başlıklı yazısı Fethullahçı oldukları öne sürülen polislerin isim listesindeki garipliklere işaret ediyordu. Yazısında, basına sızdırılan raporda yer alan 84 üst düzey emniyet görevlisinin, Fethullah Gülen'le bağlantılı olduğu ve bu kişilerin rejim aleyhtarı faaliyetlerde bulunduklarının belirten Dündar, "Emniyet teşkilatında büyük huzursuzluğa neden olan 'Fethullahçılar Listesi' dikkatlice incelendiğinde, son dönemde mafya ve çetelerle mücadelede, eşi görülmedik başarılara imza atan bazı polis şeflerinin adlarının, rapora monte edildikleri anlaşılıyor. Bunlar arasında hemen göze çarpan isimler Organize Suçlar ve Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanı Emin Arslan ve onun yardımcılarıyla, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar Şubesi Müdürü Adil Serdar Saçan... " diyordu. Sadece bu isimlerin son dönemde birçok yolsuzluk, cinayet, dolandırıcılık gibi 170 ayrı başarılı operasyona imza attığını anımsatan Dündar, "...Bu ekip, şimdi karalanarakpasifize edilmek isteniyor. Karalama yöntemi de konjonktüre uygun olarak seçilmiş: Fethullah Gülen cemaatinde yer alıp irticai faaliyette bulunmak. Yani rejim için tehlike ve tehdit oluşturmak. İddia çok vahim.

Bu ağır ithamları kaleme alanlara sormak gerekir:

Siz devletin polisi olduğunuza göre, irticai faaliyette bulunduğunu belirlediğiniz Fethullah Gülen'i, bugüne kadar niçin yakalayıp sorgulamadınız? Bu çok önemli olguyu, bazı başarılı meslektaşlarınızı töhmet altında bırakacak raporlarla nasıl sınırlı tuttunuz?" diye yazmıştı.

O dönem bu listeleri eleştirenlerden biri de, Ergenekon soruşturmasının tutuklu sanıklarından gazeteci Tuncay Özkan'dı. Her fırsatta, Fethullah cemaatine mensup polislerin komplosu ile tutuklandığını dile getiren Özkan Radikal gazetesinde yazdığı yazısında Fethullahçı polisler raporunun yapılan yasadışı bir uygulamayı perdeleyip, bu amaca ulaşmak için kullanıldığını öne sürdüğü yazısında, ".Ankara'da hazırlanan Fethullahçı polisler listesinde Emniyet Genel Müdürlüğü'nde daire başkanı olarak görev yapanlar, Alevi kökenli olanlar, Fethullah Gülen 'den çok 'Yeni Rakı 'yı sevenler de var. Ama hepsi Fethullahçı oluveriyorlar. Neden? Sanki durum öyle gerektirdiği için birileri okul yıllıklarını önlerine açıp liste yapmışlar. Sonra, bazı abileri uyardıkları için, o listeleri 1992 yılında hazırlanan Fethullahçılar raporlarında adı geçenlerle birleştirivermişler. Aslında bu olayların gizlenen yönlerini Ankara DGM'nin savcı kadrolarının bildiği kesin. Silahlı Kuvvetler'den de bilenler var. Çünkü bu raporlar oralara da gönderilmiş" diye yazacaktı.

Hem Fethullah cemaatin yapısını hem de Türkiye'deki istihbarat örgütlerini iyi bilen gazetcilerden Avni Özgürel de Radikal Gazetesinde yayımlanan "Polis polisin kurdudur"67 başlıklı yazısında eleştiri yöneltenler arasındaydı. Ortaya çıkan telekulak skandalını analiz ettiği yazısında Fethullahçı polisler listesine değinenen Özgürel, "...Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral ve ekibinin ekseninde ortaya çıkan tablonun hedefi ne Fethullahçılar, ne Yeşil, ne de Özal Baysal.

Telefon izlemenin tek amacı var:

Bürokraside arzulanan hedeflere ulaşmakta faydası olacağı düşünülen siyasilere özel bilgi taşıyıp onları borçlandırmak... Bilican'ın 'kol kırılır yen içinde kalır' mantığıyla soruşturma yapılmaması eğilimi içine girmesi. Ama izlemeyi yapan alt düzeydeki emniyetçiler görevlerinden alınınca, onların feryatlarıyla ip koptu. Fethullahçı izlemesi ve raporu işte bu feryatların yol açacağı sonuçları gören Ankara Emniyeti'nin ayaküstü bulduğu bahane. Öylesine eller ayaklara dolaşıyor ki, listeye koyulan isimlerden birinin Alevi, birkaçının askerde, kiminin Bosna'ya tayin edilmiş olduğu bile araştırılamıyor, aceleden aynı isim birkaç kez yazılıyor. Müfettişlere Fethullahçılar Raporu konusunda bilgi veren bir emniyetçi, "Bizden teşkilatın albümleri ve iç hizmet için hazırlanan rehberler istendi, liste hazırlandı. Hatta Ferruh Tankuş'un hatırı için İstanbul'da onu kovan Müdür Muavini Ahmet Pek'in adı da eklendi" tespitlerinde bulunuyordu.

İstihbaratçı asker: "Cemaat aklanmak istense böyle yapılırdı"

Gerçekten de raporda ifade edilmese de Saral ve ekibi hayli beceriksiz ve bilgisizce davranmışlardı. Emniyet tarihinin en büyük cemaat soruşturmasını yürütüyormuş gibi görünen ekip kendi başlarını yakmak bir yana belki de gerçekten Emniyet içinde örgütlü bulunan bir yapıyı ortaya çıkarmak fırsatını da kaçırmış oluyordu. İşin daha da ilginci, öğrencilik döneminden bu yana tarikat ya da cemaat bağlantısı olmayan, namazında niyazında olan herkesin adlarının yazılması istenen listeleri hazırlamaları için kurulan 6 kişilik komisyonda yer alanların iki komiser iddiaya göre zaten Fethullah cemaatindendi. Konuyu araştıran komisyonda yer alanlardan birisi dönemin KOM Dairesi Başkanı olan Emin Arslan'a, "Bize 1 hafta içinde listeleri oluşturun diye emir verdiler. Hem komisyonda yer alanların iki komiser de zaten cemaatçi ve konuyu saptırıyorlar. Bu yüzden yalan yanlış listeler çıkacak ortaya" diye dert yandı. Bunun üzerine Arslan, KOM Başkanlığı'nın bağlı olduğu Emniyet Genel Müdür Yardımcılarından Halil Tuğ'a konuyu anlatarak uyarmasını istedi. Hemen telefon açan Halil Tuğ, gizli yürütülen bu soruşturmayla ilgili aldığı bilgileri aktardıktan sonra Cevdet Saral'a, "Nereden duyduğumu sorma ama yürüttüğünüz Fethullahçılıkla ilgili soruşturma aceleye getirilmez. Yanlış kişileri suçlayabilirsiniz. İnanç sahibi olduğu için sadece namaz kılan ama cemaatle ilgisi olmayan kişilere kara çalabilirsiniz. Eğer listeleriniz doğruysa sonuna kadar yanınızdayım ama yanlışsa da iki elim yakanızda olur" uyarısında bulundu. Genel Müdür Yardımcısı'ndan gelen uyarıdan çok, görev alanlar dışında Emniyetin tepesindeki birkaç kişinin bildiği gizli yürütülen soruşturmayı Halil Tuğ'un nasıl bildiğini öğrenmeye çalışan Saral, bilginin kaynağı olduğunu öğrendikleri Emin Arslan'a, yardımcısı Osman Ak'la birlikte tavır aldılar. Arslan'ın da cemaate yakın birisi olduğunu ve soruşturmayı engellemek istediğini bile düşündüler. Gerçekten de aralarında Adil Serdar Saçan'dan Hanefi Avcı'ya kadar birçok ismin yer aldığı hazırlanan listedekilerin yarıdan fazlasının Fethullahçılıkla ilgisi olmayan kişiler olduğu yıllar sonra öğrenilebildi.

Emin Arslan, Genelkurmay'da İstihbarata bakmış bir subayın yıllar sonra bir sohbet sırasında bu olayla ilgili kendisine söylediklerini şöyle anlatıyordu:

"Cevdet Saral ve Osman Ak'ı tanımasam Fethullah Gülen 'in Emniyet örgütlenmesini aklamak için bu listeleri yapmışlar derdim. Osman Ak'ın hırsı, kendilerinin yaptığı telekulak skandalını kapatmak için savunma içgüdüsü, Fethullah Gülen Cemaati'nin kamuoyunda itibar kazanmasına sebep oldu. Bu yüzden, Gülen Cemaati'ne en büyük hizmeti Osman Ak ve ekibi yapmıştır. Sırf bu özensizlik yüzünden alakasız isimler de listelere girdi. Adları yazılanlardan birçoğu da Sadettin Tantan'ın İçişleri Bakanlığı sırasında yapılan yolsuzluk operasyonlarına imza atmış ya da görev almış dürüst, çalışkan polislerdi. Sen bu isimleri de o listelere yazarsan kamuoyunun gözünde, 'Bu Fethullahçılar da korkulacak adamlar değilmiş. Ne güzel dürüst işler yapıp yolsuzlukları engelliyorlar' algısı yaratıp cemaatçiliği halkın gözünde meşru hale de getirmiş olursun ve bu yapıldı."
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön İmamın Ordusu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir