Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Susurluk protestoları 28 Şubat darbesine evrildi

Burada Ergenekon Tertibinde tutuklanan Ahmet Sık'ın "İmamın Ordusu" adlı çalışmasının bütün konularını başlıklarıyla bulabilirsiniz.

Susurluk protestoları 28 Şubat darbesine evrildi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Nis 2011, 04:05

Susurluk protestoları 28 Şubat darbesine evrildi

İDB'nin 1996 tarihli kitapçığının yayımlanmasından kısa bir süre sonra, 3 Kasım 1996'da Susurluk'taki meşhur kazayla devlet-siyaset-mafya üçgeni, derin devlet diye adı da konularak içindeki birçok kirli çamaşırla birlikte ortalığa saçılmıştı.56 Türkiye'yi 12 Eylül darbesi sürecine getiren olguları devletten bağımsız düşünen ve yaşananları sadece "sağ-sol çatışmasından" ibaret görmesi istenen kamuoyu, artık karanlık her olayda devlet parmağı aranmasına ikna olmuştu. Susurluk sonrasında devlet içinde odaklanmış irili ufaklı çete yapılanmaları deşifre edilse de bu güçlü mekanizmanın odağına inmeye çalışan hiç bir adli süreç hayata geçirilemedi. Çemberin en dışındakileri kapsayan göstermelik yargılamalarda kamuoyu vicdanını rahatlatan bir adil süreç işlemedi. Faillerin işledikleri suçlardan yargılanmadığı, verilen cezalarda tatminkâr olmadığı bu süreçte hem kontrgerillanın yargılanamayacağı hem de Türkiye'de yaşayanların devletin sıklıkla hukuk dışına çıktığı da kamuoyu tarafından öğrenilmiş olmuştu. Kısaca değindiğimiz Susurluk'un adaletli olmayan yargı süreci böyle olmuştu ama bu zaman boyunca ilginç gelişmeler de oluyordu Türkiye'de. Susurluk'la ortaya dökülen kirli sırların layığıyla araştırılmasını isteyenler ellerinde düdükler ve süpürgelerle temiz bir toplum için sokaklara dökülüyor, evlerinde her gece 21.00'de ışıklarını yakıp yakıp söndürüyorlardı. Susurluk soruşturmalarının gelip tıkandığı yer olan kışlanın sahiplerinin iyi değerlendiği bir fırsata dönüştü bu kamuoyu ayaklanması. Siyasal İslam'ın Türkiye'de legal siyaset alanında 1990'larda başlayan yükselişiyle işbaşına gelen Çiller-Erbakan ortaklığındaki hükümetten memnun olmayan asker bu fırsatı iyi değerlendirdi. Gündüz sokakta düdük tencere çalan, gece evlerinde ışıklarını yakıp söndürerek eylem yapanlar bir anda protestonun mecrasından kayarak kendilerini farkında olmadan 28 Şubat 1997 postmodern darbesine giden sürecin içinde buldular. Farkına vardıklarında ise çok geç kalınmıştı. Derin devlet protestocularıyla yanyana gelmesi mümkün bile değilken istedikleri darbeyi tezgâhlayanlar, hem Susurluk'a "gulu gulu dansı" diyenleri iktidarı indirirdi hem de Türkiye tarihinin en önemli derin devlet soruşturmasına da nokta koymuş oldu.

28 Şubat gerçekleşmişti. Cumhuriyet kurulduğu günden bu yana iktidarı elinde bulunduran TSK'nin demokrasi ve siyaset üzerindeki gölgesi herkesi kaplamış ülkede ordunun işine gelmeyen herkes şeriatçılıkla damgalanır olmuştu. Kısa süre sonra elbette ki medyanın ve kitabımızın başında örnekleriyle anlattığımız üzere Fethullah Gülen'in de verdiği destekle Çiller-Erbakan hükümetinin düşmesi sağlanmıştı.

Kaynakça
Kitap: İmamın Ordusu, “Dokunan Yanar”, Cemaat emniyette nasıl örgütlendi?
Yazar: Ahmet Şık
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön İmamın Ordusu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir