Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Fethullahçılara ilişkin yapılan ilk önemli çalışma

Burada Ergenekon Tertibinde tutuklanan Ahmet Sık'ın "İmamın Ordusu" adlı çalışmasının bütün konularını başlıklarıyla bulabilirsiniz.

Fethullahçılara ilişkin yapılan ilk önemli çalışma

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Nis 2011, 03:36

Fethullahçılara ilişkin yapılan ilk önemli çalışma

Şimdi yeniden hileli kura olayına dönelim. Ünal Erkan'ın Emniyet Genel Müdürü, Ümit Erdal'ın Polis Akademisi Başkanlığı yaptığı dönemde başlatılan bu soruşturma, o dönemde Polis Akademisi'nin deyim yerindeyse bir "cemaat yuvası" olduğunu ortaya koyuyordu. Yapılan baskınla genel müdür gözünde de açığa çıkan Akademi'deki Fethullahçılarla ilgili bizzat Ünal Erkan'ın görevlendirmesiyle müfettişler inceleme başlattı. EGM Polis Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 1991/313 sayılı ve Başmüfettiş Ahmet Nihat Dündar ve Müfettiş İzzet Sezgin Şenel imzalı raporunda Akademi'deki Fethullahçı öğretim üyeleri isim isim saptanmıştı. Bu soruşturma raporuna dayanılarak haklarında idari işlem yapılmak üzere Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilen öğretim üyeleri, "Terörle Mücadele Kanunu'nun 1. maddesine muhalefet ederek Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik ve ekonomik düzeni değiştirmek suretiyle Türk Devletinin ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, görevin yerine getirilmesinde siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, Emniyet mensupları arasında bu yolda ayrım yapıcı tutum ve davranışlarda bulunmak" la suçlandı.

Ancak Yılmaz Ergun, Necdet Adıbelli, Kamil Tecirlioğlu, Halit Karabulut, Kazım Önder'den oluşan Yüksek Disiplin Kurulu, Polis Akademi'sini cemaate teslim eden bir karar imza attı:

"Emniyet mensupları hakkında yukarıda açıklanan suçlamalardan dolayı düzenlenen soruşturma dosyası kurulumuzca incelendi. Adı geçenlerin, Polis Akademisi'nde derslerine girdiği öğrencilere kıyas yapmak suretiyle İslam Hukuku'nun batı hukukundan üstün olduğunu, şer'i düzenin bugünkü düzenden daha mükemmel olduğunu empoze ettikleri, bu düşünceyi benimseyen öğrenciler ile benimsemeyen öğrenciler arasında ayırım yaptıkları, Nurculuk faaliyetinde bulundukları iddia edilmiş, Türk Ceza Kanunu'nun 163'ncü maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle takipsizlik kararı verilmiştir. Sanık Emniyet mensupları hakkındaki suçlamalar yürürlüğe giren kanunun 1. maddesiyle affedildiğinden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir." Aslında ortaya çıkan raporlar emniyetteki Fethullahçı yapılanma diye adlandırılan oluşumu bugünden 20 yıl önce ortaya döken tutarlı bir çalışmaydı. Tespit edilen isimlerin cemaat oluşumunun içinde yer aldıkları konusunda yetkililerin kuşkusu yoktu. Ancak bu isimlerin yanı sıra, Polis Akademisi'ne dışarıdan öğrenci alımını sağlayan düzenleme uyarınca gelerek eğitimleri sonunda mezun olup göreve başlayan ya da dil eğitimi için yurtdışına gönderilen polis, kaymakam ve bürokratların araştırılmaması, hatta korunması bu kişilerin izlerini kaybettirmesine neden oldu. Kimi zaman açılan soruşturma ve davalar da bürokratik rekabet olarak kamuoyuna yansıyınca sonuçsuz kaldı. Bu konuyla ilgili ceza alanlar ise hep soruşturma açtıranlar ya da yürütenler oldu. Polis Akademisi'ndeki soruşturmayı açtıran Ünal Erkan 9 ay sonra OHAL Bölge Valisi olarak görevinden ayrıldı. Birlikte yürüttükleri operasyonda görev alan Polis Akademisi Başkanı Ümit Erdal ise 1 yıl daha aynı görevde kalabildi. Yukarıda da anlattığımız gibi, 1993 yılında 4 ay gibi kısa bir süre İçişleri Bakanlığı yapan Mehmet Gazioğlu'nun döneminde, Bakanın yurtdışındaki, çoğu cemaate yakın araştırma görevlilerinin görev sürelerinin uzatılması isteğine karşı çıktığı için görevinden alınan Ümit Erdal APK Kurulu uzmanlığına atandı. Bakan Gazioğlu'nun uzatma isteğine, "Sayın bakanım tam 4 yıl önce Polis Akademisi adına İngiltere'ye 41 kişi gönderilmiş. Bunların nerede olduğunu Büyükelçilikler ve öğrenim gördükleri üniversitelerden araştırdık.

Çoğunun yerlerini belirleyemedik. 4 yıldır yurtdışında ne yaptıkları belli olmayan bu kişilerin, sürelerinin uzatılması için size bir teklifte bulunamam, uzatma yazısını da yazmam" diye karşılık vermesinden 2 saat sonra APK'ya atandığına dair yazıyı masasında buldu. Kızağa çekilerek etkisiz kılınan Erdal, ölene kadar da önemli bir göreve atanmadı. EGM Ünal Erkan'ın görevlendirmesiyle hileli kura incelemesini yapan müfettişler İzzet Sezgin Şenel ve Ahmet Nihat Dündar hakkında da inanılmaz bir iftira kampanyası başlatılmış, soruşturmalar açılmıştı. Müfettişler Ş enel ve Dündar'ın soruşturma raporunu "yanlı" hazırladıkları gerekçesiyle haklarında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuştu. Suçlama üzerine müfettişlerle ilgili açılan soruşturma sonucu Dündar ve Şenel'in dosyalarını "tarafsız" biçimde hazırladıklarına dair rapor düzenlense de ikisi de kızağa alınmış ve bir süre sonra da emekli olmuşlardı. Bu iki müfettişin özellikle bu görevden sonra meslek hayatlarını sürünerek geçirdiği emniyette her zaman konuşulan bir şehir efsanesine döndü.

Kaynakça
Kitap: İmamın Ordusu, “Dokunan Yanar”, Cemaat emniyette nasıl örgütlendi?
Yazar: Ahmet Şık
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön İmamın Ordusu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir