Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Polis Akademileri Fethulahçı örgütlenme merkezi

Burada Ergenekon Tertibinde tutuklanan Ahmet Sık'ın "İmamın Ordusu" adlı çalışmasının bütün konularını başlıklarıyla bulabilirsiniz.

Polis Akademileri Fethulahçı örgütlenme merkezi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Nis 2011, 03:21

Polis Akademileri Fethulahçı örgütlenme merkezi

Emniyet içinde örgütlü olduğu artık kuşku götürmez bir gerçek olan Gülen cemaatinin 1970'lerin ortalarında başlayan planlı teşkilatlanması, yıllar içinde neredeyse kesintiye uğramadan sürdü. Bunda elbette ki sağ muhafazakâr partilerin iktidarda olması etkendi. 1980 darbesi sonrasındaki uzun ANAP iktidarında da, İçişleri Bakanlığı gibi kritik önemde bir koltuğun sahibinin Nakşibendî olduğu bilinen Abdülkadir Aksu olması cemaat için büyük bir özgürlük alanı yaratmıştı. O dönemde Turgut Özal'ın da, Gülen cemaatinden gelen baskılarla 1984 yılında Polis Akademisi Yasası'nda yapılan bir değişiklikle lise ve üniversite mezunlarına doğrudan Polis Koleji'ne girme imkânı tanındı. Daha önce sadece Polis Koleji'nden mezun olanların devam edebildiği Polis Akademisi'nin ilk ve son sınıflarına dışarıdan da öğrenci alınmasına ilişkin yapılan bu düzenleme emniyet içindeki sistematik Fethullahçı örgütlenmenin de miladıydı. Bu düzenlemeyle birlikte Akademi'nin öğretim kadrosu ve öğrencileri arasında başlayan cemaat örgütlenmesi hızı kesilmeden 1991 yılına kadar giderek artmıştı. Bu yasa kapsamında Polis Akademisi'ne gelen ve "özel sınıflarda" verilen 6-9 aylık gibi kısa süreli eğitimlerden sonra, büyük kısmı Fethullah Gülen cemaatiyle bağlı olan dini itikatları kuvvetli bu çocuklar komiser yardımcısı statüsünde mezun olup üst rütbeli polisler olarak göreve başladı. Hatta Anayasa Mahkemesi'nin Dışişleri mensupları için verdiği bir karardan da yararlanarak askerlik sürelerini rütbelerine de saydırmayı başarmışlardı. Emniyette cemaate yapılan güzelliklerinden birisi de 1980'lerin sonunda gerçekleşmişti. 1988-89 öğretim yılında Polis Akademisi'nin kadrolu eğitim elemanı gereksinimini karşılamak üzere, 41 öğretim görevlisini yüksek lisans ya da doktora yapmak üzere devlet bursuyla İngiltere'ye göndermişti. 4 yıl sonra eğitim durumlarının ne olduğuna ilişkin Büyükelçilikler kanalıyla öğrenim gördükleri üniversitelerden yapılan araştırmada ise birçoğunun yeri dahi belirlenememişti. Derken 1993 yılındaki DYP-SHP koalisyon hükümetinin 4 ay süreli İçişleri Bakanlığını yapmış olan Mehmet Gazioğlu, Polis Akademisi Başkanı olan Ümit Erdal'dan, yurtdışındaki bu kayıp araştırma görevlilerinin görev sürelerini uzatmasını talep etti. Ünal Erkan zamanında ortaya çıkarılan hileli kura yolsuzluğu ve akademideki öğretim üyelerinin de suçlandığı diğer soruşturmanın ayrıntılarına vakıf olan Erdal, bu süre uzatımını kimlerin işine geleceğin hemen tahmin etti.

Bakan Gazioğlu'na, "Dört yıldır yurtdışında ne yaptıkları belli olmayan bu kişilerin sürelerinin uzatılması için size bir teklifte bulunamam" diye karşılık verdikten birkaç saat sonra görevinden alınarak APK Kurulu uzmanlığına atanacaktı. 1997-98 öğretim yılında da Akademi Yönetim Kurulu kararıyla ilişiği kesilen 20 öğretim görevlisi idari yargı kararının yürütmeyi durdurmasıyla yeniden görevlerine dönerek ve yardımcı doçent ve doçent kadrolarına atanmışlardı. ANAP'ın yine hükümet ortağı olduğu DSP ve MHP'yle birlikte 28 Mayıs 1999'da kurulan kurulan 57. Hükümetin İçişleri Bakanlığını da görevinden alındığı 2001 yılı Haziranına kadar Sadettin Tantan yapmıştı. İşte o dönemde, Polis Akademisi'ndeki öğretim görevlilerin yerinden etmenin mümkün olmadığı bir yasa çıkarıldı. Bu yasaya göre, öğretim üyeleri kendileri talep etmedikçe, yani istekleri dışında başka bir yere atanamayacaktı. Emniyet kadroluların yanı sıra, sivil öğretim elemanlarının da, eğitim ve öğretimin yanı sıra başkan yardımcılığı, dekan yardımcılığı, enstitü müdürlüğü gibi idari görev almalarını da bu yasa sağlıyordu. Öte yandan, yönetimde bunan akademisyenlerin Akademiye alınacak öğretim elemanları kadrolarını seçme kurullarında ve eğitim müfredatında belirleyici rol oynamaları da sağlanıyordu. 9 Mayıs 2001'de yürürlüğe giren 4652 sayılı Polis Yükseköğretim Kanunu'yla Polis Akademisi üniversite yapısına dönüştürülmüş, Polis Okulları da, iki yıllık Polis Meslek Yüksek Okulu haline getirilerek Polis Akademisi'ne bağlanmıştı. Yeni yasayla mevcut eğitim kadrosuna, tayin açısından neredeyse dokunulmazlık sağlanmış oluyordu. Bu değişikliklerle Emniyet içinden doğacak Altın Nesil'in önünde hiçbir engel kalmamıştı. Sadece sabretmek gerekiyordu. 1990'lara gelindiğindeyse hedef daha da büyütüldü. İDB, KOM Daire Başkanlığı ile Terörle Mücadele ve Harekât Daire Başkanlığı da (TEMÜH) isteniyordu. Ve aradan 20 yıldan fazla zaman geçtikten sonra o dönem mezun olanlar polis teşkilatının en önemli şubelerinde Daire Başkan Yardımcılığı rütbesine kadar çıktılar. Daire Başkanı olmaları için önlerindeki tek engel olarak kıdem sorunu vardı. Çünkü Polis Şûrası kararı ile II. sınıf emniyet amirinin I. sınıfa çıkması için dört yıl beklemesi gerekiyordu. Nihayet 2009 yılında bu sürede sona ermişti. Artık bu kadroların Emniyetin en kritik birimleri olan ve adeta fiili genel müdürlük olarak nitelendirilen İstihbarat, KOM ile Terörle Mücadale ve Harekât Daire Başkanlıkların başında olmaları için bir engel kalmamıştı. Her biri birbirinden değerli bir stratejik merkez olan bu birimlerden en önemlisi ise yasalara bağlı kaldığı müddetçe görev ve sorumluluk alanının, neredeyse sınırları olmayan İDB'ydi. Hiç kuşkusuz bu birimi esas cazip kılan ise son yıllarda giderek yaygınlaşan telefon dinlemelerin de tek yetkilisi ve merkezi olmasıydı.

Kaynakça
Kitap: İmamın Ordusu, “Dokunan Yanar”, Cemaat emniyette nasıl örgütlendi?
Yazar: Ahmet Şık
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön İmamın Ordusu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir