Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Cemaatin evlere sızma aracı Sızıntı Dergisi

Burada Ergenekon Tertibinde tutuklanan Ahmet Sık'ın "İmamın Ordusu" adlı çalışmasının bütün konularını başlıklarıyla bulabilirsiniz.

Cemaatin evlere sızma aracı Sızıntı Dergisi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Nis 2011, 02:53

Cemaatin evlere sızma aracı Sızıntı Dergisi

1942'de Erzurum'da doğan, terk ettiği ilkokulu sonradan bitiren, her daim Nurcular ve İlim yayma Cemiyeti ortamlarında zaman geçiren ve babası gibi imamlık yapan Gülen'in bugünlere gelmesinde, birlikte yola çıktıkları arkadaşlarının dostluğu ve 10 yaşındayken Kuran'ı hatmedip 14 yaşında ilk vaazını verdiğini düşününce kuşkusuz ki hitabet yeteneği de etkili oldu. 1970'li yılların sonunda Nurculuk öğretisini benimsemiş 12 İslâmcı erkeğin Fethullah Gülen'in liderliğinde kurdukları yapının örgütlenmesinin en önemli araçlarından biri, tüm müritlerin histe ortaklaşmasını, bir cemaat dili ve ruhu yaratmasını sağlayan, 30 yılını geride bırakan Sızıntı isimli dergiydi.

İlk çıktığı yıllarda, cemaatten olmayanlara da bedava dağıtılarak hemen her eve giren derginin Yayın Yönetmeni Arif Sarsılmaz 2006 yılında kaleme aldığı "Sızıntı Mektebi" başlıklı yazısında çıkış sürecini şöyle anlatıyordu:

"Sene 1979. Ülkemiz anarşi ve kaosun karanlıklarında. Dış ve iç mihrakların tahriklerine kapılmadan, hiçbir anarşik hâdiseye karışmadan okuma gayretinde olan küçük bir grup ise haftada bir gün kendilerine cami kürsüsünden nasihat eden büyüklerini dinleyerek bu kaotik ortamdan kurtarabilecekleri insanlara ulaşma derdinde. Bu gençlerin de pek çoğunun yolu birkaç sene önce diğerlerinden ayrılmış. Üniversiteyi harp sahasına çevirenlerin arasından Allah'ın lütfûyla sıyrılan bu talihliler, o güne kadar hiç alışık olmadıkları bir üslûpla hitap eden, Darwinizm, termodinamik, atom, entropi gibi biyoloji ve astrofiziğe ait mevzuları, üniversitedeki derslerin materyalist yorumunun tam tersi istikametinde şerh eden Zât'ı dinleyerek kalblerini aydınlatmaktalar. Ülkenin kurtuluşunun ve istikrarının nasıl bir insan modeliyle gerçekleştirileceğini, bu insan modelinin yetiştirilmesi için ne gibi faaliyetler yapılması gerektiğini teşhis eden Muhterem Büyüğümüz akıl ve kalbleri ikna ederek tedavi için çareler arıyor. Saf, temiz ve berrak bir şekilde ince ince sızarak gönüllere girmeyi hedefleyen bu dergi, 1979'un 23 Şubatında yola böyle çıkmıştı."

Sarsılmaz'ın "o zat" ve "büyük insan" diye bahsettiği kişi Fethullah Gülen'den başkası değildi elbet. Derginin 2009 Mayıs ayındaki sayısında da Mümtaz Aydın imzasıyla yayımlanan, "Bir Hak Dostu Hacı Bayram Veli" başlıklı yazıda, isim vermeden Gülen'le ve daha çok bugünkü durumuyla özdeşlik kurması bakımından ilginçti.

Yazı, Osmanlı'da devleti ele geçirmek niyetiyle suçlanan Hacı Bayram Veli'nin, aslında binlerce müridiyle devlete nasıl hizmet ettiğinden ve kıymetinin sonradan anlaşıldığından şöyle bahsediliyordu:

"...İsyancı olduğu bildirilen kişi hem bir müderris, hem de zühd ve takva içerisinde yaşadığı söylenen bir mutasavvıf, bir gönül insanıydı. Fakat edinilen bilgilere göre, o diğer şeyhlere pek benzemiyordu. Talebeleriyle birlikte hem bizzat tarlalarda çalışıyor, hem de insanlarla sürekli irtibat hâlinde olup sosyal hayatın içinde yer alıyordu... Hacı Bayram Velî, bu şekilde hem talebelerini yetiştiriyor, hem de belli saatlerde camide insanlara vâz u nasihatte bulunuyordu. İnsanlar Hacı Bayram Velî'nin vaazlarına koşuyor, ahlâkî güzelliğini gördükçe ona daha çok bağlanıyordu. Her gün huzuruna pek çok kimse gelir, insanlar buradan dertlerine Allah'ın lütfuyla şifâ bularak giderlerdi. Talebeleri gün geçtikçe çoğalmaya başlamış, ismi kısa zamanda her tarafta duyulmuştu. Etrafına çok sayıda talebenin toplandığını gören bazı haset kimseler padişaha; 'Sultânım! Ankara 'da Hacı Bayram isminde biri, bir yol tutturarak halkı başına toplamış. Bir isyan çıkarmasından korkarız!' diyerek ona iftiralarda bulunmuş... Hacı Bayram Veli, kendi döneminde çok sayıdaki sevenleri sayesinde sahip olduğu büyük nüfuzu dâima devlet için kullanmış, onun tavsiye, fikir ve dualarını alan idareciler bunun bereketini görmüşlerdir. Onu devlet için bir tehlike göstermek isteyenlerin bugün adları bile hatırlanmazken, onun fikirlerinin ve mânevî tasarrufunun hâlen geçerliliğini sürdürdüğü, kabrinin her gün binlerce mümin tarafından ziyaret edilmesinden ve ismi geçtiğinde hayırla yâd edilmesinden anlaşılmaktadır... "

Kaynakça
Kitap: İmamın Ordusu, “Dokunan Yanar”, Cemaat emniyette nasıl örgütlendi?
Yazar: Ahmet Şık
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön İmamın Ordusu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir