Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Beş Tutuklunun Ölümünden Kim Sorumlu

Burada Atatürkçü Medya'da yer alan önemli Güncel Haberler hakkında başlıklar bulabilirsiniz.

Beş Tutuklunun Ölümünden Kim Sorumlu

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Eyl 2011, 17:55

BEŞ TUTUKLUNUN ÖLÜMÜNDEN KİM SORUMLU GENELKURMAY MI ADALET BAKANLIĞI MI

Gazeteci Doğan Yurdakul'un eşi Güngör Yurdakul'un vefat etmesi ve Doğan Yurdakul'a cenaze izni verilmesi, ulaşım tartışmalarını gündeme taşıdı. Doğan Yurdakul, sağlığının karayolu yolculuğuna müsait olmaması nedeniyle Ankara'ya uçakla götürüldü.

Aynı gün yaşanan bir olay, cezaevlerinden tutukluların naklini tekrar gündeme taşıdı. Van'dan İstanbul'a nakledilen 5 tutuklu, cezaevi nakil aracında motor arızası nedeniyle çıkan yangından dolayı yanarak öldü... Diri diri ve bağıra bağıra yandılar. Onlar henüz tutukluydu yani hukuken masumdular. Kaldı ki, suçlu bile olsalar kimse böyle bir ölümü hak etmemeliydi.

Cezaevlerinden tutuklu nakilleri Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tutukevleri Genel Müdürlüğü'ne ait araçlarla yapılıyor. Güvenliği Jandarma sağlıyor. Van-İstanbul arası tam 1638 kilometre. Yani tam bir işkence... Çünkü bu araçlar, içlerinde altışar kişilik ve 1,5 metrekare büyüklüğünde hücrelerden oluşuyor.

Araçların boyutuna göre hücre sayısı değişiyor. Tutuklular o hücrelerin içinde kelepçeli olarak seyahat ediyor, ayrıca hücre kapıları da hem sürgülü hem de asma kilitle kapatılıyor. Bir kaza durumunda o insanları oradan çıkarmak bile neredeyse imkansız.

Araçların bazıları iki bölümlü minibüsler, bazıları üç hücreli otobüsler, bazıları da arkası nakil aracına dönüştürülmüş büyük kamyonlardan oluşuyor.

Araçların birçoğu eski ve yıpranmış. Ama esas kötü olan içlerindeki ilkel hücre sistemi. Yanarak ölmemiş bile olsa, bir insana o koşullarda 1638 kilometre yaptırmak bir Ortaçağ işkencesi gibi.

Havayolu ile yolculuk hem daha ucuz hem de daha güvenli olduğu halde tercih edilmemesi ise tam bir ihmal.

Araç, Van'dan hareket ettikten sonra Elazığ'da bir kez arızalanmış, buna rağmen yola devam edilmiş. Kayseri'ye gelince de motorda başlayan yangın bütün aracı sarmış. Bir anda tutuşan bir araçta o ilkel sürgülü kapıları açmak mümkün olamadığı için çıkarılamadıkları anlaşılıyor. Ki o kapılar normalde de çok zor açılırlar.

Askere saldırmak için bahane arayanlar, bu konuda da seslerini çıkaracaklar mı? Yeri gelmişken bir olayı daha hatırlatalım. Hrant Dink davasında, sanıkları getiren nakil aracının tamponunda “Ya sev, ya terk et” çıkartması olduğu için köşelerinden askere saldıranlar, bu araçların Adalet Bakanlığı'na ait olduğunu bilmiyorlar mıydı? Keza bu araçların şoförleri sivil ve Adalet Bakanlığı memuru.

Katledilen gazeteci Hrant Dink'in arkadaşları, Başbakan Erdoğan'a bir mektup yazdı. Bu mektup bir süredir gazetelerde yayınlanıyor.

O mektupta dahi, söz konusu çıkartmadan dolayı jandarma suçlandı.

Dink ailesi ve avukatları, o çıkartmadan Adalet Bakanlığı'nın sorumlu olduğunu bilmiyorlar mı? Bunu bilmeyenler, Hrant Dink cinayetini nasıl çözeceklerdi?

Son olarak...

Umarız Adalet Bakanlığı, yanarak ölen beş masum insandan ders alır da çağın gereklerine göre insani tedbirler alır.

Umarız kendisine aydın diyenler ve insan hakları söz konusu olduğunda mangalda kül bırakmayanlar, o beş masum insanı unutmazlar.

Yoksa onlar tutuklu oldukları için ölmelerinde bir sakınca yok mu?

Odatv.com
20.09.2011 13:41


http://www.odatv.com/n.php?n=bes-tutukl ... 2009111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Güncel Haberler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir