Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Georgia'lı Corc Erdoğan

Burada Atatürkçü Medya'da yer alan önemli Güncel Haberler hakkında başlıklar bulabilirsiniz.

Georgia'lı Corc Erdoğan

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 May 2011, 00:27

GEORGİA'LI CORC

Resim

Corc’ların ve de Başbakan’ımızın ailesinin ülkesi…

Evrenimizde, adı Georgia olan iki coğrafya var: birincisi, ABD’nin Georgia eyaleti, ikincisi de esas adı Georgia (Corciya) olan, kuzey komşumuz Gürcistan. Halkının %90’ı Hıristiyan Ortodoks inancına mensup... Geri kalan % 10 nüfusun büyük bölümü Şii Azeri, kalanı ise Ahbaz, Çeçen, Ermeni ve Rus’tur… Bayrağında Hıristiyanlığı temsilen dört adet kızıl haç bulunur. Bu haçların adları; St. George, Yorgi, Yorgo’dor. Georgia adı buradan gelir

Başbakanımız, Ağustos 2004 yılında Corcların ülkesi Gürcistan’a yaptığı ziyarette; “ben de Gürcüyüm. Ailemiz Batum’dan Rize'ye göç etmiş bir Gürcü ailesidir” diyor, bu ‘Corc’ meselesinin üstünden geçiyor fakat hiç söz etmiyordu.

Aidiyetini seviyor; kendisine âşık… Aidiyetini sevmesine değil ama Gürcülüğünü alenileştirip, Corcluğunu gözden kaçırmaya çalışmasına itirazımız var... Eğer ailesinin Gürcü olduğunu kabul ediyorsa, Corc olduğunu da kabul etmesi gerekmez mi? Yazının devamında konuyu biraz deşeceğiz. Başbakana bir ata tavsiyesi; “ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün!” Madem ki, Sn. Başbakan siyasi rakiplerini köken ve inanç siyasetiyle köşeye sıkıştırmayı yöntem haline getirdi, sonuçlarına da katlanmalı…

Başbakan, yukarıda verdiğimiz cümle içinde bir itirafta bulunuyor: diyor ki, ben Türk değil, Gürcüyüm: ailemin geçmişi de Ortodoks Hıristiyan. En azından ben böyle anlıyorum. Yurttaşlık yerine dindaşlığı ikame etmeye çalışmasının bir nedeni olmalıydı; hiçbir davranış nedensiz değildir, öyle değil mi?.. 1994 yılında Ümrani­ye'de yaptığı konuşmada; “Bakınız, geçen gün İstanbul Valiliği, 4 şehit polis memurunun cenazesine ‘ben Türküm, ben İstanbulluyum diyen gelsin’ diyor. Ben Lazım, ben Gürcüyüm, ben Kürdüm, ben Çerkez'im diyen ne olacak?...” Çeşitli kereler görüldüğü üzere, Türkiye Başbakanı, Türk sözcüğünden fena halde rahatsız!

Normal mi? Buraya kocaman bir soru işareti koyup geçelim.

Şöyle düşünüyorum: bizi, siyasetçinin kökeni, inancı, mezhebi değil, yurt sevdası, kişiliği, dürüstlüğü ve yöneticilik vasıfları ilgilendiriyor. Tayyip Beyin baskın niteliği nedir; yurt sevdası mı, zenginlik sevdası mı? Yurt sevdası yerine, zenginlik sevdasına kapılan İslam coğrafyasının muhteris diktatörleri çaldıkları paraları alıp, ülkelerinden kaçıyorlar. Sıra kimde? Acaba Türkiye…

Neyse bu analizin devamını okuyucuya bırakıp muhabbeti sürdürelim. Kişioğlu, kendisini yöneten kadroların yöneticilik vasfını, doğrultusunu ve insani özelliklerini bırakıp; siyasetçinin kökenine, inancına, kimliğine göre tercih yapıyorsa, ilkelliği, iç ve dış sömürüyü kabul etmiş sayılırlar. Gelişkin demokrasiler, din ve kimlik siyasetinin faturasını çok pahalı ödedikleri için kişi aidiyetini, insanın özel alanı saymış ve bu değerler üzerinden siyaset yapmayı sonsuza dek yasaklamışlardır.

Ama Tayyip Bey durmuyor ki, örtüyü-türbanı-tesettürü seviyor; bu yüzden de istemediğini örtüp, istediğini açmak için her yolu mubah görüyor. Tele kulak, gizli kamera, Ergenekon, Silivri, statüko, derin devlet, Alevi-Sünni bölücülüğü!.. Siyasi rakiplerinin namahremlerinin aleniyete çıkarılması, özellerinin açılması, bunların deşifre edilmesi ve çarşaf çarşaf ortaya dökülmesi durumunda zevkten dört köşe oluyor. Meydan meydan gezerek bel altı vuruşlar yapıyor. Bütün siyasi argümanı din, mezhep, köken, oruç namaz…

Geçmişinin üzerine örttüğü o “örtüyü” kaldırmaya ve altında ne olduğunu anlamaya çalışacağız: aslında Tayyip Bey kimdir; aşırı dinciliğinin gerekçesi nedir; aile geçmişi ne zamandan beri Müslüman’dır; ırk, din, mezhep istimrarcılığıyla hangi ‘eksiğini’ örtmeye çalışmaktadır? Türk olmadığını anladık ama Corc mudur, Gürcü müdür, Rum mudur, nedir? Kusura bakmasın; bu sorulara yanıt arayacağız! Ne demişler; “çalma kapımı, çalarlar kapını.”

KILIÇDAROĞLU’NUN ALEVİLİĞİ


Anımsanacağı üzere, 12 Eylül referandum siyasasını “yargıda Aleviler var, onları temizleyeceğim” söylemi üzerinden yürütmüş, keza içinde bulunduğumuz 12 Haziran seçim sürecinde de aynı alışkanlığını sürdürerek, CHP Genel Başkanı Sn. Kılıçdaroğlu’nun Aleviliğini söz konusu etmiş, etmeye devam etmektedir. Kürsüye çıkıp, “O Alevidir ha; haberiniz olsun!” İslam’dan, abdestten, Kuran’dan habersiz olan insanlar Türkiye’de iktidar olmaya kalkıyorlar.” Diyor. Şunu söylemek gerek; bu ülkeye daha dün gelen Corclardan başbakan oluyor da, ülkenin gerçek sahibi Alevilerden neden olmasın?

Ne yaptı Aleviler; insanı-insanlığı mı yaktılar; mazlumun hakkını mı yediler?

Sn. Kılıçdaroğlu’nun hangi aidiyete mensup olup olmadığı ne beni ilgilendirir, ne sizi, ne de bir başkasını. Çalıyor mu, beytülmali çoluk çocuğuna-akrabai taallukuna peşkeş çekiyor mu, gemicikler alıyor mu, devlet bankalarını çevresi için kullanıyor mu, özelleştirmeleri-ihaleleri kurguluyor mu, Deniz Feneri yolsuzluğundan nemalanıyor mu, yargının önünü açıyor mu, taşeronlaştırma adı altında köleleştiriyor mu? Ben, yurttaş olarak devlet adamında bu nitelikleri ararım: bana ne senin mezhebinden, orucundan, namazından…

Işıklar içinde yatsın; rahmetler olsun, Ali Ekber Çiçek çok güzel okurdu:

Böyle ikrar ile böyle yol ile

Cefalı yar bana lazım değilsen

***

Ölüm geldi dört yanımı bağladı

Kılma cenazemi lazım değilsen

Alevi-Bektaşi yolunun bunca yıllık naçizane hizmetkârı olarak yakinen biliyorum ki, Sn. Kılıçdaroğlu, inancını özel olarak yaşayan, reklamını, propagandasını yapmayan, bunu ahlaki bulmayan bir insandır. Ve insanların özel alanlarıyla ilgilenmeyecek kadar medenidir. Buna karşın Türk siyasi hayatında bunca aleni biçimde Alevi-Sünni bölücülüğü yapan, bu bölücülüğün toplumsal birliğimiz üzerindeki büyük tahribatını değil, salt siyasal-kişisel çıkarını hesaplayan ilk lider Tayyip Beydir… Gerçekten ülkeye bu ölçüdeki bir tahribatı hiçbir siyasetçi göze alamamış; eli, dili ve vicdanı bunu yapmaya varmamıştır.

Başbakanın, Alevi-Bektaşiliğin amentüsü olan “eline, beline ve diline sahip ol” düsturunu istismar etmesi de çok rahatsız edici. Biri çıkıp sormalı; sen eline, diline, beline sahip misin? Tayyip Beye söylüyorum: Aleviler bu coğrafyada yerleşiktir; evin, köyün, yurdun ilk sahibidirler. Bu yüzden Alevilerin; Corclar, Gürcüler, Rumlar, İslamiyet’e yeni geçenler ve devşirmeler kadar, onlardan daha fazla, ülkeyi yönetmeye hakları vardır ve yöneteceklerdir.

Sn. Başbakanın; “Ben de Gürcü’yüm. Ailemiz Batum'dan Rize'ye göç etmiş bir Gürcü ailesidir,” demesi, doğru fakat eksiktir… Sanki geçmişinde çekindiği-korktuğu bir şey var… Yukarıdaki tümcede ana tarafını sahiplenirken, baba tarafını söz konusu bile etmiyor ve her nedense bilinmesini istemiyor. Oysa aile, salt anneden ibaret değildir. Dünyevi mevcudiyetimizin bir de baba tarafı vardır, değil mi? Dolaysıyla, ananın geçmişine sahip çıkıp, babanın geçmişini sansürlemek, ya da yok farz etmek olmaz… Kökeni, cinsi, cibilliyeti ne olursa olsun baba babadır.

Bulabildiğimiz kaynaklardan anlamaya çalışalım:

Ergün Poyraz, “Musa’nın Çocukları” adlı eserinde şu bilgileri veriyor: “Başbakan, memleketi Rize'nin Güneysu Beldesi'ne gittiğinde, hemşerileri kendisini ‘Potamya’ya hoş geldin’, pankartlarıyla karşıladı. Buralar Güneysu olarak bilinirdi. Potamya ne demekti? İşin aslı çok geçmeden ortaya çıktı: Güneysu Beldesi'nin Rumca ismi Potamya’ydı. Bu beldenin ahalisinin bir kısmı sonradan Müslüman olan (!) Rumlardı. Halen beldenin Rumca adını kullandıklarına göre, Türklüğü içlerine tam sindirememişler demekti. Tayyip Erdoğan bu pankarttan rahatsız olmadı. En ufak bir tepki göstermedi.” Neden?

Güneysu ilçesinin Pilihoz Köyü, Başbakan Erdoğan'ın baba ocağıdır. Babası Ahmet Erdoğan ve dedesi Bakatalı Tayyip Pilihoz’ludur. Gerek Potamya, gerekse Pilihoz isimlerinin Rumca olduğu biliniyor. Ama Tayyip Bey, Gürcülüğü tercih ederek, Rum meselesine açıklık getirmekten kaçıyor. Araştırmacı yazar Soner Yalçın’ın “Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor” adlı eserinde, Tayyip Beyin dedesinin Molla Yunus değil, Bakatalı Tayyip olduğunu kaydediyor. Oysa Tayyip Bey, Dedesi Bakatalı Tayyip’ten fazla söz etmiyor; neden?

Akif Beki’nin kaleme aldığı “Erdoğan'ın Harfleri” adlı kitaba baktığımızda, ‘karatmaya’ dair bir başka ipucuna rastlıyoruz: “Babama sordum ‘Biz Laz mıyız, Türk müyüz?’ dedim. Allah rahmet eylesin, babam dedi ki: ‘oğlum ben de dedeme sordum; ‘dede biz Laz mıyız, Türk müyüz?’ Torinim dedi, ‘yarın Öleceğiz. Öldüğümüz zaman Allah bize bir soru soracak; (…) Torunum Rabbin kim? Nebin kim? Dinin ne? Ama kavmin ne diye bir soru sormayacak. Sana sordukları zaman ‘elhamdülillah Müslü­man'ım de, geç.” Başbakanın babası Ahmet Beye göre kavim yani ırk değil, inanç önemliymiş! Başbakanımız kavmini bu nedenle mi önemsemiyor, yoksa kavminin kurcalanması durumunda, içinden “çapanoğlu” çıkmasından mı korkuyor?

Ergün Poyraz ve Emin Çölaşan’dan alıntılarla devam edelim: “Tayyip’in anne tarafı, Güneysu ilçesine Gürcis­tan’ın başkenti Batum’dan gelmişti. O sıra Batum’dan gelen ai­leler arasında meşhur Mezarcı ailesi de vardı. 1991 yılı milletvekili seçimlerinde liste savaşları başlıyor, Erbakan’ın kendine yakın gördüğü isimleri İstanbul’da liste başlarına yerleştirmesine şiddetle karşı çıkıyordu. Erbakan liste başına Ali Oğuz’u getirmek istiyor, Tayyip bey ise aynı yere kendi kökeninden, Ümra­niye Müftüsü Hasan Mezarcı’yı düşünüyordu.

Mezarcı, milletvekili seçilmesi­nin ardından Tayyip Beye layık olduğunu konuşmaları ve davranışları ile bir bir kanıtlıyordu. Partinin Bayrampaşa teşkilatında kadınlara yaptığı konuşmada, Tayyip Bey gibi Batum’lu olduğunu vurguluyor ve Atatürk'e iğrenç iftiralarla saldırıyordu: Atatürk milliyetçiliği ne demek? Herkes Türküm diyecek, ne yani, senin hatırın için ben anamı babamı inkâr mı edeyim? Ben senin atan gibi veled-i zina mıyım? Ben Batum’luyum benim köküm bel­li...”

Tayyip Bey Başbakan olduğunda ilk ziyaretini Yunanistan'a yapmış, Ra­mazan ayında olduğumuz halde orucunu tutmamıştı. Oysa hayatını anlattığı ‘Bu şarkı burada bitmez’ adlı kitapta her zorluk karşısında orucunu bırakmadığıyla övünüyor, hatta röportaj günü Ramazan olmadığı halde oruç tuttuğunu söyleyerek reklamını yapıyordu.

Tayyip Beyin ısrarlı vurgularıyla, Sn. Kılıçdaroğlu’nun inancını, kökenini bilmeyen kalmadı. İnanç ve köken bunca önemliyse, Tayyip Beyi de aynı gerçeklikle tanımak hakkımız. Burada yazılanların eksik veya yanlış olma ihtimaline karşı gerçeğin ne olduğunu çıkıp açıklamalı.

Aslında Tayyip Bey kim; kökeni ne?

Sn. Erdoğan, Simitis’le gerçekleştirdiği görüşmelerde iki saati aşkın baş başa kalmış, konuştukları dil merak konusu olmuştu. Öyle ya, Tayyip Bey İngilizce bilmiyor, Simitis ise Türkçeden anlamıyordu. Sonunda Tayyip Bey bu olaya da açıklık getirdi. Anlatımına göre ilk patronu Rum’du.”

Tayyip Bey Rumca biliyor mu?

Beş göbek ötesi Corc mu, Rum mu?

Aslında Tayyip Bey ne?

Murtaza Demir
Odatv.com
20.05.2011 18:43


http://www.odatv.com/n.php?n=georgiali- ... 2005111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Georgia'lı Corc Erdoğan

Mesajgönderen avşar » 26 May 2011, 12:07

Hem köksüz hem de ahlaksız bir kişiliktir.Türk halkının bu "münafık"sürüsü akp yi bir an önce yok etmesi lazım gelir.
Kullanıcı avatarı
avşar
Çavuş
Çavuş
 
Mesajlar: 75
Kayıt: 25 Nis 2011, 11:45

Re: Georgia'lı Corc Erdoğan

Mesajgönderen TurkmenCopur » 26 May 2011, 12:15

Evet, haklısın. Ve ayrıca "Münafıklar Sürüsü" Erdoğan ve AKP'liler için çok güzel bir tanımlamadır.

AKP = "Münafıklar Sürüsü"
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Georgia'lı Corc Erdoğan

Mesajgönderen avşar » 26 May 2011, 12:22

Müslüman değiller ama Müslüman takılıyorlar bunun adı MÜNAFIK lıktır ve lanetli beddualıdırlar bu akpnin avrupada hristiyan değiller ama hristiyan takılanları var bunlarda frankistler bu iki olduğu gibi görünmeyen soysuz takımın ortak noktaları yahudi ve mason oluşlarıdır.
Kullanıcı avatarı
avşar
Çavuş
Çavuş
 
Mesajlar: 75
Kayıt: 25 Nis 2011, 11:45


Dön Güncel Haberler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir