Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Böyle Bilim Adamı Olur Mu: Halil Berktay

Burada Atatürkçü Medya'da yer alan önemli Güncel Haberler hakkında başlıklar bulabilirsiniz.

Böyle Bilim Adamı Olur Mu: Halil Berktay

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Nis 2011, 16:33

Böyle Bilim Adamı Olur Mu: Halil Berktay

Resim

Halil Berktay’ın kişiliğinden veya kaç kez ideoloji değiştirdiğinden bahsetmeyeceğiz. Taraf gazetesindeki son yazısında verdiği hükümler üzerinden “bilim adamı niteliği nasıl olmalıdır” sorusunda cevaplar vereceğiz. Berktay yazısında Ergenekon davası ile ilgili her zaman yaptığı gibi hiçbir bilgiye veya gerçeğe dayanmayan iddialarının arkasından bir hüküm vermiş. Şöyle diyor: “Ergenekon, savunmasını başından itibaren mahkeme değil kamuoyu üzerine kurdu. Evet, siyasi bir dava: öncelikle savunma stratejisi yüzünden. Geçmişte sol siyasi savunma yaptı. Şimdi bu da Ergenekon’un siyasi savunması oluyor…”

Bir insanın böyle bir hüküm verebilmesi için bilimden zerre kadar nasiplenmemiş olması, yöntembilimden haberinin olmaması gerekir. Ancak skolâstik düşüncenin esiri olan cemaat müritleri böyle hükümler verebilir. Çünkü bilim, herhangi bir konu hakkında hüküm vermeden önce okumayı, araştırmayı ve kanıtlara dayanmayı emreder.

Ergenekon davasında 180’den fazla duruşma yapıldı. Sadece duruşma tutanakları 15 bin sayfadan fazla. Duruşmalar boyunca dava ile ilgili yazışmalar ve yeni belgeler ise 3 bin klasör civarında. Bu dosyalarda öyle somut ve hukuki belgeler, bilirkişi raporları, resmi yazışmalar var ki, Halil Berktay gibiler onlara bakmaya korkarlar.

Halil Berktay hukuki savunma ve kanıt olarak ne görmek ister?

Darbe planları mı?

Haklarında beş tane bilirkişi raporu var. Sanıkların lehine… Daha önemlisi sanıkların talebiyle yapıldı. Tutanaklar da var.

Faili meçhul iddiaları mı?

Bizzat sanıklar, görev yaptıkları yerlerde, kendi dönemlerindeki faili meçhullerin sorulmasını istediler. Gele gele 80 yaşında bir kadın cinayeti geldi sadece. Adli olay… Başka yok. Tutanaklara baksa görecek.

Kara para mı?

Bizzat sanıklar MASAK incelemesi talep etti. Yapıldı… Sanıkların çoğu yoksulluk sınırının altında gelire sahip, kendine ait evi olanların sayısı bile birkaç kişiyi geçmiyor. Duruşma tutanaklarında yazılı bunlar.

Bombalar mı?

Onlarla ilgili de bilirkişi raporları var… Onu da sanıklar istedi. Dahası ortada bombalar da yok, hatta bu mahkemenin konusu bile değil, dava tefrik edilmiş. Nasıl bulundu, nasıl yok edildi, neden yok edildi? Bunlara ilişkin tek kare fotoğraf veya video yok.

Tutanakların olay yerlerinde düzenlenmiş gibi gösterildiğini ama aslında polis merkezinde düzenlendiğini gösteren sesli video kayıtları var. Halil Berktay tutanakları okusa görürdü, daha ortada soruşturma bile yokken polis şöyle diyor: “Soruşturma Ergenekon olunca s….. hakimi de savcıyı da.”

Ya Danıştay saldırısı?

Onu da okumuş mu Halil Berktay? Ablasını öldürüp, yeğenini para karşılığında erkeklere satan ve Danıştay suikastından iki kez müebbet almış birinin iddiaları dışında bir şey yok. Karşılığında HTS raporları, TİB kayıtları, telefon kayıtları, mahkeme huzurunda keşifler ve itiraflar var. Halil Berktay bunları da okumadı!

CD’lerin delil torbalarına sonradan konulduğunun mahkeme huzurunda kanıtlanmasını, isimsiz imzasın tutanakların savcıları tarafından yazıldığının, bizzat yazan savcı tarafından itiraf edildiğini biliyor mu?

Mahkeme teslim edilen kanıtların kırılarak içeriklerinin yok edildiğini biliyor mu?

Alparslan Aslan’ın her bombalamadan birkaç dakika önce ve sonra en az 10 kez ve bir dakika veya 30 sn aralıklarla görüşme yaptığı kişilerin bu davada sadece tanık olduğunu ama hiç tanımadığı, görüşmediği insanların sanık olduğunu biliyor mu? Şeyh Salih Kunter’in mahkeme huzurundaki ifadesinde Cumhuriyet gazetesini kâfir gazete ilan ettiğini söylediğini okumuş mu tutanaklardan?

Bunlar gibi binlerce örnek yazılabilir ama Halil Berktay gibiler bunu gibi bir tek somut olguyu yazamazlar. Çünkü yoktur. Hukuk pozitif bir bilimdir, nesnel olgulara dayanır, kırmızı başlıklı kız masalları ile ilgilenmez. Oysa Halil Berktay, bir bilim adamı olarak somut olgular veya nesnel kanıtları değil, olmayanı yani yoku yazmaktadır. Kurt adam hikâyeleri anlatmakta cadı veya dokuz başlı şeytan söylencelerinin yazıcılığını yapmaktadır.

İşte bu iddiamızın da kanıtı… Aynı yazıda şöyle diyor: “(…) Ergenekon yaşıyor… (…) görünmeyen bir kürsüden görünmeyen bir değnekle yürütülüyor…”

İşte bir “bilim adamının” Ergenekon’un varlığını kanıtlamak için dayanakları bunlar. Üzülmesin, bu konuda yalnız değil. Ergenekon duruşmalarında Şeyh Salih Kunter ve Alparslan Aslan’ın arkadaşları dinlenirken çok ilginç bilgiler mahkeme tutanaklarına geçti. Örneğin, cin nasıl çıkarılır? Cin insana neresinden girer, neresinden çıkar? Cin insana hangi suçları işletir? Cin, insanı mı çarpar, insan mı cini? Halil Berktay bu konulara çok yatkın görünüyor. Vakit geçirmeden Şeyh ile irtibat kurmalı veya tutanaklardaki ilgili sayfaları okumalı.

Bilim mi?

O Halil Berktay gibilerin işi değil artık.

Odatv.com
19.04.2011 04:31


http://www.odatv.com/n.php?n=boyle-bili ... 1904111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Güncel Haberler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir