Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Tepki Çığ Gibi Büyüyor

Burada Atatürkçü Medya'da yer alan önemli Güncel Haberler hakkında başlıklar bulabilirsiniz.

Tepki Çığ Gibi Büyüyor

Mesajgönderen TurkmenCopur » 06 Nis 2011, 14:13

Tepki Çığ Gibi Büyüyor

Resim

Habertürk'te yayınlanan Tarihin Arka Odası programında Murat Bardakçı'nın "Türk Beşleri" için "Türk leşleri" ifadesini kullanması ve programı sunan Pelin Batu, Erhan Afyoncu'nun buna destek vermesi müzisyenleri kızdırdı. Cihat Aşkın, Odatv'den Murat Bardakçı'ya tepki gösterirken (Okumak için tıklayın), Fazıl Say da Dünyada ilk 1000 içerisinde olan Türk icracılarının kimler olduğunu yine Odatv'de anlattı. (Okumak için tıklayın)

Ancak Murat Bardakçı'ya tepkiler bununla sınırlı kalmadı. Pekçok müzik sanatçısı Bardakçı'ya tepki gösterdi.

BURAK BİLGİLİ: HİLAFETİN TORUNLARI

NewYork Metropolitan Operası Sanatçısı Burak Bilgili Bardakçı'nın Türk Beşleri'ne yaptığı hakarete ilişkin şunları söyledi: "Baştan beri yazıları yazanların ve Klasik Batı Müziğine saldıranların,Osmanlı kafasında olduğunu görebilirsiniz. Atatürk Hilafeti kaldırdığı zaman, hilafeti savunanların torunları, şimdi Atatürk'ün yaptıklarından öç almaya çalışıyorlar. Atatürk'ün yapmış olduğu bütün yenilikler eleştiriliyor ya da Atatürk mitingi düzenleyenler Silivri'de hapse koyuluyor. İçlerinde kalmış olan kini şu anda kusuyorlar. Saldırıyorlar ve ağır hitaplar kullanıyorlar. Klasik Batı Müziği eğitimi almış veya bu muziğe hayatını vermiş insanların bir olma zamanıdır.
Bardakçı ve benzerleri buna Altaylı da dahil, kime, kimlere hitap ettikleri belli. Bunlara cevabını ancak anlayacakları dille, mahkeme yoluyla vermek lazım.
Bunlarla oturup neyin tartışmasını yapabilirsiniz ki?
Müzik bilgisi sıfır olan insana Türk Beşlerini mi anlatacaksınız?"

GÜLSİN ONAY: ZAVALLILAR

Uluslararası alanda önemli başarılara imza atan Gülsin Onay ise şunları söyledi: "Onyıllardır, binlerce konser, 64 ülke, dediğim zaman dile kolay geliyor ama bunun anlamı konser salonu ve piyanosu olan, klasik müzik dinleyicisine sahip hemen tüm ülkeler; yani tüm klasik müzik dünyasi...

Ve bu dünyada bıkıp usanmadan Saygun'u tanıtmış biri olarak, dünyanın ona yaklaşımını, takdirini yasamış biri olarak benim içim çok rahat. Buradan bakınca nasıl zavallı geliyor tüm o karalama çabaları!

Saygun'un, Erkin'in, Fazil'ın ve şimdi tartışmanın oklarına maruz kaldıkları için onların isimlerini zikrediyorum, pek tabii diğer çok değerli bestecilerimizin de arkasında bu dünyanin ilgisi, beğenisi, sevgisi var.
Onlar bizim sadece Türkiye değil, tüm dünya kültürüne armağanımız ve dünya bu armağanın değerini biliyor, hatta bazen bizden bile daha fazla...

Benim içimin rahatlığını tevekkülle karıştırmayın lütfen. Benim sukunetim, müziğin gücüne inancımdan. Herkes anlatmak istediğini en iyi kullandığı vasıtayla anlatır. Ben piyanoyla anlatıyorum. Çomakdağ köylülerine, Van'da veya Trabzon'daki üniversite öğrencilerine çaldığım zaman söyleyeceğimi en iyi şekilde söylüyorum ve onların da anladığını ve hoşlandığını görüyorum. Murat Bardakçı'yı seyredenler arasında onların da olduğunu bilmek içimi daha rahatlatıyor çünkü onların da kendi fikirleri var bu konuda artık çok şükür."

PROF. MESUT İKTU: "YAZIKLAR OLSUN"

Profesör Mesut İktu ise Bardakçı'nın açıklamalarına şöyle tepki gösterdi: "Programı izlemedim ama gerek kalmadı. Fazıl'ın yazdıkları bana yetti.

Yazıklar olsun...

Okuyunca bir süre kendime gelemedim. Bir mikrofon bulmuş, diksiyonu da bozuk, foniyatrik tedavi gerekiyor, izlediğim zaman ne dediğini ben hiç anlamıyorum.

Bunlar hep programlı şeyler, yarın başka ummadığımız birisi çıkıp, "bunlar da ne iş yapıyor, kapatın bu kurumları gitsin", der. Bilinen bir konudur; toplumda bazı sosyolojik değişikliklerde önce sanat, sanatçılar ve sanat kurumları yıpratılır.

Bu filmi çok gördük...

Bana yeni atanmış bir Kültür Bakanı (2001), "siz İstanbul'da Opera ve Balesi'nde napıyorsunuz, kaç kişi temsillere geliyor", diye küçümser bir tavırla sormuştu... Cevabını benden rakamlarla almıştı (repertuar anlayışı, yelpazesi, Türk eserleri oranı, izleyiciye ulaşma, turneler) vb...

Hele Pelin Hanım, sizinle Mimar Sinan'da Konseratuvarın bir konseri öncesinde tanışmıştık. Sanatımıza ve sanatçımıza saygılarınızdan uzunca söz etmiştiniz... Bence siz bu konuşmada yer alıp sustuysanız size şunu anımsatayım: 'Bir konu oldu ve sizin aklınıza yatmamasına,yanlış ve haksız bulmanıza karşın sesinizi çıkartmadıysanız o dakikadan itibaren ölmeye başladınız demektir'. Öldüğünüze göre, Teolojiye göre size "Tanrı gühanlarınızı affetsin" demek gerekiyor...

Kendileriyle eserlerini bizzat çalışma onuru taşıdığım, bana Ankara Devlet Konservatuvarı'nda, 60'lı yıllarda hocalık yapmış Değerli Saygun Hocam, Ulvi Hocam, Necil Hocam, Cemal Reşit Hocam (İstanbul'da), Ferit Alnar Hocam iyi ki bu günlerde yaşamıyorsunuz, bu günleri görmediniz... Atatürk Müzik ve Sahne Sanatları'nın sarsılmaz devrimcileri, sizler ışıklar içinde olun ve rahat uyuyun, bayrağınız bizde. Yaşamımız kendimizi, sanatımızı anlatma mücadelesiyle geçti. Ben şahsen 63 yaşındayım ama hiç yorgun değilim, mücadeleye devam. Bana ne düşüyorsa.

Sevgili avukatım Emre'ye bir ricada bulundum, konuyu inceleyecek ve bana dönecek, tazminat davasını açacağım. Biz bu yüce öncülerin hem öğrencileri hem de çocuklarıyız."

NACİ ÖZGÜÇ:BARDAKÇI KAÇACAK DELİK ARARDI

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Daimi Şefi Naci Özgüç: "Almanya'da yayınlanan ve tüm sanat ve müzik okullarında okutulan "Karşılaştırmalı Sanat Tarihi" kitabi, A. Saygun'un Kerem operasının ilk icrasını yüzyılın en önemli olaylarından biri olarak yazar. Bu kitabı ben şahsen gördum ve onurla okudum. Sayın Bardakçı kişisel zevkine tarihçi kimliğiyle mesnet oluşturmaya çalışmaktadır. Hayal kıriklığıdır, üzücüdür. Ayrıca Sayın Bardakçı'nın Saygun veya Erkin'i beğenip beğenmemesi konu değildir. Konu Saygun veya Erkin'in Bardakçı'yı beğenip beğenmemesidir. Ustaların müzikoloji ve Cumhuriyet tarihi konularında Sayın Bardakçı'yı tek hamlede ve sadece bir kaşık suda boğacakları zaten bellidir. Sayın Bardakçı dua etmelidir ki Saygun, Erkin veya Hikmet Şimsek hayatta değiller, yoksa kaçacak delik arardı. Bu müzikoloji alanında hala devam etmekte olan "Abdurrahman Çelebi" hikayesidir. Her konuya cahil cahil yorumlarda bulunan sevgili müzikologlarımız neredeler? Zarar ziyandir bu insanlar, sadece mastürbasyon ustalarıdırlar. Ne yetenekleri, ne eğitimleri ne de vizyonları Saygun'u, Erkin'i anlamaya yetmez. Ben Fazıl'ın yazısının arkasındayım, referans olarak yanındayım, ben Saygun'un, Erkin'in çocuğuyum, Cumhuriyet devrimcisiyim, biline."

Odatv.com
28.12.2010 23:55


http://www.odatv.com/n.php?n=-tepki-cig ... 2812101200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Güncel Haberler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir

cron