Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Başbakan Bu Davayı Hiç Açmayacaktı

Burada Atatürkçü Medya'da yer alan önemli Güncel Haberler hakkında başlıklar bulabilirsiniz.

Başbakan Bu Davayı Hiç Açmayacaktı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Nis 2011, 19:47

Başbakan Bu Davayı Hiç Açmayacaktı

Resim

Başbakan Erdoğan'ın Ulusal Kanal'da yaptığı konuşma nedeniyle Yalçın Küçük'e açtığı dava dün görülmeye başlandı. İkili arasında görülen beşinci dava olan sözkonusu davanın ilk celsesinde Yalçın Küçük mahkemeye bir savunma verdi.

Yalçın Küçük savunmasında şunları söyledi:

"Değerli Yargıç,

Mahkemeniz’de görülmekte olan dava ile ilgili olarak, kitapçılara henüz ulaşmış olan, “Hasta Despot” kitabımı, sunuyorum. Tetkik edebilmeniz halinde, kararınızı son derece kolaylaştırmasını ve sahih bir değerlendirme yapmanıza katkı olmasını, ümit ediyorum ve diliyorum.
Burada, Değerli Mahkemeniz’e daha önce takdim etmiş olduğum iki yazı ve dosyadaki bazı küçük ve önemsiz yanlışlarımı düzeltme imkanı da bulmuş oluyorum. Daha önce, rüyet ettiğiniz davanın, Tayyip Erdoğan Beyefendi’nin, bana, tevcih ettiği dördüncü hukuki husumet olduğunu not etmiştim, beşincisidir. Tashih edilmektedir.
Benzeri tashihlerim var.

Değerli Yargıç,

Bu kitap ya da “dosya”, iki önceki kitabın, ki bunlar hakkında da Tayyip Beyefendi davalar açmış ve maalesef kaybetmişti, birleştirilmesi ile yeni bir kitabın eklenmesinden ibarettir. Bu kitaba “mediko-jüridik” adını verdim ve mutlaka tetkikini arz ediyorum. “Mediko-Jüridik”, “dava” ve “hikaye” bölümlerinden ibarettir.
Artık temel itirazımız, “dava” ve “hikaye” bölümlerinden ibarettir.
Evvelen dava edilen “Caligula” ve “Epilepsi” kitaplarımız, önceki dava dosyalarında varlar. Bununla birlikte, istenirse, her daim, sağlamamız mümkündür, bilgi veriyorum.
Bir, “Dava” bölümünün tetkikinden anlaşıldığı üzere, asıl “dava” benimle Aydın Doğan ve medyası arasındadır. Mesele şudur, A.Doğan, Erdoğan’ı “fevri” ve “kontrol edilemez” bulmakla, daha yetkisiz saydığı cumhurbaşkanlığı makamına göndermek ve yerine daha uyumlu ve “kontrol edilebilir” saydığı Abdullah Gül’ü getirmek istiyordu. Güzel, ancak, “sara” hastalığını engelleyci saydığı için, Tayyip Beyefendi’ye, “fıtık”, attan düşme, “şeker” ve hatta “yorgunluk” türü rahatsızlıklar yüklüyordu, demek ki, burada bir doğruluk ve matbuat kavgası söz konusudur. İşte mesele budur.
İki, tabii ben de Tayyip Bey’in Çankaya’ya çıkmasını uygun ve doğru bulmuyordum ki doğal haklarım arasındadır.
Üç, bunu yaparken, Abdullah Gül Bey’in Çankaya yolunu açtığımı bilmiyordum. Böyle bir neticeyi istemediğim kesindir.
Dört, “Sara” tavsifinde ne karalama ve ne küçültme var, Erdoğan yanıltılmıştır. Başlı başına mani olmadığını tekrarlıyorum.
Bu nitelemeyi pek çok gazeteci ve yazarın yapmış olduğu burada kayıtlıdır.
Beş, ne yazık şu anda, Aydın Doğan ve bir kısım muktedir mahfil, görüş değiştirmiş ve Tayyip Beyefendi’yi cumhurbaşkanı görmekten vazgeçmiş durumdadırlar. Şimdi, Abdullah Beyefendi’yi olduğu yerde tutma kaygısı içindediler. Bu nedenle, bu “Dava” için de asıl mesele kapanmış olmaktadır.
Çok kısa “Hikaye” bölümünde büyük bir sarahat bulacağınızdan eminim ve burada “Tenkid” ekini özellikle işaret ediyorum. Kendi görüşlerimi kendim eleştiriyorum ki, bizim tarikimizde, çok tabiidir.
Altı, Tayyip Beyefendi’nin bana tevcih ettikleri bu beş husumette de nerede ise aynı “dava dilekçesi” kullanılmış olduğu, “Dava” bölümünde ortaya konmaktadır. Cümleler ve paragraflar sadece tekrardırlar. Halbu ki, aynı meselede tekraren çoğaltılmış davalar için “red”, artık bir içtihat halindedir.
Böyle olmasına rağmen bu sonuncu davanın açılmasını, yargının bağımsızlığını yitirmesine bağlamak zorundayım.”Referandum” sonuna yakın bir zamanda açılmıştır, sonuçtan emindiler ve Mahkemeniz’in bağımsız karar veremeyeceği ve Yargıtay’ın değiştirilmesine kadar davanın uzatılacağı değerlendirmesini yaptıklarını düşünmek durumundayım. Tabii yanılmış olmak tercihimdir.
Yedi, “hakaretamiz” görülen sözcük ve cümlelerin hepsi Poyraz’ın kitabındadır. Ben, televizyonda, Poyraz’dan bu sayfaları okumuştum ve dava dilekçesinde ise Poyraz yoktur ve dolayısıyla bu ihmal hem vahim ve hem de hukuka mugayyirdir.
Hasta Despot’un “Dava” bölümünde, Poyraz’ın kitabından ilgili sayfaları aktarmış durumdayım. Tetkikleri mercudur.
Sekiz, Poyraz’ın kitabında, fıkra yazarı A.H.Coşkun ile ilgili çok ağır sözler yer almaktadır. Coşkun’un, Poyraz kitabını tiksindirici bulmasını da, her halde buna bağlamak zorundayız. Şüphesiz, beni televizyon programında bu meseleyi almaya zorlayan da Coşkun’un ölçü dışı hücumu olmuştu. Nitekim, hep, bir paragraf okuyup, “bu nedenle mi bu kadar şiddetlisiniz” demiştim. Hepsi budur.
Türkiye’de, pornografik olanlar hariç, hiç bir kitaba bu şekilde hücum edilmemişti; çok acıdır. Ben ise her zaman haksızlığa uğrayanların yanında yer aldım, hapisteki bir yazarın bir kitabına bu tür hücumu acımasız bulmuştum ve acımasızlık karşısında olanların savunmasına koşmaya devam ediyorum. Emsal’dir.
Profesör ya da aktivist, ancak, hepsinden önce ben bir yazarım.
Dokuz, bütün bunlar bir araya getirildiğinde Tayyip Beyefendi’nin beşinci defa dava açmasını, sadece ve sadece, yargının bağımsızlığını kaybederek hukuka aykırı karar verebilecek bir duruma geldiği yargısına bağlamak kaçınılmaz olmaktadır. Tekrarlıyorum.
Ayrıca “Hikaye” ve “Dava” bölümlerin tetkik ederken hiç sıkılmayacağınızı temin edebiliyorum. Her halde yararlı ve enteresandır.
On, Tayyip Erdoğan’ın bu yargı ve beklentisini, tekzip etmeniz dileğiyle hürmetlerimi teyid ediyorum.

Ekler, Yalçın Küçük, Hasta Despot, İstanbul, Mızrak, 2010.
Ergün Poyraz, Takunyalı Führer, İstanbul, Togan, 2010"

Odatv.com
16.12.2010 22:40


http://www.odatv.com/n.php?n=basbakan-b ... 1612101200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Güncel Haberler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir