Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Yandaş Medya Zekeriya Öz'e Yazılan Mektubu Görmüyor

Burada Atatürkçü Medya'da yer alan önemli Güncel Haberler hakkında başlıklar bulabilirsiniz.

Yandaş Medya Zekeriya Öz'e Yazılan Mektubu Görmüyor

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Nis 2011, 19:45

Yandaş Medya Zekeriya Öz'e Yazılan Mektubu Görmüyor

Resim

Kılıçdaroğlu Kayseri Belediyesi ile ilgili bir yolsuzluk dosyasının kapağını açtı.

Hacı Ali Hamurcu adında biri emniyette verdiği ifadede, içinde kendisinin de olduğu Kayseri Belediyesi içine çöreklenmiş bir rüşvet çetesiyle ilgili ayrıntılı iddialarda bulunmuş. CHP, rüşvet iddiaları soruşturulmadan dosyanın kapatıldığını öne sürüyor.

Hamurcu’ya rüşvet ve ruhsat ücreti verip, taksi durağı ruhsatı alamayan bazı taksiciler savcılığa başvurunca ortalık karışmış. Hamurcu sorun çıkarmaya başlayınca Belediye Başkanı Özhaseki, Hamurcu’yu yatıştırmak ve aldığı risklerin karşılığı olarak Hamurcu’ya 10 milyonluk bir senet imzalayıp vermiş. Hamurcu başına bir iş gelir kaygısıyla Kayseri’den kaçmış. Bunlar Hamurcu’nun iddiaları. Kayseri Belediyesi yetkilileri rüşvet ve yolsuzluk işini Hamurcu’nun tek başına yürüttüğünü iddia ediyor.

Hamurcu’nun avukatı Yakup Erikel Ahmet Hakan’ın CNN TÜRK’teki programında Hamurcu ile nasıl tanıştığını şöyle anlattı.

Elindeki 10 milyonluk senedi tahsil edecek bir avukat arayan Hamurcu’ya, bir akrabası Yakup Erikel’i önermiş. Hamurcu Yakup Erikel’in Ankara’daki ofisine gelmiş. Yakup Erikel o sıra umreden yeni dönmüş, kardeşi Yusuf da ağabeyinin umresini kutlamak için ofisteymiş. Yakup Erikel ofiste başka işlerle uğraşırken Yusuf Erikel, Hamurcu ile konuşmuş, sonra ağabeyine, “Hamurcu’nun avukatlığını ben üstleneyim, kazancı bölüşürüz” demiş. Yakup Erikel kardeşinin teklifini kabul etmiş.

Bu iki kardeşten Yakup milli görüşçü, Deniz Feneri’nin kurucularından, AKP’den milletvekili aday adayı olmuş. Yusuf ise şu anda Ergenekon davasında yargılanıyor, hakkında hazırlanan iddianameye göre suçu 10 milyonluk senedi tahsil edip, parayı Ergenekon’a aktarmaya çalışmak…

Milli Görüş, Deniz Feneri, 10 milyonluk senet, Ergenekon… Bu nasıl bir çorbadır?

Her neyse, anlatmaya devam edelim.

Yusuf Erikel senedi tahsil etmek için Kayseri Belediyesi ile temasa geçmiş, belediye de şantaj suçlamasıyla Yusuf Erikel hakkında savcılığa şikayette bulunmuş.

Bu arada Hamurcu Tekirdağ’da saklanırken yakalanmış, Kayseri’de yargılanmış.

CHP’nin iddiasına göre Yakup Erikel bu davada Hamurcu’yu sahte vekaletle savunmuş, dava için Kayseri’ye her gittiğinde kaldığı otelin ücretini ve dolandırılan taksicilerin paralarını Kayseri Belediyesi ödemiş. CHP’ye göre, Yakup Erikel görünürde Hamurcu’yu savunurken, aslında Kayseri Belediyesi adına çalışmış, Hamurcu’yu, ifadesini değiştirmeye, ifadesindeki suçlamaları geri almaya ve pişman olduğunu beyan edip hafif bir ceza ile kurutulmaya ikna etmiş.

Dava sonuçlanmış Hamurcu 6 yıl hapse mahkum olmuş.

Asıl tuhaf olaylar bundan sonra başlamış. Hamurcu Kayseri yarı açık cezaevine konmuş. İddiaya göre Yusuf Erikel ziyaretine gidip geliyormuş, onu, Ergenekon adına bir eyleme girişmeye ikna etmiş.

YANDAŞ MEDYADAKİ O HABER

AKP yanlısı sitelerde (akparti.gen.tr, samanyoluhaber.com, habervakti.com, vs…), “Kılıçdaroğlu fena halde faka bastırıldı” başlıklı bir yazı dolaşıyor. Bu yazıdan Hamurcu’nun Ergenekon’a nasıl bulaştığının anlatıldığı bölümü aktaralım.

“İddianamedeki ifadelerden Ergenekon'un, Hamurcuyla Kayseri cezaevinde yatarken irtibata geçtiği anlaşılıyor.

Hacı Ali Hamurcu iddianamedeki ifadesinde; Yusuf Erikel'in kendisini hapisteyken ziyarete geldiğini ve 10 trilyonluk çekin tahsil edilmesi için Mason Locasını hedef gösterdiğini anlatıyor.

Hamurcu 16 Mart 2010 günü ekmek bıçağıyla Mason Locasının önünde keşif yaparken yakalanıyor.

Bir iddiaya göre Hamurcu'nun mason üstadlarına suikast yapacağı Kayseri Cezaevinden ihbar edildi.

Ancak Hamurcu son anda suikastten vazgeçtiğini, polisi arayarak kendi eşkalini tarif ederek kendini ele verdiğini anlatıyor.

Hamurcu'nun ifadelerinden yola çıkarak yapılan operasyonda mevzu bahis 10 trilyonluk senedin aslının Yusuf Erikel'in evinde bulunduğu iddia ediliyor.

Hacı Ali Hamurcu örgütle bağlantısı sebebiyle şu anda Yusuf Erikel gibi Silivri'de.
Kılıçdaroğlu Hamurcu'nun neden Silivri'de olduğunu soruyor ama olayın bu boyutundan hiç bahsetmiyor.”

SAHTE BİR SUİKAST İHBARI

Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan, “Binbir surat: Hamurcu” başlıklı haberde ise Hamurcu’nun Ergenekon’a bulaşması, ya da bulaştırılması şöyle anlatılmış.

“Temmuz 2007’de Hamurcu, “resmi evrakta sahtecilik” suçlamasıyla tutuklanarak Kayseri Kapalı Cezaevi’ne konuldu. Aradan 2,5 yıl geçti. Kayseri Pınarbaşı Açık Cezaevi’ne alınan Hacı Ali Hamurcu, izinli olduğu sırada İstanbul’dan Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nü telefonla arayarak avukat Yusuf Erikel’den tehdit aldığını belirtti. Hamurcu, Ergenekon savcısı Zekeriya Öz ile de irtibata geçmek istediğini “gerekirse gizli tanık olacağını” bildirdi. 28 Ocak 2010’da Hamurcu, Zekeriya Öz’e bir mektup yazdı. “10 trilyonluk senetten elde edilecek paranın halen sürmekte olan davanın (Ergenekon) etrafında birleşeceği bilgisine ulaşmış bulunmaktayım” dedi.

Hamurcu, 29 Ocak 2010’da savcılığa ifade verdikten sonra, Savcı Öz’e bir mektup daha yazarak “Ben garip bir işçiydim. Şeytana uydum. Her türlü gizli tanıklık yapmaya hazırım” bilgisini iletti. dedi. 9 Şubat 2010’da Savcı Öz, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne yazı yazarak konun araştırılmasını istedi.

10 Mart 2010: Hamurcu cezaevinden izinli olarak çıktı ve İstanbul’a geldi. 16 Mart 2010’da, İstanbul Emniyeti’ni arayarak, kendi hakkında sahte bir suikast ihbarı vererek yakalattı, sorgusundan sonra tutuklandı.

Kasım 2010:
Savcı Öz, avukat Erikel’in de aralarında bulunduğu 8 sanık hakkında “10 milyon liralık senedi tahsil ederek Ergenekon terör örgütüne finans sağlayacakları” gerekçesiyle iddianame hazırladı. İddianame, 25 Kasım 2010’da kabul edildi. İlk duruşma ise 18 Mart 2011’de görülecek.”

Milliyet’in haberinde Hamurcu’nun Savcı Öz’e yazdığı mektuplardan bahsedildikten sonra, “sahte bir suikast ihbarı” ifadesiyle ne anlatılmak istenmiştir?

Anlatılmak istenen şu: Ortada bir suikast niyeti veya teşebbüsü yok, suikast olayı tamamen bir senaryo…

O senaryodan sonra avukat Yusuf Erikel ve bazı başka insanlar şu anda Silivri’de yargılanıyor.

AKP yandaşı sitelerde yer alan haberlerde Hamurcu’nun Zekeriya Öz’e gönderdiği mektuplardan bahsedilmiyor.

Milliyet Gazetesi’nin haberi doğruysa yanıt bekleyen soru şu:


Mason locasına suikast senaryosu gibi daha kaç tane senaryo hazırlandı? Bu senaryolar sonucu kaç masum insan Silivri’de ya da başka yerlerde yargılanıyor?

A. Metin Akpınar
Odatv.com
17.12.2010 11:44
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Güncel Haberler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir